bind - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bind

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"bind" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
bind f. ciltlemek
bind f. bağlamak
Irregular Verb
bind f. bound - bound
General
bind f. sargılamak
bind f. fazla sıkmak
bind f. sarmak
bind f. raptetmek
bind f. menetmek
bind f. dondurmak
bind f. sıkışmak
bind f. engel olmak
bind f. mecbur etmek
bind f. kenarını tutturmak
bind f. tutmak
bind f. kabız vermek
bind f. usandırmak
bind f. mukayyet etmek
bind f. donmak
bind f. birleştirmek
bind f. rahatsız etmek (dar bir giysi)
bind f. zorunlu bırakmak
bind f. sarmak (çimento) tutmak
bind f. bandajlamak
bind f. takyit etmek
bind f. yasal olarak bağlamak
bind i. bağlayan şey
Trade/Economic
bind bağlamak
Law
bind ilzam etmek
bind borç altına sokmak
bind bağlamak
bind vecibe yüklemek
bind taahhüt etmek
Technical
bind tutturmak
bind tutukluk yapmak (makine parçası)
bind bağlamak
Computer
bind bağla
Telecom
bind bağlamak
Textile
bind biyeli çalışmak
Printery
bind ciltlemek

"bind" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
General
bind someone to a specific or a certain requirement f. şarta bağlamak
bind someone to a specific or a certain condition f. şartına bağlamak
bind someone to a specific or a certain condition f. şarta bağlamak
bind someone to a specific or a certain requirement f. şartına bağlamak
bind with a promise to wed f. sözlenmek
bind with a promise to wed f. söz kesmek
bind with a promise to wed f. söz takmak
bind legally f. yasal olarak bağlamak
bind together f. bir arada bağlamak
bind with a promise to wed f. söz yüzüğü takmak
represent and bind i. temsil ve ilzam
double bind i. çifte açmaz
double bind i. çözümsüz çelişki
Phrasals
bind people together (birbirlerine) kaynaştırmak
Idioms
get in a bind başı belada olmak
be in a bind çıkmaza girmek
get in a bind çıkmaza düşmek
get in a bind çıkmaza girmek
be in a bind başı belada olmak
be in a bind çıkmaza düşmek
double bind iki arada bir derede kalma
bind up wounds yaraları sarmak
get into a bind dar boğaza girmek
get into a bind dara düşmek
find oneself in a double bind kendisini iki arada bir derede bulmak
get into a bind zor duruma düşmek
get in a bind dar boğaza girmek
be in a bind zor durumda olmak
be in a bind dar boğazda olmak
get in a bind dara düşmek
be in a bind dara düşmek
get in a bind darda olmak
get in a bind zor duruma düşmek
get into a bind (parasal) sıkıntıya düşmek
be in a bind (parasal) sıkıntıya düşmek
find oneself in a bind parasız kalmak
get into a bind darda olmak
find oneself in a bind (parasal) sıkıntıya düşmek
get into a bind parasız kalmak
be in a bind darda olmak
find oneself in a bind darda olmak
be in a bind parasız kalmak
find oneself in a bind dara düşmek
be in a bind sıkışık durumda olmak
be in a bind zorda olmak
in a bind sıkıntıda
in a bind darda
in a bind zorda
be in a bind sıkıntıda olmak
in a tough bind güç/zor durumda
Trade/Economic
bind book kitap ciltlemek
empowered to bind the company firmayı takyit etmekle yetkilendirilmiş
authorized to bind the company firmayı takyit etmekle yetkilendirilmiş
Law
be bind tekeffül etmek
bind down mali kefaletle bağlamak
bind down senetle bir işi yapmaya mecbur tutmak
bind over senetle bir işi yapmaya mecbur tutmak
bind over mali kefaletle bağlamak
bind over göz hapsine mahkum etmek
authority to represent and bind temsil ve ilzam yetkisi
Computer
dynamic bind (sql) dinamik bağlama
windows sockets bind error windows sockets bind hatası
right bind sağdan cilt
bind failed bağ başarısız oldu
automatic bind sql otomatik bağlama
automatic bind otomatik bağlama
dynamic bind sql dinamik bağlama
ldap bind time ldap bağ süresi
left bind soldan cilt
Automotive
coil bind yay kapanması
Medical
set and bind up a broken bone kırık sarmak
bind to plasma proteins plazma proteinlerine bağlanmak