bağlamak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bağlamak



"bağlamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 130 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bağlamak attribute f.
bağlamak link f.
bağlamak attach f.
bağlamak connect f.
bağlamak tie f.
bağlamak bind f.
bağlamak fasten f.
General
bağlamak concatenate f.
bağlamak grapple f.
bağlamak join f.
bağlamak fix f.
bağlamak do up f.
bağlamak strap f.
bağlamak fixate f.
bağlamak end up f.
bağlamak conjoin f.
bağlamak guy f.
bağlamak truss f.
bağlamak tether f.
bağlamak yoke f.
bağlamak mediatize f.
bağlamak hook up f.
bağlamak lock f.
bağlamak rivet f.
bağlamak enthrall f.
bağlamak brace f.
bağlamak make secure f.
bağlamak copulate f.
bağlamak fasten up f.
bağlamak engage f.
bağlamak invest f.
bağlamak constrain f.
bağlamak restrict f.
bağlamak lash f.
bağlamak knot f.
bağlamak enthral f.
bağlamak switch to f.
bağlamak unite f.
bağlamak lace f.
bağlamak link up f.
bağlamak hitch f.
bağlamak truss up f.
bağlamak band f.
bağlamak inthral f.
bağlamak knit together f.
bağlamak string f.
bağlamak involve f.
bağlamak pinion f.
bağlamak tie down f.
bağlamak leash f.
bağlamak affix f.
bağlamak braid f.
bağlamak conclude f.
bağlamak bend f.
bağlamak buckle up f.
bağlamak knit f.
bağlamak clasp f.
bağlamak cord f.
bağlamak bandage f.
bağlamak put somebody through f.
bağlamak lash down f.
bağlamak hook on f.
bağlamak plumb in f.
bağlamak lace up f.
bağlamak wed f.
bağlamak fasten on f.
bağlamak tie up f.
bağlamak stint f.
bağlamak assign f.
bağlamak ligature f.
bağlamak arrange f.
bağlamak knit up f.
bağlamak tap f.
bağlamak interconnect f.
bağlamak span f.
bağlamak interlink f.
bağlamak subordinate f.
bağlamak rope f.
bağlamak colligate f.
bağlamak hook f.
bağlamak fetter f.
bağlamak infix f.
bağlamak bond f.
bağlamak mount f.
bağlamak interdigitate f.
bağlamak lock up f.
bağlamak base f.
bağlamak connect f.
bağlamak couple f.
bağlamak loop f.
bağlamak obligate f.
bağlamak pin f.
bağlamak pin down f.
bağlamak mediatise f.
bağlamak connex f.
bağlamak tap f.
bağlamak affix f.
bağlamak accredit f.
bağlamak yoke f.
Phrasals
bağlamak hitch up f.
bağlamak knit up f.
bağlamak buckle up f.
bağlamak buckle down f.
bağlamak buckle someone or something down f.
bağlamak connect up f.
bağlamak coop up f.
bağlamak couple something on to something f.
bağlamak couple something onto something f.
bağlamak coop in f.
bağlamak couple something on f.
Trade/Economic
bağlamak bind f.
bağlamak attach f.
Law
bağlamak article f.
bağlamak entrust f.
bağlamak bind f.
Technical
bağlamak couple f.
bağlamak mate f.
bağlamak secure f.
bağlamak bind f.
bağlamak interlock f.
bağlamak wire up f.
bağlamak tie f.
bağlamak fasten f.
Computer
bağlamak connect f.
bağlamak attach hardware f.
Telecom
bağlamak connect f.
bağlamak bind f.
Mechanic
bağlamak throw in gear f.
Marine
bağlamak belay f.
Biochemistry
bağlamak ligate f.

"bağlamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
telle bağlamak wire f.
General
emniyet kemeri bağlamak wear a seat belt f.
bel bağlamak base oneself on f.
kemerle bağlamak gird f.
telefonu bağlamak put through f.
kabuk bağlamak skin over f.
sağlama bağlamak secure f.
sırığa bağlamak stake f.
rahatsıza bağlamak go hog wild f.
iple bağlamak rope f.
karara bağlamak make a decision about f.
su tesisatı bağlamak plum in f.
