para - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

para



"para" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
General
para i. paraşütçü asker
Psychology
para para
Biochemistry
para yan
British Slang
para paranoid

"para" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
para money i.
General
para roll i.
para kale i.
para sugar i.
para rock i.
para loot i.
para pocket i.
para funds i.
para coffer i.
para tin i.
para coin i.
para chip i.
para shekels i.
para boodle i.
para coffers i.
para dust i.
para green i.
para kail i.
para purse i.
para pelf i.
para wherewithal i.
para lucre i.
para brass i.
para bread i.
para lolly i.
para jack i.
para moolah i.
para wealth i.
para ducat i.
para the wherewithal i.
para finances i.
para chink i.
para shiners i.
para banknote i.
para filthy lucre i.
para exchequer i.
para means i.
para currency i.
para cash i.
para gelt (yiddish) i.
para fund i.
para dough i.
para money i.
para capital i.
para beans i.
para pecuniary s.
para monetary s.
Slang
para cabbage i.
para dead prez
para dough
para wonga
para ends
para dosh
para ruff
para dead presidents
para benjamins
para green stuff
para bank
para moola
para do-re-mi
para beans
para green
para stuff
para cheese (rap slang)
para scrillah (rap slang)
para scratch (rap slang)
para paper
para scrilla
para skrill
para skrilla
para chedda
Trade/Economic
para cash
para allowance
para money
para funds
para means
para sum
Computer
para currency
para money
Psychology
para para
Military
para wherewithal
British Slang
para ackers
para dough
para beer tokens
para bees and honey
para brass
para bread
para bunce
para lolly
para lookah
para moolah
para poppy
para oof
para sobs
para sovs
para spondulix
para spondulics
para spondulicks
para swag
para wedge
para wonga

"para" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
fazla para çekmek overdraw f.
para kazanmak earn f.
(para) geri vermek repay f.
(para) biriktirmek save f.
para çekmek withdraw f.
para cezası fine i.
beklenmedik bir para windfall i.
para kesesi purse i.
devletin devlete barış için ödediği para tribute i.
ödünç para loan i.
para iadesi rebate i.
madeni para coin i.
para birimi currency i.
para havalesi remittance i.
peşin para cash i.
General
para çalmak whip f.
para koymak pool f.
vermek (zamanını, para vb'ni) spare f.
gitmek (belirli bir miktar para) be out f.
para koymak ante f.
para yedirmek grease f.
para basmak coin money f.
bir kenara para koymak put something away f.
para etmek work f.
para kazanmak make money f.
para sağlamak finance f.
kazandırmak (para) bring in f.
para sızdırmak bleed f.
para biriktirmek save money f.
koparmak (para) extract f.
dürüstçe ve alın teri ile para kazanmak turn an honest penny f.
para vermek (bir işi finanse etmek için) put up f.
para yatırmak pay in f.
para vermek pay f.
beş para etmemek not to be worth a shit f.
tedavülde olmak (para) circulate f.
para çekmek draw money f.
çok para kazanmak make a pile f.
para kesmek rake in money f.
birine miras olarak hiç para bırakmamak cut someone off f.
para sızdırmak tap f.
para cezası vermek mulct f.
para harcamak spend f.
para sızdırmak extort money f.
para çalmak rip off f.
para koymak put f.
bir kenara para koymak put something by f.
biriktirmek (para) salt down f.
para denkleştirmek put together money f.
para bozdurmak change money f.
bozdurmak (para) change f.
piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak inflate f.
para sıkıntısı çekmek be hard up for money f.
harcamak (bir proje için para/emek/zaman) invest in f.
aşırı para harcamak have money to burn f.
şantajla para almak racketeer f.
para yatırmak place f.
çok para tutmak (pahalı vb) roll in f.
fazla para almak overcharge f.
bağlamak (para) lock f.
para vermek give money f.
su gibi para harcamak spend money like water f.
para yapmak earn money f.
para yemek play ducks and drakes with money f.
para sürmek ante f.
