subordinate - Türkçe İngilizce Sözlük

subordinate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

subordinate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ast, alt konumlu
Okunuş (IPA):
(AmE /səˈbɔːrdɪnət/ – BrE /səˈbɔːdɪnət/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat: subordinate (subordinates)
Hiyerarşik düzende daha aşağıda yer alan kişi veya unsuru tanımlayan kelimedir. Latince subordinare kökü, düzen içinde aşağı bağlanmayı ifade eder.
Eş Anlamlılar:
inferior, junior
Zıt Anlamlılar:
superior, dominant

"subordinate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
subordinate i. ast
A good leader treats subordinates with respect.
İyi bir lider astlarına saygılı davranır.

More Sentences
Genel
subordinate f. tabi kılmak
You subordinate the constitution of the European Union to relations with the United States.
Avrupa Birliği anayasasını Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilere tabi kılıyorsunuz.

More Sentences
subordinate s. ikincil
In other words, women are reverting to their traditional subordinate role of being the property of the male.
Başka bir deyişle kadınlar erkeğin malı olma şeklindeki geleneksel ikincil rollerine geri dönüyorlar.

More Sentences
subordinate s. emir altında
One of his subordinate officers had lost a gun.
Emrindeki memurlardan biri silahını kaybetmişti.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
subordinate i. ast
A good leader treats subordinates with respect.
İyi bir lider astlarına saygılı davranır.

More Sentences
subordinate s. daha az önemli
All other problems are subordinate to this one.
Diğer tüm sorunlar bundan daha az önemli.

More Sentences
Bilgisayar
subordinate s. ast
A good leader treats subordinates with respect.
İyi bir lider astlarına saygılı davranır.

More Sentences
Askeri
subordinate i. ast
A good leader treats subordinates with respect.
İyi bir lider astlarına saygılı davranır.

More Sentences
Genel
subordinate i. madun
subordinate i. başkasının emrinde olan kimse
subordinate i. itaat
subordinate i. bağımlı cümlecik
subordinate i. ekolojik topluluk üyesi
subordinate f. bağlamak
subordinate f. daha az önemli saymak
subordinate f. desteklemek
subordinate f. tabi etmek
subordinate f. tali bir hale koymak
subordinate f. birinin emri altına koymak
subordinate f. ikincilleştirmek
subordinate s. alt
subordinate s. tali
subordinate s. küçük
subordinate s. daha az önemli olan (başka bir şeye göre)
subordinate s. tabi
subordinate s. bağımlı
subordinate s. önemsiz
subordinate s. yan
subordinate s. ikinci derecede
subordinate s. bağlı
subordinate s. -den sonra gelen
subordinate s. -den aşağı kalan
subordinate s. alt konumlu
Ticaret/Ekonomi
subordinate i. madun
subordinate f. iflas durumunda daha düşük öncelikli ödenecek olmak
subordinate s. birinin emri altındaki
subordinate s. ikinci derecede
subordinate s. önemsiz
subordinate s. tali
subordinate s. tabi
Hukuk
subordinate i. maiyet
Dilbilim
subordinate i. alt sözcük
subordinate i. alt kelime
subordinate s. niteleyen
subordinate s. tümleyen

"subordinate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
subordinate command i. alt komuta kademesi
subordinate organs i. alt organlar
superior-subordinate relationship i. ast üst ilişkisi
superior-subordinate communication i. ast üst ilişkisi
be subordinate to f. bir şeyden aşağı kalmak
subordinate to f. emri altına koymak
subordinate to f. daha önemli saymak (birini/bir şeyi başkasından)
be subordinate to f. başkasının emrinde olmak
be subordinate to f. -den sonra gelmek
be subordinate to f. -den daha az önemli olmak
subordinate to f. hakimiyetine sokmak (bir başka şeyin)
subordinate [obsolete] s. pasif
subordinate [obsolete] s. itaatkar
subordinate [obsolete] s. boyun eğen
subordinate [obsolete] s. uysal
subordinate [obsolete] s. söz dinleyen
subordinate [obsolete] s. uslu
subordinate to ed. tabi
subordinate to ed. çeken
subordinate to ed. bağlı
subordinate to ed. maruz kalan
subordinate to ed. karşı karşıya olan
Öbek Fiiller
subordinate to (someone or something) f. (birine/bir şeye) bağlamak/bağlı kılmak
subordinate to (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha az önemli/değerli kılmak
subordinate to (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) sonra getirmek
subordinate to (someone or something) f. (birine/bir şeye) göre geri planda bırakmak
subordinate to (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) emri/kontrolü altına sokmak
Konuşma Dili
subordinate to (someone or something) s. (birinin/bir şeyin) emri/kontrolü altında
subordinate to (someone or something) s. (birine/bir şeye) göre ikinci derecede/geri planda
subordinate to (someone or something) s. (biri/bir şey) kadar önemli değil
subordinate to (someone or something) s. (birine/bir şeye) bağlı
subordinate to (someone or something) s. (birinden/bir şeyden) daha az önemli/değerli
subordinate to (someone or something) s. (birinden/bir şeyden) sonra gelen
Ticaret/Ekonomi
subordinate debt i. ikinci dereceden teminatlı kredi
subordinate industry i. yan sanayi
Teknik
subordinate reference i. yardımcı başvuru
subordinate group i. alt grup
Dilbilim
subordinate clause i. yancümle
subordinate clause i. yantümce
subordinate clause i. bağımlı tümcecik
subordinate clause i. yan cümle
subordinate word i. alt sözcük
subordinate word i. alt kelime
subordinate clause i. isim cümleciği
subordinate clause i. isim cümlesi
subordinate clause i. yan cümle bağlacı
subordinate clause i. yan cümleciğin başında kullanılan bağlaç
Askeri
subordinate area commander i. tali bölge komutanı
major subordinate command i. büyük ast komutanlık
major subordinate commander i. büyük ast komutan
major subordinate command i. ana ast komutanlık
major subordinate commander i. ana ast komutan
subordinate unit i. bağlı birlik
principal subordinate commander i. başlıca ast komutan
principal subordinate command i. başlıca ast komutanlık
subordinate commands i. bağlı komutanlıklar
principal subordinate commanders i. ana ast komutan
subordinate area commanders i. ast bölge komutanlıkları
subordinate command i. ast komutanlık
subordinate area commanders i. nato komutanlarına tahsis edilen operasyon bölgeleri