out - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 62 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
out i. çıkış
out zf. dışarıda
out zf. dışarı
General
out f. meydana çıkmak
out f. bayılmak
out f. çıkarmak
out f. yanmak
out f. ortaya çıkmak
out f. kovmak
out f. kendini belli etmek
out i. çıkar yol
out i. çözüm
out i. atlanmış sözcük
out i. kurtuluş
out i. bahane
out i. aut
out i. mazeret
out i. çare
out i. dış
out s. bitmiş
out s. fazla
out s. daha çok
out s. modası geçmiş
out s. kalmamış
out s. yorulmuş (belirli bir şey yapmaktan)
out s. eskimiş
out s. çizgi dışı
out s. keyifsiz
out s. işe yaramaz
out s. olanaksız
out s. yıpranmış
out s. pratiğini yitirmiş
out s. uzaktaki
out s. daha iyi
out s. eksik
out s. açığa çıkmış
out s. kesik
out s. yeni çıkmış
out s. dışarıdaki
out s. çıkmış
out s. anormal
out s. sönmüş
out s. bozulmuş
out s. harici
out s. uzak
out s. dışta yer alan
out s. uzakta olan
out zf. tamamen
out zf. yüksek sesle
out zf. açıkta
out zf. sesli olarak
out zf. grevde
out zf. uzakta
out zf. dışarıya
out zf. dışarıda
out zf. dışarı
out ed. bazı fiilleri pekiştirmek için kullanılır
out ed. dışında
out ed. -den dışarıya
out ed. -den öteye
Computer
out giden
Biochemistry
out dış

"out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
find out f. anlamak
stick out f. çıkıntı yapmak
branch out f. dallanmak
wear out f. eskitmek
stretch out f. uzanmak
put out f. söndürmek
weed out f. ayıklamak
make out f. idare etmek
wear out f. yıpratmak
get out f. çıkmak
smooth out f. düzlemek
go out for a walk f. yürüyüşe çıkmak
find out f. ortaya çıkarmak
go out f. çıkmak
fade out f. karartmak
find out f. bulmak
reach out f. uzanmak
find out f. keşfetmek
stretch out f. uzatmak
shout out f. haykırmak
comb out f. ayıklamak
well out f. fışkırmak (sıvı bir yerden)
carry out f. yerine getirmek
cop out f. yan çizmek
hand out f. dağıtmak
find out f. öğrenmek
watch out f. dikkat etmek
take out f. çıkarmak
carry out f. uygulamak
carry out f. yürütmek
call out to f. seslenmek
thin out f. inceltmek
work out f. işe yaramak
way out i. çıkar yol
time-out i. zaman aşımı
worn out s. bitap
worn out s. bitkin
out of order s. arızalı
out of balance s. dengesiz
out of order s. bozuk
out of ed. dışında
General
take out f. çıkmak
hew out f. yontarak şekil vermek
single out f. seçmek (diğerlerinden birini)
speak out of turn f. yersiz konuşmak
put one's nose out of joint f. kıskandırmak
skip out f. tüymek
whip out f. birden çekmek
get out of hand f. kontrolden çıkmak
come out f. ayyuka çıkmak
opt out f. cemiyetten çekilmek
blot out f. yok etmek
figure out f. hesaplamak
close out f. elden çıkarmak
figure out f. çözmek
weigh out f. tartmak (paketlemek/satmak üzere)
break out f. kaçmak
wheedle something out of someone f. dil dökerek birinden bir şey koparmak
blot out f. gizlemek
lease out f. kiraya vermek
check out of f. çıkış kaydını yaptırmak
start out f. yola koyulmak
carry out a search f. arama yapmak
lay out f. harcamak
rout out f. yatağından çıkarmak
branch out into f. asıl faaliyetine devam ederken yeni bir faaliyete girmek
fill out f. doldurmak (form vb)
take the bread out of somebody's mouth f. ekmeğine mani olmak
take out walking f. gezdirmek
check out f. ayrılmak
draw somebody out f. (kibarca) söyletmek
give out f. yaymak
check out from f. çıkış kaydını yaptırmak
