karadan - Türkçe İngilizce Sözlük

karadan

"karadan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
karadan by land zf.
This is none other than the construction of an "Iron Silk Road", directly linking Korea with Europe by land.
Bu, Kore ile Avrupa'yı karadan doğrudan birbirine bağlayacak bir "Demir İpek Yolu" inşasından başka bir şey değildir.

More Sentences
karadan overland zf.
Ticaret/Ekonomi
karadan overland s.
Askeri
karadan over-land s.

"karadan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 73 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
karadan yansıma coastal reflection i.
karadan denize doğru esen rüzgar land breeze i.
karadan giden overlander i.
karadan istila land invasion i.
sürüyü karadan güden kimse overlander [australia] i.
karadan çok uzakta bulunmak give the land a wide berth f.
sürüyü güderek karadan seyahat etmek overland [australia] f.
sudan ve karadan oluşan yer terraqueous s.
karadan gelen offshore s.
karadan esen (rüzgar) offshore s.
hem denizden hem karadan by sea and land zf.
karadan uzak halde out zf.
karadan uzaklaşarak out zf.
Öbek Fiiller
karadan biraz açıp demirlemek stand off f.
Teknik
karadan yansıma coastal reflection i.
Radyo
denizden karaya veya karadan denize geçerken radyo yer dalgasının yönünün değişmesi land effect i.
denizden karaya veya karadan denize geçerken radyo yer dalgasının yönünün değişmesi shoreline effect i.
Ulaştırma
bir su taşıtının karadan taşınırken izlediği yol carry i.
bir su taşıtının karadan taşınması carry i.
karadan birinci sınıf taşıma fiyatlarına göre ödenmiş olup hava yoluyla taşınan all up s.
Havacılık
karadan kalkan cayroplan land gyroplane i.
Denizcilik
zaman zaman karadan-denizde esen meltem land-sea breeze i.
karadan dağıtım sistemi land distribution system i.
volta ederek karadan kurtulmak claw away f.
volta yaparak karadan kurtulmak claw away f.
volta ederek karadan kurtulmak claw off f.
volta yaparak karadan kurtulmak claw off f.
pusula ile geminin karadan ne kadar uzakta olduğuna bakmak set the land f.
(karadan uzaklaşarak) kara çizgisinin daha alçakta görünmesini sağlamak settle the land f.
karadan uzaklaşmak bear off f.
bir karaya doğru bir karadan uzağa giderek off and on zf.
karadan uzağa doğru off zf.
bir karaya doğru bir karadan uzağa giderek off-and-on zf.
Petrol
karadan uzak uygulamalar offshore applications i.
Çevre
karadan esen rüzgar land breeze i.
Coğrafya
gelgitin buzulun karadan kopmasına neden olduğu çatlak tide crack i.
denizin karadan görülebilen en uzak yeri offing i.
Meteoroloji
küba'nın güney sahilinde karadan esen güçlü bir rüzgar bayamo i.
Jeoloji
karadan sürüklenip denizde çökelen toprakla ilgili terrigenous s.
Askeri
karadan havaya füze surface to air missile i.
karadan fırlatılan güdüm füzesi ground launched cruise missile i.
karadan karaya füze ground-to-ground missile i.
karadan karaya füze sistemi scud i.
karadan havaya füze ground-to-air missile i.
karadan karaya füze surface to surface missile i.
karadan havaya füze surface-to-air missile i.
karadan havaya almaç-göndermeç ground-to-air receiver/transmitter i.
karadan havaya füze ground to air missile i.
karadan harekat yapan kısım over-land element i.
karadan karaya füze surface-to-surface missile i.
karadan atılan güdüm füzesi ground launched cruise missile i.
karadan belirli bir iniş bölgesine inecek uçak ve helikopterlerin trafik kontrolünü sağlayan özel yetişmiş personel landing zone control party i.
abd ordusunun kullandığı jet tahrikiyle hareket eden karadan karaya füze matador i.
sovyet yapımı karadan karaya füze türü scud i.
(abd ordusunda) karadan karaya atılan tek kademeli balistik füze sergeant i.
(abd donanmasına ait) radarlı karadan havaya füze standard i.
karadan havaya füze surface-to-air weapon i.
karadan havaya füze surface-to-air guided missile i.
karadan havaya füze üssü surface-to-air missile installation i.
karadan havaya güdümlü silah surface-to-air weapon i.
karadan havaya füze sistemi surface-to-air missile system i.
(abd'de) karadan havaya füze fırlatmaya yönelik bir sistem patriot i.
karadan karaya ground-to-ground s.
karadan havaya ground-air s.
karadan karaya ground to ground s.
karadan havaya ground-to air s.
karadan karaya (füze) surface-to-surface s.
karadan havaya (füze) surface-to-air s.
karadan havaya doğru surface-to-air zf.
karadan karaya doğru surface-to-surface zf.
karadan havaya füze sam (surface-to-air missile) kısalt.
karadan karaya füze ssm (surface to surface missile) kısalt.
Sürüngenler
doğu asya ve pasifik adalarındaki nehir ağızlarında bulunmakla beraber karadan çok uzakta da karşılaşılabilen büyük bir timsah estuarine crocodile (crocodylus porosus) i.