out - Türkçe İngilizce Sözlük

out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

out — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dışarıda
Okunuş (IPA):
(AmE /aʊt/ – BrE /aʊt/)
Terim Türü:
Zarf/Sıfat
İçeride olmama veya etkinliğin sona ermesini anlatan çok işlevli sözcüktür. Eski İngilizce ūt kökünden günümüze ulaşmıştır. Günlük dilde mekânsal ve mecazi anlamlar taşır

"out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
out i. çıkış
You'll now be logged out of Facebook as a security precaution.
Artık bir güvenlik önlemi olarak Facebook'tan çıkış yapacaksınız.

More Sentences
out zf. dışarıda
The people were out in all the streets protesting the government.
İnsanlar dışarıda tüm sokaklarda hükümeti protesto ediyordu.

More Sentences
out zf. dışarı
The IMA was thrown out of the OECD window only to return through the WTO door.
IMA, OECD penceresinden dışarı atılmıştı ancak DTÖ kapısından geri döndü.

More Sentences
Genel
out i. bahane
I feel sick, so it gives me an out.
Kendimi hasta hissediyorum, bu da bana bahane oluyor.

More Sentences
out i. dış
The house was cleaned inside and out.
Evin içi ve dışı temizlendi.

More Sentences
out i. (beyzbolda) vurucuyu oyun dışı bırakma
All the team got was outs in its turn.
Takımın sırası geldiğinde eline geçen tek şey vurucularının oyun dışı bırakılması oldu.

More Sentences
out f. ortaya çıkmak
The woman was outed as the leader of the secret cult.
Kadının gizli tarikatın lideri olduğu ortaya çıktı.

More Sentences
out f. eşcinsel olduğunu ifşa etmek
Some people from the governing body were outed by their enemies.
Yönetim organından bazı kişilerin eşcinsel oldukları düşmanları tarafından ifşa edilmiştir.

More Sentences
out s. bitmiş
We're out of milk.
Sütümüz bitti.

More Sentences
out s. sönmüş
Why are all the lights out?
Neden bütün ışıklar sönük?

More Sentences
out s. daha çok
The puppy outgrew its collar.
Yavru köpek kendi tasmasından daha çok büyüdü.

More Sentences
out s. kalmamış
We're out of candy.
Şekerimiz kalmadı.

More Sentences
out s. bozulmuş
My engine is out.
Motorum bozuldu.

More Sentences
out s. kesik
Tom has been out of touch.
Tom'la irtibat kesildi.

More Sentences
out s. çıkmış
I'm like a fish out of water without you.
Sensiz sudan çıkmış balık gibiyim.

More Sentences
out s. uzak
You kept me out of a sad place for a whole day.
Beni bir gün boyunca üzücü bir yerden uzak tuttun.

More Sentences
out zf. uzakta
The nearest hospital is 2 miles out of the city centre.
En yakın hastane şehir merkezine 2 mil uzakta.

More Sentences
out zf. grevde
All the workers in the country came out to protest the new regulations.
Ülkedeki tüm işçiler yeni düzenlemeleri protesto etmek için grevdeler.

More Sentences
out zf. dışarıda
The people were out in all the streets protesting the government.
İnsanlar dışarıda tüm sokaklarda hükümeti protesto ediyordu.

More Sentences
out zf. dışarı
The IMA was thrown out of the OECD window only to return through the WTO door.
IMA, OECD penceresinden dışarı atılmıştı ancak DTÖ kapısından geri döndü.

More Sentences
out zf. iptal
It will be raining all week, so our plan is out.
Bütün hafta yağacak, o yüzden bizim plan iptal.

More Sentences
out zf. -den
We watched the ship until it got out of sight.
Görüş alanından çıkıncaya kadar gemiyi izledik.

More Sentences
out zf. dışında
Emma will be out of the tennis cup this season because of private issues.
Emma özel sorunları nedeniyle bu sezon tenis turnuvasının dışında kalacak.

