kandırmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kandırmak



"kandırmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 100 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kandırmak convince f.
kandırmak trick f.
kandırmak fool f.
kandırmak deceive f.
General
kandırmak hoodwink f.
kandırmak delude f.
kandırmak jolly f.
kandırmak stuff somebody f.
kandırmak stick f.
kandırmak take in f.
kandırmak dispose f.
kandırmak put across f.
kandırmak beguile f.
kandırmak cheat f.
kandırmak lead on f.
kandırmak finagle f.
kandırmak get round f.
kandırmak satisfy f.
kandırmak do f.
kandırmak manage f.
kandırmak string f.
kandırmak take somebody in f.
kandırmak befool f.
kandırmak play with f.
kandırmak come to the raw prawn f.
kandırmak buy f.
kandırmak spoof f.
kandırmak bamboozle f.
kandırmak stall off f.
kandırmak gammon f.
kandırmak put over f.
kandırmak come the raw prawn f.
kandırmak quiet f.
kandırmak intrigue f.
kandırmak diddle f.
kandırmak cozen f.
kandırmak cajole f.
kandırmak convince f.
kandırmak bait f.
kandırmak mislead f.
kandırmak bring oneself to f.
kandırmak coax f.
kandırmak con f.
kandırmak string along f.
kandırmak troll f.
kandırmak dish f.
kandırmak bilk f.
kandırmak gyp f.
kandırmak flimflam f.
kandırmak get f.
kandırmak crossbite f.
kandırmak seduce f.
kandırmak take f.
kandırmak cajole out of f.
kandırmak sell somebody a pup f.
kandırmak trick into f.
kandırmak argue f.
kandırmak dissuade f.
kandırmak have on f.
kandırmak shortchange f.
kandırmak serve a trick f.
kandırmak let down f.
kandırmak fast-talk f.
kandırmak inveigle f.
kandırmak hornswoggle f.
kandırmak discourage f.
kandırmak cajole into f.
kandırmak rope in f.
kandırmak induce f.
kandırmak lie f.
kandırmak wheedle f.
kandırmak pull someone's leg f.
kandırmak kid f.
kandırmak tempt f.
kandırmak hocuspocus f.
kandırmak entice f.
kandırmak jockey f.
kandırmak bring f.
kandırmak dupe f.
kandırmak have someone on f.
kandırmak fox f.
kandırmak persuade f.
Phrasals
kandırmak diddle someone out of something
kandırmak cheat into
kandırmak cajole someone into something
kandırmak slip over on
Idioms
kandırmak pull the wool over someone's eyes
kandırmak lead down the garden path
kandırmak sell someone a bill of goods
kandırmak throw someone a curve/curveball
kandırmak do somebody brown
kandırmak be on the fiddle
Slang
kandırmak pull someone's leg
kandırmak piss in someone's pocket
Law
kandırmak entice
kandırmak deceive
Politics
kandırmak deceive
Technical
kandırmak rope in
British Slang
kandırmak blag
kandırmak pull a fast one

"kandırmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
General
(kötü bir şey için) kandırmak inveigle f.
birini kandırmak take someone for a ride f.
dalavere ile kandırmak jockey f.
dil dökerek kandırmak/ikna etmek blag f.
etkileyerek kandırmak swing f.
gelecek vaadiyle kandırmak lead someone on f.
kandırmak için söylenen veya edilen iltifat blandishment f.
kendini kandırmak lie to oneself f.
kendini kandırmak deceive oneself f.
kendini kandırmak fool oneself f.
kendisini kandırmak deceive oneself f.
müşterileri kandırmak cheat the clients f.
para üstünü az vererek birini kandırmak short-change f.
rüşvetle kandırmak suborn f.
tatlı sözle kandırmak coax f.
tatlı sözle kandırmak cajole f.
tatlı sözlerle kandırmak cajole f.
tatlı sözlerle kandırmak coax f.
tatlılıkla kandırmak wheedle f.
yüzüne gülerek kandırmak engle f.
birini kandırmak için verilen şey inducement i.
Phrasals
(birini birşey yapması için) kandırmak sucker somebody into something/into doing something
birini bir şey ile kandırmak/ayartmak tempt someone with something
birini bir şey ile kandırmak/ayartmak entice someone with something
birini bir şey yapması için kandırmak maneuver someone into something
birisini bir şey ile kandırmak deceive someone with something
birisini bir şey ile kandırmak delude someone with something
birisini ikna etmek/kandırmak deceive someone into something
tatlı sözlerle kandırmak cajole someone into something
Idioms
(bir şeyler yaparak) birinin aklını çelmek/cezbetmek/kandırmak put temptation in somebody's way
birini (bir şey yapmak için) kandırmak fool someone into something
birini bir şey yapmaya kandırmak/ikna etmek fool someone into something
birini kandırmak play tricks on someone
birini kandırmak pull pranks on someone
birisini kandırmak put someone on
birisini kandırmak fake someone out
birisini kandırmak lead someone up the garden path
birisini kandırmak have someone on
birisini kandırmak lead someone down the garden path
boş vaatlerle kandırmak lead down the garden path
tatlı sözlerle kandırmak sweet-talk
Slang
birini kandırmak give someone the shaft
birini kandırmak/aldatmak sucker someone into something
birini kandırmak/aldatmak sucker someone in