pickle - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

pickle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "pickle" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 33 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pickle n. turşu
General
pickle v. turşu yapmak
pickle v. turşu kurmak
pickle v. tuzlayarak saklamak
pickle v. sarhoş etmek
pickle v. dekape etmek (metal bir nesneyi)
pickle v. turşusunu kurmak
pickle v. salamura yapmak
pickle v. asitle temizlemek
pickle v. metal yüzünü parlatmak
pickle n. zor durum
pickle n. kornişon
pickle n. afacan
pickle n. dekapaj solüsyonu
pickle n. salatalık turşusu
pickle n. paklayıcı
pickle n. salamura
pickle n. yaramaz
pickle n. sıkıntılı durum
pickle n. dekapaj çözeltisi
pickle n. turşusunu kurma
Slang
pickle n. penis
pickle n. muamma
Technical
pickle v. asit sülfürik banyosunda temizlemek
pickle v. asitle yakmak
pickle n. paklayıcı
Aeronautic
pickle v. asitle temizlemek
Food Engineering
pickle n. salamura
pickle n. turşu
Gastronomy
pickle v. turşu kurmak
pickle v. turşusunu kurmak
pickle n. hıyar turşusu
pickle n. turşu

Bedeutungen, die der Begriff "pickle" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 74 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
sorry pickle n. zor durum
sad pickle n. zor durum
nice pickle n. zor durum
pickle barrel n. salamura fıçısı
pickle festival n. turşu festivali
tan pickle n. deri tabakalama işlemine kullanılan bir çözelti
in a pretty pickle adj. başı belada
in a fine pickle adj. başı belada
in a sad pickle adv. sıkıntılı vaziyette
in a fine pickle adv. zor veya kötü durumda
in a pretty pickle adv. zor veya kötü durumda
Idioms
be in a pickle v. uygun olmayan konumda olmak
put a rod in pickle v. cezayı önceden hazırlamak
be in a pickle v. sıkıntılı durumda olmak
be in a pickle v. zorluk içinde olmak
get oneself into a pickle v. başını belaya sokmak
a rod in pickle [obsolete] n. hazır bulundurulan misilleme planı
a rod in pickle [obsolete] n. hazır bulundurulan ceza planı
a rod in pickle [obsolete] n. ileride kullanılmak üzere hazır tutulan mukabele planı
pretty pickle n. bela
in a pickle adj. başı belada
in a pickle adj. başı dertte
in a pickle adj. hapı yutmuş durumda
in a pickle adj. ayvayı yemiş
in a pickle adj. hali harap
in a pickle adj. hali duman
in a pickle adj. zor durumda
in a pickle adj. güç durumda
that's the way the pickle squirts expr. hayatın cilvesi işte ne yaparsın
whatever tickles your pickle expr. nasıl biliyorsan öyle yap
whatever tickles your pickle expr. nasıl mutlu oluyorsan öyle yap
Slang
be in a pickle v. başı dertte olmak
be in a pickle v. başı sıkıntıda/belada olmak
be in a pickle v. ayvayı/boku yemek
be in a pickle v. hapı yutmak
be in a pickle v. hali harap/duman olmak
be in a pickle v. suyu ısınmak/kaynamak
be in a pickle v. zor/güç bir durumda olmak
get in a pickle v. başı dertte olmak
get in a pickle v. başı /sıkıntıda/belada olmak
get in a pickle v. başı derde/sıkıntıya/belaya girmek
get in a pickle v. ayvayı/boku yemek
get in a pickle v. hapı yutmak
get in a pickle v. hali harap/duman olmak
get in a pickle v. suyu ısınmak/kaynamak
get in a pickle v. zor/güç bir durumda olmak
get in a pickle v. zor/güç bir duruma düşmek
Trade/Economic
pickle factory n. turşu imal yeri
pickle factory n. turşu fabrikası
Technical
pickle liquor n. dekapaj çözeltisi
pickle brittleness n. dekapaj gevrekliği
spent pickle liquor n. kullanık paklama çözeltisi
chrome pickle treatment n. kromlu asitleme işlemi
chrome pickle treatment n. kromlu paklama işlemi
pickle liquor n. paklama çözeltisi
pickle liquor n. paklayıcı
pickle pills n. paklama hapları
pickle brittleness n. paklama gevrekliği
pickle stain n. paklama lekesi
pickle patch n. yapışık tufal
pickle basket n. yenim dirençli sepet
Aeronautic
chrome pickle n. krom kaplama
Gastronomy
pepper pickle n. biber turşusu
dill pickle n. dereotlu hıyar turşusu
tomato pickle n. domates turşusu
carrot pickle n. havuç turşusu
cucumber pickle n. hıyar turşusu
mixed pickle n. karışık turşu
cabbage pickle n. lahana turşusu
beet pickle n. pancar turşusu
eggplant pickle n. patlıcan turşusu
cucumber pickle n. salatalık turşusu
onion pickle n. soğan turşusu
pickle juice n. turşu suyu