çıkışmamak (para vb) not to suffice f.
tüzükle sabitlenmemiş bir para cezasına çarptırmak amerce f.
para sızdırmak squeeze money out of somebody f.
para biriktirmek put by f.
para çıkışmamak not to suffice f.
toplamak (para) raise f.
para veya eşya çalmak steal f.
para bozmak make change f.
para vermek ante f.
birinin eline para sıkıştırmak press money into someone's hand f.
para yardımında bulunmak subsidize f.
birden çok para kazanmak be in the money f.
para koymak ante up f.
tutarsızca fazlasıyla para harcamak spend money like water f.
para kırmak rake in money f.
harcamak (para) disburse f.
para kazanmak make buck f.
biriktirmek (para) salt away f.
para cezasına çarptırmak fine f.
para yedirmek bribe f.
para vb koparmak work f.
para basmak strike f.
para etmek tell f.
gerekenden az para istemek undercharge f.
kumarda birşey üzerine para koymak stake on f.
para sağlamak (bir iş/kimse için) fund f.
para sızdırmak gouge f.
madeni para basmak coin f.
hesaptan fazla para çekmek overdraw f.
bir miktarı çıkarıp kullanmak (para fonundan/malzemeden) indent upon f.
açığı olmak (para) be out f.
kumarda para kaybetmek gamble away f.
para basmak coin f.
fazla para istemek overcharge f.
birinin para ve prestiji artmak come up in the world f.
para vermek chip in f.
talep etmek (bir miktar para) assess f.
para etmek be worth f.
sızdırmak (para) extort f.
para koparmak mulct f.
para biriktirmek save up f.
para vermek cough up f.
para biriktirmek get ahead f.
para çıkarmak issue money f.
para bağışlamak endow f.
gerekenden eksik para istemek undercharge f.
para çekmek withdraw f.
zar zor para biriktirmek scratch together f.
para sarfetmek disburse f.
para yatırmak deposit f.
vermek (para) place f.
sürümde olmak (para) circulate f.
para tahsil etmek take in money f.
para sürmek bet f.
biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek come down in the world f.
para yatırmak bank f.
bankaya para yatırmak bank f.
para bastırmak coin f.
para yatırmak invest in f.
para kazanmak knock up f.
para çekmek make a draft f.
para yemek have money to burn f.
hak ettiğinden az para vermek underpay f.
çalmak (eşya/para vb) nick f.
para yatırmak lodge f.
para harcamak spend money f.
para sağlamak support f.
paraya para dememek be minting it f.
para koymak invest money f.
ödemek üzere para vermek tender f.
hesabından fazla para çekmiş olmak be overdrawn f.
para sağlamak sustain f.
para cezası vermek fine f.
para olarak tedavüle koymak monetize f.
az para almak undercharge f.
basmak (para) mint f.
para getirmek bring in f.
çok para kazanmak make a bundle f.
bağışlamaya söz vermek (belirli bir miktar para) pledge f.
para yardımı yapmak support f.
fazla para harcamak overspend f.
para kesmek mint f.
para basmak mint f.
toplamak (para) collect f.
para bağlamak tie up money f.
para saymak pay f.
çok para kazanmak make the big buck f.
hesap vb'nden para çekmek draw on f.
para karşılığında seks teklif etmek accost f.
avantadan para kazanmak feather one's own nest f.
bir miktarı çıkarıp kullanmak (para fonundan/malzemeden) indent on f.
para verip kurtarmak redeem f.
para kırmak coin it f.
para sızdırmak touch f.
para kazanmak earn money f.
harcamak (epey para) splurge f.
büyük para için kumar oynamak gamble for high stakes f.
para sürmek bank f.
fazla para çekilmiş olmak (hesaptan) be overdrawn f.
para çalmak pinch f.
para yatırmak invest f.
para tutmak save money f.
para birinin elinde olmak hold the purse strings of f.
para koymak put money f.
para yardımı yapmak subsidize f.
para yedirmek square f.
bankadan para çekmek withdraw f.
az para vermek underpay f.
para dökmek spend a lot of money f.
dağıtmak (para) disburse f.
tayin etmek (para miktarını) assess f.
para kırmak money f.
para cezası vermek assess f.
zimmetine para geçirmek misappropriate f.
tehditle para sızdırmak blackmail f.
brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak gross f.
para istemek demand for money f.
para kazanmak coin f.
zimmetine geçirmek (emanet para veya mülkü) embezzle f.
banka hesabına para yatırmak deposit money in a bank account f.
bankadan para çekmek take out f.
gitmek (para) go on f.
