short - Türkçe İngilizce Sözlük

short

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

short — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kısa
Okunuş (IPA):
(AmE /ʃɔːrt/ – BrE /ʃɔːt/)
Terim Türü:
Sıfat: short
Bu kelime, uzunluğu, süresi veya kapsamı az olan durumu ifade eder. Eski İngilizce sceort kökünden gelir. Fiziksel ölçülerden soyut anlatımlara kadar geniş kullanım alanı vardır.
Eş Anlamlılar:
brief
Zıt Anlamlılar:
long

"short" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
short s. az
The runner's time was ten short of the winner's.
Koşucunun zamanı kazananınkinden on puan azdı.

More Sentences
short s. kısa
I have just been living here a short time.
Kısa bir süredir burada yaşıyorum.

More Sentences
short s. alçak
Genel
short s. kısa kesilmiş
I wanted my hair cut short.
Saçımın kısa kesilmesini istedim.

More Sentences
short s. güdük
Yanni was short of stature, but he was very strong.
Yanni güdük ama çok kuvvetliydi.

More Sentences
short s. sert
Care for a short?
Sert bir şeyler ister misin?

More Sentences
short s. dar
It seems to me to be short-sighted.
Bu bana dar görüşlü bir yaklaşım gibi geliyor.

More Sentences
short s. kısa boylu
Although he was short, he was attractive enough.
Kısa boylu olmasına rağmen yeterince çekiciydi.

More Sentences
short s. kısa
I have just been living here a short time.
Kısa bir süredir burada yaşıyorum.

More Sentences
short s. sert
Care for a short?
Sert bir şeyler ister misin?

More Sentences
short s. kısaltılmış
Tom is short for Thomas.
Tom, Thomas'ın kısaltması.

More Sentences
short zf. kısaca
To make a long story short, he was fired.
Kısaca anlatmak gerekirse, işten kovuldu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
short s. eksik
The company is short of funds for new projects.
Şirketin yeni projeler için fon eksikliği söz konusu.

More Sentences
short s. yetersiz
My breath is short, so I must sit now.
Nefesim yetmiyor, bu yüzden oturmalıyım.

More Sentences
Teknik
short f. kısa devre yapmak
A kettle device that shorted out had caused the fire.
Yangına kısa devre yapan bir su ısıtıcısı cihazı neden oldu.

More Sentences
short s. kısa
I have just been living here a short time.
Kısa bir süredir burada yaşıyorum.

More Sentences
Elektrik
short i. kısa devre
There must be a short in the system.
Sistemde bir kısa devre olmalı.

More Sentences
Tekstil
short i. şort
My mother uses my father's old short as a dust rag.
Annem babamın eski şortunu toz bezi olarak kullanır.

