saklamak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

saklamak



Bedeutungen von dem Begriff "saklamak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 85 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
saklamak hide v.
saklamak keep v.
saklamak withhold v.
General
saklamak put by v.
saklamak put out of sight v.
saklamak veil v.
saklamak mask v.
saklamak suffuse v.
saklamak secrete v.
saklamak bosom v.
saklamak couch v.
saklamak tuck away v.
saklamak reposit v.
saklamak hoard v.
saklamak store up v.
saklamak cover v.
saklamak shade v.
saklamak shelter v.
saklamak dissemble v.
saklamak cloak v.
saklamak plant v.
saklamak harbour v.
saklamak lay up v.
saklamak lay down v.
saklamak hide away v.
saklamak keep v.
saklamak preserve v.
saklamak disguise v.
saklamak save v.
saklamak hold back v.
saklamak keep something quiet v.
saklamak put away v.
saklamak withhold v.
saklamak keep in v.
saklamak cache v.
saklamak keep back v.
saklamak keep something under wraps v.
saklamak hide v.
saklamak bury v.
saklamak withhold from v.
saklamak suppress v.
saklamak put v.
saklamak lay aside by v.
saklamak keep snug v.
saklamak gloss over v.
saklamak pocket v.
saklamak screen v.
saklamak stash v.
saklamak stow v.
saklamak blind v.
saklamak stash away v.
saklamak harvest v.
saklamak lay away v.
saklamak enshrine v.
saklamak obscure v.
saklamak store v.
saklamak hide out v.
saklamak keep dark v.
saklamak harbor v.
saklamak salt away v.
saklamak defend v.
saklamak reserve v.
saklamak protect v.
saklamak conceal v.
saklamak stow away v.
Phrasals
saklamak put by
Idioms
saklamak keep under wraps
saklamak sweep underneath the carpet
saklamak brush underneath the carpet
saklamak hold under wraps
saklamak have under wraps
saklamak sweep under the carpet
saklamak brush underneath the rug
saklamak keep dark
saklamak sweep underneath the rug
saklamak brush under the carpet
saklamak brush under the rug
Technical
saklamak save
saklamak smother
saklamak withhold
saklamak preserve
saklamak store
saklamak reserve
saklamak hide
saklamak conceal