ümit bağlamak pin hope on f.
karara bağlamak be decisive of f.
gözünü bağlamak mesmerize f.
bel bağlamak repose in f.
bağlamak (anlaşma) oblige f.
buz bağlamak freeze f.
karara bağlamak decree f.
müzakere ederek sonuca bağlamak negotiate f.
bel bağlamak bank on f.
aylık bağlamak pension f.
kabuk bağlamak encrust f.
kabuk bağlamak incrust f.
şarta bağlamak entail f.
gözlerini bağlamak hoodwink f.
sağlam kazığa bağlamak make sure f.
birini kayışla bağlamak strap someone down f.
ip bağlamak do up f.
ispalyaya bağlamak stake f.
sağlama bağlamak assure f.
para bağlamak tie up money f.
düğümle bağlamak knot f.
iple bağlamak leash f.
cebire ile bağlamak splint f.
kabuk bağlamak scab f.
bağlamak (ayakkabı) lace up f.
kayışla bağlamak (birşeyi) (bir yere) strap something to f.
elini ayağını bağlamak fetter f.
ödenek bağlamak subsidize f.
gelir bağlamak endow f.
tatlıya bağlamak smooth over f.
bel bağlamak place reliance in f.
sıkı ve sağlam bir biçimde birbirine bağlamak knit f.
bel bağlamak bargain on f.
bağlamak (hayvan) tether f.
şarta bağlamak condition f.
kabuk bağlamak heal over f.
kazığa bağlamak tie on a pile f.
bel bağlamak go on f.
evine bağlamak domesticate f.
kaymak bağlamak form cream f.
kabuk bağlamak scar over f.
kravat bağlamak do up f.
kablo ile bağlamak cable f.
telefona bağlamak put through f.
gönül bağlamak set one's heart on f.
bir şeyi telle bağlamak wire something together f.
yağ bağlamak put on fat f.
karalar bağlamak wear mourning f.
karneye bağlamak ration f.
şarta bağlamak make conditional on f.
tatlıya bağlamak settle a matter amicably f.
maaş bağlamak put on a salary f.
bağlamak (kravat) tie f.
birbirine bağlamak (iki ucu) splice f.
bel bağlamak rely upon f.
bağlamak (ayakkabının bağını) tie f.
zincir ile bağlamak enchain f.
kayıt ve şarta bağlamak estipulate f.
bel bağlamak reckon on f.
şarta bağlamak tie up f.
kabuk bağlamak form a scab f.
kabuk bağlamak form a crust f.
aylık bağlamak enpension f.
karara bağlamak resolve f.
sağlama bağlamak make safe f.
dinlemek amacıyla birinin telefon hattına tel bağlamak tap f.
bel bağlamak place reliance on f.
sıkı sıkı bağlamak nail f.
kabuk bağlamak cake f.
ümit bağlamak pin one's hopes on f.
kasa çeliği ile bağlamak toggle f.
ayakkabının bağını bağlamak tie f.
kabuk bağlamak (yara) scab f.
elini kolunu bağlamak hog tie f.
sonuca bağlamak turn the scales f.
bir noktada bağlamak conflate f.
palamarla bağlamak berth f.
ip ile bağlamak hitch f.
kabuk bağlamak scab over f.
bel bağlamak build f.
birbirine bağlamak leash f.
bazı ipuçlarını kullanarak (bir olayı) (belirli bir nedene) bağlamak trace to f.
bir işi sağlam kazığa bağlamak sew something up f.
konuşmaları gizlice dinlemek için telefon hattına tel bağlamak wiretap f.
anlaşmaya bağlamak make a deal f.
anlaşmaya bağlamak do a deal f.
düğümle bağlamak knit f.
telefonu bağlamak (birisine) transfer one's call to someone f.
sağlama bağlamak clinch f.
kayışla bağlamak strap f.
kabuk bağlamak slough f.
altını bağlamak diaper f.
haraca bağlamak force somebody to pay money f.
söz vererek bağlamak commit f.
sağlama bağlamak anchor f.
karara bağlamak hold f.
bağlamak (para) lock f.
rutine bağlamak go through the motions f.
ip ile bağlamak lash f.
sağlama bağlamak firm up f.
kravat bağlamak tie up f.
bağlamak (birini eve/yatağa) (bir hastalık) confine to f.
bağlamak (bir nedene) attribute to f.
bel bağlamak count on f.
bağlamak (kablo vb) cord f.
iple bağlamak truss up f.
iple bağlamak cord f.
birbirine bağlamak interlock f.
senetle bağlamak indenture f.
imza ile kontrata bağlamak sign away f.
göbek bağlamak become paunchy f.
sağlama bağlamak make sure f.
bağcıklarını bağlamak tie shoe laces f.
aylık bağlamak put somebody on salary f.
umudunu bağlamak stake f.
telle bağlamak wire f.
