bounty - Türkçe İngilizce Sözlük

bounty

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bounty — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ödül, av primi, bolluk
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbaʊnti/ – BrE /ˈbaʊnti/)
Terim Türü:
İsim: bounty (bounties)
Bir ödülü/av primini veya “bolluk, cömertlik” fikrini tanımlar. Eski Fransızca bonté “iyilik, cömertlik” ifadesiyle bağlantılıdır; “iyi niyet/cömertlik”ten “ödül/prim” anlamına geçiş, teşvik ve ihsan fikri üzerinden gerçekleşmiştir

"bounty" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bounty i. eli açıklık
Thanks to his bounty and generosity we felt at home.
Onun eli açıklığı ve cömertliği sayesinde kendimizi evimizdeymiş gibi hissettik.

More Sentences
bounty i. ödül
The bounty was set as 500.000 dollars for the mafia leader.
Mafya liderinin başına konan ödül 500.000 dolar olarak belirlendi.

More Sentences
bounty i. nimet
The tourists enjoyed the bounties of the island for a week.
Turistler bir hafta boyunca adanın nimetlerinin tadını çıkardılar.

More Sentences
bounty i. hediye
bounty i. armağan
bounty i. cömertlik
bounty i. para (bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen)
bounty i. ihsan
bounty i. bağış
bounty i. semahat
bounty i. zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para
bounty i. ikramiye
bounty i. prim
bounty i. eliaçıklık
bounty i. ödenek
bounty i. büyük bolluk
bounty N. av primi
bounty N. bolluk
Ticaret/Ekonomi
bounty i. ikramiye
bounty i. kur fazlalığı
bounty i. olağan dışı ödeme
bounty i. prim
Hukuk
bounty i. gemi batıranın aldığı ikramiye
bounty i. ikramiye
bounty i. ihraç primi
Tarım
bounty i. (mahsul) verim
Tarih
bounty i. ingiliz deniz filosuna ait gemi

"bounty" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bounty hunter i. ödül avcısı
bug bounty program i. yazılım hatası bulma ödül programı
bounty [obsolete] i. iyilik
bounty [obsolete] i. kibarlık
bounty [obsolete] i. erdem
bounty bag i. yeni doğum yapan annelere hastaneden ayrılırken verilen bebek ürünleri seti
Deyim
put a bounty on one's head f. başına ödül koymak
Ticaret/Ekonomi
bounty of exportation i. ihracat primi
export bounty i. ihraç primi
export bounty i. ihracat primi
protection by bounty i. primle himaye
protection by bounty i. prim yoluyla koruma
exportation bounty i. ihracat primi
Hukuk
bounty lands i. bağış olarak verilen topraklar
bounty lands i. hibe olarak verilen araziler
cash bounty i. (suçlunun yakalandığında vewrilecek) nakit ödül
Bilgisayar
bug bounty i. yazılım hatalarını bulan kişilere verilen para ödülü
Tarih
bounty jumper i. abd iç savaşında para karşılığı askere yazılıp sonrasında kaçmış kimse
Dini
queen anne's bounty i. kraliçe anne fonunu yöneten kurul kurul
queen anne's bounty i. kraliçe anne tarafından anglikan kilisesi'ndeki maddi durumu kötü olan ruhbanlar için oluşturulmuş yardım fonu
Askeri
bounty lands i. askerlere hizmetleri karşılığında mükafat olarak devletçe verilen topraklar
Argo
bounty hunter i. kelle avcısı
Star Wars
bounty hunter fighter i. ödül avcısı savaşçısı
bog's bounty banquet hall i. bataklığın ödül ziyafet salonu
bounty hunter i. ödül avcısı
bounty hunters guild handbook i. ödül avcıları loncası el kitabı
saki chapter of the bounty hunters' guild i. ödül avcıları loncasının saki meclisi
the bounty hunter code i. ödül avcısı kodu