Bedeutungen, die der Begriff "saklamak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 138 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
acısını saklamak hide one’s pain v.
avcunda saklamak palm v.
avuç içinde saklamak palm v.
bilgi saklamak black out v.
bilgi saklamak hide information v.
bir şey/şeyler saklamak make a secret of something v.
bir şey/şeyler saklamak hide something v.
bir şeyi birinden saklamak keep something a secret from someone v.
bir şeyi uygun bir zamana saklamak save something for the right occasion v.
birisinden birşeyi saklamak hide something from someone v.
depoda saklamak reservoir v.
dondurup saklamak deepfreeze v.
dondurup saklamak deep freeze v.
dondurup saklamak deep-freeze v.
fikirlerini kendine saklamak keep one's own counsel v.
fiyatı saklamak hide the price v.
gizli bir yere saklamak cache v.
güzel ve masum bir kisve altında saklamak (kötü bir şeyi) sugarcoat v.
haznede saklamak reservoir v.
ihtiyat olarak saklamak hold in reserve v.
ihtiyat olarak saklamak keep in reserve v.
ihtiyat olarak saklamak have in reserve v.
ilerisi için saklamak put by v.
iyi bir yere saklamak stash v.
kabuk içinde saklamak inshell v.
kendi için saklamak reserve for oneself v.
kilit altında saklamak lock up v.
kilitleyip saklamak lock away v.
örterek saklamak veil v.
saklamak (sır) keep v.
sır gibi saklamak keep something like a secret v.
sır saklamak keep to oneself v.
sır saklamak keep one's counsel v.
sır saklamak keep a secret v.
sır saklamak keep secret v.
sırrı saklamak keep under one's hat v.
tuzlayarak saklamak salt down v.
tuzlayarak saklamak pickle v.
tuzlayarak saklamak salt v.
uygun koşullarda saklamak keep under suitable conditions v.
yeni adla saklamak save as v.
insan külü saklamak için yunanlıların kullandığı bir tür tabut larnax n.
özellikle yüzdeki kırışıkları saklamak için kullanılan kozmetik madde concealer n.
tahıl saklamak için kullanılan kap bin n.
Phrasals
bir kenara saklamak put aside
bir şeyi bir şeyin içine saklamak hide something in something
bir şeyi birisi için tutmak/saklamak/emanet almak hold something for someone
bir yere saklamak/zulalamak stash in
birini bir şeyin arkasına gizlemek/saklamak hide someone behind something
gelecek için saklamak stack away
gelecek için saklamak hive away
gelecek için saklamak lay in
gelecek için saklamak stash away
gelecek için saklamak salt away
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak hive away
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak lay in
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak stack away
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak store away
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak store something away
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak salt away
gelecekte kullanmak üzere bir kenara saklamak stash away
gerçek amacını saklamak act a part
ileride kullanmak için saklamak stack away
ileride kullanmak için saklamak store away
ileride kullanmak için saklamak salt away
ileride kullanmak için saklamak lay in
ileride kullanmak için saklamak stash away
ileride kullanmak için saklamak store something away
ileride kullanmak için saklamak hive away
müşteri için (ürünü vb) saklamak hold something for someone
sonraya saklamak put aside
zor zamanlar için istiflemek/saklamak hoard something up
zulada saklamak lay in
zulada saklamak salt away
zulada saklamak hive away
zulada saklamak stack away
zulada saklamak stash away
zulada saklamak put in
Proverb
gerçeğin bir kısmını saklamak yalan söylemekle eşdeğerdir bazen half the truth is often a whole lie
Colloquial
en iyisini en sona saklamak save the best for the last
en iyisini sona saklamak save the best for the last
kendine saklamak keep to oneself
pamuklar içinde saklamak wrap in cotton wool
pamuklar içinde saklamak keep in cotton wool
sır olarak saklamak make a secret of
Idioms
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush underneath the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush under the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep under the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush under the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep underneath the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep underneath the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush underneath the carpet
birinden bir şey saklamak hold out on someone
birşeyleri sonra kullanmak üzere saklamak squirrel something away
düşüncelerini kendine saklamak keep one's own counsel
fikirlerini/görüşlerini kendine saklamak keep one's opinions to oneself
hakikati saklamak cover a multitude of sins
hakikati saklamak hide a multitude of sins
ilerisi için saklamak/biriktirmek put something by
ilerisi için saklamak/biriktirmek lay something by
para saklamak squirrel away
sır gibi saklamak have under wraps
sır gibi saklamak keep under wraps
sır gibi saklamak hold under wraps
sır olarak saklamak take into one's confidence
sır olarak saklamak keep something quiet
sır olarak saklamak keep something still
utancıdan yüzünü saklamak hide one's face in shame
ürün saklamak place something on one side
yedek olarak saklamak hold something in reserve
zor günler için saklamak keep something for a rainy day
zor günler için saklamak put something aside for a rainy day
zor günler için saklamak save something for a rainy day
zor günler için saklamak hold something back for a rainy day
Slang
cinsel eğilimini sır olarak saklamak be in the closet v.
(uyuşturucu vb) kıçta saklamak boof
homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız beard
kendisi için saklamak bogart
kıçına kaçak mal saklamak keester
kıçına yasadışı madde saklamak hoof
kıçına yasadışı madde saklamak hoop
Trade/Economic
değerli eşya saklamak için kullanılan yer safe deposit
mallarını saklamak conceal its property
muhtemel zararı karşılamak amacıyla bir takım ihtiyatları saklamak suretiyle yapılan kendi kendini sağlama alma eylemi self insurance
Law
cürüm işleyenleri saklamak ve cürüm delillerini yok etmek harboring a felon or removing evidence of felony
eşyayı cürmiyeyi satın almak ve saklamak buying or concealing property obtained through felony
gerçeği saklamak suretiyle yasal mirasçıları bulunmaması sebebiyle devlete geçmesi gereken mallara sahip olma obreption and subreption
suçluyu saklamak harbour
suçluyu saklamak harbor an outlaw
suçluyu saklamak reset
suçluyu saklamak harbor
suçluyu saklamak harbour an outlaw
Technical
değerli belge veya para saklamak için kullanılan dayanıklı metal kutu veya kasa coffer
yeni adla saklamak save as
History
15. ve 16. yüzyıl avrupasında erkeklerin cinsel bölgelerini saklamak amacıyla giydikleri kumaş parçası codpiece
Military
gizli yere saklamak cache
Hunting
bir silahı taşımak depolamak için yağlayarak saklamak veya korumak. pack a gun
Volleyball
smaçör saklamak hiding spiker