More Sentences
Genel
short i. kestirme
short i. kasa açığı
short i. kontak
short i. kısa hece
short i. eksiklik
short i. özet
short i. noksanlık
short i. kısa metrajlı film
short f. kısa devre yaptırmak
short f. gerekenden azını tedarik etmek
short f. tamamen tatmin etmemek
short f. eksik bırakmak
short f. aldatmak
short f. kandırmak
short f. kerizlemek
short s. dar (zaman)
short s. tam olmayan
short s. kabaca
short s. muhtasar
short s. bodur
short s. gücük
short s. kıt
short s. gönül kırıcı
short s. bücür
short s. yerden bitme
short s. kısa vadeli
short s. çıtır çıtır
short s. boysuz
short s. gevrek
short s. ters
short s. sert (içki)
short s. iyi pişmiş
short s. nakıs
short s. aceleci
short s. fevri
short s. hiddetli
short s. hızlı
short s. tez
short s. süratli
short s. eli çabuk
short s. çabuk geçen
short s. şipşak
short s. kısa süren
short s. zaman almayan
short s. hazırlık gerektirmeyen
short s. az sayıda olan
short s. yokluğa göğüs geren
short s. fakir
short s. ihtiyaç sahibi olan
short s. güçsüz
short s. dalgalı
short s. kesintili
short s. yapışkan
short s. kıvamlı
short s. akmayan
short s. az ama öz
short s. net
short s. yalın
short s. kesik saplı
short s. kesik pipetli
short s. görev süresinin sonuna yaklaşan
short zf. dışında
short zf. haricinde
short zf. hariç
short zf. aniden
short zf. birden
short zf. birdenbire
short zf. kısa süreliğine
short zf. sıkıca
short zf. hazırlıksız bir şekilde
short zf. şaşkınlıkla
short zf. gafil avlanarak
short zf. dezavantajlı durumda
short zf. belirli bir nokta veya mesafeden
Ticaret/Ekonomi
short i. noksan
short i. açığa satın alım yapan kimse
short i. açığa satış yapan kimse
short f. (tahvili) açığa satmak
short s. ön ödemeli
short s. erken ödenebilir
short s. ürün kıtlığı çeken
short s. açığa satış ile ilgili
short s. açığa satış içeren
short zf. açığa satarak
short zf. açığa satış usulü ile
Medya
short i. kısa gazete haberi
short i. kısa dergi haberi
Teknik
short s. (metal) gevrekleşme
short s. (metal) kırılgan
short s. mukavemetsiz
short s. dirençsiz
short s. çekme dirençsiz
short s. yayılamayan
short s. saçılamayan
short s. kusurlu
short s. hasarlı
short s. (halat ipliği) kısa
Tekstil
short i. (kısa erkeklere uygun) kıyafet beden ölçüsü
Medikal
short s. nükseden
short s. kısa aralıklar ile tekrarlayan
short s. sık sık gelişen
short s. (nefes, kalp ritmi) sıklaşan
Anatomi
short s. (baş veya kafatası) normalden kısa
Mutfak
short i. sade likör
short s. (içki) küçük bardakta servis edilen
short s. (içki) az miktarda servis edilen
short s. (hamur) bol yağlı
Balıkçılık
short i. normalden ufak deniz ürünü
Dilbilim
short i. (mors kodunda) kısa ses sinyali
short s. (konuşma sesi) kısa
short s. kısa sesli harften türeyen (benzer sesli harf)
short s. kısa sesli harfi ifade eden
short s. (yunanca veya latince dize hecesi) kısa
short s. (ingilizce dize hecesi) vurgusuz
Askeri
short i. küçük fişek
short i. küçük mermi
Spor
short s. (krikette top) yakın mesafeden atılan
short s. (savunma) kale alanı yakınında konumlanan
Beysbol
short i. defans oyuncusu
short zf. beyzbol sopasının tepesinden tutarak
short zf. sayı kalesine yakın savunma yaparak
İskambil
short s. eli yetersiz olan
short s. (briçte) üçten az kartı olan
Sanat
short s. (kil) şekillendirilemez
short s. (kil) kullanışsız
Müzik
short i. kısa nota
short s. kısa notaya ait veya ilgili
short s. kısa partisyona ait veya ilgili
Sinema
short s. kısa metraj
Eski Kullanım
short s. (tren veya yolcu) kısa mesafe giden
Argo
short i. izmarit
short f. cezası bitmek üzere olmak