walk out of f. ayrılmak
smoke out f. ortaya çıkarmak
zonk out f. bitkin düşmek
make out f. geçinmek
sputter out f. (alev) titreyip sönmek
turn inside out f. ters çevirmek
stay out f. dışarıda kalmak
cry out f. bağırmak
throw out f. çöp atmak
leave someone out in the cold f. birine hiç haber vermemek
billow out f. rüzgarla şişmek
knock out f. yormak
let somebody out f. koyuvermek
cancel out f. iptal etmek
chisel somebody out of something f. zokayı yutturmak
run out of time f. birinin vakti kalmamak
rule out f. bertaraf etmek
chicken out f. cesaretini yitirmek
knock out f. nakavt etmek
be out to f. bir amaç peşinde olmak
winnow out f. ayıklamak (istenmeyeni)
ooze out f. kaçak yapmak
be talked out f. söyleyecek sözü kalmamak
throw out f. yaymak
dig out f. keşfetmek
blow out f. püflemek
hold out f. önermek
suck advantage out of f. çıkar sağlamak
puff somebody out f. soluk soluğa bırakmak
wear out one's welcome f. ziyareti uzatıp bıktırmak
hand out f. yazılı kağıdı dağıtmak
turn out to be tasteless f. kabak çıkmak
bring out f. ortaya çıkarmak
wash out f. yıkayarak çıkarmak
grow out of f. çok büyümek
thin out f. incelmek
call out f. bağırmak
be out of season f. mevsimi bitmiş olmak
nose out f. kokusunu almak
flatten out f. düzleşmek
print out f. yazıcıdan çıktı almak
sort something out f. bir şeye çözüm bulmak
live out of suitcases f. çantası sırtında gezmek
come out f. açığa çıkmak
stand out against f. karşı koymak
run out of something f. bitmek
chill out f. rahatlamak
buy out f. bütün hisseleri satın almak
throw something out f. reddetmek
put out of sight f. saklamak
ship out f. yola çıkmak
grow out of f. olgunlaşıp vazgeçmek (kötü bir şeyden)
branch out f. dallanıp budaklanmak
copy out f. kopyasını çıkarmak
tire out f. pestilini çıkarmak
roll out the welcome mat f. ağırlamak
put out a feeler f. ağız aramak
pour one's heart out f. deşarj olmak
pick out f. ağır nota çıkarmaya çalışmak
blot out f. ortadan kaldırmak
come out f. yayılmak (haber)
pull out all the stops f. var gücüyle çalışmak
keep out f. hariç tutmak
jaw out f. azarlamak
throw out f. ileri sürmek
work out f. hazırlamak (bir plan vb'ni)
feel like a fish out of water f. denizden çıkmış balığa dönmek
hang out f. asmak
open out f. açmak
crap out f. defetmek
put out of commission f. işlemez hale getirmek
flash out f. küplere binmek
launch out f. çıkmak
be kicked out f. kovulmak
fray out f. aşındırmak
parcel out f. eşit kısımlara ayırıp dağıtmak
put someone's nose out of joint f. birinin pabucunu dama atmak
turn out f. yapmak
take out after f. peşinden gitmek
draw out f. çıkarmak
sort out f. sınıflandırmak
pass out f. ölmek
be out of order f. çalışmamak
throw out of focus f. arka plana atmak
burst out f. birden başlamak
jump out of the frying pan into the fire f. yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
dry out f. kurumak
single out f. seçmek
pull out f. çıkmak (motorlu taşıt bir yere)
reach out f. elini uzatmak
spit out thick wads of phlegm f. balgam çıkarmak
iron out f. ütülemek
churn out f. seri üretim yapmak
call out f. söylemek
sell out f. bütün malını satmak
pig out f. domuz gibi yemek
feel out of sorts f. keyfi yerinde olmamak
set out f. ekmek
sort out f. ayıklamak
piece out f. parça ekleyerek tamamlamak
pick out f. ortaya çıkarmak
die out f. tükenmek
buy out f. bütün hisselerini almak
give out f. ilan etmek