More Sentences
out zf. insanlara (dağıtarak, vererek)
I used to hand out flyers when I was young to gain some money.
Gençken biraz para kazanmak için insanlara el ilanları dağıtırdım.

More Sentences
out zf. çıkararak
You can use vinegar in the glasses to get the stains out.
Lekeleri çıkarmak için bardaklarda sirke kullanabilirsiniz.

More Sentences
out zf. sönmüş
Be sure the fire is out before you leave the campsite.
Kamp alanından ayrılmadan önce ateşin sönmüş olduğundan emin olun.

More Sentences
out zf. çıkmış
The full moon will be out this night.
Dolunay bu gece çıkmış olur.

More Sentences
out zf. (çiçek) açarak
The roses will be out this month.
Güller bu ay açacak.

More Sentences
out zf. iyice
I love spending my Sunday mornings washing my car out.
Pazar sabahlarımı arabamı iyice yıkayarak geçirmeyi seviyorum.

More Sentences
out zf. dışına
Please don't put your hands out of the guarding fence.
Lütfen ellerinizi koruma tellerinin dışına çıkarmayın.

More Sentences
out zf. bozulmuş
We can't continue working as the engine is out again.
Motor yine bozulmuş olduğundan işimize devam edemiyoruz.

More Sentences
out zf. bitmiş
I will start a business once I am out of the university.
Üniversite biter bitmez iş kuracağım.

More Sentences
out zf. serbest
The man gave his life to charity after he got out.
Adam serbest kaldıktan sonra ömrünü hayır işlerine adadı.

More Sentences
out zf. demode
Long skirts are popular again after being out for years.
Uzun etekler yıllarca demode olduktan sonra yeniden popüler hale geldi.

More Sentences
out zf. gün yüzüne
The truth always comes out.
Gerçekler daima gün yüzüne çıkar.

More Sentences
out zf. baygın
The patient asked, 'How long have I been out?'
Hasta “Ben ne zamandır baygınım?” diye sordu.

More Sentences
out zf. kalmamış
Unfortunately, the steak is out, sir.
Ne yazık ki biftek kalmamış, efendim.

More Sentences
out zf. yanılmış
We were out in our profit expectations.
Kâr konusundaki beklentilerimizde yanılmıştık.

More Sentences
out zf. etkisini kaybederek
The right will be out after the elections according to expectations.
Beklentilere göre seçimlerden sonra sağ görüş etkisini kaybedecektir.

More Sentences
out zf. (su, gelgit) çekilmiş
We will wait until the tide is out to gather mussels.
Midye toplamak için gelgitin çekilmesini bekleyeceğiz.

More Sentences
out zf. (beyzbol) men cezası alarak
The team will be out for this season.
Takım bu sezon için men cezası alacak.

More Sentences
out ed. dışında
The singer’s hubris is out the door.
Şarkıcının kibri kapının dışında.

More Sentences
out ed. -den
Get out of the building and put your hands up!
Binadan çıkın ve ellerinizi kaldırın!

More Sentences
out ök. uzak
The factory will be established in outlying lands.
Fabrika uzak arazilerde kurulacaktır.

More Sentences
out ök. daha çok
The puppy outgrew its collar.
Yavru köpek kendi tasmasından daha çok büyüdü.

More Sentences
Konuşma Dili
out s. demode
Long skirts are popular again after being out for years.
Uzun etekler yıllarca demode olduktan sonra yeniden popüler hale geldi.

More Sentences
out zf. (eşcinsel) yönelimini saklamadan
Being out for homosexuals can be very hard due to social pressure.
Eşcinseller için yönelimini saklamadan yaşamak toplumsal baskı nedeniyle çok zor olabiliyor.

More Sentences
Biyokimya
out s. dış
The house was cleaned inside and out.
Evin içi ve dışı temizlendi.

