pin - Türkçe İngilizce Sözlük

pin

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pin — Definition

Anlamı ve Tanımı:
iğne, sabitlemek
Okunuş (IPA):
(AmE /pɪn/ – BrE /pɪn/)
Terim Türü:
İsim: pin (pins); Fiil: pin (pins – pinned – pinning)
Küçük metal iğneyi ve tutturma eylemini tanımlayan kelime ve fiildir. Eski İngilizce pinn kökünden evrilen yapı, sabitleme anlamına gelir. Terzilik, haritalama ve dijital arayüzlerde bağlama göre farklı işlevlerle kullanılır.
Eş Anlamlılar:
fasten, tack
Zıt Anlamlılar:
detach

"pin" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 130 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pin i. raptiye
Genel
pin i. broş
She was wearing a damselfly shaped pin.
Kızböceği şeklinde bir broş takıyordu.

More Sentences
pin i. lobut
She knocked down most of the pins on her first try.
İlk denemesinde lobutların çoğunu devirdi.

More Sentences
pin i. iğne
The tailor brought a bunch of pins with her.
Terzi yanında bir sürü iğne getirmiş.

More Sentences
pin i. pim
What happens if I put a two-pin plug in a three-pin socket?
İki pimli bir fişi üç pimli bir prize takarsam ne olur?

More Sentences
pin i. toplu iğne
The committee is counting the angels dancing on the end of a pin while the industry gradually collapses.
Komite, sektör yavaş yavaş çökerken bir toplu iğnenin ucunda dans eden melekleri sayıyor.

More Sentences
pin i. bayrak direği
Taylor's ball stopped only two feet short of the pin.
Taylor'ın topu bayrak direğinin sadece iki metre gerisinde durdu.

More Sentences
pin f. iğnelemek
Ruby pined the to-do list to the board in her office.
Ruby yapılacaklar listesini ofisindeki panoya iğneledi.

More Sentences
pin f. sıkıştırmak
When Kawazoe pinned me down at the meeting, I broke out in a cold sweat.
Toplantıda Kawazoe beni sıkıştırınca soğuk terler döktüm.

More Sentences
pin f. tutturmak
Pin the flower on your lapel.
Çiçeği ceketinin yakasına tuttur.

More Sentences
pin f. iliştirmek
Tom pinned a white corsage on Mary's dress.
Tom, Mary'nin elbisesine beyaz bir korsaj iliştirdi.

More Sentences
pin f. bağlamak
Otherwise, I pin my hopes on the Council's wisdom.
Aksi takdirde, umutlarımı Konsey'in bilgeliğine bağlıyorum.

More Sentences
Teknik
pin i. pim
What happens if I put a two-pin plug in a three-pin socket?
İki pimli bir fişi üç pimli bir prize takarsam ne olur?

More Sentences
pin i. pin
The doctor might need to insert one or more pins into the bone.
Doktorun kemiğe bir veya daha fazla pin yerleştirmesi gerekebilir.

More Sentences
pin i. toplu iğne
The committee is counting the angels dancing on the end of a pin while the industry gradually collapses.
Komite, sektör yavaş yavaş çökerken bir toplu iğnenin ucunda dans eden melekleri sayıyor.

More Sentences
Otomotiv
pin i. pim
What happens if I put a two-pin plug in a three-pin socket?
İki pimli bir fişi üç pimli bir prize takarsam ne olur?

More Sentences
pin i. toplu iğne
The committee is counting the angels dancing on the end of a pin while the industry gradually collapses.
Komite, sektör yavaş yavaş çökerken bir toplu iğnenin ucunda dans eden melekleri sayıyor.

