suçlu - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

suçlu



"suçlu" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
suçlu culprit i.
suçlu criminal s.
suçlu guilty s.
General
suçlu accused i.
suçlu offender i.
suçlu con i.
suçlu convict i.
suçlu yeggman i.
suçlu malefactor i.
suçlu lawbreaker i.
suçlu evil-doer i.
suçlu peccable s.
suçlu delinquent s.
suçlu piacular s.
suçlu culpable s.
suçlu criminal s.
suçlu transgressive s.
suçlu guilty s.
suçlu arrestable s.
suçlu guiltily zf.
suçlu guilty of ed.
Slang
suçlu lag
suçlu bushranger
suçlu skel
suçlu crimer
Law
suçlu felon
suçlu blameful
suçlu guilty
suçlu bane
suçlu outlaw
suçlu criminal
suçlu offender
suçlu nocent
suçlu perpetrator
suçlu culprit
suçlu malefactor
suçlu delinquent
Technical
suçlu delinquent
British Slang
suçlu grafter
suçlu stoke on trent (rhyming slang for bent)

"suçlu" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 171 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
suçlu bulmak convict f.
General
suçlu olmak be guilty f.
suçlu yaratmak criminalize f.
suçlu çıkarmak condemn f.
suçlu olduğuna inanılmak believed to be guilty f.
suçlu bulmak find guilty f.
yakalanmak (suçlu) be busted f.
suçlu muamelesi görmek be treated like a criminal f.
suçlu olduğuna inanmak believe to be guilty f.
suçlu bulmak crime f.
kaçmak (suçlu vb) flee f.
suçlu muamelesi yapmak criminalize f.
suçlu çıkarmak incriminate f.
suçlu çıkarmak find guilty f.
suçlu bulunmak be found guilty f.
suçlu olmak be guilty of f.
suçlu bulmak convict f.
suçlu bulmak return a verdict of guilty f.
suçlu olduğuna inanmak presume someone guilty f.
suçlu olduğuna inanmak believe someone guilty f.
suçlu görmek find guilty f.
suçlu görmek consider guilty f.
suçlu olduğunu göstermek incriminate f.
suçlu çıkarmak convict f.
suçlu ilan etmek outlaw f.
kendini suçlu hissetmek feel guilty f.
suçlu muamelesi yapmak criminalise f.
suçlu yaratmak criminalise f.
birini uluslararası suçlu olmakla suçlamak accuse someone of being an international criminal f.
tüm suçlamalardan suçlu bulunmak be found guilty on all charges f.
suçlu yakalamak catch a criminal f.
suçlu yakalamak capture a criminal f.
suçlu olmak aguilt f.
çocuk suçlu delinquent i.
alışılmış suçlu habitual criminal i.
suçlu kimse malefactor i.
suçlu psikolojisi criminal psychology i.
suçlu çocuk juvenile delinquent i.
suçlu çıkarma condemnation i.
suçlu bulma conviction i.
suçlu çıkarma exprobation i.
çocuk suçlu juvenile delinquent i.
suçlu kimse misdemeanant i.
tehlikeli suçlu desperate criminal i.
suçlu istatistikleri criminal statistics i.
halkın suçlu tabakası folk devil i.
suçlu kişilik criminal personality i.
siyasi suçlu political prisoner i.
aşırı suçlu olma durumu criminousness i.
siyasi suçlu prisoner of conscience i.
suçlu anonsu all-points bulletin i.
azılı suçlu career criminal i.
haftasonlarını kodeste geçiren hafif suçlu weekender i.
vahşi suçlu violent criminal i.
şiddete meyilli suçlu violent criminal i.
azılı suçlu violent criminal i.
uluslararası suçlu international criminal i.
suçlu insanlar guilty people i.
kadın suçlu villainess i.
iade edilebilir (suçlu) extraditable s.
yakalanmış (suçlu) apprehended s.
iade edilmiş (suçlu) extradited s.
yalan tere yemin etmekten suçlu perjured s.
suçlu izlenimi uyandıran furtive s.
kaçmış (suçlu vb) fled s.
yakalanmış (suçlu) busted s.
suçlu çıkmış incriminated s.
suçlu muamelesi görmüş criminalized s.
-den suçlu guilty of s.
cinayetten suçlu bloodstained s.
suçlu muamelesi görmüş criminalised s.
suçlu bir şekilde culpably zf.
suçlu bir şekilde blamefully zf.
suçlu bir biçimde guiltily zf.
Phrasals
-den suçlu bulmak convict someone of something f.
Proverb
yapabilecekken yapmadığımız her iyilik için suçlu sayılırız every man is guilty of all the good he didn't do
yapabileceğimiz iyilikleri yapmamak bizi suçlu kılar/yapar every man is guilty of all the good he didn't do
Idioms
suçlu hissetmek hang one's head
(birini) suçlu duruma düşürmek stare out of countenance
(birini) suçlu duruma düşürmek put out of countenance
suçlu er geç yakayı ele verir crime doesn't pay
suçlu eninde sonunda yakalanır crime doesn't pay
kendini suçlu hissetmek have on one's conscience
suçlu olduğu halde masum görünmek look as if butter wouldn't melt in one's mouth
