pocket - Türkçe İngilizce Sözlük

pocket

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pocket — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cep, küçük alan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɑːkɪt/ – BrE /ˈpɒkɪt/)
Terim Türü:
İsim: pocket (pockets); Fiil: pocket (pockets – pocketed – pocketing)
Giysideki küçük saklama bölümünü ve mecazi olarak sınırlı alanı tanımlamaktadır. Eski Fransızca poque kökünden gelmiştir. Moda, coğrafya ve finans dilinde bağlama göre fiziksel ya da soyut alanları ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
pouch, reserve
Zıt Anlamlılar:
emptiness

"pocket" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 96 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pocket i. cep
Reese refused to pay for new devices out of her pocket.
Reese yeni cihazlar için cebinden ödeme yapmayı reddetti.

More Sentences
Genel
pocket i. cep
Reese refused to pay for new devices out of her pocket.
Reese yeni cihazlar için cebinden ödeme yapmayı reddetti.

More Sentences
pocket i. boşluk
The plane has hit several air pockets.
Uçak birkaç hava boşluğuna isabet etti.

More Sentences
pocket i. bölge
Because even in the southeast of England, there are pockets of deprivation.
Çünkü İngiltere'nin güneydoğusunda bile mahrumiyet bölgeleri var.

More Sentences
pocket f. cebe indirmek
The manager is known to have pocketed millions.
Müdürün milyonları cebe indirdiği biliniyor.

More Sentences
pocket f. cebine koymak
Ezra pocketed the money he got from his mother.
Ezra annesinden aldığı parayı cebine koydu.

More Sentences
pocket f. deliğe sokmak (bilardo)
It was amazing to see him pocket two balls at the same time.
Aynı anda iki topu deliğe soktuğunu görmek inanılmazdı.

More Sentences
pocket f. cebe atmak
Tom pocketed the coin.
Tom parayı cebine attı.

More Sentences
pocket f. üstüne oturmak
I felt anger when Jason pocketed the prize.
Jason ödülün üstüne oturunca öfkelendiğimi hissettim.

More Sentences
pocket s. cepte taşınabilir
This is a pocket dictionary.
Bu bir cep sözlüğüdür.

More Sentences
Teknik
pocket i. boşluk
The plane has hit several air pockets.
Uçak birkaç hava boşluğuna isabet etti.

More Sentences
Bilgisayar
pocket i. cep
Reese refused to pay for new devices out of her pocket.
Reese yeni cihazlar için cebinden ödeme yapmayı reddetti.

More Sentences
Tekstil
pocket i. cep
Reese refused to pay for new devices out of her pocket.
Reese yeni cihazlar için cebinden ödeme yapmayı reddetti.

More Sentences
Otomotiv
pocket i. cep
Reese refused to pay for new devices out of her pocket.
Reese yeni cihazlar için cebinden ödeme yapmayı reddetti.