More Sentences
Genel
pin i. akort anahtarı
pin i. topluiğne
pin i. rozet
pin i. mil
pin i. mandal
pin i. iğne (süs)
pin i. emniyet pimi
pin i. oklava
pin i. firkete
pin i. kuka
pin i. dişli
pin i. süs iğnesi
pin i. dübel
pin i. takoz
pin i. perno
pin i. pik
pin i. buton
pin i. bacak
pin i. saç tokası
pin i. kama
pin i. saplama
pin i. açmaz (satranç)
pin i. (eski usul içki kaplarının üzerine) kişi başına içki miktarını belirten işaretlemeler
pin i. kapı mandalı
pin i. kapı kolu
pin i. çok küçük şey
pin i. ıvır zıvır
pin i. değersiz şey
pin i. hedef
pin i. zirve
pin i. tepe
pin i. (okçuluk) yay üzerindeki ufak düğüm
pin i. ufak yağ fıçısının yarısına eşdeğer bir hacim birimi
pin i. kişisel kimlik numarası
pin i. gönder
pin f. kıpırdayamaz hale sokmak
pin f. dübel ile tutturmak
pin f. mecbur etmek
pin f. topluiğne ile tutturmak
pin f. kapmak
pin f. perçinlemek
pin f. açmaza almak (satranç)
pin f. ateş altında tutup bulunduğu yerden kıpırdayamaz hale getirmek
pin f. (saçı) firkete ile sabitlemek
pin f. iğnelerle tutturarak giysinin uzunluğunu veya genişliğini ayarlamak
pin f. (sevilen kıza) bağlılık sözü olarak kardeşlik rozeti vermek
pin f. çevrelemek
pin f. sınırlamak
pin f. hapsetmek
pin f. kapatmak
pin f. (metal eğe) tırtıkları arasına talaş sıkışmak
pin f. (sevilen kadına) bağlılık sözü olarak kardeşlik rozeti vermek
pin f. yere mıhlamak
pin f. sabitlemek
pin s. iğneye ait
pin s. iğneyle ilişkili
pin s. raptiyeye ait
pin s. raptiye ile ilişkili
pin s. dokusu iğne başlarını andıran (deri)
Konuşma Dili
pin i. elebaşı
pin i. suçluların lideri
pin i. en azılı suçlu
Medya
pin f. (paylaşımı) pinterest sitesinde kaydetmek
pin f. (sosyal medya gönderisini) akışın en üstüne sabitlemek
Teknik
pin i. çatal pin
pin i. çivi
pin i. kopilya
pin i. parçaları bir arada tutmak için kullanılan parça
pin i. kilitte yer alıp anahtarın gövdesine oturan pim
pin i. silindir kilidin uygun anahtar takılana kadar dönmesini engelleyen parçası
pin i. bağlama direği
pin i. kırlangıç kuyruğu geçmenin zıvanası
pin i. ateş kilinden yapılan üçgen sopa
pin i. dingil
pin i. piston pimi
pin i. manivelanın hareketini engelleyen ince kazık
pin i. iki aksamı uygun pozisyona yerleştirmek için kullanılan ince çubuk
pin i. kumaş veya kağıt tutturmada kullanılan sivri uçlu parça
pin i. dağcı çivisi
pin i. kısa metal dağcı kazığı
pin i. basılı kağıdı delmek için kullanılan iğne benzeri alet
pin i. yeni tabaklanmış deriden tortuyu sıyırma bıçağı
pin f. (duvarı) küçük takozlarla veya soku parçalarıyla doldurmak
Bilgisayar
pin i. yazıcının baskı levhası üzerinde olup kağıdın kenarında delik açmaya yarayan deliciler
pin i. yazıcıda nokta matrisi oluşturan iğne
pin i. bağlantı kablolarının ucunda porta oturması gereken pim
Bilişim
pin i. pinterest üzerinde kaydedilen fotoğraf veya bağlantı
Elektrik
pin i. iğne biçimli bağlantı elemanı
Mekanik
pin i. muylu
pin i. perno
pin i. şiş
Tekstil
pin i. iğne ucu boyutunda motifleri olan kumaş
Otomotiv
pin i. saplama
pin i.
pin i.
Denizcilik
pin i. kürek ıskarmozu
Medikal
pin i. kırık kemikleri birbirine tutturmada kullanılan uzun ince metal parça
Anatomi
pin i. atın kalça kemiğini koruyan bölüm
Diş Hekimliği
pin i. yapay diştacını diş köküne bağlayan metal çivi
Silah/Atıcılık
pin i. horoz pimi kontrası
Spor
pin i. tuş
pin i. bovling gibi oyunlarda hedef işlevi gören tahta parça
pin i. (halka atma oyunu) halkanın geçirildiği çubuk
pin i. pinball, bilardo gibi oyunlarda kullanılan küçük direklere verilen ad
pin i. (körling) hedefin tam merkezi
pin i. (golf) bayrak direği
pin f. (güreşçi) rakibin yıkılmasını garantilemek
pin f. (av köpeği) kuşu fark edip göstermek
Müzik
pin i. akort mandalı (telli çalgılarda)
Eski Kullanım
pin i. ruh hali
pin i. düşünce yapısı
Engineering
pin i. optik transmisyon sistemlerinde kullanılan bir diyot tipi
İngiliz Argosu
pin i. bacak

