nesil - Türkçe İngilizce Sözlük

nesil

"nesil" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
nesil generation i.
We need to leave a healthy planet for future generations.
Gelecek nesillere sağlıklı bir gezegen bırakmalıyız.

More Sentences
Genel
nesil generation i.
We need to leave a healthy planet for future generations.
Gelecek nesillere sağlıklı bir gezegen bırakmalıyız.

More Sentences
nesil progeny N.
Plants can transmit this defense memory to their progeny.
Bitkiler bu savunma hafızasını sonraki nesle geçirebilir.

More Sentences
Teknik
nesil generation i.
We need to leave a healthy planet for future generations.
Gelecek nesillere sağlıklı bir gezegen bırakmalıyız.

More Sentences
Telekom
nesil generation i.
We need to leave a healthy planet for future generations.
Gelecek nesillere sağlıklı bir gezegen bırakmalıyız.

More Sentences
Gıda
nesil generation i.
We need to leave a healthy planet for future generations.
Gelecek nesillere sağlıklı bir gezegen bırakmalıyız.

More Sentences
Genel
nesil breed i.
nesil extraction i.
nesil parentage i.
nesil issue i.
nesil loins i.
nesil extract i.
nesil strain i.
nesil pedigree i.
nesil race i.
nesil birth i.
nesil flesh i.
nesil descent i.
nesil stock i.
nesil lineage i.
nesil descendants i.
nesil blood line i.
nesil posterity i.
nesil bloodline i.
nesil flesh and blood i.
nesil origin i.
nesil team [obsolete] i.
nesil age i.
nesil bed i.
nesil get i.
nesil offspring [obsolete] i.
nesil stirp i.
nesil success [obsolete] i.
nesil succession [obsolete] i.
nesil descendant N.
Ticaret/Ekonomi
nesil origin i.
Hukuk
nesil descendants i.
nesil lineage i.
nesil posterity i.
Eski Kullanım
nesil original i.

