kandırmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kandırmak



"kandırmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 177 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kandırmak trick f.
kandırmak fool f.
kandırmak deceive f.
kandırmak convince f.
General
kandırmak seduce f.
kandırmak take f.
kandırmak cajole out of f.
kandırmak sell somebody a pup f.
kandırmak trick into f.
kandırmak argue f.
kandırmak dissuade f.
kandırmak dupe f.
kandırmak persuade f.
kandırmak cajole into f.
kandırmak rope in f.
kandırmak induce f.
kandırmak lie f.
kandırmak wheedle f.
kandırmak pull someone's leg f.
kandırmak kid f.
kandırmak tempt f.
kandırmak let down f.
kandırmak inveigle f.
kandırmak hornswoggle f.
kandırmak entice f.
kandırmak jockey f.
kandırmak bilk f.
kandırmak gyp f.
kandırmak serve a trick f.
kandırmak stall off f.
kandırmak gammon f.
kandırmak put over f.
kandırmak quiet f.
kandırmak intrigue f.
kandırmak diddle f.
kandırmak cozen f.
kandırmak cajole f.
kandırmak convince f.
kandırmak bait f.
kandırmak mislead f.
kandırmak flimflam f.
kandırmak coax f.
kandırmak con f.
kandırmak string along f.
kandırmak dish f.
kandırmak satisfy f.
kandırmak delude f.
kandırmak jolly f.
kandırmak stuff somebody f.
kandırmak put across f.
kandırmak beguile f.
kandırmak cheat f.
kandırmak lead on f.
kandırmak finagle f.
kandırmak get round f.
kandırmak manage f.
kandırmak string f.
kandırmak take somebody in f.
kandırmak befool f.
kandırmak play with f.
kandırmak buy f.
kandırmak spoof f.
kandırmak bamboozle f.
kandırmak stick f.
kandırmak take in f.
kandırmak dispose f.
kandırmak shortchange f.
kandırmak come the raw prawn f.
kandırmak come to the raw prawn f.
kandırmak have someone on f.
kandırmak bring f.
kandırmak discourage f.
kandırmak do f.
kandırmak fox f.
kandırmak fast-talk f.
kandırmak have on f.
kandırmak hoodwink f.
kandırmak bring oneself to f.
kandırmak crossbite f.
kandırmak hocuspocus f.
kandırmak troll f.
kandırmak get f.
kandırmak abuse f.
kandırmak begowk [scottish] f.
kandırmak begowk [scottish] f.
kandırmak catch f.
kandırmak nick f.
kandırmak tice [obsolete] f.
kandırmak put the comether on f.
kandırmak train f.
kandırmak trap f.
kandırmak job f.
kandırmak engle [obsolete] f.
kandırmak entrick f.
kandırmak jiff f.
kandırmak bedote f.
kandırmak begunk f.
kandırmak bejape f.
kandırmak euchre f.
kandırmak jouk [dialect] f.
kandırmak buffalo f.
kandırmak bite f.
kandırmak wipe [obsolete] f.
kandırmak blink (scot) f.
kandırmak blinker f.
kandırmak bob [obsolete] f.
kandırmak wyle f.
kandırmak boob [uk] f.
Phrasals
kandırmak carry away f.
kandırmak go beyond f.
kandırmak impose on f.
kandırmak draw in f.
kandırmak bluff (someone) into (something) f.
kandırmak bluff (someone) out of (something) f.
kandırmak beat out f.
kandırmak trip up f.
kandırmak diddle someone out of something f.
kandırmak slip over on f.
kandırmak cajole someone into something f.
kandırmak cheat into f.
kandırmak sweep up f.
kandırmak jerk around f.
kandırmak pull about f.
kandırmak attract to f.
Colloquial
kandırmak niffnaff f.
kandırmak cut a dido f.
kandırmak cut didoes f.
kandırmak fanigle f.
kandırmak hook f.
kandırmak hose f.
kandırmak mess about f.
kandırmak put it to f.
kandırmak slip one over f.
kandırmak jeff f.
