| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | crook i. | değnek | ||
|
He guided the sheep with his crook. Koyunları elindeki değnekle yönlendirdi. More Sentences |
||||
| Genel | crook i. | dolandırıcı | ||
|
His friends accused him of being a crook, but he didn't take any money that wasn't his. Arkadaşları onu dolandırıcı olmakla suçladı ama o kendisine ait olmayan hiçbir parayı almadı. More Sentences |
||||
| Genel | crook i. | sahtekar | ||
|
That guy is a crook. Şu adam bir sahtekar. More Sentences |
||||
| Genel | crook f. | bükmek | ||
|
He crooked his arm to hide his face. Yüzünü gizlemek için kolunu büktü. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | crook i. | sahtekar | ||
|
That guy is a crook. Şu adam bir sahtekar. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | crook s. | dolandırıcı | ||
|
His friends accused him of being a crook, but he didn't take any money that wasn't his. Arkadaşları onu dolandırıcı olmakla suçladı ama o kendisine ait olmayan hiçbir parayı almadı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | crook i. | kıvrım | ||
| Genel | crook i. | kıvrılma | ||
| Genel | crook i. | dirsek | ||
| Genel | crook i. | çoban değneği | ||
| Genel | crook i. | piskopos asası | ||
| Genel | crook i. | madrabaz | ||
| Genel | crook i. | sapı kıvrık baston | ||
| Genel | crook i. | dönemeç | ||
| Genel | crook i. | kanca | ||
| Genel | crook i. | asa | ||
| Genel | crook i. | dümenci | ||
| Genel | crook i. | çengel | ||
| Genel | crook i. | hırsız | ||
| Genel | crook i. | kroşe | ||
| Genel | crook i. | sopa | ||
| Genel | crook i. | köşeli arazi parçası | ||
| Genel | crook i. | yamuk şekilli arsa | ||
| Genel | crook f. | kıvırmak | ||
| Genel | crook f. | bükülmek | ||
| Genel | crook f. | düz yoldan saptırmak | ||
| Genel | crook s. | düzenbaz | ||
| Genel | crook N. | suçlu | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | crook i. | hırsız | ||
| Hukuk | crook i. | şerefsiz | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | crook i. | kapı menteşesi | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | crook i. | ayraç işareti | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | crook i. | ingiltere'de yerleşim yeri | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | crook i. | trompet veya kornanın perdesini ya da anahtarını değiştirmek için içine yerleştirilen ufak tüp | ||
| Müzik | crook i. | fagot ağızlığını taşıyan kavisli tüp | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | crook f. | itaat etmek | ||
| Eski Kullanım | crook f. | boyun eğmek | ||
| Argo | ||||
| Argo | crook i. | hasta | ||
| Argo | crook f. | sahteleştirmek | ||
| Argo | crook f. | etkisizleştirmek | ||
| Argo | crook f. | yanıltmak | ||
| Argo | crook f. | aldatmak | ||
| Argo | crook f. | sahtekarlıkla ele geçirmek | ||
| Argo | crook f. | manipüle etmek | ||
| Argo | crook s. | uyduruk | ||