disadvantage - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

disadvantage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "disadvantage" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
disadvantage n. dezavantaj
General
disadvantage n. zarar
disadvantage n. kusur
disadvantage n. çekince
disadvantage n. mahzur
disadvantage n. kayıp
disadvantage n. dezavantaj
disadvantage n. götürü
disadvantage n. yarar yitimi
disadvantage n. sakınca
disadvantage n. aleyhte durum
disadvantage v. zarar vermek
Technical
disadvantage n. aleyhine olan durum
Informatics
disadvantage n. dezavantaj
disadvantage n. yarar yitimi

Bedeutungen, die der Begriff "disadvantage" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be at a disadvantage v. dezavantajlı olmak
be to someone's disadvantage v. birinin zararına olmak
be to someone's disadvantage v. birinin aleyhine olmak
be disadvantage to (someone) v. zararına olmak
be disadvantage of (someone) v. zararına olmak
to one's disadvantage adv. zararına
Phrases
at a disadvantage expr. dezavantajlı durumda
at a disadvantage expr. zor/güç bir durumda
at a disadvantage expr. zararlı durumda
Idioms
put (one) at a disadvantage v. (birini) zor/güç bir duruma düşürmek/sokmak
put (one) at a disadvantage v. dezavantajlı duruma düşmek
put (one) at a disadvantage v. (birini) dezavantajlı duruma düşürmek
put (one) at a disadvantage v. (birini) dezavantajlı duruma sokmak
put (one) at a disadvantage v. (birini) zararlı duruma sokmak
put (one) at a disadvantage v. dezavantajlı duruma sokmak
put (one) at a disadvantage v. (birini) dezavantajlı bir duruma düşürmek/sokmak
put somebody at a disadvantage v. (birini) dezavantajlı bir duruma düşürmek/sokmak
put somebody at a disadvantage v. (birini) zor/güç bir duruma düşürmek/sokmak
be at a disadvantage v. dezavantajlı bir duruma düşmek
be at a disadvantage v. dezavantajlı bir durumda olmak
be at a disadvantage v. zor/güç bir duruma düşmek
be at a disadvantage v. zor/güç bir durumda olmak
Trade/Economic
comparative disadvantage n. karşılaştırmalı dezavantaj
Politics
cause a disadvantage v. bir zarara sebep olmak
cause a disadvantage v. olumsuz duruma sokmak
cause a disadvantage v. sorunlara neden olmak
Technical
disadvantage factor n. elverişsizlik katsayısı
Physics
disadvantage factor n. dezavantaj etkeni
disadvantage factor n. elverişsizlik katsayısı