"nesil" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 87 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
eski nesil old generation i.
(sonra gelen) nesil progeny i.
gelecek nesil next generation i.
yeni nesil rising generation i.
büyüyen nesil rising generation i.
genç nesil rising generation i.
nesil kopukluğu generation gap i.
üçüncü nesil third generation i.
kayıp nesil lost generation i.
tüm nesil whole generation i.
genç nesil posterity i.
eski nesil teknoloji last generation technology i.
gelecek nesil future generation i.
dindar nesil pious generation i.
(çin'de) kırsal alanlardan kitleler halinde şehre göç etmiş genç nesil ant tribe i.
mandela'nın çok ırklı güney afrika'nın ilk başkanı olduğu 1994 yılı civarında doğan nesil madiba generation [south africa] i.
unisys şirketinin geliştirdiği bir dördüncü nesil programlama dili mapper (maintaining, preparing and processing executive reports) i.
genç nesil succession [obsolete] i.
melez nesil outcross i.
genç nesil prolification i.
nesil testiyle (ata hayvanın) değerini belirlemek prove f.
(belirtilen akrabalık derecesinden) bir nesil daha yaşlı veya genç great s.
birden fazla nesil ile ilişkili multigenerational s.
birinci nesil başarılı aile üyelerine ait veya ilgili first-generation s.
birinci nesil mülteci çocuklarına ait veya ilgili first-generation s.
birinci nesil göçmenlere ait veya ilgili first-generation s.
(akrabalıkta) iki alt nesil anlamı veren ön ek grand- ök.
(akrabalıkta) iki üst nesil anlamı veren ön ek grand- ök.
İfadeler
zenginlik zar zor üç nesil devam eder clogs to clogs in three generations [uk] expr.
Konuşma Dili
yeni nesil younger generation i.
yeni nesil next-gen i.
Deyim
şu anki nesil now generation i.
şimdiki nesil now generation i.
yeni nesil gibi takılmak down with the kids f.
yeni nesil gibi davranmak down with the kids f.
yeni nesil gibi hareket etmek down with the kids f.
gençler/genç nesil dikkate alınmalı (the) youth must be served expr.
Hukuk
jalisco yeni nesil karteli jalisco new generation cartel (cjng) i.
Siyasal
ikinci nesil avrupası europe of the secondary generation i.
margeret thatcher döneminde büyüyen nesil thatcher's children i.
Teknik
optera connect yeni nesil optik anahtarlama optera connect next-generation optical switching i.
yeni nesil optik anahtarlama next-generation optical switching i.
nesil (ürün) generation i.
Bilgisayar
dördüncü nesil bir programlama dili powerhouse i.
Telekom
dördüncü nesil fourth generation i.
birinci nesil first generation i.
2.5 nesil (2.5 N) second and a half generation i.
üçüncü nesil (3N) third generation (3G) i.
üçüncü nesil hizmetleri third generation services i.
yeni nesil geçit anahtarı next-generation gateway switch i.
yeni nesil şebekeler next generation networks i.
ikinci nesil (2n) second generation (2g) i.
üçüncü nesil hücresel şebekeler third generation cellular networks i.
ikinci nesil kablosuz telefon second generation cordless telephone i.
üçüncü nesil third generation i.
üçüncü nesil hücre şebekeleri third-generation cellular networks i.
üçüncü nesil ortaklık projesi 3rd generation partnership project (3gpp) i.
Eczacılık
yeni nesil bir antidepresif ilaç paroxetime i.
Fizik
ikinci nesil element fermiyonlarından olan negatif yüklü bir lepton mu lepton i.
Kimya
yeni nesil polimerik katkılar new generation polymeric additives i.
Biyoloji
(genetik) nesil değişimi alternation of generations i.
eşeysiz üreme yapabilen üçüncü nesil zooit tritozooid i.
birkaç nesil boyunca görülmeyen bir özelliğin daha sonraki nesillerden birinde yeniden ortaya çıkması atavism i.
çift kromozom sayısı ile nitelenen nesil diploid i.
iki kendilenmiş hat arasındaki birinci nesil hibrit single-cross i.
seçili iki kendilenmiş hat arasında heterotik açıdan birinci nesil hibrid single cross i.
birinci nesil hibriti ebeveyn ile melezlemek backcross f.
bir mevsimde bir nesil veren ve kış uykusuna yatma eğilimli olan univoltine s.
Deniz Biyolojisi
yeni nesil new generation i.
Zooloji
yıl boyunca çok sayıda nesil veren tür multivoltine i.
Tarım
özel kişilerin çabalarıyla birkaç nesil boyunca varlığını sürdüren bir bahçecilik çeşidi heirloom i.
Hayvancılık
çiftleşerek daha iyi nesil üretmek nick f.
Sosyal Bilimler
ekonomik ihtiyaç nedeniyle beraber yaşayan üç nesil extended financial family i.
(nesil veya çağ) ilkel degenerous s.
(nesil veya çağ) bir önceki çağın gerisinde bulunan degenerous s.
Tarih
kayıp nesil stolen generation [australia] i.
Askeri
yeni nesil savaş uçağı new generation fighter aircraft i.
miG-25 rus mikoyan gurevich tasarım bürosu tarafından geliştirilip üretilmiş üçüncü nesil bir avcı/ önleyici ve yüksek hızlı keşif uçağı foxbat i.
Sanat
bir sanatçının sonraki nesil tarafından taklit edilmesi epigonism i.
Müzik
1970-80'lerde new york'taki ilk nesil rap sanatçılarının kaydettiği rap müzik old-school rap i.
Böcek Bilimi
yıl boyunca ikiden fazla nesil veren (organizma) multivoltine s.
Modern Argo
yeni nesil oyuncu (bilgisayar oyunları oynayan kimse) a garrick i.
eski bilgisayar oyunlarından anlamayan/zevk almayan yeni nesil oyuncu a garrick i.
Star Wars
nesil gemisi generation ship i.
Technology
(teknoloji, ürün) birinci nesil first-generation s.
birinci nesil ürüne ait veya ilgili first-generation s.
birinci nesil teknolojiye ait veya ilgili first-generation s.