uygulamak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

uygulamak



"uygulamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 46 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
uygulamak practice f.
uygulamak implement f.
uygulamak perform f.
uygulamak carry out f.
uygulamak apply f.
uygulamak practise f.
General
uygulamak put into practice f.
uygulamak introduce f.
uygulamak practise f.
uygulamak practice f.
uygulamak conform f.
uygulamak put to use f.
uygulamak enforce f.
uygulamak carry out f.
uygulamak designate f.
uygulamak impart f.
uygulamak exert f.
uygulamak exercise f.
uygulamak fulfil f.
uygulamak impose f.
uygulamak apply f.
uygulamak realise f.
uygulamak fulfill f.
uygulamak turn f.
uygulamak operate in practice f.
uygulamak complete f.
uygulamak put into effect f.
uygulamak execute f.
uygulamak realize f.
uygulamak deploy f.
uygulamak transfer into practice f.
Idioms
uygulamak take action
uygulamak carry into execution
uygulamak carry into practice
uygulamak bring to bear
uygulamak carry into action
Trade/Economic
uygulamak apply
uygulamak perform
uygulamak administer
Law
uygulamak implement
uygulamak carry into effect
Technical
uygulamak apply
uygulamak put on
uygulamak exercise
uygulamak execute
uygulamak exert

"uygulamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 176 sonuç

Türkçe İngilizce
General
ameliyat uygulamak carry out an operation f.
ameliyat uygulamak perform an operation f.
anket uygulamak conduct a questionnaire f.
anket uygulamak take a poll f.
anket uygulamak conduct a poll f.
anket uygulamak carry out a poll f.
aşırı vergi uygulamak overtax f.
basınç uygulamak pressure f.
basınç uygulamak pressurise f.
basınç uygulamak exert pressure f.
basınç uygulamak pressurize f.
baskı uygulamak oppress f.
baskı uygulamak apply pressure f.
buz uygulamak apply ice f.
ceza uygulamak impose punishment f.
ceza uygulamak inflict punishment f.
ceza uygulamak impose penalty f.
ceza uygulamak punish f.
ceza uygulamak carry out sentence f.
cezai işlem uygulamak take criminal action against f.
çifte standart uygulamak practice double standard f.
çifte standart uygulamak apply double standard f.
değişik fazlar uygulamak phase f.
denetim uygulamak conduct an inspection f.
denetim uygulamak make an inspection f.
denetim uygulamak carry out an inspection f.
deney uygulamak experiment f.
diplomasi uygulamak diplomatize f.
diplomasi uygulamak diplomatise f.
-e uygulamak superimpose on f.
-e uygulamak superimpose over f.
elektroliz uygulamak electrolyse f.
elektroliz uygulamak electrolyze f.
elektroşok uygulamak shock f.
emirleri uygulamak enforce the orders f.
emirleri uygulamak follow orders f.
faiz uygulamak cause somebody to repay with interest f.
farklı bir yöntem uygulamak apply a different method f.
güç uygulamak use force f.
gümrük tarifesi uygulamak slap a tariff on f.
hakimiyet uygulamak exercise sovereignty f.
hayat öpücüğü uygulamak give somebody the kiss of life f.
ısı uygulamak heat-treat f.
ilaç tedavisi uygulamak give medication f.
ilaç tedavisi uygulamak administer medication f.
ile uygulamak apply with f.
indirim uygulamak make a discount f.
iskonto uygulamak discount f.
iskonto uygulamak give discount f.
kanun uygulamak enforce law f.
kanun uygulamak uphold law f.
kanunu uygulamak uphold the law f.
kanunu uygulamak enforce the law f.
karar uygulamak implement the decision f.
karar uygulamak perform the decision f.
kararı uygulamak implement the decision f.
kararı uygulamak perform the decision f.
kuralı uygulamak apply the rule f.
kuralı uygulamak apply a rule f.
kuralı uygulamak enforce the rule f.
kuralı uygulamak enforce a rule f.
kuralları uygulamak apply the rules f.
kuralları uygulamak employ the rules f.
kuvvet uygulamak bear f.
kuvvet uygulamak use force f.
kuvvet uygulamak apply force f.
müeyyide uygulamak impose sanction f.
öngerilme uygulamak pretension f.
özel işlem uygulamak process f.
parafin uygulamak paraffin f.
planı uygulamak implement the plan f.
planı uygulamak execute the plan f.
politika uygulamak implement a policy f.
politika uygulamak carry out a policy f.
pratikte uygulamak apply in practice f.
proje uygulamak conduct a project f.
proje uygulamak apply a project f.
prosedür uygulamak adopt a procedure f.
prosedür uygulamak apply a procedure f.
prosedürü uygulamak implement the procedure f.
psikanaliz tedavisi uygulamak analyse f.
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyse f.
psikanaliz tedavisi uygulamak analyze f.
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyze f.
radyoterapi uygulamak radio f.
sansür uygulamak bowdlerize f.
sansür uygulamak precensor f.
sansür uygulamak censor f.
sansür uygulamak bowdlerise f.
soğuk kompres uygulamak apply a cool compress f.
soğuk kompres uygulamak apply a cold compress f.
şiddet uygulamak turn to violence f.
şiddet uygulamak commit violence f.
şiddet uygulamak engage in violence f.
şiddet uygulamak use violence f.
şiddet uygulamak perpetrate violence f.
şiddet uygulamak resort to violence f.
şiddet uygulamak inflict violence f.
tedavi uygulamak administer treatment f.
test uygulamak test f.
test uygulamak test out f.
uygulamak (kanun/anlaşma) police f.
ücret uygulamak charge a fee f.
vergi istisnası uygulamak apply on tax exemption f.
vergi istisnası uygulamak apply for tax exemption f.
yanlış uygulamak misapply f.
yaptırım uygulamak apply sanction f.
yaptırım uygulamak impose sanction f.
yasa uygulamak enforce a law f.
yöntem uygulamak adopt a method f.
yöntem uygulamak employ a method f.
yüksek proteinli bir diyet uygulamak follow a high-protein diet f.
Idioms
ambargo uygulamak lay an embargo on
ambargo uygulamak place an embargo on
aşama aşama uygulamak phase something in
aşama aşama uygulamak phase in something
ayakta tedavi etmek/uygulamak patch someone up
bekle gör politikası uygulamak play a wafting game
farklı bir yöntem uygulamak change tack
farklı bir yöntem uygulamak try a different tack
üzerine baskı uygulamak put strain on
yavaş yavaş uygulamak phase something in
yavaş yavaş uygulamak phase in something
Slang
yılın ilk haftalarında yeni yıl kararlarını uygulamak için spor salonlarına akın eden insanların yarattığı yoğunluk resolution rush
Trade/Economic
aşırı vergi uygulamak overtax
birkaç büyük firmanın rekabeti sınırlandırmak ve yüksek fiyat uygulamak üzere bir araya gelip oluşturdukları birlik business trust
faiz uygulamak charge interest
gecikme faizi uygulamak levy interest for delay
gecikme faizi uygulamak apply default interest
gecikme faizi uygulamak charge a late fee
gecikme faizi uygulamak apply a late fee charge
gecikme zammı uygulamak impose a late fee
üst yönetimin planlarını uygulamak üzere ayrıntılı plan ve süreçler geliştiren yöneticiler middle management
Law
(iskoçya) görevi mahkemece alınan kararları uygulamak olan mahkeme görevlisi macer
kural uygulamak apply a rule
kuralı uygulamak apply the rule
sokağa çıkma yasağı uygulamak impose a curfew
yargılama yetkisine sahip kimsenin uygulamak zorunda olduğu kural ve usuller natural justice
Politics
bütünü ile uygulamak apply in its entirety
indirim uygulamak make a reduction
indirim uygulamak apply a reduction
indirim uygulamak grant a remission
kıyas yolu ile uygulamak apply mutatis mutandis
vize uygulamak require a visa
yaptırım uygulamak impose sanctions
yaptırım uygulamak impose sanction
yaptırım uygulamak place sanctions on
yaptırım uygulamak place sanctions
Technical
(motorlu taşıtlarda) hızlanmak için son kuvvetle itmek veya hızlanmak için itme gücü uygulamak firewall
diyaliz uygulamak dialyze
diyaliz uygulamak dialyse
kireç uygulamak lime
sızdırmazlığın sağlanması amacı ile tapa gibi maddeler uygulamak blank off
uzun süre yüksek sıcaklığa maruz bırakarak ısıl yaşlandırma uygulamak suretiyle suni yaşlandırma ageing by the use of thermal ageing by long term exposure in a ventilated oven at elevated temperature
vakum uygulamak apply vacuum to
vücuda elektrik şok uygulamak shock
Computer
biçem uygulamak apply a style
biçim uygulamak apply format
Telecom
düzenlemeleri uygulamak implement regulations
Medical
füzyon uygulamak perform fussion
gonadektomi uygulamak gonadectomise
hipofizektomi uygulamak hypophysectomize
hipofizektomi uygulamak hypophysectomise
iridektomi uygulamak iridectomise
kan uygulamak apply blood
tiroidektomi uygulamak thyroidectomise
tiroidektomi uygulamak thyroidectomize
trakeatomi ameliyatı uygulamak tracheotomise
trakeatomi ameliyatı uygulamak tracheotomize
Psychology
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyze
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyse
Tobacco
yüksek voltaj uygulamak suretiyle sigara dumanında bulunan partiküllerin çöktürülmesi electrostatic precipitation
Education
katı disiplin uygulamak impose strict discipline
Military
vur-kaç taktiği uygulamak employ hit-and-run tactics
Hunting
tetiğe baskı uygulamak tense
Volleyball
strateji uygulamak practicing strategy