screw - Türkçe İngilizce Sözlük

screw

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

screw — Definition

Anlamı ve Tanımı:
vida, vidalamak
Okunuş (IPA):
(AmE /skruː/ – BrE /skruː/)
Terim Türü:
İsim: screw (screws); Fiil: screw (screws – screwed – screwing)
Bu sözcük, dişli bağlantı elemanı ya da sıkma eylemi anlamına sahiptir. Eski Fransızca escroue kökünden evrilmiştir. Mühendislikte bağlama, argo kullanımda ise olumsuz etkileme anlamlarıyla yer alır.
Eş Anlamlılar:
fastener, tighten
Zıt Anlamlılar:
loosen

"screw" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
screw i. vida
The screws on this chair seem a bit loose.
Bu sandalyenin vidaları biraz gevşemiş görünüyor.

More Sentences
screw f. vidalamak
The legs of the table are screwed to the floor.
Masanın ayakları zemine vidalanmıştır.

More Sentences
Genel
screw i. gardiyan
He had a knife, but the screws took it.
Bıçağı varmış ama gardiyanlar onu almış.

More Sentences
screw i. pervane
Lisa is so skillful that she can even make screws and similar small objects for herself.
Lisa o kadar becerikli ki, kendisi için pervane ve benzeri küçük nesneler bile yapabiliyor.

More Sentences
screw f. vidalamak
The legs of the table are screwed to the floor.
Masanın ayakları zemine vidalanmıştır.

More Sentences
screw f. çevirerek kapatmak
He poured a drink and screwed the cap back onto the bottle.
Bir içki doldurdu ve şişenin kapağını çevirerek geri kapattı.

More Sentences
screw f. buruşturmak
He screwed the tissue into a ball.
Mendili buruşturarak top haline getirdi.

More Sentences
Teknik
screw i. pervane
Lisa is so skillful that she can even make screws and similar small objects for herself.
Lisa o kadar becerikli ki, kendisi için pervane ve benzeri küçük nesneler bile yapabiliyor.

More Sentences
screw i. vida
The screws on this chair seem a bit loose.
Bu sandalyenin vidaları biraz gevşemiş görünüyor.

More Sentences
screw f. vidalamak
The legs of the table are screwed to the floor.
Masanın ayakları zemine vidalanmıştır.

More Sentences
İnşaat
screw i. vida
The screws on this chair seem a bit loose.
Bu sandalyenin vidaları biraz gevşemiş görünüyor.

More Sentences
Otomotiv
screw i. vida
The screws on this chair seem a bit loose.
Bu sandalyenin vidaları biraz gevşemiş görünüyor.

More Sentences
screw f. vidalamak
The legs of the table are screwed to the floor.
Masanın ayakları zemine vidalanmıştır.

