az - Türkçe İngilizce Sözlük

az

"az" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 68 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
az slight s.
The fact that the resolution was adopted by so slight a margin makes it politically weak.
Kararın bu kadar az bir farkla kabul edilmiş olması onu siyasi açıdan zayıf kılmaktadır.

More Sentences
az small s.
Secondly, the difference between unemployment benefits and wages is too small.
İkinci olarak, işsizlik yardımları ile ücretler arasındaki fark çok azdır.

More Sentences
az short s.
The runner's time was ten short of the winner's.
Koşucunun zamanı kazananınkinden on puan azdı.

More Sentences
az little s.
So far so good, with little inflationary rounding-up.
Buraya kadar her şey yolunda, enflasyonist yuvarlanma da çok az.

More Sentences
az few s.
Because the inhabitants of the mountain regions are few.
Çünkü dağlık bölgelerin sakinleri azdır.

More Sentences
az low s.
My phone's battery is low, so can I call you back?
Telefonumun şarjı az, sizi sonra arasam olur mu?

More Sentences
Genel
az under s.
This means we might only have just under a year.
Bu da sadece bir yıldan biraz daha az zamanımız olabileceği anlamına geliyor.

More Sentences
az scant s.
In the new directive set out by the Commission, concern for creation still receives scant attention.
Komisyon tarafından ortaya konan yeni direktifte yaratılış kaygısı hala çok az ilgi görmektedir.

More Sentences
az stingy s.
They serve hamburgers with a stingy portion of potatoes.
Hamburgerleri az miktarda patatesle servis ediyorlar.

More Sentences
az meagre s.
Most of the workers are paid meagre wages.
İşçilerin çoğuna az maaş ödeniyor.

More Sentences
az meager s.
Patsy can't still adjust herself to her new meager income.
Patsy yeni gelirinin az oluşuna hâlâ alışamadı.

More Sentences
az slim s.
The entity's new government was elected on Tuesday (28 February) by a slim margin.
Tarafın yeni hükümeti 28 Şubat Salı günü az bir farkla seçildi.

More Sentences
az light s.
Tom is a light eater.
Tom az yer.

More Sentences
az fewer s.
If we carry on like this, even fewer people will vote in the next round of elections.
Bu şekilde devam edersek, bir sonraki seçimlerde daha da az insan oy kullanacaktır.

More Sentences
az narrow s.
I personally abstained, and the draft was rejected by a narrow majority.
Ben şahsen çekimser kaldım ve taslak az bir çoğunlukla reddedildi.

More Sentences
az slender s.
We only have a slender amount of budget for the project.
Proje için az miktarda bütçemiz var.

More Sentences
az scarce s.
Truly chronic studies with CBD are still scarce.
CBD ile gerçekten kronik çalışmalar hala azdır.

More Sentences
az less s.
It transpired that in the year 2001, a cross-border payment of EUR 100 costs no less than EUR 24 on average.
2001 yılında, 100 Euro'luk bir sınır ötesi ödemenin ortalama 24 Euro'dan az olmadığı ortaya çıkmıştır.

More Sentences
az mere s.
He works for a mere pittance.
Çok az bir ücretle çalışıyor.

More Sentences
az dim s.
That project has a dim chance of success.
Bu projenin başarı şansı çok az.

More Sentences
az a little zf.
Eating a little and often is good.
Az ve sık yemek iyidir.

More Sentences
az a bit zf.
Tom is probably a bit older than Mary.
Tom muhtemelen Mary'den az daha yaşlıdır.

More Sentences
az seldom zf.
We talk too much, love too seldom, hate too often.
Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz, çok sık nefret ediyoruz.

More Sentences
az less zm.
She prefers to speak less and listen more.
Daha az konuşmayı ve daha çok dinlemeyi tercih ediyor.

More Sentences
az under ök.
Everyday life in underdeveloped countries can be harsh.
Az gelişmiş ülkelerde günlük yaşam zor olabilir.