çengelle bağlamak fasten f.
sıkıca bağlamak truss f.
kabuk bağlamak crust f.
hükme bağlamak give judgement f.
gözlerini bağlamak blindfold f.
sağlam kazığa bağlamak make safe f.
et bağlamak gain weight f.
halatla bağlamak moor f.
yağ bağlamak fatten f.
palamarla bağlamak moor f.
nasır bağlamak become calloused f.
anlaşmaya bağlamak come to an agreement f.
telefon bağlamak put through f.
elini kolunu bağlamak tie somebody's hands f.
küf bağlamak become mouldy f.
sözleşmeyle bağlamak article f.
ip bağlamak tie up f.
sırımla bağlamak thong f.
birbirine bağlamak twist together f.
aylık bağlamak salary f.
kök bağlamak take root f.
sıkı sıkıya bağlamak knit f.
bağlamak (nafaka) settle f.
taksite bağlamak split (the payment/debt) into installments f.
bel bağlamak look to f.
tokalı bir şeyi bağlamak buckle f.
krankla bağlamak crank f.
merkeze bağlamak centralize f.
kaymak bağlamak cream f.
bel bağlamak rely on f.
zincirle bağlamak chain f.
kuşakla bağlamak belt f.
tatlıya bağlamak heal f.
programa bağlamak program f.
kazığa bağlamak stake f.
birini kayışla bağlamak strap someone in f.
başak bağlamak come into ear f.
kendine bağlamak enchain f.
yazı tura atarak bir şeyi karara bağlamak toss for f.
başını bağlamak marry off f.
elini kolunu bağlamak shackle f.
halatla bağlamak rope f.
kancayla bağlamak hook up f.
kazığa bağlamak picket f.
küf bağlamak mold f.
iple birbirine bağlamak lash together f.
başını bağlamak marry f.
kemerle bağlamak belt f.
ağzını bağlamak muzzle f.
bel bağlamak trust to f.
bohçasını bağlamak pack up one's belongings f.
iple bağlamak fasten with a string f.
elini kolunu bağlamak hogtie f.
birbirine bağlamak concatenate f.
bel bağlamak reckon upon f.
toka ile bağlamak buckle f.
bağlamak (umudu/geleceği/hayatı birine/bir şeye) stake on f.
telefon bağlamak transfer call to f.
sağlama bağlamak confirm f.
bir sisteme bağlamak codify f.
sisteme bağlamak codify f.
mandal ile bağlamak latch f.
elini kolunu bağlamak chain f.
karara bağlamak determine f.
sicimle bağlamak tie up f.
kayışla bağlamak (bir şeyi) strap something on f.
elini kolunu bağlamak clip somebody's wings f.
bağlamak (para) lock up f.
şartına bağlamak stipulate f.
koşula bağlamak condition f.
şarta bağlamak stipulate f.
şartına bağlamak condition f.
koşula bağlamak stipulate f.
şarta bağlamak bind someone to a specific or a certain condition f.
şartına bağlamak bind someone to a specific or a certain requirement f.
şarta bağlamak bind someone to a specific or a certain requirement f.
şartına bağlamak bind someone to a specific or a certain condition f.
şartına bağlamak be conditioned f.
şartına bağlamak be stipulated f.
haraca bağlamak force pay protection money f.
büyük umutlar bağlamak have great expectations (for) f.
büyük umutlar bağlamak have high hopes for f.
hayvanın ayaklarını bağlamak hopple f.
bel bağlamak trust f.
bel bağlamak place dependence on somebody's words f.
bel bağlamak depend on f.
bel bağlamak give faith something f.
bel bağlamak place dependence on f.
haraca bağlamak shake down f.
bel bağlamak be contingent upon f.
emniyet kemeri bağlamak buckle up f.
maaş bağlamak put (someone) on a salary f.
maaş bağlamak salary f.
saçını arkadan bağlamak tie one's hair back f.
saçını bağlamak tie hair f.
maaşa bağlamak put someone on the payroll f.
saçı arkadan bağlamak tie hair back f.
saç bağlamak tie hair f.
