uygulamak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

uygulamak



"uygulamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
uygulamak implement f.
uygulamak apply f.
uygulamak perform f.
uygulamak carry out f.
uygulamak practice f.
uygulamak practise f.
uygulamak administer f.
General
uygulamak enforce f.
uygulamak turn f.
uygulamak operate in practice f.
uygulamak complete f.
uygulamak put into effect f.
uygulamak realize f.
uygulamak deploy f.
uygulamak fulfill f.
uygulamak fulfil f.
uygulamak put into practice f.
uygulamak carry out f.
uygulamak designate f.
uygulamak impart f.
uygulamak practise f.
uygulamak practice f.
uygulamak apply f.
uygulamak transfer into practice f.
uygulamak exert f.
uygulamak put to use f.
uygulamak introduce f.
uygulamak impose f.
uygulamak exercise f.
uygulamak execute f.
uygulamak conform f.
uygulamak realise f.
uygulamak adhibit f.
Phrasals
uygulamak deal in f.
uygulamak dish out f.
uygulamak cut up f.
Idioms
uygulamak carry into execution
uygulamak carry into practice
uygulamak bring to bear
uygulamak carry into action
uygulamak take action
Trade/Economic
uygulamak adhibit f.
uygulamak perform
uygulamak apply
Law
uygulamak implement
uygulamak carry into effect
Technical
uygulamak apply
uygulamak exercise
uygulamak execute
uygulamak exert
uygulamak put on

"uygulamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 205 sonuç

Türkçe İngilizce
General
aşırı vergi uygulamak overtax f.
radyoterapi uygulamak radio f.
basınç uygulamak pressure f.
sansür uygulamak precensor f.
sansür uygulamak bowdlerize f.
şiddet uygulamak use violence f.
elektroşok uygulamak shock f.
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyse f.
faiz uygulamak cause somebody to repay with interest f.
psikanaliz tedavisi uygulamak analyse f.
sansür uygulamak censor f.
parafin uygulamak paraffin f.
özel işlem uygulamak process f.
şiddet uygulamak resort to violence f.
elektroliz uygulamak electrolyze f.
cezai işlem uygulamak take criminal action against f.
basınç uygulamak exert pressure f.
basınç uygulamak pressurize f.
yanlış uygulamak misapply f.
değişik fazlar uygulamak phase f.
elektroliz uygulamak electrolyse f.
test uygulamak test f.
yasa uygulamak enforce a law f.
yaptırım uygulamak apply sanction f.
yaptırım uygulamak impose sanction f.
emirleri uygulamak enforce the orders f.
iskonto uygulamak discount f.
iskonto uygulamak give discount f.
deney uygulamak experiment f.
müeyyide uygulamak impose sanction f.
vergi istisnası uygulamak apply for tax exemption f.
vergi istisnası uygulamak apply on tax exemption f.
indirim uygulamak make a discount f.
güç uygulamak use force f.
ameliyat uygulamak perform an operation f.
anket uygulamak take a poll f.
ameliyat uygulamak carry out an operation f.
anket uygulamak carry out a poll f.
yöntem uygulamak employ a method f.
anket uygulamak conduct a poll f.
yöntem uygulamak adopt a method f.
denetim uygulamak conduct an inspection f.
denetim uygulamak carry out an inspection f.
denetim uygulamak make an inspection f.
kuralları uygulamak apply the rules f.
test uygulamak test out f.
tedavi uygulamak administer treatment f.
kanunu uygulamak enforce the law f.
karar uygulamak perform the decision f.
kanun uygulamak uphold law f.
kararı uygulamak implement the decision f.
karar uygulamak implement the decision f.
kanunu uygulamak uphold the law f.
kararı uygulamak perform the decision f.
kanun uygulamak enforce law f.
hakimiyet uygulamak exercise sovereignty f.
şiddet uygulamak turn to violence f.
şiddet uygulamak engage in violence f.