Idioms
kandırmak bear in hand f.
kandırmak throw dust in one's eyes f.
kandırmak wipe the nose of f.
kandırmak come it over f.
kandırmak make (one's) beard f.
kandırmak come it (with one) f.
kandırmak come it (with somebody) f.
kandırmak come it over (one) f.
kandırmak come it over f.
kandırmak put a con on someone f.
kandırmak sell someone a bill of goods f.
kandırmak do somebody brown f.
kandırmak be on the fiddle f.
kandırmak pull the wool over someone's eyes f.
kandırmak lead down the garden path f.
kandırmak throw someone a curve/curveball f.
kandırmak have a forked tongue f.
kandırmak come over f.
kandırmak be sailing under false colors f.
kandırmak be sailing under false colors f.
kandırmak put a con on (one) i.
Law
kandırmak entice f.
kandırmak deceive f.
Politics
kandırmak deceive f.
Technical
kandırmak rope in f.
Archaic
kandırmak amuse f.
kandırmak enveigle f.
kandırmak bam f.
kandırmak blear f.
kandırmak blend f.
Slang
kandırmak sell somebody a pup [old-fashioned] [uk] f.
kandırmak tweedle f.
kandırmak cack f.
kandırmak ace out f.
kandırmak pull someone's leg f.
kandırmak piss in someone's pocket f.
kandırmak phutz f.
kandırmak futz with f.
kandırmak jerk-off f.
kandırmak jew f.
kandırmak jive f.
British Slang
kandırmak pull a fast one f.
kandırmak blag f.

"kandırmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 107 sonuç

Türkçe İngilizce
General
dalavere ile kandırmak jockey f.
yüzüne gülerek kandırmak engle f.
etkileyerek kandırmak swing f.
tatlı sözle kandırmak coax f.
rüşvetle kandırmak suborn f.
tatlı sözlerle kandırmak cajole f.
kandırmak için söylenen veya edilen iltifat blandishment f.
tatlılıkla kandırmak wheedle f.
tatlı sözlerle kandırmak coax f.
tatlı sözle kandırmak cajole f.
gelecek vaadiyle kandırmak lead someone on f.
birini kandırmak take someone for a ride f.
para üstünü az vererek birini kandırmak short-change f.
(kötü bir şey için) kandırmak inveigle f.
kendini kandırmak deceive oneself f.
kendini kandırmak fool oneself f.
kendisini kandırmak deceive oneself f.
kendini kandırmak lie to oneself f.
müşterileri kandırmak cheat the clients f.
dil dökerek kandırmak/ikna etmek blag f.
kötü oyunlarla kandırmak caperclaw f.
rüşvetle kandırmak tig [scottish] f.
kendini kandırmak deny one's self f.
rüşvetle kandırmak touch [obsolete] f.
allem edip kallem edip kandırmak enveigle f.
allem edip kallem edip kandırmak inveigle f.
kandırmak amacıyla söylemek veya yapmak pull f.
aldatıcı konuşmalarla kandırmak beflum [scotland] f.
çekiciliğini kullanarak kandırmak beglamour f.
çekiciliğini kullanarak kandırmak beglamor f.
şaka veya aldatıcı övgü ile kandırmak mamaguy f.
yağ çekerek kandırmak blarney f.
birini kandırmak için verilen şey inducement i.
insanları kandırmak amacıyla sosyal paylaşım sitelerinde sahte profil oluşturan kimse catfish i.
birini kandırmak için yapılan muziplik wind up [uk] i.
Phrasals
hileyle kandırmak pass something on someone f.
numarayla kandırmak fob off f.
uyutmak (kandırmak) bluff (someone) into (something) f.
uyutmak (kandırmak) bluff (someone) out of (something) f.
(birini bir şey) yapması için kandırmak beguile (someone) into (doing something) f.
(birini bir şey) yapması için kandırmak beguile someone into something f.