turn something out f. boşaltmak
sputter out f. öksürüp stop etmek (motor)
rub out f. temizlemek
buy out f. bütün malını satın almak
shut out f. engellemek
pick out f. ayırt etmek
call out f. seslenmek
get out of control f. gemi azıya almak
fig out f. süslenmek
throw out a bill f. kanun tasarısını reddetmek
run out on f. birini terketmek
put out f. zahmet vermek
break out f. isyan çıkmak
serve somebody out f. öç almak
flow out f. dışarıya akmak
roll out the dough for baklava f. baklava açmak
cross out f. üstünü çizerek iptal etmek
start someone out as f. birini belirli bir işte çalışmaya başlatmak
grind out f. çektirmek
cross out f. silmek
shell out f. parayı bayılmak
bar out f. içeri almamak
wash out f. temizleyerek çıkarmak
well out f. kaynamak
even out f. eşit olarak bölüştürmek
deal out f. dağıtmak
stay out of f. dışında kalmak
mark out f. sınırlarını çizmek
flood out f. sel basmak
be fagged out f. çok yorgun olmak
sort out f. ayırmak
look out of the corner of one's eye f. göz ucuyla bakmak
jut out f. çıkık olmak
be out of plumb f. şakulünde olmamak
hold out on one f. birinden gizlemek
get out of difficulties f. düzlüğe çıkmak
start out f. yola çıkmak
get out of control f. azıtmak
move out f. evden taşınmak
get ten out of ten f. on üzerinden on almak
turn out f. boşaltmak
turn somebody out f. yol vermek
let out f. kaçmasına izin vermek
walk out f. çıkmak
be out f. sönmek
mark out f. seçip ayırmak
hang out f. çamaşır asmak
bear out f. yardım etmek
well out f. akmak
spread out f. genişlemek
gasp one's life out f. son nefesini vermek
let out on hire f. kiraya vermek
miss out f. gözden kaçırmak
try out f. düzeltmek
step out f. hızlı yürümek
eke out f. bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak
last out f. çekmek
start out f. yolculuğa çıkmak
give out f. sona ermek
be out of place f. yakışıksız olmak
break out in f. ile kaplanmak
rumble out f. haykırmak
get something out f. yayımlamak
ravel out f. çözülmek
knock someone out f. yere yıkmak (birini)
drag out f. sızdırmak
chew out f. azarlamak
come out of a coma f. komadan çıkmak
strain something out of f. bir sıvıyı süzgeçten geçirip ondan bir şey çıkarmak
die out f. nesli tükenmek
set out f. hareket etmek
fray out f. yıpratmak
nose out f. kıl payı farkla yenmek
shut out f. kesmek
kick the hell out of somebody f. öldüresiye dövmek
throw someone out of work f. birinin işsiz kalmasına sebep olmak
count out f. birer birer saymak
talk somebody out of f. vazgeçirmek
turn out f. üretmek
hide out f. polisten saklanmak
hold out f. uzatmak
walk out f. çekilmek
get out of hand f. azmak
get something out of one's system f. vücudu bir şeyi atmak
make out f. seçmek
be out of one's mind f. kafadan kontak olmak
stamp out f. ortadan kaldırmak
share out f. bölüştürmek
give somebody a bawling out f. alabandayı çekmek
put out to nurse f. emzirmek
be out of breath f. nefesi kesilmek
walk out f. grev yapmak
be out f. açmak (çiçek/yaprak)
boot somebody out of something f. pasaportunu eline vermek
draw out f. konuşturmak
shoot out f. fırlamak
leave someone out in the cold f. birine hiçbir şey vermemek
hit out f. yumruklamak
vote out f. karşı oy kullanmak
dine out f. dışarda yemek yemek
be tired out f. bitap düşmek
pull out f. kaçmak
pour out of f. dökmek
dish out f. dağıtmak
go out of one's mind f. aklını oynatmak
come out f. gözükmek