bir konu hakkında kendini çok suçlu hissetmek be on a guilt trip about something
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek give someone a hard time
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek make someone feel guilty
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek lay a guilt trip on someone
birisini yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek send somebody on a guilt trip
birisini yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek put a guilt trip on somebody
suçlu kahya the butler did it
kendini suçlu hissettirmek prick somebody's conscience
suçlu bulmak find someone guilty
birini suçlu bulmak find someone guilty
kendini suçlu hissetmek feel guilty (about something)
suçlu olduğunu ispat etmek have the goods on someone
suçlu olduğunu ispat etmek get the goods on someone
suçlu yuvası/mekanı a hotbed of criminals
yaptığı bir şey yüzünden birini suçlu hissettirmek send somebody on a guilt trip (brit)
yaptığı bir şey yüzünden birini suçlu hissettirmek lay/put a guilt trip on somebody (us)
hem suçlu hem güçlü the pot calling the kettle black
suçlu aramak look for someone to blame
suçlu aramak look for a scapegoat
Speaking
kendini suçlu mu hissediyorsun? do you feel guilty?
kendimi korkunç derecede suçlu hissediyorum i feel terribly guilty
ben suçlu değilim I am not guilty
Slang
işlemediği bir suçtan suçlu bulunma bum beef
Law
jürinin suçlu olduğuna karar vermesi return a verdict of guilty
suçlu olduğuna karar vermek return a verdict of guilty
suçlu olduğuna karar vermek (jüri) return a verdict of guilty
çocuk suçlu juvenile offender
suçlu olduğu iddia edilen alleged criminal
işlediği iddia edilen suçtan suçlu bulunmuştur guilty as charged
suçlu tutulabilir culpable
çocuk suçlu juvenile delinquent
suçlu bulmak bring in a verdict of guilty
itiyadi suçlu repeater
itiyadi suçlu habitual criminal
itiyadi suçlu recidivist
suçlu çıkarmak condemn
suçlu bulmak condemn
suçlu çıkarma condemnation
suçlu tanıma criminal identification
suçlu tanımlama criminal identification
tesadüfi suçlu incidental offender
suçlu belirleme criminal identification
tesadüfi suçlu accidental offender
suç ve suçlu davranışı crime and criminal behavior
suç ve suçlu davranışlarını inceleyen bilim dalı criminology
bir suçluyu muhakemesiz olarak vatan hainliği veya ağır bir suçtan suçlu bulma ilkesi bill of attainder
bir suçluyu muhakemesiz olarak vatan hainliği veya ağır bir suçtan suçlu bulma ilkesi act of attainder
bir suçluyu muhakemesiz olarak vatan hainliği veya ağır bir suçtan suçlu bulma ilkesi writ of attainder
suçlu olduğu kanıtlanmış convicted
suçlu olduğu kanıtlanmış condemned
adaletten kaçan suçlu fugitive from justice
siyasi suçlu political criminal
şartlı tahliye edilen suçlu probationer
mükerrir suçlu persistent violator
müzmin suçlu inveterate offender
suçlu çocuklar ıslah etmeye yönelik okul reformatory
suçlu çocuk delinquent child
suçlu çocuklar ıslah etmeye yönelik okul training school
suçlu çocuklar ıslah etmeye yönelik okul reform school
suçlu çocuklar ıslah etmeye yönelik okul reformatory school
meşruten tahliye edilen suçlu probationer
kimliği belirlenememiş suçlu unsub
kimliği belirlenememiş suçlu unknown subject of an investigation
mükerrer suçlu repeat offender
hüküm giymiş suçlu convicted felon
çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu) felon
iki sabıkası olan suçlu two time felon
azılı suçlu serious offender
suçlu olduğuna dair hakkında verilmiş hüküm conviction
potansiyel suçlu potential criminal
kişinin davada masum olduğunu iddia etmemesi ya da suçlu olduğunu kabul etmemesi no contest
siber suçlu cybercriminal
Politics
kişisel hakları korumak şartıyla bir kimsenin yasal anlamda suçlu olup olmadığını belirleme süreci due process of law
siyasi suçlu political criminal
mükerrer suçlu habitual offender
siyasi suçlu political offender
Media
suçlu anonsu all-points bulletin (apb)
Automotive
suçlu aramaksızın ödeme yapan sigorta no fault insurance
Medical
doğuştan suçlu born criminal
suçlu rehabilitasyonu uzmanı penologist
Psychology
cinsel suçlu sex offender
suçlu davranışı criminal behavior
suçlu davranışı criminal behaviour
History
sanığı sıcak suya sokarak suçlu olup olmadığını anlama yöntemi hot-water ordeal
Military
siyasi suçlu political criminal
British Slang
masum birini suçlu göstermek fit up
genç suçlu scrote