More Sentences
Genel
screw i. yaşlı ve zayıf at
screw i.
screw i. tazyik
screw i. basınç
screw i. dönüş
screw i. pinti
screw i. cimri
screw i. vidanın bir tur dönüşü
screw i. zorlama
screw i. çevriliş
screw i. tütün paketi
screw i. baskı
screw i. gemi pervanesi
screw i. ayar mili
screw i. uskur
screw i. şekil bozukluğu
screw i. eğilme
screw i. bükülme
screw i. baskı
screw i. yoğun etki
screw i. anahtar
screw i. kilit
screw i. kovboy
screw i. iki tarafı kıvrık küçük kağıt ambalaj
screw f. vida sıkmak
screw f. çevirmek
screw f. düdüklemek
screw f. aldatmak
screw f. geçirmek
screw f. burmak
screw f. dönmek
screw f. burulmak
screw f. sıkışmak
screw f. çevirerek sıkıştırmak
screw f. vida gibi dönmek
screw f. işkence vidası ile işkence etmek
screw f. çok sıkı bağlamak
screw f. çevirerek açmak
screw f. (vidalı nesneyi) yuvaya yerleştirmek
screw f. spiral şeklinde döndürmek
screw f. (dahili prizi) erkek vida çevresinde döndürmek
screw f. (dahili prizi) erkek vidaya yerleştirmek
screw f. bükmek
screw f. eğmek
screw f. gözünü kısmak
screw f. kırıştırmak
screw f. şeklini bozmak
screw f. döndürmek
screw f. delmek
screw f. oluk açmak
screw f. artırmak
screw f. yükseltmek
screw f. geliştirmek
screw f. hedefe uygunluk algısını değiştirmek
screw f. bakış açısını değiştirmek
screw f. zulmetmek
screw f. baskı uygulamak
screw f. bastırmak
screw f. bunaltmak
screw f. zorla almak
screw f. zorla çıkarmak
screw f. (fiyat veya kira) düşürmek
screw f. (fiyat veya kira) indirmek
screw f. (maymuncuk kullanarak) hırsızlık için girmek
screw f. (soygun için) maymuncuk kullanarak girmek
screw f. vida gibi dönmek
screw f. çevrilmek
screw f. vida olmak
screw f. vida işlevi görmek
screw f. vida işlevi sağlamak
screw f. vida olarak kullanılmak
screw f. (satıcıya) indirim yaptırmak
screw f. (satıcı ile) pazarlık yapmak
Ticaret/Ekonomi
screw i. gemi pervanesi
Teknik
screw i. bağlantı civatası
screw i. burmaç
screw i. cıvata
screw i. sıkıştırma civatası
screw i. tesbit civatası
screw i. uskur
screw f. çevirerek sıkıştırmak
screw f. sıkıştırmak (vida)
screw f. viralamak
Denizcilik
screw i. uskurlu gemi
Medikal
screw i. tıbbi vida
Matematik
screw i. (vida teorisinde) vidanın etrafında döndüğü düz eksen
Deniz Biyolojisi
screw i. tırnaksılar takımından olan kabuklu
Tarih
screw i. işkence vidası
Spor
screw i. (masa tenisi) topun alttan vurularak falso aldığı vuruş türü
screw f. (ragbide daire şeklindeki) oyuncu barajını etrafında döndürmek
screw f. (topu) hedeften saptırmak
screw f. (bilardo) ters falso vuruşu yapmak
screw f. topun yönünü saptırmak
Müzik
screw f. akordunu ayarlamak
screw f. akort yapmak
Eski Kullanım
screw f. yavaş yavaş dahil etmek
screw f. gözüne girmek
screw f. yaranmak
screw f. (kendini) sevdirmek
Argo
screw i. cinsel ilişki
screw i. hapishane memuru
screw i. hapishane görevlisi
screw i. sikiş
screw i. yatak arkadaşı
screw i. aptal kimse
screw i. ahmak kimse
screw i. geri zekalı kimse
screw i. budala kimse
screw i. mankafa
screw i. daha fazla para istenmeyecek arkadaş
screw i. patron
screw i. işveren
screw f. aşk yaşamak
screw f. birisini yatağa atmak
screw f. bok etmek
screw f. düzmek
screw f. cinsel ilişkiye girmek
screw f. cinsel ilişki yaşamak
screw f. düzüşmek
screw f. götürmek
screw f. ilişkiye girmek
screw f. kazıklamak
screw f. mercimeği fırına vermek
screw f. mala vurmak
screw f. sikişmek
screw f. sikmek
screw f. seks yapmak
screw f. sevişmek
screw f. (karşı cinsi) götürmek
screw f. dolandırmak
screw f. aldatmak
screw f. kandırmak
screw f. mahrum etmek
screw f. apar topar ayrılmak
screw f. acele ile çıkmak
screw f. sıvışmak
İngiliz Argosu
screw i. hapishane memuru

