roll - Türkçe İngilizce Sözlük

roll

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

roll — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yuvarlanmak, rulo
Okunuş (IPA):
(AmE /roʊl/ – BrE /rəʊl/)
Terim Türü:
İsim: roll (rolls); Fiil: roll (rolls – rolled – rolling)
Dönerek hareket etmeyi ya da silindirik biçimde sarılmış nesneyi tanımlayan çok anlamlı bir kelimedir. Eski Fransızca roller kökünden evrilmiştir. Mekanik, mutfak ve anlatı bağlamlarında süreklilik ve akış fikrini betimler.
Eş Anlamlılar:
rotate, scroll
Zıt Anlamlılar:
halt

"roll" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
roll i. rulo
He shot a dozen rolls of film on vacation.
Tatilde rulolarca film çekti.

More Sentences
roll f. yuvarlanmak
A single tear rolled down her cheek.
Tek bir damla gözyaşı yanağından aşağı yuvarlandı.

More Sentences
roll f. yuvarlamak
Tears began to roll down her cheeks.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı doğru yuvarlandı.

More Sentences
Genel
roll i. yuvarlanma
The puppy had a roll in the garden.
Köpek yavrusu bahçede yuvarlanıyordu.

More Sentences
roll i. dürüm
Tom ate a lobster roll.
Tom ıstakoz dürüm yedi.

More Sentences
roll i. küçük ekmek
Can we have rolls and butter, please?
Ekmek ve tereyağı alabilir miyiz, lütfen?

More Sentences
roll i. liste
The professor read the roll of graduates.
Profesör mezunların listesini okudu.

More Sentences
roll f. rulo yapmak
He rolled a couple of posters into a tube.
Birkaç posteri rulo yaparak silindir şekline getirdi.

More Sentences
roll f. dönmek
Thanks to this, you can easily roll back to the original style of design.
Bu sayede, orijinal tasarım stiline kolayca geri dönebilirsiniz.

More Sentences
roll f. açmak
Tom rolled the window down.
Tom pencereyi indirerek açtı.

More Sentences
roll f. sallamak
Roll your dice.
Salla zarını.

More Sentences
roll f. oklava ile açmak (hamur)
Roll the dough out and cut it into strips.
Hamuru oklavayla açarak şeritler halinde kesiniz.

More Sentences
roll f. gitmek (araba)
The years rolled by with great speed.
Yıllar büyük bir hızla akıp gidiyordu.

More Sentences
roll f. devirmek (gözlerini)
Don't roll your eyes at me, young lady!
Bana gözlerini devirme, küçük hanım!

More Sentences
roll f. yalpa yapmak
The ship was rolling from the heavy winds.
Gemi şiddetli rüzgârdan dolayı yalpalıyordu.

More Sentences
roll f. yuvarlanmak
A single tear rolled down her cheek.
Tek bir damla gözyaşı yanağından aşağı yuvarlandı.

More Sentences
roll f. soymak (sarhoş)
A group of punks have been rolling the homeless for money.
Bir grup serseri evsizleri para için soyuyor.

More Sentences
roll f. gürlemek (gök)
Lightning flashed, and thunder rolled over the ocean.
Şimşek çaktı ve okyanusun üzerinde gök gürledi.

More Sentences
roll f. yuvarlamak
Tears began to roll down her cheeks.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı doğru yuvarlandı.

More Sentences
roll f. sarmak
Kenny rolls his own cigarettes.
Kenny sigaralarını kendi sarıyor.

More Sentences
roll f. atış yapmak (zar)
Next, the person on your left rolls the dice.
Ardından, solunuzdaki kişi zarla atış yapar.

More Sentences
roll f. geçmek
A red Thunderbird rolled past us.
Yanımızdan kırmızı bir Thunderbird geçip gitti.