score out f. üzerine çizgi çizmek
pad out f. uzatmak
carry out f. tatbik etmek
carry out f. infaz etmek
live out of suitcases f. göçebe hayatı yaşamak
be out f. alçalmış olmak (deniz)
fall out of favor f. ikbalden düşmek
fatten out f. şişmanlatmak
cry one's eyes out f. hüngür hüngür ağlamak
be completely shut out f. kaput olmak
string out a utility line f. kablo çekmek
be out f. yanmak (çocuk oyunlarında)
figure out f. anlamak
send out f. göndermek
draw out f. taslağını çizmek
write something out f. bir şeyi yazıya dökmek
bring out f. yapmak (yeni bir şeyi)
lash out f. saldırmak
pay out f. harcamak
bail out f. paraşütle atlamak
strike something out f. iptal etmek için bir şeyi çizmek
bow out f. çekilmek
hire oneself out f. ücretle çalışmak
prank out f. donatmak
close out f. tasfiye etmek
strain out f. süzerek ayırmak
check out from f. kitabın çıkış kaydını yapmak
roll out f. oklava ile açmak
drop out f. çıkmak
fig out f. giydirip kuşatmak
carry out f. misilleme yapmak
hang out f. sarkmak
let out a yell f. nara atmak
stake out f. belirlemek
seek out f. aramak
beat the tar out of somebody f. komalık etmek
dig out f. arayıp çıkarmak
cross something out f. karalamak
straighten out f. yoluna koymak
go out of order f. arıza meydana gelmek
bottom out f. azalmak
lose out f. kaybetmek
pull out f. uzamak
go out of order f. arıza vermek
blunder out f. ağzından kaçırmak
light out f. sıvışmak
chicken out f. kaçınmak
get something out of the way f. bir şeyi kenara çekmek
launch out into f. başlamak
walk out of f. terketmek
put someone out to pasture f. birini emekliye ayırmak
toss out f. başından atmak
buy out f. yasal hakları satın almak
place something out of someone 's reach f. bir şeyi biri için imkansız hale getirmek
wash out f. çalkalamak
be out of luck f. şansı olmamak
go out with f. ile çıkmak
eke out f. artırmak
round out f. yuvarlaklaştırmak
fizzle out f. suya düşmek
be out f. açığı olmak (para)
lash out on f. saçmak
bring out into the open f. açığa çıkarmak
peter out f. yavaşça yok olmak
blab out f. ağzından kaçırmak
put out of action f. bozmak
dish out f. servis yapmak
put out f. darıltmak
freak out f. çıldırmak
strike out f. bulmak
be out f. yanmak
be out f. dışarıda olmak
rub out f. silip çıkarmak
knock out f. yenmek
kit out f. temin etmek
leave out f. unutmak
turn out f. söndürmek
mete out f. paylaştırmak
be out of character f. (bir davranış için) birinin her zamanki davranışlarına uymamak
filter out f. sızmak
dope out f. tahmin etmek
give out f. çok yorulmak
black out f. karartma yapmak
ravel out f. açmak
put somebody out of work f. avare etmek
wear oneself out f. yırtınmak
deck oneself out f. süslenmek
give out smoke f. tütmek
chuck out f. kovmak
chuck out f. çöpe atmak
cut out f. ayırmak
be sold out f. kalmamak
talk out of f. yapmamaya ikna etmek
swell out f. şişirmek
put out to grass f. otlatmak
break out f. patırtı kopmak
take out f. yormak
bring out f. meydana çıkarmak
be out f. çıkmak (kitap/gazete/resmi ilan)
bow out of f. çekilmek
come out f. anlaşılmak
be out of luck f. şansı yaver gitmemek
shoot out f. fırlatmak
hunt out f. aramak
get out f. duyulmak
spell something out for f. birine bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak
peer out f. aralıktan dışarı bakmak
tear out f. yolmak
pan out f. başarıya ulaşmak
rush out of the room f. odadan fırlayıp çıkmak