"short" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
short circuit i. kısa devre
short cut i. kestirme
short temper i. asabiyet
call the meeting at short notice f. acil toplantıyı çağırmak
call the meeting at short notice f. acil toplantıya çağırmak
call the meeting on short notice f. acil toplantıya çağırmak
call the meeting on short notice f. acil toplantıyı çağırmak
short-tempered s. asabi
in short zf. kısacası
in short zf. özetle
Genel
short end of the stick i. işin kötü tarafı
short temper i. sinirlilik
short spin i. kısa program (çamaşır makinesinde)
short cut i. kese
short story i. öykü
short and final reply i. kestirme cevap
short break i. günübirlik gezi
short sheep wool i. yapağı
short range i. kısa aralık
short pants i. kısa pantolon
short sleep i. kısa uyku
a short cut i. kısa yol
short wave i. radyo kısa dalga
short story i. anlatı
short films i. kısa filmler
short story i. kısa hikaye
short temper i. çabuk sinirlenme
short break i. kısa ara
short story writer i. hikayeci
very short distance i. arpa boyu
short stories i. kısa öyküler
short haul i. aynı kıta içinde düzenlenen geziler
short drink i. sert içki
short bush i. kısa saç
a short cut i. kestirme yol
short takeoff and landing i. geleneksel tipteki uçakların gerektirdiğinden daha kısa pistlerde çalışabilen uçaklar
short measure i. eksik ölçü
a button short i. kaçık
short stop i. kısa duruş
short ton i. ton
short cut i. kestirme
short film i. kısa metrajlı film
short feature i. fıkra
short time i. kısa zaman
short story i. hikaye
short history i. tarihçe
short sale i. karşılıksız satış
short subject i. kısa konu
short stories i. kısa hikayeler
short sword i. palyoş
short cut i. kestirme yol
short term prediction i. kısa vadeli belirleme
short temper i. çabuk öfkelenme
short run i. kısa dönem
short weight i. yanlış ölçü
short definition i. kısa tanım
short description i. kısa tanım
electrical short circuit i. elektrik kısa devresi
short statement i. kısa açıklama
short life i. kısa ömür
short term profit i. kısa dönem karı
short notice i. kısa süre
short time i. kısa süre
short term serviceman i. kısa dönem asker
short termism i. kısa vadecilik
short termism i. kısa vadeli getirilere önem verme
short product information i. kısa ürün bilgisi
short life i. kısa yaşam
asian lesser short-toed lark i. tuz toygarı
lesser short-toed lark i. çorak toygarı
short-toed tree creeper i. bahçe tırmaşıkkuşu
short-time working i. kısa çalışma
short-lived peace i. kısa süren barış
short-coming i. noksan
short-eared owl i. kır baykuşu
short-toed eagle i. yılan kartalı
short-coming i. eksik
short-toed lark i. bozkır toygarı
short-eared owl i. ishakkuşu
short-eared owl i. bataklıkbaykuşu
short-term debt i. kısa vadeli borç
short comment i. kısa yorum
short list i. son elemeye kalanların listesi
short hand i. stenografi
short word i. kısa kelime
short sentence i. kısa cümle
short pants i. erkek mayosu
short pants i. diz altı şort
short hair i. kısa saç
name is too short i. isim çok kısa
short list i. kısa liste
short term i. kısa vade
a short delay i. kısa süreli bir gecikme
a short delay i. kısa bir gecikme
short sea i. çalkantılı veya dalgalı deniz
short message service i. kısa mesaj hizmeti
short message service i. kısa mesaj servisi
short-term gain i. kısa vadeli kazanç/kazanım
short sleeve t-shirt i. kısa kollu tişört
short straight black hair i. kısa düz siyah saç
a short announcement i. kısa bir duyuru
short attention span i. kısa dikkat süresi
short of a natural disaster i. doğal bir afet olmadıkça
short bush i. kısa çalı
short bus ride i. kısa otobüs yolculuğu
short for something i. (bir şeyin) kısaltılmışı
a short break i. kısa bir ara
short letter i. kısa yazı
short letter i. kısa mektup
short novel i. kısa roman
short socks i. kısa çorap
short man syndrome i. boy kompleksi
short documentary i. kısa belgesel
short short story i. küçürek öykü
short-term fasting i. kısa süreli açlık
falling short of words i. kelimelerin kifayetsiz kalışı
short vacation i. kısa süreli tatil
short vacation i. kısa tatil
short break i. kısa süreli tatil
short holiday i. kısa süreli tatil
short holiday i. kısa tatil
short story writer i. öykücü
short answers i. kısa cevaplar
short answer i. kısa cevap
short film festival i. kısa film festivali
short life i. kısa yaşam
short flight i. kısa uçuş
short bus i. küçük okul otobüsü
short adjectives i. kısa sıfatlar
short note i. kısa not
short-season i. kısa sezon
short-season i. ikinci ürün sezonu
certificate of competence for short range radio operators i. kısa mesafe telsiz operatörü yeterlik belgesi
short script i. kısa seneryo
short-short i. çok kısa öykü
short splice i. kısa iplerin birbirine dolanması ile elde edilen bir ip örgüsü
short shrift i. göz ardı etme
short shrift i. görmezden gelme
short hundredweight i. yaklaşık 45 kilograma denk bir ağırlık birimi
short arm i. askeri üroloji muayenesi
short shrift i. kısa iş
short shrift i. savsaklama
short sleeve i. (kıyafette) yarım kol
short shrift i. burnunun ucu ile bakma
short shrift i. çarçabuk yapılan iş
short shrift i. önemsememe
short haul i. kısa zaman dilimi
short splice i. kısa kasa dikişi
short shrift i. ölümden kıl payı kaçış
short meter i. kısa süre