özellikle faiz karşılığında ödünç para vermek loan f.
boşuna harcamak (para/zaman vb'ni) trifle away f.
para ile yardım etmek subsidize f.
para savurmak have money to burn f.
para biriktirmek save for f.
para cezası almak levy a fine f.
para konusunda liberal davranmak loosen up f.
para sürmek ante up f.
çekmek (para) draw f.
vermek (sahte para, karşılıksız çek) pass f.
para hırsı olmak have an itching palm f.
para sızdırmak blackmail f.
istemek (birinden belirli bir miktar para) touch for f.
avantadan para kazanmak feather one's nest f.
insanlardan fazla para almak latrocination f.
çok para kazanmak be coining it f.
para sızdırmak clean out f.
çok para kazanmak rake in money f.
para yatırmak pay into f.
harcamak (zaman/para vb'ni belirli bir biçimde) dispose of f.
kalp para basmak counterfeit f.
para sızdırmak squeeze f.
para yedirmek grease the palm f.
para biriktirmek salt away f.
sonrası için bir kenara koymak (para vb) put away f.
sağlamak (para/yiyecek) put up f.
(para) sağlamak put up f.
havale etmek (para) remit f.
göndermek (para) remit f.
para göndermek remit f.
yollamak (para) remit f.
para vermek pony up f.
istemeye istemeye vermek (para) pony up f.
sökülmek (para) shell out f.
sökülmek (para) pay up f.
sökülmek (para) fork out f.
birlik oluşturmak için para koymak pool f.
zorla para almak exact f.
yeniden para basmak recoin f.
para sağlamak pump money into f.
para yardımı yapmak ante up f.
zimmete para geçirmek peculate f.
para sızdırmak bleed somebody f.
bağlamak (para) lock up f.
sırtından para kazanmak make money at the expense of others f.
bir kenara para ayırmak put some money on the side f.
para ayırmak allocate money f.
bir kenara para ayırmak allocate money f.
para ayırmak put some money on the side f.
para yemek accept a bribe f.
para yemek spend money freely f.
(bir araştırma için) para toplamak raise the money for (a research) f.
para yatırmak imburse f.
yatırmak (para) imburse f.
yazı tura için havaya para atmak flip up f.
çok para kazanmak earn a fortune f.
çok para kazanmak earn a lot of money f.
para çekmek withdraw cash f.
kara para aklamak launder the money f.
para girmek (money) come in f.
para gelmek (money) come from something f.
düşünmeden para harcamak splash out f.
gösteriş amacıyla para harcamak splash out f.
(para) değerini yükseltmek revalue f.
para kaybetmek lose money f.
para basmak monetise f.
para olarak tedavüle koymak monetise f.
para yollamak send money f.
para basmak monetize f.
para ödemek pay f.
para çekememek could not withdraw money f.
para bütünlemek exchange f.
para tümlemek change f.
para bütünlemek change f.
para tümlemek exchange f.
para kazandırmak earn f.
para almak get money f.
artırma ile satılan bir şey için önce bir miktar para vermek ya da önermek submit a bid f.
(para) yatırmak lock up f.
nakit para çekmek withdraw cash f.
(yoksullara para/yiyecek) dağıtmak dole f.
para kazanmak make a buck f.
hızlı para kazanmak make a fast buck f.
birkaç kuruş para kazanmak make a buck or two f.
birkaç kuruş para kazanmak make a few bucks f.
para içinde yüzmek wallow in money f.
hesaptan para çekmek withdraw money from an account f.
para talep etmek demand money f.
para yatırmak credit f.
para kazanmak earn f.
bütçeden para ayırmak allocate fund (from the budget) f.
bütçeden para ayırmak allocate money (from the budget) f.
para kaptırmak be taken to the cleaners f.
para kaptırmak be taken f.
para kaptırmak get swindled f.
para kaptırmak be taken for a ride f.
para kaptırmak get conned f.
bütçeden para ayırmak allot money from the budget for f.
bütçeden para ayırmak allocate money from the budget for f.
(para vb) bağışlamak donate f.
hesabından para çekmek draw out f.
postayla (para/çek vb) göndermek remit f.
zimmetine para geçirmek embezzle f.
hortumlamak (para vb) siphon f.
hortumlanmak (para vb) be siphoned f.
para getirmek fetch f.
para kazandırmak fetch f.
para yatırmak put into f.
para sağlamak fund f.
para toplamak fund-raise f.
para toplamak have a whip-round f.
eksik para üzeri vermek short-change f.
para üstünü az vererek birini kandırmak short-change f.
eksik para üstü vermek short-change f.