(birini bir şey) yapmaması için kandırmak beguile someone out of something f.
(birini belli bir şeyi yapmak üzere) kandırmak con (someone) into (something) f.
birini belli bir şeyi yapmak üzere kandırmak con someone into something f.
birini bir şey yapması için kandırmak maneuver someone into something f.
birisini bir şey ile kandırmak delude someone with something f.
birisini ikna etmek/kandırmak deceive someone into something f.
birini bir şey ile kandırmak/ayartmak tempt someone with something f.
birisini bir şey ile kandırmak deceive someone with something f.
birini bir şey ile kandırmak/ayartmak entice someone with something f.
tatlı sözlerle kandırmak cajole someone into something f.
(birini birşey yapması için) kandırmak sucker somebody into something/into doing something f.
birini kandırmak delude someone into something f.
(birini/bir canlıyı) bir yere girmesi için kandırmak entice (someone or something) into (something) f.
(birini bir şey yapması için) tatlı sözle kandırmak nudge (someone) into (doing) (something) f.
tatlı sözle kandırmak talk around f.
(birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için kandırmak tease out of (someone or something) f.
(birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için kandırmak tease something out of something f.
(birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için kandırmak tease something out f.
kandırmak amacıyla yapmak/söylemek pull about f.
-i kandırmak screw with f.
(birini bir şeyle) kandırmak put (something) over on (one) f.
(bahis) rakibi blöf yaparak kandırmak bluff out f.
için kandırmak beguile into f.
Colloquial
tatlı sözle kandırmak carny [brit] f.
(birini) kandırmak get one over on (one) f.
(birini) kandırmak hocus (someone) f.
(birini) kandırmak hocus (someone) f.
(birini) kandırmak mess around (with someone) f.
(birini) kandırmak mess about (with someone) f.
(birini) kandırmak monkey around (with someone) f.
(birini) kandırmak monkey with (someone) f.
(birini) kandırmak put it to (someone) f.
(birini) kandırmak slip one over on (one) f.
-i kandırmak slip one over on f.
birini kandırmak jerk over f.
birini kandırmak fake on someone f.
tatlı sözle kandırmak carney [brit] i.
Idioms
birisini kandırmak fake someone out f.
birini kandırmak pull pranks on someone f.
birini (bir şey yapmak için) kandırmak fool someone into something f.
boş vaatlerle kandırmak lead down the garden path f.
birisini kandırmak put someone on f.
birisini kandırmak lead someone up the garden path f.
birini bir şey yapmaya kandırmak/ikna etmek fool someone into something f.
birisini kandırmak have someone on f.
birisini kandırmak lead someone down the garden path f.
birini kandırmak play tricks on someone f.
tatlı sözlerle kandırmak sweet-talk f.
(bir şeyler yaparak) birinin aklını çelmek/cezbetmek/kandırmak put temptation in somebody's way f.
insanları/hayvanları bir yere toplamak/çekmek için kandırmak/ayartmak bring someone or something out in droves f.
(birini) kandırmak/yanıltmak throw dust in (one's) face f.
birini kandırmak/aldatmak do someone in the eye f.
(birini) kandırmak pull a hoax (on someone) f.
(birini) kandırmak put one past (someone) f.
(birini) kandırmak take (one) for a sleigh ride f.
birini kandırmak take someone for a sleigh ride f.
Insurance
(birini) mevcut sigortasını bozup başka şirketten sigorta yapması için kandırmak twist f.
Sport
(rakibi) hile ile kandırmak fake (out) f.
Archaic
birini kandırmak için rüşvet veya yem olarak kullanılan şey nest egg i.
Slang
birini kandırmak/aldatmak sucker someone into something f.
birini kandırmak/aldatmak sucker someone in f.
birini kandırmak give someone the shaft f.
(birini) kandırmak futz (one) f.
(birini) kandırmak run game on (someone) f.
birini kandırmak pull someone's pisser f.
birini kandırmak pull someone's pisser f.