More Sentences
roll f. yayılmak
After all, we still need seven or eight years to roll out.
Ne de olsa, yayılmak için hala yedi ya da sekiz yıla ihtiyacımız var.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
roll i. liste
The professor read the roll of graduates.
Profesör mezunların listesini okudu.

More Sentences
Teknik
roll f. sarmak
Kenny rolls his own cigarettes.
Kenny sigaralarını kendi sarıyor.

More Sentences
roll f. yuvarlamak
Tears began to roll down her cheeks.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı doğru yuvarlandı.

More Sentences
Bilgisayar
roll i. rulo
He shot a dozen rolls of film on vacation.
Tatilde rulolarca film çekti.

More Sentences
Otomotiv
roll f. yuvarlanmak
A single tear rolled down her cheek.
Tek bir damla gözyaşı yanağından aşağı yuvarlandı.

More Sentences
Denizcilik
roll f. yuvarlamak
Tears began to roll down her cheeks.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı doğru yuvarlandı.

More Sentences
Basketbol
roll f. devrilmek
The dog rolled onto his back.
Köpek sırt üstü devrilmiş.

More Sentences
Genel
roll i. yuvarlama
roll i. gümbürtü
roll i. top
roll i. dalgalanma
roll i. gök gürlemesi
roll i. lüle
roll i. yuvarlanış
roll i. yuvak
roll i. hadde
roll i. defter
roll i. kayıt
roll i. kabarıklık
roll i. sicil
roll i. tomar
roll i. devirme
roll i. davul sesi
roll i. tekerleme
roll i. rulo köfte
roll i. devrilme
roll i. para
roll i. top (kağıt)
roll i. merdane
roll i. silindir
roll i. vals
roll f. havada takla atmak
roll f. silindirle düzlemek
roll f. sarılmak
roll f. yalpa vurmak
roll f. arabayla dolaşmak
roll f. şakımak
roll f. yaprak haline getirmek (metal)
roll f. devirmek
roll f. gümbür gümbür çalmak
roll f. tomar yapmak
roll f. salınmak
roll f. döndürmek
roll f. ağnamak
roll f. rulo ile boyamak
roll f. sallana sallana gitmek
roll f. dolaşmak
roll f. dalgalanmak
roll f. haddeden geçirmek
roll f. silindirle ezmek
roll f. sürmek
roll f. gürlemek
roll f. ağzında yuvarlayarak söylemek
roll f. dalga dalga göndermek
roll f. kullanmak
roll f. vurgulayarak telaffuz etmek
roll f. tekerlenmek
roll f. top yapmak
roll f. tekerlekler üzerinde gitmek
roll f. dürmek
roll f. sallanmak
roll f. iki yana sallanmak
roll f. ileriye doğru itmek
roll f. üzerinde düşünmek
roll f. düşünmek
roll f. baskı silindiri ile mürekkep uygulamak
roll f. genişletmek
roll f. tekerlekli araçta taşımak
roll f. çalışmaya başlatmak
roll f. harekete başlatmak
roll f. sürekli vuruş sesi yapmak
roll f. sesi titreyerek söylemek
roll f. ilerlemek
roll f. etrafta gezinmek
roll f. hızla sağa sola bakmak
roll f. bakışları sürekli yön değiştirmek
roll f. aşağı yukarı akmak
roll f. sürekli akmak
roll f. bolca üretilmek
roll f. dökülmek
roll f. kelime akışının parçası olarak akmak
roll f. uzanmak
roll f. araçta taşınmak
roll f. derede taşınmak
roll f. yola çıkmak
roll f. harekete geçmek
roll f. faaliyete geçmek
Ticaret/Ekonomi
roll i. bordro
roll i. kayıt
roll i. sicil defteri
roll i. tutanak
Teknik
roll i. merdane
roll i. silindir
roll i. top tomar
roll i. vals
roll f. çevirmek
roll f. haddelemek
roll f. silindirden geçirmek
Bilgisayar
roll i. çevirme
roll i. döndürme
roll i. zar at
roll f. kaydırmak
roll f. yeni karakter yaratmak
Telekom
roll i. yalpa
roll i. yuvarlama ekseni
Mekanik
roll f. vida dişi oluşturmak
İnşaat
roll f. sürgülemek
Otomotiv
roll i. yalpa
Havacılık
roll i. geminin yandan yana hareketi
roll i. tono
Denizcilik
roll i. yalpa
Gıda
roll i. vals
Mutfak
roll i. tek kişilik küçük ekmek
Geometri
roll f. (çizgi veya yüzey) diğerine kaymadan uygulamak
roll f. parçalar eşit olacak şekilde art arda temas ettirmek
Gökbilim
roll f. yörüngesinde hareket etmek
Dilbilim
roll s. çarpmalı
Spor
roll f. futbolda yanal hareket etmek
roll f. jimnastikte takla atmak
Müzik
roll f. arpej tarzında çalmak
roll f. kısa vuruşla davul çalmak
Matbaa
roll i. vals
roll f. baskıya gitmek
roll f. baskı silindiri ile mürekkebi uygulamak
Eski Kullanım
roll f. zihninde dönmek
Argo
roll i. para tomarı
roll f. sırlara ihanet etmek