More Sentences
Genel
out i. atlanmış sözcük
out i. çıkar yol
out i. mazeret
out i. aut
out i. çözüm
out i. kurtuluş
out i. çare
out i. tur
out i. kabartı
out i. ortamdan dışlanan kimse
out f. yanmak
out f. bayılmak
out f. çıkarmak
out f. kovmak
out f. meydana çıkmak
out f. kendini belli etmek
out f. ortadan kaldırmak
out f. dışarı çıkmak
out s. eskimiş
out s. uzaktaki
out s. açığa çıkmış
out s. anormal
out s. yorulmuş (belirli bir şey yapmaktan)
out s. keyifsiz
out s. modası geçmiş
out s. eksik
out s. yıpranmış
out s. olanaksız
out s. daha iyi
out s. yeni çıkmış
out s. dışarıdaki
out s. fazla
out s. işe yaramaz
out s. pratiğini yitirmiş
out s. çizgi dışı
out s. harici
out s. uzakta olan
out s. dışta yer alan
out s. yetkisi bulunmayan
out s. dışa dönük
out s. gezen
out s. göz ardı edilen
out s. içerde olmayan
out s. oyun dışı kalan
out s. çiçeklenmiş
out s. oyundan alınan
out s. maddi kayıp yaşayan
out s. (on sekiz delikli golf sahasında) ilk dokuz deliği gösteren
out s. (iş, okul) uzağında kalan
out s. deneyen
out s. zıt
out zf. sesli olarak
out zf. tamamen
out zf. açıkta
out zf. yüksek sesle
out zf. dışarıya
out zf. -dan
out zf. modası geçmiş
out zf. iptal olarak
out zf. dışarıya
out zf. -den başlayarak
out zf. anlaşmazlık halinde
out zf. aktif askerlik görevine başlayarak
out zf. grup içerisinden
out zf. basılı bir şekilde
out zf. kesinlik kazanarak
out zf. modası geçmiş bir durumda
out zf. peşi sıra
out zf. bozularak
out zf. (genç kadın) ortamda boy göstererek
out zf. (eylemi) başararak
out zf. (kaynak, malzeme) kullanarak
out zf. tamamen
out zf. (alev) sönmüş
out zf. (deniz suları) çekilmiş
out zf. memleketinden uzakta
out zf. kavgalı durumda
out zf. askeri eğitime girerek
out zf. bölümlere ayırarak
out ed. bazı fiilleri pekiştirmek için kullanılır
out ed. -den dışarıya
out ed. -den öteye
out ed. -dan
out ed. dışarı doğru anlamında kullanılan işlevsel bir sözcük
out ed. bölgesinde
out ünl. dışarı!
out ök. … dışı
out ök. daha iyi
Konuşma Dili
out f. eşcinsel olduğunu açıklamak
out s. sarhoş
out s. kafası iyi
out s. kafası güzel
out s. kafası yüksek
out s. kafası kıyak
Baskı Teknikleri
out i. (yazılı metinde) açıklık
Spor
out i. (saha oyununda) çizgi dışında kalan atış
out f. (krikette vurucuyu) oyun dışı bırakmak
Beysbol
out s. (topa vuran oyuncu) kaleyi isabet ettiremeyen
out zf. oyun dışı kalarak
İskambil
out i. (pokerde) eli kazandırabilen kart
Eski Kullanım
out f. topluma mal etmek
Argo
out f. vurarak yere sermek