More Sentences
Genel
pocket i. minyatür
pocket i. kovuk
pocket i. para
pocket i. oyuk
pocket i. kese
pocket i. gedik
pocket i. hava boşluğu
pocket i. grup
pocket i. kesim
pocket i. çukur
pocket i. torba
pocket i. zarf
pocket i. çıkmaz sokak
pocket i. yarışmacının yarışta diğerleri tarafından kuşatıldığı pozisyon
pocket f. deve yapmak
pocket f. çembere almak (savaş)
pocket f. cebe koymak
pocket f. bastırmak
pocket f. iç etmek
pocket f. saklamak
pocket f. üstüne yatmak
pocket f. sineye çekmek
pocket f. belli etmemek
pocket f. cebine atmak
pocket f. gizlemek
pocket f. veto etmek
pocket f. cebe yerleştirmek
pocket f. cebine indirmek
pocket f. kontrolü altında tutmak
pocket f. avcunun içinde tutmak
pocket f. cep haline getirmek
pocket f. kese haline getirmek
pocket f. kese içinde iltihap biriktirmek
pocket f. iltihap toplamak
pocket f. yığın oluşturmak
pocket f. küme oluşturmak
pocket f. yığınlar yaratmak
pocket f. cep yapmak
pocket s. cebe uygun
pocket s. küçük
pocket s. düz
pocket s. cep boy
pocket s. mini
pocket s. yoğun
pocket s. paraya ait veya ilgili
pocket s. mali
pocket s. parasal
pocket s. cebinde taşınan
pocket s. cepte taşınan
pocket s. cebinden ödenen
pocket s. küçük nakdi masraf için kullanılan
pocket s. cepten ödenen
pocket s. küçük nakdi masraf içeren
pocket s. izole
pocket s. ayrık
pocket s. bağımsız
pocket N. küçük alan
Teknik
pocket i. çukur
pocket i. hücre
pocket i. hava boşluğu
pocket i. ağırlık birimi
pocket i. (ingiltere) 168 pounda denk şerbetçi otu ölçü birimi
pocket i. döküm kalıbının içinde yer alan büyük boşluk
Denizcilik
pocket i. yelken üzerine kanvas şeridi dikilmesi ile elde edilen küçük boşluk
pocket i. yelken cebi
Maden
pocket i. küçük cevher kütlesi
pocket i. maden kovası
pocket i. şut/chute kapılarında yer alan küçük eğim
pocket i. şut/chute kapılarında yer alan küçük çıkıntı
Medikal
pocket i. paket
Mutfak
pocket i. etin içine açılan boşluk
pocket i. etin içinin boşaltılması ile elde edilen boşluk
Deniz Biyolojisi
pocket i. torba
Balıkçılık
pocket i. balık tuzağı
pocket i. sen nehri morinası
Askeri
pocket i. alan
Spor
pocket i. bilardo masa filesi
pocket i. iki kuka arasındaki boşluk
pocket i. (futbolda) blok oyuncularının oluşturduğu ve oyun kurucunun geçmeye çalıştığı alan
pocket f. (bir yarışta) yarışmacıyı kuşatmak
Beysbol
pocket i. beyzbol eldiveninin en derin kısmı
pocket i. beyzbol eldiveninin avuç bölümü