"roll" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the roll of a ship i. geminin yalpası
leaf roll disease i. yaprak kıvrılma hastalığı
sheet roll i. kağıt rulo
rock'n' roll i. rakınrol
vienna roll i. viyana francalası
roll call i. yoklama
roll call i. askerlik yoklaması
honour roll i. iftihar listesi
toilet roll i. tuvalet kağıdı
muster roll i. yoklama defteri
electoral roll i. seçmen kütüğü
honor roll i. iftihar listesi
roll paper i. top kağıt
roll of tobacco i. yaprak tütün
roll of paper i. kağıt tomarı
salary roll i. aylık bordrosu
roll out i. bir uçağın halka ilk tanıtımı
roll of papers i. kağıt rulosu
drum roll i. trampet
drum roll i. tremola
roll-call i. sayım
roll-on roll-off i. ro-ro
roll call vote i. ad okuyarak yapılan oylama
roll call i. yoklama alma
roll call vote i. yoklama usulüyle yapılan oylama
roll call i. ismen sayma
roll call i. asker yoklaması
roll call i. öğrenci yoklaması
billy roll i. surat şeklinde hazırlanmış domuz jambonu
roll towel i. rulo havlu
roll towel dispenser i. rulo havluluk
roll-on i. rolon
roll-on lawn i. rulo çim
toilet paper roll i. tuvalet kağıdı rulosu
kitchen roll i. kağıt havlu
kitchen roll i. kağıt mutfak havlusu
drum roll i. hızlı davul sesi
loo roll i. tuvalet kağıdı
roll-in-shower i. engellilere uygun duş
roll cage i. takla kafesi
roll-your-own cigarettes i. sarma sigara
roll-your-own cigarettes i. kişinin kendi sardığı sigara
felt roll i. keçe rulo
till roll i. yazar kasa fişi
chequer roll i. bir evdeki hizmetlilerin listesi
victory roll i. 1940'lı yıllarda kadınların kullandığı bir saç modeli
muster roll i. görev listesi
muster roll i. tayfa defteri
muster roll i. isim listesi
muster roll i. ordu defteri
muster roll i. eşya listesi
muster roll i. envanter
roll-up [australia] i. insanların bir araya gelmesi
roll back i. bir önceki seviyeye veya konuma geri dönme
roll back i. topuz milinde kilidin cıvatasını hareket ettiren kam
roll-up i. litografi mürekkebi
roll-up i. 18. yüzyılda bir tür uzun erkek çorabı
church roll i. kilise üye listesi
dog-roll [new zealand] i. işlenmiş etten oluşan sosis biçimli bir köpek maması
pipe roll i. kralın gelirini ve çeşitli harcamaları içeren yıllık kayıt
pipe roll i. boruyu uzunlamasına hareketini kısıtlamadan destekleyen rulman
roll-up i. kullanılmadığında yuvarlanıp kaldırılan eşya
roll-up i. 18. yüzyılda giyilen uzun bir erkek çorabı
roll-up [australia] i. insan topluluğu
roll-on i. lastikten yapılmış kadın korsesi
roll-up i. operasyonları desteklemek için daha fazla gerekli olmayan ve başka alanlara transfer edilmeye uygun vasıtaların sökülmesi
roll-up i. taşbaskı plakasını sarmada kullanılan mürekkep