şiddet uygulamak perpetrate violence f.
şiddet uygulamak commit violence f.
şiddet uygulamak inflict violence f.
prosedür uygulamak adopt a procedure f.
prosedür uygulamak apply a procedure f.
baskı uygulamak oppress f.
ceza uygulamak impose punishment f.
ceza uygulamak carry out sentence f.
ceza uygulamak impose penalty f.
ceza uygulamak inflict punishment f.
kuvvet uygulamak use force f.
kuvvet uygulamak apply force f.
ücret uygulamak charge a fee f.
kuvvet uygulamak bear f.
öngerilme uygulamak pretension f.
ısı uygulamak heat-treat f.
-e uygulamak superimpose on f.
-e uygulamak superimpose over f.
ceza uygulamak punish f.
çifte standart uygulamak apply double standard f.
çifte standart uygulamak practice double standard f.
pratikte uygulamak apply in practice f.
kuralı uygulamak enforce the rule f.
kuralı uygulamak apply the rule f.
kuralı uygulamak apply a rule f.
kuralı uygulamak enforce a rule f.
anket uygulamak conduct a questionnaire f.
planı uygulamak execute the plan f.
planı uygulamak implement the plan f.
politika uygulamak implement a policy f.
politika uygulamak carry out a policy f.
baskı uygulamak apply pressure f.
ile uygulamak apply with f.
hayat öpücüğü uygulamak give somebody the kiss of life f.
prosedürü uygulamak implement the procedure f.
ilaç tedavisi uygulamak give medication f.
ilaç tedavisi uygulamak administer medication f.
emirleri uygulamak follow orders f.
yüksek proteinli bir diyet uygulamak follow a high-protein diet f.
soğuk kompres uygulamak apply a cool compress f.
soğuk kompres uygulamak apply a cold compress f.
farklı bir yöntem uygulamak apply a different method f.
diplomasi uygulamak diplomatise f.
diplomasi uygulamak diplomatize f.
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyze f.
psikanaliz tedavisi uygulamak analyze f.
basınç uygulamak pressurise f.
sansür uygulamak bowdlerise f.
proje uygulamak apply a project f.
proje uygulamak conduct a project f.
buz uygulamak apply ice f.
gümrük tarifesi uygulamak slap a tariff on f.
kuralları uygulamak employ the rules f.
uygulamak (kanun/anlaşma) police f.
kafur uygulamak (ağrılı bölgeye) camphorate f.
birlikte basınç uygulamak adpress f.
sıkı kontrol uygulamak ramrod f.
sansür uygulamak castrate f.
yeniden uygulamak reapply f.
yeniden uygulamak reenforce [obsolete] f.
yeniden uygulamak reinforce [obsolete] f.
üçüncü kez uygulamak tertiate [obsolete] f.
dna testi uygulamak run dna test f.
(ilacı, kremi) nazikçe uygulamak touch f.
Phrasals
indirim uygulamak draw back f.
yüzeye uygulamak lay on f.
Idioms
planını uygulamak play one's cards f.
bekle gör politikası uygulamak play a wafting game
ambargo uygulamak place an embargo on
ambargo uygulamak lay an embargo on
farklı bir yöntem uygulamak change tack
farklı bir yöntem uygulamak try a different tack
ayakta tedavi etmek/uygulamak patch someone up
aşama aşama uygulamak phase something in
yavaş yavaş uygulamak phase something in
aşama aşama uygulamak phase in something
yavaş yavaş uygulamak phase in something
üzerine baskı uygulamak put strain on
Slang
yılın ilk haftalarında yeni yıl kararlarını uygulamak için spor salonlarına akın eden insanların yarattığı yoğunluk resolution rush
Trade/Economic
(borç, vergi) indirim uygulamak release f.