"pin" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Teknik
pin pin i.
The doctor might need to insert one or more pins into the bone.
Doktorun kemiğe bir veya daha fazla pin yerleştirmesi gerekebilir.

More Sentences
Genel
pin prop i.
Teknik
pin gib i.

"pin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rolling pin i. oklava
Genel
clothes pin i. mandal
firing pin i. ateşleme pimi
wrist pin i. kol düğmesi
drawing pin i. raptiye
clothes pin i. çamaşır mandalı
drawing pin i. pünez
split pin i. emniyet mandalı
firing pin i. ateşleme iğnesi
pin [uk] i. raptiye
pin money i. harçlık
straight pin i. iğne
detent pin i. kopilya
bobby pin i. madeni saç tokası
pin money i. cep harçlığı
stop pin i. durdurma pimi
stop pin i. perçin
pin cherry i. kuzey amerikaya özgü yabani kiraz
bobby-pin i. toka
gudgeon pin i. piston pimi
safety pin i. emniyet pimi
pin board i. pano
pin board i. mantar pano
lapel pin i. yaka rozeti
hair pin i. saç iğnesi
door pivot and pin i. kapı mili ve pimi
hair pin i. saç tokası
push pin i. raptiye
drawing-pin i. raptiye
bowling pin i. lobut
pin-up girl i. poster kızı
pin-up model i. pin-up kızı
pin-up model i. poster kızı
pin-up girl i. pin-up kızı
pin-up model i. pin-up modeli
pin-up girl i. pin-up modeli
pin-up model i. takvim güzeli
pin-up girl i. takvim güzeli
bobby pin i. tel toka
bobby pin i. toka
pin the tail on the donkey i. bir çocuk oyunu
bobby pin (aus) i. saç tokası
paper pin i. raptiye
thin pin charger i. ince uçlu şarj aleti
thin pin charger i. ince uçlu şarj cihazı
split pin i. maşa raptiye
personal identification number (pin) i. kişisel tanıtım numarası
pin (personal identification number) i. şahsi kimlik numarası
tie pin i. yaka iğnesi
stick pin i. yaka iğnesi
stick pin i. kıravat iğnesi
tie pin i. kıravat iğnesi
pin the tail on the donkey i. eşeğe kuyruk tak (bir parti oyunu)
pin curl i. bigudi
chip and pin machine i. pos makinesi
chip and pin machine i. pos cihazı
belaying pin i. dağcıların halatlarını sabitledikleri kaya çıkıntısı
hat pin i. şapka iğnesi
pin bender i. profesyonel olmayan teknisyen
pin [obsolete] i. hedefin merkezindeki çivi
pin money i. ufak para miktarı
pin table i. pinball oyunu ekipmanı
pin money i. erkeğin ailesinden bir kadına ihtiyaçları verdiği harçlık
pin [obsolete] i. hedefin merkezi
pin number i. pin kodu
pin-up i. fikir veya davayla özdeşleşmiş isim
pin-up i. ünlülere ait fotoğraf
scatter pin i. kadınları giysilerine birden fazla olacak şekilde taktığı süs iğnesi
skittle pin i. labut
pin down f. sıkboğaz etmek
fasten with a drawing pin f. raptiyelemek
pin up f. firketelemek
pin on f. yamamak
pin up f. iğneyle tutturmak
pin down f. mecbur etmek
pin down f. sıkıştırmak
pin one's hopes on f. ümit bağlamak
pin hope on f. ümit bağlamak
pin up f. mandallamak
pin gold coin f. altın takmak
pin jewelry f. takı takmak
pin down f. saptamak
pin down f. zorunlu kılmak
pin something down f. tam olarak belirtmek
pin down f. sıkıca yerleştirmek
pin down f. yerine oturtmak
pin down f. açıkça belirtmek
pin a name badge f. yaka kartı takmak
pin a name tag f. isimlik takmak
pin a name holder f. yaka kartı takmak
pin a name badge f. isimlik takmak