"out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
way out i. çıkar yol
time-out i. zaman aşımı
get out f. çıkmak
weed out f. ayıklamak
work out f. işe yaramak
find out f. anlamak
stretch out f. uzatmak
cop out f. yan çizmek
go out f. çıkmak
find out f. bulmak
find out f. ortaya çıkarmak
go out for a walk f. yürüyüşe çıkmak
fade out f. karartmak
carry out f. yerine getirmek
shout out f. haykırmak
wear out f. eskitmek
stretch out f. uzanmak
find out f. keşfetmek
stick out f. çıkıntı yapmak
well out f. fışkırmak (sıvı bir yerden)
make out f. idare etmek
reach out f. uzanmak
smooth out f. düzlemek
put out f. söndürmek
wear out f. yıpratmak
branch out f. dallanmak
comb out f. ayıklamak
hand out f. dağıtmak
find out f. öğrenmek
watch out f. dikkat etmek
take out f. çıkarmak
carry out f. uygulamak
carry out f. yürütmek
call out to f. seslenmek
thin out f. inceltmek
find out f. bulgulamak
worn out s. bitap
down and out s. bezgin
worn out s. bitkin
out of balance s. dengesiz
out of order s. bozuk
out of order s. arızalı
out of trouble s. belasız
out of ed. dışında
Genel
lead out groove i. çıkış yivi
lock out i. dışarda bırak
carrying out i. infaz
carrying out i. kılgı
being sorted out i. ayıklanma
property rented out i. akaret
putting out i. itfa
out of wedlock i. evlilik dışı
being out of sorts i. keyifsizlik
time out of mind i. öteden beri
setting out i. yola çıkma
sharing out i. paylaştırma
carrying out i. ifa
wipe out i. kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma
wipe out i. sörf yapanların karşılaştıkları kaza
giving out smoke i. tütme
spouting (out) i. fışkırtma
parcelling out i. ifraz
a way out i. çözüm yolu
way out i. çözüm
finding out i. öğrenim
peter out i. arabanın benzinsizlikten dolayı durması
finding out i. öğrenme
carrying out i. icra
time out of mind i. eskiden beri
setting out i. yolculuğa çıkma
out on a limb i. zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma
pulling out i. sökme
finding out i. tahsil
cutting out i. biçki
out of order i. düzeni bozuk
taking out i. çıkarma
bawling out i. azarlama
opening out i. açılım
hollowed out i. oyuk
wearing out i. yıpranma
acting out i. rol yapma
carrying out i. yürütme
count out i. sayma
going out i. çıkma
out tray i. giden evrak tepsisi
white out i. özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali
leaking out i. sızdırma
spouting out i. fışkırtma
out of kindness i. nezaketten
person out of work i. işsiz
rising out i. yükselme
hollowed out i. oylum
time out i. zaman dışı
contracting out i. sözleşme akteden
print out i. bilgisayar çıktısı
calling out i. sesleniş
coming out i. toplum önüne çıkma
page out i. sayfa dışı
cop out i. bahane
sorting something out i. ayıklama
putting out i. söndürme
finding out i. anlama
ten out of ten i. on üzerinden on
contracting out i. sözleşme dışı
digging out i. oyum
in and out i. giriş çıkış
crossing out i. karalama
way out i. çıkış yolu
roll out i. bir uçağın halka ilk tanıtımı
way out i. çıkış
time out i. zaman aşımı
out of the contract i. anlaşma dışı
step out i. dışarı adım
wash out i. boyanın çıkması
(battery) giving out i. pil bitmesi
(battery) running out i. pil bitmesi
a bolt out of the blue i. hiç beklenmedik bir haber
a bolt out of the blue i. hiç umulmayan bir olay
a bolt out of the blue i. hiç umulmayan bir iş
a bolt out of the blue i. hiç umulmayan bir haber
a bolt out of the blue i. hiç beklenmedik bir olay
a bolt out of the blue i. hiç beklenmedik bir iş
black out i. hafıza kaybı
pointing out i. belirtme
pointing out i. gösterme
high school drop out i. lise terk
college drop out i. üniversite terk
university drop out i. üniversite terk
chewing out i. azarlama
bawling out i. paylama
chewing out i. paylama
a knock-down drag-out fight i. meydan kavgası
blow-out i. patlama
blow-out i. cümbüş
black-out i. bilinç kaybı
a knock-down drag-out fight i. şiddetli ağız kavgası
blow-out i. alem
all-out effort i. üstün gayret
black-out i. geçici hafıza kaybı
blow-out i. eğlence
fall-out i. nükleer atık
cut-out i. devreden çıkma
look-out i. beklenti
close-out inspection i. en sonda yapılan denetim
hide-out i. barınak
fall-out i. döküntü
check-out counter i. süpermarketteki gibi alınan malların hesabının yapılıp ödendiği tezgah
hand-out i. dağıtım
drop-out i. yitim
check-out i. ayrılma