loosen - Türkçe İngilizce Sözlük

loosen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

loosen — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gevşetmek, serbest bırakmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈluːsən/ – BrE /ˈluːsən/)
Terim Türü:
Fiil: loosen (loosens – loosened – loosening)
Sıkılığı azaltmayı veya bağları çözmeyi anlatan fiildir. Loose köküne -en eklenmesiyle oluşmuştur. Mekanik ayarlardan duygusal rahatlamaya kadar geniş bir kullanım alanı vardır.
Eş Anlamlılar:
relax, untighten
Zıt Anlamlılar:
tighten, secure

"loosen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
loosen f. gevşetmek
After the Christmas dinner, Mr. Owens loosened his belt.
Noel yemeğinden sonra Bay Owens kemerini gevşetti.

More Sentences
Genel
loosen f. çözmek
Tom loosened the knot on his tie.
Tom kravatının düğümünü çözdü.

More Sentences
loosen f. gevşemek
This wall can weaken or loosen with age.
Bu duvar yaşla birlikte zayıflayabilir veya gevşeyebilir.

More Sentences
loosen f. gevşetmek
After the Christmas dinner, Mr. Owens loosened his belt.
Noel yemeğinden sonra Bay Owens kemerini gevşetti.

More Sentences
loosen f. serbest bırakmak
Finally, the Human Resources department has loosened the strict dress code.
İnsan Kaynakları departmanı nihayet katı kıyafet kurallarını serbestleştirdi.

More Sentences
Teknik
loosen f. gevşetmek
After the Christmas dinner, Mr. Owens loosened his belt.
Noel yemeğinden sonra Bay Owens kemerini gevşetti.

More Sentences
Otomotiv
loosen f. gevşetmek
After the Christmas dinner, Mr. Owens loosened his belt.
Noel yemeğinden sonra Bay Owens kemerini gevşetti.

More Sentences
Genel
loosen f. söktürmek
loosen f. bolarmak
loosen f. bollaşmak
loosen f. açmak
loosen f. bollanmak
loosen f. açılmak
loosen f. çözülmek
loosen f. salıvermek
loosen f. yumuşatmak
loosen f. (toprağı) kabartmak
loosen f. kısıtlamadan kurtarmak
loosen f. azat etmek
Medikal
loosen f. bağırsaklardaki kabızlığı sökmek

"loosen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
loosen up f. para konusunda liberal davranmak
loosen up f. açılmak
loosen one's purse strings f. kesenin ağzını açmak
loosen up f. ısınmak
loosen up f. gevşetmek
loosen somebody's tongue f. dilini çözmek
loosen up f. açmak
loosen one's control f. dizginleri salıvermek
loosen it f. vidayı gevşetmek
loosen the bolt f. cıvata gevşetmek
loosen the screw f. cıvata gevşetmek
loosen the screw f. vida gevşetmek
loosen the screw f. vidayı gevşetmek
loosen the ties f. bağları çözmek
loosen the ties f. bağları gevşetmek
loosen the ties f. bağları açmak
Öbek Fiiller
loosen someone up f. birini ısındırmak
loosen someone up f. birini rahatlatmak
loosen up f. gevşetmek
loosen someone up f. birinin açılmasını/çözülmesini sağlamak
loosen up f. rahatlatmak
loosen up f. açmak
loosen up f. ısındırmak
loosen someone up f. birini gevşetmek
Deyim
loosen one's purse strings f. kesenin ağzını açmak
loosen the apron strings f. (daha çok ebeveynlerin çocuklarını kontrol etmede) ipleri gevşetmek
loosen tongue f. dilini çözmek
loosen the purse strings f. kesenin ağzını açmak
loosen the purse strings f. daha özgür bir şekilde para harcamak
loosen (one's) tongue f. (birini) rahatça/serbestçe konuşturmak
loosen (one's) tongue f. (birinin) dilini çözmek
loosen tongue f. rahatça/serbestçe konuşturmak
Teknik
loosen the soil f. zemini gevşetmek