"screw" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
levelling screw i. tesviye vidası
screw plate i. pafta
female screw i. dişi vida
marine screw propeller i. gemi uskuru
maximum adjusting screw i. maksimum ayar vidası
butterfly screw i. kelebek vida
lag screw i. ağaç vidası
screw shell i. denizminaresi
screw thread i. uskuru
knurled screw i. tırtırlı vida
cover screw i. kapak vidası
screw thread i. diş
locking screw i. blokaj vidası
socket screw i. soket vidası
phillips screw i. yıldız vida
micrometer screw i. mikrometrik vida
metric screw thread i. metrik vida dişi
screw nut i. cıvata somunu
headless screw i. başsız vida
vent screw i. hava boşaltma vidası
center screw compass i. iğneuçlu pergel
screw-propeller i. pervane
screw-propeller i. uskur
stripped screw i. yalama vida
worn screw i. boşa dönen vida
stripped screw i. yalama olmuş vida
worn screw i. yalama vida
stripped screw i. boşa dönen vida
worn screw i. yalama olmuş vida
a screw loose i. bozuk şey
a screw loose i. arıza
timing screw i. kol saatinin kenarındaki döndürülebilir vida
bottle screw i. tirbuşon
screw top i. döndürülerek açılan içi dişli kapak
screw-up i. sürekli hata yapan kimse
screw [uk] i. göz atma
screw-up i. pot kıran kimse
screw top i. twist-off kapak
screw-up i. beceriksiz kimse
screw [uk] i. maaş
screw [uk] i. ödeme
screw dock i. büyük uskurlu gemi
screw top i. twist-off kapaklı eşya
screw [uk] i. bakış
screw-up i. işleri sürekli batıran kimse
screw-up i. beceriksiz kimse
screw-up i. falso
screw-up i. hata
screw-up i. sürekli hata yapan kimse
screw-top i. twist-off kapaklı konteyner
screw-up i. sürekli pot kıran kimse
screw-up i. hata
screw-top i. twist-off konteyner kapağı
screw-up i. gaf
screw-up i. pot
have a screw f. cinsel ilişkiye girmek
screw over f. ihanet etmek
screw up one's courage f. cesaretini toplamak
have a screw f. yatmak
have a screw loose f. aklından zoru olmak
screw up f. içine etmek
have a screw loose f. bir tahtası eksik olmak
screw around f. boş boş dolaşmak
screw up f. berbat etmek
screw down f. vidalamak
screw up f. altüst etmek
screw down f. fiyat düşürmek
screw on f. vidalamak
screw off f. vida sökmek
screw off f. vidayı gevşetmek
screw off f. vida çıkarmak
screw off f. vidayı sökmek
screw off f. vidayı çıkarmak
screw the bolt f. civata sıkmak
(screw) to strip f. boşa dönmek (vida)
turn the screw f. vidayı çevirmek
loosen the screw f. vidayı gevşetmek
loosen the screw f. vida gevşetmek
loosen the screw f. cıvata gevşetmek
tighten a screw f. vida sıkmak
tighten a screw f. vidayı sıkmak
screw something onto the wall f. bir şeyi duvara vidalamak
screw [obsolete] f. (fikir veya alışkanlık) köklendirmek
screw [obsolete] f. (fikir veya alışkanlık) derinleştirmek
screw [obsolete] f. (fikir veya alışkanlık) iyice yerleştirmek
having a screw loose s. tahtası eksik
screw-capped s. vida kapaklı
screw-top s. (konteyner) iç kenarı oluklu kapağı olan
screw-in s. çevrilerek yerine oturtulan
screw-on s. (konteyner/şişe kapağı) twist-off tarzda olan
screw-top s. (konteyner) iç kenarı tırtıklı kapağı olan
screw-in s. döndürülerek yerleştirilen
screw-in s. vidalanan
screw-loose s. tuhaf
screw-loose s. garip
screw-top s. (konteyner) twist-off kapaklı
screw-loose s. acayip
screw-loose s. anormal davranan
screw-topped s. iç kenarı oluklu kapağı olan
screw-topped s. iç kenarı tırtıklı kapağı olan
screw-topped s. twist-off kapaklı
screw-on s. (konteyner/şişe kapağı) iç kenarı tırtıklı
the screw has come loose expr. vida gevşemiş
Öbek Fiiller
screw up f. artırmak
screw up f. fiyat yükseltmek
screw up f. kısmak
screw around with someone f. biriyle uğraşmak
screw up f. buruşturmak
screw out f. bastırmak
screw up f. zorlamak
screw in f. çevirerek zorlamak
screw in f. bükerek zorlamak
screw out f. gasp etmek
screw up f. şiddet uygulayarak baskı yapmak
screw out f. vidasını sökmek
screw out f. güçlükle koparmak
screw something into something f. bir şeyi bir şeye vidalamak
screw something into something f. bir şeyi bir şeye takmak
screw something into something f. bir şeyi çevirerek bir şeye geçirmek
screw something into something f. bir şeyi çevirerek takmak/sokmak
screw something into something f. bir şeyi bir şeye sabitlemek
screw something into something f. bir şeyi burarak takmak/sokmak
screw something into something f. bir şeyi döndürerek takmak/sokmak
screw with f. ile alay etmek
screw with f. -i kurcalamak
screw with f. ile oynamak
screw with f. -i kandırmak
screw with f. ile dalga geçmek
screw around with (someone) f. (biriyle) yatıp kalkmak
screw back f. (bilardo oyunlarında) topa geriye dönmesini sağlayan bir vuruş yapmak
screw around with f. ile yatıp kalkmak
screw around with f. ile oyalanmak
screw around with f. ile uğraşmak
screw around with (someone) f. (biriyle) takılmak
screw around with f. ile takılmak
screw around with f. ile vakit öldürmek
screw around with (someone) f. (biriyle) sağda solda yatıp kalkmak
screw around with f. ile vaktini boşa harcamak
screw around with (someone) f. (biriyle) sekse dayalı bir ilişki içerisinde olmak
screw into f. döndürerek takmak
screw into f. çevirerek geçirmek
screw around with f. -i rahatsız etmek
screw around with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) vakit geçirmek/öldürmek
screw around with (something) f. (bir şeyi) kurcalamak
screw around with f. ile sağda solda yatıp kalkmak
screw into f. -e vidalamak
screw into f. -e takmak/sabitlemek
screw around with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) oyalanmak
screw around with (someone) f. (biriyle) oynaşmak
screw around with f. ile oynaşmak