saklamak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

saklamak



"saklamak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
saklamak hide f.
saklamak keep f.
saklamak withhold f.
General
saklamak put by f.
saklamak put out of sight f.
saklamak veil f.
saklamak bosom f.
saklamak suffuse f.
saklamak secrete f.
saklamak cache f.
saklamak keep back f.
saklamak keep something under wraps f.
saklamak bury f.
saklamak stow f.
saklamak blind f.
saklamak stash away f.
saklamak harvest f.
saklamak lay away f.
saklamak enshrine f.
saklamak withhold from f.
saklamak suppress f.
saklamak put f.
saklamak pocket f.
saklamak screen f.
saklamak stash f.
saklamak keep snug f.
saklamak obscure f.
saklamak hide out f.
saklamak keep dark f.
saklamak salt away f.
saklamak defend f.
saklamak protect f.
saklamak stow away f.
saklamak shade f.
saklamak shelter f.
saklamak dissemble f.
saklamak cloak f.
saklamak plant f.
saklamak lay up f.
saklamak lay down f.
saklamak hide away f.
saklamak keep f.
saklamak disguise f.
saklamak hold back f.
saklamak keep something quiet f.
saklamak tuck away f.
saklamak reposit f.
saklamak hoard f.
saklamak store up f.
saklamak cover f.
saklamak put away f.
saklamak hide f.
saklamak keep in f.
saklamak store f.
saklamak conceal f.
saklamak reserve f.
saklamak gloss over f.
saklamak couch f.
saklamak mask f.
saklamak preserve f.
saklamak save f.
saklamak lay aside by f.
saklamak withhold f.
saklamak harbor f.
saklamak harbour f.
saklamak lay in lavender f.
saklamak have at one's retinue f.
saklamak tuck f.
Phrasals
saklamak put by f.
Idioms
saklamak brush underneath the carpet f.
saklamak sweep underneath the carpet f.
saklamak hold under wraps f.
saklamak brush under the rug f.
saklamak keep under wraps f.
saklamak keep dark f.
saklamak have under wraps f.
saklamak sweep under the carpet f.
saklamak brush underneath the rug f.
saklamak brush under the carpet f.
saklamak sweep underneath the rug f.
Technical
saklamak smother f.
saklamak save f.
saklamak preserve f.
saklamak store f.
saklamak hide f.
saklamak conceal f.
saklamak reserve f.
saklamak withhold f.

