obscure - Türkçe İngilizce Sözlük

obscure

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

obscure — Definition

Anlamı ve Tanımı:
belirsiz, karanlık
Okunuş (IPA):
(AmE /əbˈskjʊr/ – BrE /əbˈskjʊə/)
Terim Türü:
Sıfat/Fiil: obscure (obscures – obscured – obscuring)
Anlaşılması güç ya da yeterince bilinmeyen durumu tanımlayan sözcüktür. Latince obscurus kökünden gelmiştir; karanlıkta kalma fikri bilişsel belirsizliğe aktarılmıştır. Akademik ve eleştirel anlatılarda netlik eksikliğini vurgular.
Eş Anlamlılar:
unclear, vague
Zıt Anlamlılar:
clear

"obscure" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
obscure i. belirsizlik
You shouldn't use too long a hashtag or something too obscure.
Çok uzun bir hashtag veya çok belirsiz bir şey kullanmamalısınız.

More Sentences
obscure f. karartmak
Suddenly clouds obscured the sky.
Aniden bulutlar gökyüzünü kararttı.

More Sentences
obscure f. gizlemek
The skyscrapers were obscured by the thick fog.
Gökdelenler yoğun sisle kaplanarak gizlenmişti.

More Sentences
obscure f. belirsizleştirmek
They obscure the proposal's legal basis.
Bunlar teklifin yasal dayanağını belirsizleştirmektedir.

More Sentences
obscure f. okunmasını engellemek
Black censor bars obscured most of the information on the document.
Siyah sansür çubukları belgedeki bilgilerin çoğunun okunmasını engelliyordu.

More Sentences
obscure s. belirsiz
It's quite obscure what this sentence means.
Bu cümlenin ne anlama geldiği çok belirsiz.

More Sentences
obscure s. karanlık
In fact, several of these obscure games have French roots.
Aslında, bu karanlık oyunların birçoğu Fransız kökenlidir.

More Sentences
obscure s. anlaşılmaz
The treaty was typewritten in an obscure language; I can't understand most of it.
Pakt anlaşılmaz bir dilde daktilo edilmiş; çoğu kısmını anlayamıyorum.

More Sentences
obscure s. muğlak
The Tobin tax will bring some transparency to a very obscure question.
Tobin vergisi çok muğlak bir soruya biraz şeffaflık getirecektir.

More Sentences
obscure s. tam bilinmeyen
The origin of this painting is obscure.
Bu resmin kökeni tam olarak bilinmemektedir.

More Sentences
Hukuk
obscure s. muğlak
The Tobin tax will bring some transparency to a very obscure question.
Tobin vergisi çok muğlak bir soruya biraz şeffaflık getirecektir.

More Sentences
İnşaat
obscure f. gölgelemek
This would only obscure the real dialogue and the real debate needed.
Bu ise sadece gerçek diyalogu ve ihtiyaç duyulan gerçek tartışmayı gölgeleyecektir.

More Sentences
Genel
obscure i. gizli şey
obscure i. bilinmeyen şey
obscure i. anlaşılmazlık
obscure i. bilinmezlik
obscure i. gizlilik
obscure f. örtbas etmek
obscure f. karanlık yapmak
obscure f. saklamak
obscure f. karanlığa gömmek
obscure f. örtmek
obscure f. anlaşılmaz hale getirmek
obscure f. gizlenmek
obscure f. kılıf değiştirmek
obscure f. (ses, çizgi) belirsizleştirmek
obscure f. (yargı) güçsüzleştirmek
obscure s. gösterişsiz
obscure s. loş
obscure s. sönük
obscure s. bilinmeyen
obscure s. ücra
obscure s. bulutlu
obscure s. pek az tanınan
obscure s. sıradan
obscure s. gizli kapaklı
obscure s. müphem
obscure s. ünsüz
obscure s. az kişinin anlayacağı
obscure s. hiç dikkati çekmeyen
obscure s. kapalı
obscure s. karışık
obscure s. üstü kapalı
obscure s. pek tanınmayan
obscure s. kuytu
obscure s. anlaşılması zor
obscure s. telaffuzu zor
obscure s. gözlerden uzak
obscure s. çapraşık
obscure s. mütevazı
obscure s. silik
obscure s. anlaşılması güç
obscure s. iyi tanınmayan
obscure s. anlamı muğlak
obscure s. bulması zor
obscure s. fark edilmez
obscure s. önemsiz
obscure s. göze çarpmayan
obscure s. alçakgönüllü
obscure s. mütevazı
obscure s. belli belirsiz hissedilen
obscure s. belli belirsiz anlaşılan
obscure s. doğru düzgün hissedilmeyen
obscure s. kamuoyundan uzak
obscure s. dünyevi işlerden uzak
obscure s. önemli etkinliklerden uzak
obscure s. uzak
obscure s. mesafeli
obscure s. kuytu
obscure s. münzevi
obscure s. parlak olmayan
obscure s. sönük
obscure s. donuk
obscure s. koyu
Hukuk
obscure s. müphem
obscure s. meçhul
İnşaat
obscure f. perdelemek
Dilbilim
obscure f. (sesli harf) vurguyu azaltmak
obscure s. vurgusu azaltılmış (sesli harf)

"obscure" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
obscure glass i. mat cam
Optik
obscure rays i. parlak veya görünür olmayıp spektrumda görünür kısmın sınırları ötesinde kalan ışınlar
Sanat
clair-obscure i. (resimli sanat eserinde) aydınlık ve karanlık elementlerin düzenlenmesi
clair-obscure i. ksilograf
clare-obscure i. ışık-gölge tekniği
clare-obscure i. gravür baskı
clair-obscure i. ahşap baskı tekniği
claire-obscure i. (resimli sanat eserinde) aydınlık ve karanlık elementlerin düzenlenmesi
claire-obscure i. ahşap baskı
clare-obscure i. (resimli sanat eserinde) aydınlık ve karanlık elementlerin düzenlenmesi
claire-obscure i. (resimsel anlatımda) ışık-gölge kullanım tekniği
clare-obscure i. (resimsel anlatımda) ışık-gölge kullanım tekniği
clair-obscure i. ksilografi tekniği
clare-obscure i. ahşap baskı
clair-obscure i. gravür baskı
clare-obscure i. ahşap baskı tekniği
claire-obscure i. ksilograf
clair-obscure i. ahşap baskı
clair-obscure i. (resimsel anlatımda) ışık-gölge kullanım tekniği
claire-obscure i. ışık-gölge tekniği
claire-obscure i. ksilografi tekniği
clair-obscure i. ışık-gölge tekniği
clare-obscure i. ksilograf
clare-obscure i. ksilografi tekniği
claire-obscure i. ahşap baskı tekniği
claire-obscure i. gravür baskı
Resim
clear obscure i. açık koyu