More Sentences
Teknik
az minor s.
They contain only minor amounts of fat (0.3%) and protein (0.7%).
Sadece az miktarda yağ (%0,3) ve protein (%0,7) içerirler.

More Sentences
az slightly zf.
Bananas are slightly radioactive due to their potassium content.
Muzlar potasyum içeriğinden dolayı az miktarda radyoaktiftirler.

More Sentences
Genel
az poor s.
az contracted s.
az skimp s.
az inconsiderable s.
az scrimp s.
az poco s.
az marginal s.
az scrimpy s.
az insufficient s.
az thin s.
az spare s.
az trifling s.
az penurious s.
az limited s.
az skimpy s.
az shoestring s.
az exiguous s.
az scanty s.
az underproportioned s.
az bare s.
az jimp s.
az chota [indian] s.
az only s.
az inquorate [uk] s.
az silly [obsolete] s.
az skinny s.
az skrimp [scotland] s.
az sma [scotland] s.
az rarely zf.
az insufficiently zf.
az thought zf.
az short of something ed.
Öbek Fiiller
az touch of expr.
Konuşma Dili
az short of something expr.
az little bit expr.
Deyim
az few and far between expr.
az some measure expr.
Kimya
az symbol of nitrogen i.
Eski Kullanım
az vile s.
az sober s.
İngiliz Argosu
az farty s.