roll-on i. elastik kumaştan yapılmış kadın korsesi
french roll i. fransız topuzu
french roll i. muz topuz
size roll i. rulo parşömeni
size roll i. ruloya ait kağıt parçası
roll-out i. lansman
hot-roll [dialect] i. sırt yatağı
hot-roll [dialect] i. dürülü yatak
roll up f. çemremek
roll out the welcome mat f. ağırlamak
roll up f. yığmak
roll a hoop f. çember çevirmek
roll a log for somebody f. destek olmak
roll on f. zaman geçip gitmek
roll in f. yağmak
roll back f. düşürmek
roll on the ground f. ağınmak
roll out f. açıp sermek (dürülmüş şeyi)
roll around f. yuvarlanmak
roll up f. yuvarlamak
roll up f. gelmek
roll over f. çevirmek
roll up f. dürmek
roll on f. geçip gitmek (zaman)
roll up f. toplanmak
roll up f. sıvamak
roll into a ball f. dertop olmak
roll over f. yuvarlanmak
roll off f. akıcı bir biçimde ezberden okumak
roll out f. oklava ile açmak
roll into a ball f. top yapmak
roll by f. geçip gitmek (zaman)
roll up f. biriktirmek
roll a cigarette f. sigara sarmak
roll up one's sleeves f. kolları sıvamak
roll out the dough for baklava f. baklava açmak
call the roll f. yoklama yapmak
roll by f. geçip gitmek
roll up one's sleeves f. kollarını sıvamak
roll up f. devşirmek
roll up f. yuvarlanmak
roll a log for somebody f. arka çıkmak
roll up f. yanaşmak
roll in f. çok para tutmak (pahalı vb)
roll dough thin f. yufka açmak
roll in f. kıvrılıp yatmak
roll up f. sarmak
roll out f. açmak
roll up f. yığılmak
roll out dough f. hamur açmak
roll out f. haddeden geçirmek
roll out f. ilk kez görücüye çıkarılmak
roll out f. sunmak
roll out f. kalın sesle söylemek
roll out f. yataktan çıkmak
roll out f. açarak yaymak
roll out f. dürülmüş şeyi açmak
roll out f. halka açıklamak
roll up f. birikmek
roll up one's sleeves f. paçaları sıvamak
roll up one's trouser legs f. pantolonun paçalarını kıvırmak
roll up one's trouser legs f. paçalarını kıvırmak
roll up the window f. pencere kapatmak
roll up the window f. pencereyi kapatmak
(fog) to roll in f. sis çökmek
roll up f. çıkagelmek
roll up f. varmak
roll in f. yığınla gelmek
roll up f. tomar yapmak
roll up the window (of a car) f. (araba) pencereyi kapamak
roll down window (of a car) f. (araba) pencereyi indirmek
roll down window (of a car) f. (araba) camı indirmek
roll down window (of a car) f. (araba) camı açmak
roll up the window (of a car) f. (araba) camı kapamak
roll up in a carpet f. halıya sarmak
roll the eye f. gözlerini devirmek
roll start a car f. arabayı vurdurmak
roll start a car f. arabayı iterek çalıştırmak
roll off the shelf f. raftan yuvarlanmak
roll completely over f. ters dönmek
roll down f. çığ düşmek
make an honor roll f. onur listesine girmek
roll out of bed f. yataktan kalkmak