-e para vermek put into f.
para etmek cost f.
para sıkıntısına düşürmek embarrass f.
kredi kartından para çekmek withdraw money from the credit card account f.
(madeni para) basmak mint f.
eline para geçmek come into money f.
eline para geçmek have some amount of money f.
eline para geçmek earn some amount of money f.
eline para geçmek find some amount of money f.
zimmetine para geçirmek peculate f.
-e epey para harcamak splurge on f.
(para) yatırmak place f.
(para) biriktirmek save f.
kar amacıyla para yatırmak invest in f.
(para) hesaba geçmek (money) be transferred f.
bir kenara atmak (para vb) lay aside f.
para vermek subsidize f.
para cezası kesmek fine f.
para cezasına çarptırılmak get fined f.
para tahsis etmek endow f.
birinden para talep etmek demand money from someone f.
birisinden para talep etmek demand money from someone f.
dürüst olmayan yollarla para kazanmak make money for oneself in a dishonest way f.
çok para kazanmak make a lot of money f.
ölçüsüzce para harcamak spend extravagantly f.
ölçüsüzce para harcamak spend money lavishly f.
çok para yapmak make a lot of money f.
ölçüsüzce para harcamak spend money intemperately f.
para gömmek tie one's money up in f.
para bağlamak tie one's money up in f.
para getirmek yield money f.
çok fazla para ödemek pay too much f.
çok fazla para ödemek pay a high price f.
para bulmak find money f.
para yapmak make money f.
para yatırmak invest money f.
para almak take money f.
para yatırmak deposit money f.
para vermek subsidise f.
para ile yardım etmek subsidise f.
para yardımında bulunmak subsidise f.
para yardımı yapmak subsidise f.
yanlış hesaba para göndermek transfer money into wrong account f.
para cezası almak be served with fine f.
para cezası yemek be served with fine f.
hapis cezasını para cezasına çevirmek change the imprisonment into a fine f.
hapis cezasını para cezasına çevirmek convert imprisonment into a fine f.
ailesinden para kalmak inherit money from one's family f.
internetten para kazanmak earn money from internet f.
internetten para kazanmak earn money from the internet f.
-den para kazanmak earn money from f.
çok fazla para ödemek pay too much money f.
para bağışlamak donate money f.
cebine para koymak (harçlık vb.) put money in one's pocket f.
para transfer etmek transfer money f.
para aktarmak wire money f.
para aktarmak transfer money f.
para transfer etmek wire money f.
borç para istemek ask to borrow money f.
para konusunu açmak broach the subject of money f.
para tahsilatı yapmak collect money f.
çok para kaybetmek lose a lot of money f.
para etmek count for something f.
para çekimlerini karşılamak meet withdrawals f.
çok/yığınla para kazanmak make loads of money f.
(bir hesaptan/birinden) zimmetine para geçirmek embezzle something from someone or something f.
biraz para kazanmaya çalışmak try to make some money f.
kara para aklamak launder money f.
para aklamak launder money f.
para peşinde koşmak chase for money f.
gördüğü evi almaya yetecek kadar para kazanmak make enough money to buy the house she/he saw f.
adli para cezası ile cezalandırılmak be imposed punitive fine f.
adli para cezası ile cezalandırmak impose punitive fine f.
para basmak print the money f.
bir şeyden para yapmak/kazanmak make money off something f.
para suyunu çekmek run out of money f.
(para konusunda) tutumlu olmak be careful with money f.
çok para kaybetmek/yitirmek lose a lot of money f.
para akıtmak funnel money f.
para biriktirmek save money up f.
cüzdanında para tutmamak not keep money in one’s purse f.
para çekmek get money out of f.
para saymak count money f.
sahte para basmak print counterfeit money f.
birinin çantasından para çalmak steal money from someone's bag f.
birinin cebinden para çalmak steal money from someone's pocket f.
para atm'ye sıkışmak (the money) be stuck in atm machine f.
yüklü miktarda nakit para taşımak carry a lot of cash f.
para istemek want money f.
para istemek ask for money f.
bir şey için para toplamak raise money for something f.
bir şey için para biriktirmek save money for something f.
harcanacak para getirmek bring spending money f.
bankamatikten para çekmek withdraw money from atm f.
atm'den para çekmek withdraw money from atm f.
iyi para ödemek pay good money f.
para sağlamak accommodate someone with money f.
para toplamak collect money f.
para toplamak raise f.
para basmak counterfeit f.
biriyle para karşılığı birlikte olmak have sex with someone for money f.
para yatırmak make a deposit f.