"az" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
çok az iş/çalışma/emek lack of work i.
daha az less s.
en az least s.
az incelenmiş underinvestigated s.
az daha almost zf.
az çok more or less zf.
en az at least zf.
çok az too little zf.
Genel
az bir derece/miktar touch i.
değerinden az fiyat undercharge i.
oksijenin az olduğu şartlar anoxic conditions i.
en az eylem least action i.
az miktar drop i.
genellikle 12 kişi veya daha az yolcu alan küçük otobüsler minibus i.
az gösterme understatement i.
az etli domuz pirzolası sparerib i.
az zamana çok iş sığdırma zorunluluğu time pressure i.
kazanma şansı az olan kimse/takım underdog i.
az miktar modicum i.
az miktar tinge i.
çok az ücret pittance i.
beklenilenden daha az başarı gösterme underachieving i.
başarı ihtimali az bir işe girişme wildcatting i.
saman gibi gıdası az yiyecek roughage i.
az miktar trifle i.
az konuşma reticence i.
az miktar little i.
en az erişim süreli programlama minimum access programming i.
az sayıda çalışma limited number of studies i.
az zaman kaldı little time left i.
beklentilerden daha az oranda başarılı olan underachiever i.
az miktar driblet i.
çok az miktar atom i.
az miktar shade i.
besin değeri az olan yiyecek junk food i.
az bulunma rarity i.
en az erişim süreli yordam minimum access routine i.
az miktar dribblet i.
pek az isteği olan bir adam a man of few wants i.
az ücretli iş sweated labor i.
az yoran ve çok kazandıran iş rocking chair job i.
az konuşan adam a man of a few words i.
en az erişim süreli kodlama minimum access coding i.
büyük çaba gerektiren ama sonuçta az kar getiren iş hardscrabble i.
az miktar twopence i.
az ışıklama underexposure i.
başarı ihtimali az olup gerçekleşince kazancı çok olan bir iş a long shot i.
az yağlı süt skimmed milk i.
az miktar suspicion i.
az miktar inch i.
çok az miktar driblet i.
az gösterme meiosis i.
yüksekliği az olan, büyük çağlayan cataract i.
gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke developing country i.
az kireçli su soft water i.
beyazla az miktarda karışmasından oluşan renk moor i.
alçalma ile yükselmenin en az olduğu gelgit neap tide i.
az rastlanırlık exceptionality i.
en az üç direkli yelkenli gemi barque i.
çok az para chickenfeed i.
az buçuk bilgi smattering i.
az miktar suggestion i.
az bulunurluk scarcity i.
az bir miktar spot i.
az gelişmiş ülke the third world i.
az bir miktar cast i.
az yağlı süt skim milk i.
az işlemden geçmiş yiyecek wholefood i.
en az geciktirme kodlaması minimum delay coding i.
az bulunma rareness i.
az kilometreli low mileage i.
az konuşan adam a man of few words i.
az miktar handful i.
sık aralıklarla az miktarda gıda alma nibbling i.
borsada fiatların az miktarda düşmüş olması eased off a fraction i.
içinde az miktarda sağlık verici mineraller bulunduran içme suyu çeşidi mineral water i.
az miktar fewness i.
çok az miktar pittance i.
az tanınmışlık obscurity i.
pek az miktar drop i.
dünyanın az gelişmiş kesimleri third world i.
az bir miktar dash i.
daha az şey less i.
beklenenden daha az başarı gösteren underachieving i.
az çok sınırları belli olan toprak parçası region i.
az miktar smallness i.
hayatı hakkında az şey bilinen kimse shadowy figure i.
az bulunma seldomness i.
az verme scrimping i.
para üstünü az vererek birini kandıran shortchanger i.
az bir miktar smidgeon i.
az buçuk bilen kimse smatterer i.
az değer biçme underestimation i.
az miktar bit i.
az kullanılmış underuse i.
az bulunur bitkiler rare plants i.
çok az fark a slight difference i.
çok az fark a minor difference i.
getirisi az iş thankless job i.
az şans a slim chance i.
yok denecek kadar az minute amount i.
türüne az rastlanan/rastlanır kimse rara avis i.
türüne az rastlanır rara avis i.
az bakım (gerektiren) low maintenance i.
az bakım low maintenance i.
az önem little importance i.
az miktar dash i.
az yağlı süt low-fat milk i.
işi az parası çok görev sinecure i.
ölçülemeyecek kadar az bir miktar olan skerrick i.
az tüketim low consumption i.
kazanma olasılığı az olan yarışmacı outsider i.
hakkında az bilinen fakat beklenmedik bir şekilde başarılı olan ya da olma ihtimali bulunan siyasi lider dark horse i.
az miktar touch i.
az sayıda katılım limited participation i.
az para small amount of money i.
az miktarda para small amount of money i.
çok az azalma slight reduction i.
çok az düşüş slight reduction i.
az kullanılmış araba slightly used car i.
daha az gelişmiş alanlar less developed areas i.
çok az yağlı diet very low-fat diet i.
yok denecek kadar az şans a slight chance i.
az şans a slight chance i.
sık aralarla ancak az miktarda besin alma nibbling i.
az çıkmış sakal stubbly beard i.
en az bir yıllık garanti minimum warranty of one year i.
az ün demicelebrity i.
çok az beans i.
pek az beans i.
az bulunur şey beaut i.
(7-10 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış) resimlerin az olduğu çocuk kitabı chapter book i.
az stresli iş low-stress job i.
az bakım isteyen peyzaj low-maintenance landscape i.
çok az insan very few people i.
haftanın en az 3 günü et yemeyen yarı vejetaryen flexitarian i.
haftanın en az 3 günü et yemeyen yarı vejetaryen semi-vegetarian i.
az ve sık yiyen kimse grazer i.
az artış slight increase i.
az bilinen bir resim a rare photo i.
az bilinen bir resim a rare picture i.
antik şehir surlarında en az iki kontrollü giriş bölümü zwinger i.
az pişmiş biftek rare steak i.
az parçalı alet gadget i.
az şişirilmiş lastikler underinflated tyres i.
az şişirilmiş lastikler underinflated tires i.
az miktarda para pocket change i.
az bilinen kamarupan dilleri abor i.
demlemelik az miktarda çay a drawing of tea i.
az tolerans a grain of allowance i.