"saklamak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 175 sonuç

Türkçe İngilizce
General
sır saklamak keep secret f.
ilerisi için saklamak put by f.
ihtiyat olarak saklamak have in reserve f.
kabuk içinde saklamak inshell f.
gizli bir yere saklamak cache f.
sır saklamak keep a secret f.
güzel ve masum bir kisve altında saklamak (kötü bir şeyi) sugarcoat f.
ihtiyat olarak saklamak hold in reserve f.
avuç içinde saklamak palm f.
bir şeyi birinden saklamak keep something a secret from someone f.
saklamak (sır) keep f.
ihtiyat olarak saklamak keep in reserve f.
tuzlayarak saklamak salt f.
kilit altında saklamak lock up f.
sır saklamak keep one's counsel f.
dondurup saklamak deepfreeze f.
tuzlayarak saklamak pickle f.
dondurup saklamak deep freeze f.
fikirlerini kendine saklamak keep one's own counsel f.
tuzlayarak saklamak salt down f.
avcunda saklamak palm f.
örterek saklamak veil f.
iyi bir yere saklamak stash f.
sırrı saklamak keep under one's hat f.
sır saklamak keep to oneself f.
uygun koşullarda saklamak keep under suitable conditions f.
sır gibi saklamak keep something like a secret f.
fiyatı saklamak hide the price f.
bilgi saklamak hide information f.
haznede saklamak reservoir f.
depoda saklamak reservoir f.
dondurup saklamak deep-freeze f.
kilitleyip saklamak lock away f.
yeni adla saklamak save as f.
kendi için saklamak reserve for oneself f.
acısını saklamak hide one’s pain f.
bir şeyi uygun bir zamana saklamak save something for the right occasion f.
bir şey/şeyler saklamak hide something f.
bir şey/şeyler saklamak make a secret of something f.
bilgi saklamak black out f.
birisinden birşeyi saklamak hide something from someone f.
duygularını saklamak reserve f.
(ilacı) sonradan kullanmak için yanak içine saklamak cheek f.
(bir şeyi bir yere) saklamak niche f.
belleğinde saklamak treasure f.
hatıra olarak saklamak treasure f.
varile doldurup saklamak tub f.
tahıl saklamak için kullanılan kap bin i.
insan külü saklamak için yunanlıların kullandığı bir tür tabut larnax i.
özellikle yüzdeki kırışıkları saklamak için kullanılan kozmetik madde concealer i.
Phrasals
saklamak üzere bir kutuya koymak box up f.
(parayı) bir yana saklamak salt away f.
daha sonra kullanmak üzere saklamak put up f.
bir kenarda bekletmek/tutmak/saklamak place aside f.
bir kenarda tutmak/saklamak place aside f.
sonrası için tutmak/saklamak/biriktirmek place aside f.
(bir şeyin) altına/altında saklamak bury under (something) f.
(birini ya da bir şeyi birinden ya da bir şeyden) saklamak conceal (someone or something) from (someone or something) f.
bir şeyi birisi için tutmak/saklamak/emanet almak hold something for someone f.
birini bir şeyin arkasına gizlemek/saklamak hide someone behind something f.
bir yere saklamak/zulalamak stash in f.
bir kenara saklamak put aside f.
bir şeyi bir şeyin içine saklamak hide something in something f.
gelecek için saklamak lay in f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak hive away f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak lay in f.
gelecek için saklamak stash away f.
gelecek için saklamak hive away f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak stack away f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak stash away f.
gerçek amacını saklamak act a part f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak store away f.
gelecek için saklamak salt away f.
gelecek için saklamak stack away f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak store something away f.
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak salt away f.
ileride kullanmak için saklamak lay in f.
ileride kullanmak için saklamak store away f.
ileride kullanmak için saklamak salt away f.
ileride kullanmak için saklamak store something away f.
ileride kullanmak için saklamak stack away f.
ileride kullanmak için saklamak stash away f.
ileride kullanmak için saklamak hive away f.
müşteri için (ürünü vb) saklamak hold something for someone f.
sonraya saklamak put aside f.
zulada saklamak hive away
zulada saklamak put in
zulada saklamak stack away
zulada saklamak stash away
zulada saklamak lay in
zulada saklamak salt away
zor zamanlar için istiflemek/saklamak hoard something up
Proverb
gerçeğin bir kısmını saklamak yalan söylemekle eşdeğerdir bazen half the truth is often a whole lie
Colloquial
en iyisini sona saklamak save the best for the last f.
en iyisini en sona saklamak save the best for the last f.
kendine saklamak keep to oneself f.
pamuklar içinde saklamak wrap in cotton wool f.
sır olarak saklamak make a secret of f.
pamuklar içinde saklamak keep in cotton wool f.
Idioms
herkesten/kamuoyundan saklamak brush (something) under the mat f.
herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak brush (something) under the mat f.
herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak brush (something) under the mat f.
yaptığını saklamak brush (something) under the mat f.
herkesten/kamuoyundan saklamak sweep (something) under the carpet [uk] f.
herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak sweep (something) under the carpet [uk] f.
herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak sweep (something) under the carpet [uk] f.
yaptığını saklamak sweep (something) under the carpet [uk] f.
herkesten/kamuoyundan saklamak sweep something under the carpet [uk] f.
herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak sweep something under the carpet [uk] f.
herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak sweep something under the carpet [uk] f.
yaptığını saklamak sweep something under the carpet [uk] f.
kiri tozu halının altına doğru süpürerek gizlemek/saklamak sweep something under the carpet [uk] f.
herkesten/kamuoyundan saklamak brush something under the carpet [us] f.
herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak brush something under the carpet [us] f.
herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak brush something under the carpet [us] f.
yaptığını saklamak brush something under the carpet [us] f.
herkesten/kamuoyundan saklamak sweep something under the rug f.
herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak sweep something under the rug f.
herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak sweep something under the rug f.
yaptığını saklamak sweep something under the rug f.
(bir şeyi ya da birini) gizlemek/saklamak cloak (someone or something) in secrecy f.
birşeyleri sonra kullanmak üzere saklamak squirrel something away f.
birinden bir şey saklamak hold out on someone f.
düşüncelerini kendine saklamak keep one's own counsel f.
fikirlerini/görüşlerini kendine saklamak keep one's opinions to oneself f.
hakikati saklamak hide a multitude of sins f.
hakikati saklamak cover a multitude of sins f.
ilerisi için saklamak/biriktirmek lay something by f.
ilerisi için saklamak/biriktirmek put something by f.
sır gibi saklamak have under wraps f.
sır olarak saklamak keep something still f.
sır olarak saklamak keep something quiet f.
sır olarak saklamak take into one's confidence f.
para saklamak squirrel away f.
sır gibi saklamak hold under wraps f.
sır gibi saklamak keep under wraps f.
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush underneath the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush under the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep under the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush under the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep underneath the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep underneath the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush underneath the carpet
ürün saklamak place something on one side
yedek olarak saklamak hold something in reserve
zor günler için saklamak save something for a rainy day
zor günler için saklamak put something aside for a rainy day
zor günler için saklamak hold something back for a rainy day
zor günler için saklamak keep something for a rainy day
utancıdan yüzünü saklamak hide one's face in shame
Slang
cinsel eğilimini sır olarak saklamak be in the closet f.
kıçına yasadışı madde saklamak hoop f.
kendisi için saklamak bogart f.
kıçına yasadışı madde saklamak hoof f.
kıçına kaçak mal saklamak keester f.
homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız beard i.
(uyuşturucu vb) kıçta saklamak boof
Trade/Economic
mallarını saklamak conceal its property f.
değerli eşya saklamak için kullanılan yer safe deposit i.
muhtemel zararı karşılamak amacıyla bir takım ihtiyatları saklamak suretiyle yapılan kendi kendini sağlama alma eylemi self insurance i.
rakiplerden bilgi saklamak amacıyla güçlü ya da zayıf olarak düzenlenen (teklif) two-way s.
Law
cürüm işleyenleri saklamak ve cürüm delillerini yok etmek harboring a felon or removing evidence of felony f.
eşyayı cürmiyeyi satın almak ve saklamak buying or concealing property obtained through felony f.
suçluyu saklamak harbour an outlaw f.
suçluyu saklamak harbor f.
suçluyu saklamak reset f.
suçluyu saklamak harbour f.
suçluyu saklamak harbor an outlaw f.
gerçeği saklamak suretiyle yasal mirasçıları bulunmaması sebebiyle devlete geçmesi gereken mallara sahip olma obreption and subreption i.
Technical
değerli belge veya para saklamak için kullanılan dayanıklı metal kutu veya kasa coffer i.
yeni adla saklamak save as
History
15. ve 16. yüzyıl avrupasında erkeklerin cinsel bölgelerini saklamak amacıyla giydikleri kumaş parçası codpiece
Military
gizli yere saklamak cache f.
Hunting
bir silahı taşımak depolamak için yağlayarak saklamak veya korumak pack a gun f.
Volleyball
smaçör saklamak hiding spiker f.