birkaç büyük firmanın rekabeti sınırlandırmak ve yüksek fiyat uygulamak üzere bir araya gelip oluşturdukları birlik business trust
faiz uygulamak charge interest
üst yönetimin planlarını uygulamak üzere ayrıntılı plan ve süreçler geliştiren yöneticiler middle management
aşırı vergi uygulamak overtax
gecikme faizi uygulamak levy interest for delay
gecikme faizi uygulamak apply default interest
gecikme faizi uygulamak charge a late fee
gecikme faizi uygulamak apply a late fee charge
gecikme zammı uygulamak impose a late fee
Law
sokağa çıkma yasağı uygulamak impose a curfew
kuralı uygulamak apply the rule
kural uygulamak apply a rule
yargılama yetkisine sahip kimsenin uygulamak zorunda olduğu kural ve usuller natural justice
(iskoçya) görevi mahkemece alınan kararları uygulamak olan mahkeme görevlisi macer
Politics
kıyas yolu ile uygulamak apply mutatis mutandis
bütünü ile uygulamak apply in its entirety
indirim uygulamak apply a reduction
indirim uygulamak grant a remission
indirim uygulamak make a reduction
yaptırım uygulamak impose sanction
yaptırım uygulamak place sanctions on
yaptırım uygulamak impose sanctions
yaptırım uygulamak place sanctions
vize uygulamak require a visa
i̇dari işlem uygulamak take administrative action
Technical
kireç uygulamak lime
vücuda elektrik şok uygulamak shock
diyaliz uygulamak dialyze
sızdırmazlığın sağlanması amacı ile tapa gibi maddeler uygulamak blank off
vakum uygulamak apply vacuum to
uzun süre yüksek sıcaklığa maruz bırakarak ısıl yaşlandırma uygulamak suretiyle suni yaşlandırma ageing by the use of thermal ageing by long term exposure in a ventilated oven at elevated temperature
diyaliz uygulamak dialyse
(motorlu taşıtlarda) hızlanmak için son kuvvetle itmek veya hızlanmak için itme gücü uygulamak firewall
Computer
biçem uygulamak apply a style
biçim uygulamak apply format
Telecom
düzenlemeleri uygulamak implement regulations
Electric
geri besleme uygulamak regenerate f.
Aeronautic
uzay aracını yavaşlatmak için atmosfer direnci uygulamak aerobrake f.
Medical
tedavi uygulamak administer f.
psikolojik tedavi uygulamak therapize f.
füzyon uygulamak perform fussion
tiroidektomi uygulamak thyroidectomise
trakeatomi ameliyatı uygulamak tracheotomize
trakeatomi ameliyatı uygulamak tracheotomise
tiroidektomi uygulamak thyroidectomize
gonadektomi uygulamak gonadectomise
iridektomi uygulamak iridectomise
hipofizektomi uygulamak hypophysectomise
kan uygulamak apply blood
hipofizektomi uygulamak hypophysectomize
Psychology
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyse
psikanaliz tedavisi uygulamak psychoanalyze
Printing
daha fazla kesim yapabilmek için baskı plakasına yeniden asit uygulamak rebite f.
(kağıdın) yüzeyine bir haşıl maddesi uygulamak top-size f.
(kağıdın) yüzeyine bir haşıl maddesi uygulamak surface-size f.
Physics
izafiyet kuramını uygulamak relativize f.
görelilik kuramını uygulamak relativize f.
izafiyet kuramını uygulamak relativise f.
görelilik kuramını uygulamak relativise f.
Chemistry
fenol uygulamak carbolize f.
fenol uygulamak phenolate f.
Tobacco
yüksek voltaj uygulamak suretiyle sigara dumanında bulunan partiküllerin çöktürülmesi electrostatic precipitation
Education
katı disiplin uygulamak impose strict discipline
Environment
lağım suyuna doğal oksidasyon ve arıtma uygulamak lagoon f.
Military
vur-kaç taktiği uygulamak employ hit-and-run tactics
Hunting
tetiğe baskı uygulamak tense
Volleyball
strateji uygulamak practicing strategy