(anlaşma vb) bağlamak oblige f.
boru bağlamak connect pipe f.
emekli maaşı bağlamak entitle someone to the state pension f.
bel bağlamak place reliance f.
karara bağlamak finalize f.
hükme bağlamak adjudicate f.
hükme bağlamak pass sentence f.
hükme bağlamak decree f.
hükme bağlamak adjudge f.
hükme bağlamak judge f.
hükme bağlamak rule f.
hükme bağlamak sentence f.
hükme bağlamak decide f.
hükme bağlamak arrive at a decision or opinion f.
buz bağlamak be covered with ice f.
ümit bağlamak grasp at f.
tekrar bağlamak reattach f.
yeniden bağlamak reattach f.
örümcek bağlamak not to have been used for a long time f.
örümcek bağlamak be covered with cobwebs f.
kemer bağlamak belt f.
bel bağlamak count upon f.
seri bağlamak connect in series f.
bel bağlamak depend f.
toprağa bağlamak earth f.
sımsıkı bağlamak truss f.
-e bel bağlamak bank on f.
-e bağlamak attribute to f.
-e bağlamak hitch on to f.
elini kolunu bağlamak hog-tie f.
-e bel bağlamak rely on f.
köpük bağlamak scum f.
çemberle bağlamak hoop f.
(telefon) bağlamak get through (to) f.
birbirine bağlamak interconnect f.
bir şeyle bağlamak blindfold f.
kendine bağlamak bewitch f.
elini kolunu bağlamak pinion f.
birini telefonda bağlamak put somebody through f.
harçla bağlamak mortar f.
(telefon) bağlamak put through f.
tel ile bağlamak wire f.
(hayvanı) iple bağlamak tether f.
şerit ile bağlamak tape f.
hatları bağlamak connect with f.
olayları birbirine bağlamak connect with f.
umudunu bağlamak lay hopes on f.
bel bağlamak lay hopes on f.
iğneyle bağlamak fasten with pins f.
çıkacak yasaya bel bağlamak rely on the law to be enacted f.
parayı bağlamak tie one's money up in f.
para bağlamak tie one's money up in f.
rutine bağlamak routinize f.
rutine bağlamak routinise f.
sermaye bağlamak invest capital f.
kapital bağlamak invest capital f.
ödenek bağlamak subsidise f.
yasal olarak bağlamak bind f.
yasal olarak bağlamak bind legally f.
ayakkabı bağlamak tie shoelace f.
ayakkabı bağlamak do up shoelace f.
saçını bağlamak tie one's hair f.
standarda bağlamak set standards for something f.
göbek bağlamak become bloated f.
göbek bağlamak get paunchy f.
yaptırıma bağlamak impose sanction f.
bebeğin bezini bağlamak fasten the nappy at both sides f.
bebeğin bezini bağlamak tie the nappy f.
bebek bezi bağlamak tie the nappy f.
bebek bezi bağlamak fasten the nappy at both sides f.
bebek bezi bağlamak fasten the diaper f.
bebeğin bezini bağlamak fasten the diaper f.
bir arada bağlamak bind together f.
bir hayvanı bağlamak rope an animal f.
bileklerini bağlamak bound one’s wrists f.
birinin ellerini bağlamak tie someone's hands f.
birini yatağa bağlamak tie someone to the bed f.
bir şeye bir şeye bağlamak hook something into something f.
sorunu antrenman eksikliğine bağlamak lay the problem to the inadequacy of training f.
birini bir sandalyeye bağlamak tie someone to a chair f.
birini bir ağaca bağlamak tie someone to a tree f.
karalar bağlamak go into mourning f.
arabayı bağlamak impound the car f.
(polis vb) arabayı bağlamak tow the car to the impound lot f.
perçin ile bağlamak/tutuşturmak rivet something on to something f.
perçin ile bağlamak/tutuşturmak rivet something on f.
bir hayvanı iple bağlamak rope an animal up f.
bir hayvanı iple bağlamak tie an animal up with a rope f.
karara bağlamak settle f.
programa bağlamak programme f.
gözünü bağlamak mesmerise f.
karara bağlamak finalise f.
merkeze bağlamak centralise f.
küf bağlamak mould f.
köpeğe tasma takmak/bağlamak put the dog on a leash f.
bağlamak (ağı) network f.
konuyu bağlamak summarize/recap/conclude the topic f.
birinin sözüne/vaadine güvenmek/bel bağlamak place dependence on somebody's words f.
bir nehri bağlamak span a river (bridge) f.
bağlamak (artık kullanılmayan anlam) annex f.