"pocket" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
pocket knife i. çakı
pocket watch i. köstekli saat
Genel
pocket watch i. cep saati
back pocket i. arka cep
pocket radio i. cep radyosu
pocket dictionary i. küçük sözlük
pocket calculator i. cep hesap makinası
pocket comb i. cep tarağı
pocket lighter i. çakmak
patch pocket i. dıştan cep
pocket money i. harçlık
pocket lamp i. cep lambası
pocket notebook i. cep defteri
pocket battleship i. cep zırhlısı
watch pocket i. saat cebi
pocket lamp i. cep feneri
hip pocket i. arka cep
cheek pocket i. avurt
pocket calculator i. cep hesap makinesi
pocket money i. cep harçlığı
pocket calculator i. küçük hesap makinesi
pocket folder i. cep klasörü
pocket sack i. cep torbası
pocket reference i. el kitapçığı
vest-pocket housing i. çok küçük konut
pocket book i. cüzdan
pocket book i. cep defteri
pocket book i. cep kitabı
pocket money i. okul harçlığı
pocket folder i. cepli dosya
pocket billiards i. cepli bilardo
pocket knife i. cep bıçağı
pocket gun i. cep silahı
pocket compass i. cep pusulası
pocket square i. cep mendili
pocket protector i. cep koruyucu
pocket dialing i. telefon sahibinin isteği dışında (genellikle yanlışlıkla telefon kilidinin devre dışı kaldığı durumlarda) gelişen yanlış arama
pocket-calling i. telefon sahibinin isteği dışında (genellikle yanlışlıkla telefon kilidinin devre dışı kaldığı durumlarda) gelişen yanlış arama
pocket door i. gizli kayar kapı
pocket torch i. cep feneri
punched pocket (uk) i. şeffaf dosya
punched pocket (uk) i. poşet dosya
pocket-knife i. çakı
pocket-knife i. cep bıçağı
swiss pocket knife i. isviçre çakısı
pocket calendar i. cep takvimi
functional pocket i. fonksiyonel cep
jacket pocket i. ceket cebi
vest pocket i. ceket cebi
waistcoat pocket i. yelek cebi
pocket bike racing i. mini motorsiklet yarışı
pocket bike race i. mini motosiklet yarışı
pocket pouch i. (genelde tablet/cep telefonu vs taşımak için kullanılan) çok gözlü orta boy çanta
pocket version i. cep versiyon
pocket change i. cep harçlığı
pocket change i. az miktarda para
pocket change i. cepte taşınan bozuk para
rock pocket mouse i. amerika kıtasında yaşayan bir fare
pocket mouse i. daksil
pocket universe i. cep evren
polly pocket i. poşet dosya
punched pocket i. poşet dosya
pocket-sized camcorder i. cep tipi video kamera
besom pocket i. ceket iç cebi
pocket translator i. cep çevirmeni
pkt. (pocket) i. cep
pkt (pocket) i. cep
slash pocket i. yalancı ek yerinde şeklinde girişi olan, elbiseye verev yerleştirilmiş cep
slash pocket i. kesik cep
pocket handkerchief i. küçük şey
pocket flask i. cep matarası
pocket edition i. cep kitabı
pocket edition i. geniş kitlelere yayılmak için ucuza satılan ciltsiz kitap
pocket sheriff i. kraliyetin mutlak yetkisi ile atanan şerif
pocket piece i. şans parası
pocket edition i. bir şeyin minyatürü
pocket secretary i. uzun kartvizit
pocket piece i. şans eşyası
pocket pistol i. cep matarası
pocket secretary i. cüzdana benzer bölmeli bir kılıf
pocket park i. mini park
pocket park i. bir şehir veya yoğun nüfuslu mahallede yer alan oldukça küçük park
pocket sheriff i. ingiliz şerif
pocket piece i. uğur parası
pocket handkerchief i. minik şey
out of pocket i. cepten ödeme sonucu uğranan zarar
line one's pocket f. cebini doldurmak
pick someone's pocket f. birinin cebindekileri yürütmek
be in pocket f. kar etmek
have somebody in one's pocket f. parmağında oynatmak
pick somebody's pocket f. birine yankesicilik yapmak
pay out of pocket f. cepten ödemek
pay out of pocket f. cebinden ödemek
pay out of pocket f. kendi cebinden ödemek
put someone in one's pocket f. parmağında oynatmak
pick somebody's pocket f. yankesicilik yapmak
give pocket-money f. harçlık vermek
put money in one's pocket f. cebine para koymak (harçlık vb.)
pay from one's own pocket f. kendi cebinden karşılamak
carry a pocket watch f. cep saati taşımak
pull something from one’s pocket f. cebinden bir şey çıkarmak
pocket the cash f. parayı cebe atmak
steal money from someone's pocket f. birinin cebinden para çalmak
put one's hand in one's pocket f. elini cebine sokmak
put one's hand in one's pocket f. elini cebine koymak
slip out of one's pocket f. cebinden kayıp düşmek
drop out of one's pocket f. cebinden düşmek
out of pocket s. cepten çıkmış
out of pocket s. sarfedilmiş
deep pocket s. zengin
deep pocket s. mali açıdan çok rahat
out-of-pocket s. cepten
out-of-pocket s. cepten çıkan
vest-pocket s. ceket cebine sığacak küçüklükte olan
vest-pocket s. ufacık
vest-pocket s. çok küçük
hip-pocket s. küçük boylu
hip-pocket s. küçük boyutlu
hip-pocket s. küçük kapsamlı
out-of-pocket s. parasız
out-of-pocket s. bir miktar paradan bireysel olarak sorumlu olan
pocket-handkerchief s. küçük
pocket-sized s. cebe sığabilir
pocket-size s. ufak
pocket-sized s. küçük
pocket-sized s. minik
pocket-handkerchief s. kısıtlı ölçüde olan
pocket-size s. cep boy
pocket-size s. küçük
pocket-size s. minik
pocket-sized s. cepte taşınabilir
pocket-handkerchief s. mini
pocket-sized s. ufak
pocket-sized s. cep boy
pocket-handkerchief s. belirli büyüklükte olan
pocket-sized s. mini
out of pocket s. kendi kaynaklarını kullanan
in his/her/your pocket zf. cebinde
out of pocket zf. cepten harcayarak
out of pocket zf. hazırı tüketerek
out of pocket zf. para kaybederek
İfadeler
(it) suits every pocket expr. her keseye uygun
Konuşma Dili
pocket money i. cep harçlığı
pocket money i. harçlık
jacket pocket i. ceket cebi
back pocket i. arka cep
pocket dial i. farkında olmadan arama
pocket dial i. yanlış arama
pocket dial i. telefonun birinin cebinde yanlışlıkla birini araması
pocket dial i. telefon kilidi açık kalan telefonun yanlışlıkla birini araması