zor durumda - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

zor durumda



Bedeutungen von dem Begriff "zor durumda" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 17 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
zor durumda on the spot adv.
zor durumda in a tight squeeze adv.
zor durumda at a push adv.
zor durumda in a bad fix adv.
Colloquial
zor durumda on the spot
zor durumda up the creek
zor durumda in bad
zor durumda out on a limb
Idioms
zor durumda in a tight spot
zor durumda at bay
zor durumda in a squeeze
zor durumda in a fix
zor durumda in a tough spot
zor durumda out on a limb
zor durumda in a cleft stick
zor durumda in dire straits
British Slang
zor durumda up the swanny

Bedeutungen, die der Begriff "zor durumda" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 61 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
çok zor bir durumda olmak be in dire straits v.
çok zor bir durumda olmak be in desperate straits v.
çok zor bir durumda olmak be at bay v.
çok zor bir durumda olmak be in a bad way v.
zor bir durumda olmak be up a gum tree v.
zor durumda bırakılmak be put in an awkward position v.
zor durumda bırakılmak be put on the spot v.
zor durumda bırakmak put someone in a tight spot v.
zor durumda bırakmak leave in the lurch v.
zor durumda bırakmak strand v.
zor durumda bırakmak leave someone in a tight spot v.
zor durumda bırakmak leave someone in a difficult situation v.
zor durumda bırakmak leave someone in the lurch v.
zor durumda kalmak be stuck in a difficult situation v.
zor durumda kalmak hard up v.
zor durumda olmak be in a difficult situation v.
zor durumda olmak be in an awkward situation v.
zor durumda olmak be on the hook v.
zor durumda olmak be in a tight corner v.
zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma out on a limb n.
zor bir durumda up a tree adv.
zor veya kötü durumda in a pretty pickle adv.
zor veya kötü durumda in a fine pickle adv.
Phrases
çok zor durumda between the hammer and the anvil
Colloquial
çok zor bir durumda olmak be up against it
zor durumda olmak be in a hole
Idioms
birine zor bir iş vererek onu zor durumda bırakmak throw somebody in at the deep end
birini çok zor bir durumda bırakmak leave somebody to twist in the wind
birini zor durumda bırakmak leave somebody in a lurch
birini zor durumda bırakmak leave somebody in the lurch
çok zor bir durumda kalmak be up against the wall
çok zor bir durumda olmak be up shit creek without a paddle
çok zor bir durumda olmak be up against the wall
çok zor bir durumda olmak be up shit creek
çok zor bir durumda olmak be up the creek
çok zor bir durumda olmak be up the creek without a paddle
geçmişte yapmış olduğu hatalar yüzünden zor durumda olmak be (batting) on a sticky wicket
güç/zor durumda in a tough bind
kötü/zor durumda on its knees
mali yönden zor durumda olmak be in queer street
zor bir durumda soğukkanlılığını koruma whistling past the graveyard
zor bir durumda soğukkanlılığını koruma whistling past the cemetery
zor durumda bırakmak put someone in an awkward position
zor durumda bırakmak place someone in an awkward position
zor durumda kalmak be in the cart
zor durumda olmak be in a jam
zor durumda olmak up the creek without a paddle
zor durumda olmak be out on a limb
zor durumda olmak have a hard time
zor durumda olmak be hard pressed
zor durumda olmak be in a bind
zor durumda olmak hard put
zor durumda olmak be behind the eight ball
zor durumda olmak be in a hole
zor durumda olmak be in deep water
zor durumda olmak be in a tight spot
zor durumda olmak be in a tough spot
zor durumda olmak be on the hook
zor durumda terketmek leave high and dry
zor durumda terketmek leave in the lurch
Speaking
senin yüzünden onlara karşı zor durumda kaldım i am out on a limb for you with them