(telefona) (birini) bağlamak get f.
alıkoyacak şekilde bağlamak abligate f.
kuyruk ile bağlamak tail f.
(kendine/bir kuruma) bağlamak affiliate f.
bağlamak (artık kullanılmayan anlam) adject f.
gözlerini bağlamak capoch f.
gözlerini bağlamak capouch f.
yeniden bağlamak rebrace f.
yeniden bağlamak re-brace f.
yeniden bağlamak reclasp f.
yeniden bağlamak reconjoin f.
sımsıkı bağlamak chain f.
yeniden gelir bağlamak reendow f.
yeniden gelir bağlamak re-endow f.
(halatı) makaraya dolayıp bağlamak reeve f.
yeniden bağlamak refasten f.
(at) dizginlerle bağlamak rein [obsolete] f.
(kordonla,şeritle) bağlamak lace f.
(bir şeyi) zamana bağlamak temporalize f.
(bir şeyi) zamana bağlamak temporalise f.
sıkı bağlamak thrap [dialect] f.
bel bağlamak zorunda kalmak throw back f.
(bir durum) elini kolunu bağlamak tie f.
antlaşma ile resmen bağlamak tie [obsolete] f.
eti yuvarlak biçimde sarıp pişirmeden önce iple bağlamak collar beef f.
kementle bağlamak twitchel [dialect] f.
(bir şeyi) başka bir şeye bağlamak alligate f.
Phrasals
sağlama bağlamak nail down f.
kendine bağlamak throw back f.
düğüm atarak bağlamak tie off f.
bel bağlamak trust in f.
bel bağlamak lot on [dialect] f.
bel bağlamak lot upon [dialect] f.
sıkıca bağlamak do up f.
birini ya da bir nesneyi bir şeyle bağlamak bind someone or something up (in something) f.
sıkıca bağlamak bolt down f.
sıkıca bağlamak bolt something down f.
emniyet kemerini takmak/bağlamak buckle up f.
emniyet kemerini takmak/bağlamak buckle up f.
emniyet kemerini takmak/bağlamak buckle down f.
emniyet kemerini takmak/bağlamak buckle in f.
emniyet kemerini takmak/bağlamak buckle someone in f.
emniyet kemerini takmak/bağlamak buckle someone or something down f.
uçkurunu bağlamak cinch up f.
sımsıkı bağlamak cinch up f.
(yara, çizik) kabuk bağlamak close up f.
bir şeyleri birbirine bağlamak connect up f.
(birine bir şeyi) bağlamak accredit (something) to (someone) f.
(bir şeyi bir şeye) bağlamak affix (something) to (something) f.
(bir şeyi bir şeye) eklemek/bağlamak affix (something) to (something) f.
(bir şeyi birine veya bir şeye) bağlamak affix something to someone or something f.
(bir şeyi birine veya bir şeye) eklemek/bağlamak affix something to someone or something f.
bir şeyi bir şeye zincirle bağlamak chain something to something f.
birini bir yere/şeye bağlamak hitch someone up to something f.
bel bağlamak bank on f.
bir şeyin nedenini başka bir şeye bağlamak chalk something up to something f.
birisini hatta bağlamak put someone through f.
birine bel bağlamak rely on someone f.
birine bel bağlamak count on someone f.
bir şeyleri birbirine bağlamak tie something together f.
buz bağlamak frost over f.
bir şeyleri ip ile birbirlerine birleştirmek/bağlamak string something together f.
bel bağlamak count on f.
bir şeyleri ip ile bağlamak/tutturmak rope something together f.
bel bağlamak count upon f.
bir kimseyi bir şeye katmak/dahil etmek/bağlamak wed someone to something f.
bir şeyleri birbirine bağlamak lash something together f.
buz bağlamak ice up f.
buz bağlamak ice over f.
birini bir yere bağlamak tie someone to something f.
birbirine bağlamak/tutturmak splice something together f.
bir şeye bel bağlamak bank on something f.
birini bir yere bağlamak lash someone to something f.
konuşarak bir çözüme bağlamak hash out
sıkıca bağlamak make fast
iğne ile bağlamak pin on
çimento ile bağlamak/sağlamlaştırmak cement something together
(ip) bir şeyi bir şeye bağlamak lace someone into something
karneye bağlamak ration something out among someone
(telefon/radyo programı) bağlamak patch someone through
(bir şeyin sebebini bir başka şeye) bağlamak chalk up to
Colloquial
birinin üzerine dinleme cihazı bağlamak get a wire on someone f.
