relax - Türkçe İngilizce Sözlük

relax

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

relax — Definition

Anlamı ve Tanımı:
rahatlamak, gevşemek
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈlæks/ – BrE /rɪˈlæks/)
Terim Türü:
Fiil: relax (relaxes – relaxed – relaxing)
Fiziksel veya zihinsel gerilimi azaltmayı tanımlayan fiildir. Latince relaxare kökünden evrilmiştir. Sağlık, stres yönetimi ve gündelik dilde yaygın kullanılır.
Eş Anlamlılar:
unwind, loosen
Zıt Anlamlılar:
tense

"relax" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
relax f. rahatlamak
No need to worry; please just relax and wait.
Endişelenmene gerek yok; lütfen rahatla ve bekle.

More Sentences
relax f. rahatlatmak
The Virgo Moon needs a plan and then can relax.
Başak Ayı'nın bir plana ihtiyacı var ve sonra rahatlayabilir.

More Sentences
relax f. dinlenmek
It is time to relax after a busy week.
Yoğun bir haftanın ardından dinlenme vakti.

More Sentences
relax f. gevşemek
Your muscles begin to relax and your eye movements slow down.
Kaslarınız gevşemeye başlar ve göz hareketleriniz yavaşlar.

More Sentences
Genel
relax f. gevşemek
Your muscles begin to relax and your eye movements slow down.
Kaslarınız gevşemeye başlar ve göz hareketleriniz yavaşlar.

More Sentences
relax f. gevşetmek
This yoga pose relaxes upper leg muscles.
Bu yoga pozisyonu üst bacak kaslarını gevşetir.

More Sentences
Hukuk
relax f. esnetmek
The executors don't want to relax the dress code.
Yöneticiler kıyafet yönetmeliğini esnetmek istemiyorlar.

More Sentences
Genel
relax f. yumuşamak
relax f. zayıflatmak
relax f. istirahat etmek
relax f. hafiflemek
relax f. hafifletmek
relax f. yumuşatmak
relax f. dinlendirmek
relax f. yorgunluğunu atmak
relax f. gevşeyip dinlenmek
relax f. uzanıp rahatlamak
Konuşma
relax expr. gevşe
Spor
relax i. gevşeme

"relax" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
make someone relax f. birini ferahlatmak
relax one's muscles f. kaslarını gevşetmek
relax oneself f. kendini rahatlatmak
have time to relax f. dinlenecek vakti olmak
relax [obsolete] f. yoğunluğunu azaltmak
relax [obsolete] f. yapı, doku veya formasyonunu gevşetmek
relax [obsolete] f. azalmak (yoğunluk)
Öbek Fiiller
relax into something f. (koltuğa vb) oturarak dinlenmek
relax into (something) f. (bir rolde, işte, konumda) özgüvenli hale gelmek
relax into something f. gevşeyip bir hal almak
relax into something f. daha rahat bir duruma gelmek
relax into (something) f. (bir rolde, işte, konumda) beceri kazanmak
relax into something f. bir şey halinde rahatlamak
relax into (something) f. (bir rolde, işte, konumda) rahatlık kazanmak
relax into something f. daha rahat bir şekil almak
relax into (something) f. (bir rolde, işte, konumda) daha rahat hareket etmek
relax into f. -de rahat bir duruma gelmek
relax into f. -e oturarak dinlenmek
relax into f. gevşeyip bir hal almak
relax into f. -de özgüvenli hale gelmek
relax into f. -de beceri kazanmak
relax into f. -de rahatlık kazanmak
Konuşma Dili
hey relax! expr. hey sakin ol!
just relax expr. sadece rahatla
just try to relax expr. biraz rahatlamaya çalış
everybody just relax! expr. herkes sakin olsun!
just try to relax expr. sadece rahatlamaya çalış
Deyim
relax one's hold on someone f. elini gevşetmek
relax one's hold on someone f. biri üzerindeki kontrolünü gevşetmek/azaltmak
relax hold on f. üzerindeki baskısını gevşetmek
relax hold on f. üzerindeki kontrolünü gevşetmek/azaltmak
relax hold on f. gevşek bırakmak
relax (one's) hold on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) gevşek bırakmak
relax (one's) hold on (someone or something) f. (biri/bir şey) üzerindeki baskısını gevşetmek
relax (one's) hold on (someone or something) f. (biri/bir şey) üzerindeki kontrolünü gevşetmek/azaltmak
Konuşma
don't tell me to relax expr. bana sakin olmamı söyleme
you just need to relax expr. sadece biraz rahatlamaya ihtiyacın var
this will relax your muscles expr. bu kaslarını gevşetecek
we came out here just to relax expr. buraya rahatlamak için geldik
sit back and relax expr. arkanıza yaslanın ve rahatlayın
sit back and relax expr. arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın
keep calm and relax expr. sakin ol ve rahatla
I relax listening to music expr. müzik dinlerken rahatlıyorum
Argo
relax! expr. relaks!