çok para ödemek pay a lot of money f.
para üstü olarak beş dolar vermek give 5 dollars back in change f.
beş dolar para üstü vermek give 5 dollars back in change f.
okul giderleri için para toplamak raise money for school expenses f.
birine çok para kazandırmak make someone a lot of money f.
gayrimeşru / yasadışı yoldan para kazanmak make an illicit profit f.
(hesap) içinde para olmak be in credit f.
para yüklemek load money f.
(üzerinden) para kazanmak monetise f.
(üzerinden) para kazanmak monetize f.
çeşmeye bozuk para atmak throw a coin into the fountain f.
para transfer etmek transfer money f.
para göndermeki ödeme çıkartmak transfer money f.
karta para yüklemek load money on the card f.
para tümletmek convert loose change to bills f.
para ile kaçmak abscond with money f.
para iade etmek refund f.
para bağışlamak grant money f.
para karşılığında seks teklif etmek accoast [obsolete] f.
bozuk para fractional currency i.
para bağışı subvention i.
demir para specie i.
zimmetine para geçiren kimse embezzler i.
para olarak altınla gümüşü oranlı kullanma sistemi bimetallism i.
zambiya para birimi kwachas i.
üç kuruş para chickenfeed i.
beş para etmez tip rip i.
brunei para birimi pitis i.
beş para etmez adam trash i.
hayır işine bağışlanan para benefaction i.
japon para birimi yen i.
para cezası mulct i.
para birlikleri monetary unions i.
peşin para hard cash i.
para kolay kazanılmıyor money doesn't grow on trees i.
para ile çalışan satış otomatı vending machine i.
para cezaları penalties i.
para kazanma earning money i.
para çekmecesi till i.
para (kilisede toplanan) collection i.
maden para coin i.
hayır işine bağışlanan para beneficence i.
en düşük arjantin para birimi austral i.
çok para getiren moneymaker i.
para sızdırma touch i.
macaristan para birimi forint i.
eski ingiltere kanununda vergi veya para cezası ödeme escoting i.
hesaptaki para miktarı credit i.
para sızdıran extorter i.
para verme kick in i.
para karşılığı cenaze işlerini üstlenen kimse undertaker i.
ödünç para isteği demand loan i.
bozuk para çantası change purse i.
eski ingiltere kanununda vergi veya para cezası escot i.
para cezası penalty i.
peşin para ready cash i.
sahte para adulterated money i.
çok para serious coin i.
para üstü remainder of money i.
para kasası peter i.
para basan kişi minter i.
para ödülü monetary award i.
para toplama kampanyası fund raising campaign i.
para ödülü purse i.
hesabı kapatmak için ödenen para settlement i.
biriktirilmiş para savings i.
kara para dirty money i.
kiralayanın süre esasına dayalı ödeme yaptığı ve kat edilen mesafe ne olursa olsun hiçbir ilave para unlimited mileage i.
kağıt para rag i.
kara para black money i.
para taşımaya elverişli kuşak money belt i.
para toplamak için açılan kampanya a drive for funds i.
adam öldürtmek için ödenen para blood money i.
portekiz para birimi escudo i.
fütursuzca para harcayan free spender i.
para basma coinage i.
toplam para (kumarda ortaya konan) pot i.
zambiya para birimi kwacha i.
para yatırma investment i.
maaştan hariç kazanılan para perk i.
metal para metal money i.
ufak para copper i.
enflasyon karşısında para arzını azaltma deflation i.
para toplama kampanyası campaign to raise funds i.
savaşta toplanan para war chest i.
para kesesi pouch i.
batak para bad debt i.
itibarlı para token money i.
para cezası kesme estreating i.
hazır para ready money i.
para sıkıntısı monetary pressure i.
çok az para chickenfeed i.
demir para hard money i.
rehin karşılığı borç para veren kimse pawn broker i.
para şişkinliği inflation i.
madeni para piece i.
izlanda bir para birimi eyrir i.