sonuca bağlamak button up
sorunu tatlıya bağlamak make it up
duygusala bağlamak become mawkish
fiber optik kablolarla bağlamak fiber-optically connect
paranoyağa bağlamak act paranoid
Idioms
tek bir şeye bel bağlamak put all your eggs in one basket f.
motora bağlamak talk twenty to the dozen f.
eşeği sağlam kazığa bağlamak lay an anchor to the windward f.
haraca bağlamak/kesmek wet (one's) beak f.
ayaklarına pranga bağlamak lay (one) by the heels [obsolete] f.
ayaklarına pranga bağlamak lay by the heels f.
bel bağlamak place one's hope in f.
birine bel bağlamak pin one's hope upon someone f.
bel bağlamak rely heavily on f.
birine umutlarını bağlamak pin one's hopes on someone f.
bel bağlamak place one's hopes on f.
bir şeye bel bağlamak hang one's hat on something f.
birini bir şey ile şarta bağlamak get enmeshed in a web of one's own spinning f.
bel bağlamak place one's confidence in f.
bel bağlamak pin one's hopes on f.
birine bel bağlamak pin one's hope on someone f.
birine bel bağlamak pin one's faith upon someone f.
bütün umutlarını birşeye bağlamak build one's hopes on something f.
belirli bir şeye bağlamak ascribe to f.
bel bağlamak pin one's faith on f.
birine umutlarını bağlamak pin one's faith on someone f.
birine gönül bağlamak get a crush on someone f.
kuyruğuna teneke bağlamak make a laughingstock of somebody
karalar bağlamak be in sackcloth and ashes
ümit bağlamak pin one's hopes on
ümit bağlamak pin one's faith on
tatlıya bağlamak smooth something over
pazarlığı bağlamak strike a bargain
karalar bağlamak wear sackcloth and ashes
gönül bağlamak set one's heart on
garez bağlamak be down on
kuyruğuna teneke bağlamak make someone a laughingstock
uzun tartışmalardan sonra sonuca bağlamak hammer out
-e bağlamak identify with
zincirle bağlamak chain up
(bir olayı bir başkasına) bağlamak attribute to
umut bağlamak pin one's faith upon someone
umut bağlamak pin one's hope upon someone
umut bağlamak pin one's hope on someone
umudunu bağlamak place one's confidence in
parayı bağlamak put money on
umudunu bağlamak place one's hope in
umudunu bağlamak place one's hopes on
para bağlamak put money on
ümit bağlamak set one's hopes on
umut bağlamak pin one's hopes on
umut bağlamak set one's hopes on
haraca bağlamak hold to ransom
(bir şeyi yaparken vb.) otomatiğe bağlamak be on automatic pilot
(bir şeyi yaparken vb.) otomatiğe bağlamak on autopilot
sonuca bağlamak close a sale
sonuca bağlamak close the sale
yanlış kişiye güvenmek/bel bağlamak put trust in the wrong person
yanlış kişiye güvenmek/bel bağlamak misplace one's trust in someone
rutine bağlamak be stuck in a rut
Formal
yeniden bağlamak reaffix f.
Slang
altmışaltıya bağlamak put (someone) off with empty promises f.
arızaya bağlamak go nuts f.
arızaya bağlamak go crazy f.
bir müşteriyi bağlamak land a lead f.
haraca bağlamak shake down
psikopata bağlamak turn psycho
duygusala bağlamak get touchy
duygusala bağlamak be a bathetic novel
manyağa bağlamak go crazy
manyağa bağlamak go wild
manyağa bağlamak go bananas
manyağa bağlamak go mad
mantara bağlamak laze around
mantara bağlamak be screwed
Trade/Economic
bir işi bağlamak make a bargain f.
vergiye bağlamak impose a tax on
irat bağlamak endow
vergiye bağlamak impose a duty on
vergiye bağlamak impose a levy on
vergiye bağlamak impose a tariff on
vergiye bağlamak impose a tax
gelir bağlamak endow
kapital bağlamak invest capital
para bağlamak lock
maaş bağlamak assign
Law
taahhütname ile bağlamak recognize f.
taahhütname ile bağlamak recognise f.
yeniden hükme bağlamak rejudge f.
hükme bağlamak resolve
mali kefaletle bağlamak bind down
mali kefaletle bağlamak bind over