pin a name tag f. yaka kartı takmak
pin a name holder f. isimlik takmak
pin on f. üstüne almak
pin on f. yüklenmek
pin down f. hareketsiz kılmak
pin down f. bağlamak
pin a piece of jewellery onto someone f. takı takmak
pin a piece of jewellery onto something f. takı takmak
pin a piece of jewellery on someone f. takı takmak
pin a piece of jewellery to something f. takı takmak
pin a piece of jewellery to someone f. takı takmak
pin a piece of jewellery on something f. takı takmak
pull the pin f. pimini çekmek
pull the pin out of the grenade f. el bombasının pimini çekmek
pin a crime on someone f. birinin üstüne suçu yıkmak
pin down f. tuş etmek
pin (down) f. (meseleye) parmak basmak
pin (on) f. sorumlu tutmak
pin [obsolete] f. mermerle kaplamak
pin (down) f. kesin tanım getirmek
pin [obsolete] f. payandalamak
pin (on) f. suçu atmak
pin (down) f. (konuyu) gündemde tutmak
pin [obsolete] f. desteklemek
having a pin s. iğneli
pin striped s. incecik çizgili
on one's pin zf. iyi vaziyette
on one's pin zf. iyi durumda
on one's pin zf. iyi halde
pin (personal identification number) kısalt. kişisel tanıtım numarası
Öbek Fiiller
pin down f. iğneyle sabitleştirmek
pin on f. ataçlamak
pin down f. iğneyle sıkıca tutturmak
pin on f. iğnelemek
pin on f. iğne ile bağlamak
pin on f. iğne ile tutturmak
pin something on someone f. suçu birinin üstüne yıkmak/atmak
pin something down f. (tarihi vb) belirlemek
pin something back f. iğne ile tekrar tutturmak
pin something down f. iğne/çivi ile sabitlemek/tutturmak
pin someone down on something f. birini konuşmaya/belli ayrıntıları ifade etmeye zorlamak
pin someone down on something f. birinden bir konunda kesin bir cevap vermesini talep etmek
pin someone or something beneath something f. altında mahsur bırakmak
pin someone or something against something f. (duvara vb) yaslamak/iteklemek
pin (someone or something) underneath (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) altında kapana kıstırmak
pin something onto something f. bir şeyi bir şeye tutturmak
pin someone or something under someone or something f. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin altına hapsetmek
pin to f. '-e sabitlemek
pin something on something f. bir şeyi bir şeye takmak
pin someone or something under someone or something f. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin altında bırakmak
pin something onto something f. bir şeyi bir şeye iğnelemek
pin something on something f. bir şeyi bir şeye tutturmak
pin someone or something under someone or something f. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin altına sıkıştırmak
pin something on something f. bir şeyi bir şeye sabitlemek
pin (someone or something) underneath (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) altına hapsetmek
pin (someone or something) underneath (someone or something) f. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) altında bırakmak
pin something onto something f. bir şeyi bir şeye takmak
pin someone or something under someone or something f. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin altında hareketsiz bırakmak
pin to f. -e yapıştırmak