puff out f. kabarmak
get out of a scrape f. beladan kurtulmak
slip out of f. sıvışmak
push someone out of f. birini iterek (bir yerden) çıkarmak
be out of control f. frenlenemez olmak
rub out f. öldürmek
spend the night out in the cold f. ayazlamak
grow out of f. büyüdüğü için giyememek (bir giysiyi)
sell out f. elden çıkarmak
whip out f. çıkarıvermek
carve out f. biçimlendirmek
hash out f. başkalarıyla bir konu üzerine konuşmak
open out f. açılmak
be out of favor with f. birinin gözünden düşmüş olmak
cajole out of f. kandırmak
walk out f. greve gitmek
let out f. ses çıkarmak
come out of one's shell f. açılmak
turn out f. çıkmak
wear somebody out f. birini yormak
wipe out f. çıkarmak
carry out f. başarmak
send out f. neşretmek
grind out f. eziyet etmek
put out to loan f. ödünç vermek
flush out f. saklandığı yerden çıkarmak
get out of f. arabadan inmek
ferret out f. ortaya çıkarmak
roll out f. açmak
hire out f. kiraya vermek
roll out dough f. hamur açmak
leak out f. ifşa olunmak
lay out f. sermek
leave out f. hariç tutmak
be out of line f. uygunsuz olmak
clean out f. ayıklamak
wipe something out f. ortadan kaldırmak
be out of one's mind f. aklını kaçırmış olmak
pace out f. adımla ölçmek
shriek out f. çığlık atmak
phase out f. safha safha bitirmek
go out f. sönmek
jump out of f. bir yerden dışarı atlamak
plug out f. fişten çıkarmak
skin out f. sıvışmak
chew out f. fırça atmak
move out f. çıkmak
be out of control f. kontrolden çıkmış olmak
cry one's heart out f. hüngür hüngür ağlamak
strike out f. sağa sola yumruk yağdırmak
hang out f. takılmak
puff out the cheeks f. avurt şişirmek
vote out f. seçim kazanmak
dope out f. üstesinden gelmek
be out of something f. yoksun olmak
bulge out f. pırtlamak
whip out f. çekivermek
flatten out f. yaprak haline getirmek
wipe out f. silmek
step out of line f. çizginin dışına çıkmak
work out the kinks f. bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek
clear out of f. toz olmak
spurt out f. fışkırmak
make out f. okumak
be out of luck f. şanssız olmak
wheedle out f. koparmak
clear out f. yıkılmak
keep out of mischief f. yaramazlıktan kaçınmak
rough out f. kabataslak yapmak
pass out f. dağıtmak
sort something out f. bir şeyi halletmek
be out f. gitmek (belirli bir miktar para)
crowd out f. yer bırakmamak
call out f. devreye sokmak
cut out f. biçmek (giysi)
put somebody out of temper f. sinirlendirmek
push out f. dışarı itmek
burgeon out f. tomurcuklanmak
let out f. salmak
swell out f. şişmek
be spread out f. serilmek
stick out f. katlanmak
start out f. koyulmak
pass out f. dışarı çıkmak
set out f. göstermek
tear one's heart out f. çok üzmek
get out of a scrape f. yakayı kurtarmak
let out f. kiraya vermek
stick out f. dayanmak
be out of the running f. yarışmadan elenmiş olmak
throw background out of focus f. arka plana atmak
peter out f. tükenmek
blunder out f. yumurtlamak
check out of f. kitabın çıkış kaydını yapmak
sneak out f. gizlice kaçmak
pay out f. ödemek
skin out f. kabuğunu soymak
see something out f. bir işin sonunu getirmek
sort out f. problemi çözmek
get out of breath from laughing f. gülmekten katılmak
strike out f. kulaç atmak
let out f. bollaştırmak
make sense out of f. anlam çıkarmak
send out f. yollamak
be tired out f. canı burnunda olmak
go out of order f. arızalanmak
wipe out f. silip yok etmek