kusur - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kusur



Bedeutungen von dem Begriff "kusur" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 89 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kusur flaw n.
kusur fault n.
kusur defect n.
General
kusur wite n.
kusur gall n.
kusur gaff n.
kusur taint n.
kusur odd n.
kusur defo n.
kusur culpability n.
kusur wrong n.
kusur lapse n.
kusur disadvantage n.
kusur failing n.
kusur offense n.
kusur default n.
kusur mistake n.
kusur blot n.
kusur demerit n.
kusur peccadillo n.
kusur imperfectness n.
kusur failure n.
kusur glitch n.
kusur foible n.
kusur scar n.
kusur stigma n.
kusur cavil n.
kusur blame n.
kusur offence n.
kusur hole n.
kusur oversight n.
kusur infirmity n.
kusur defalcation n.
kusur defect n.
kusur fault n.
kusur blemish n.
kusur imperfection n.
kusur deficiency n.
kusur mar n.
kusur defectiveness n.
kusur shortcoming n.
kusur omission n.
kusur lacuna n.
kusur lacune n.
kusur touch n.
kusur imperfect adj.
kusur remiss adj.
kusur culpable adj.
kusur weak adj.
Trade/Economic
kusur shortcoming
kusur negligence
kusur vice
kusur flaw
kusur hidden defect
kusur defect
kusur delinquency
kusur wrong
kusur default
kusur imperfection
kusur fault
kusur deficiency
Law
kusur culpa
kusur fault
kusur negligence
kusur omission
kusur vice
kusur guilt
kusur delinquency
kusur neglect
Insurance
kusur defect
Advertising
kusur hickey
Technical
kusur blemish
kusur drawback
kusur defection
kusur short-coming
kusur flaw
kusur objection
kusur deficiency
kusur negligence
Computer
kusur imperfection
Construction
kusur defect
kusur imperfection
Automotive
kusur defect
Aeronautic
kusur discrepancy
kusur degradation failure
Food Engineering
kusur defect
kusur flaw
Latin
kusur neglegentia
kusur culpa

Bedeutungen, die der Begriff "kusur" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 230 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kusur bulan captious adj.
General
kusur bulmak crab v.
saygıda kusur etmek fail in respect for v.
kusur bulmak arraign v.
kusur bulmak carp v.
kusur etmek lapse v.
kusur bulup durmak nag v.
kusur bulmak fault v.
saygıda kusur etmemek have great respect for someone without fail v.
kusur bulmak find fault v.
kusur etmek be at fault v.
kusur bulmak pick on v.
görevi yapmakta kusur işlemek default v.
kusur bulmak pick at v.
saygıda kusur etmek fail to respect v.
saygıda kusur etmek show a lack of respect for v.
kusur bulmak cavil v.
kusur bulmak chide v.
kusur bulmak reprehend v.
kusur bulmak reflect on v.
kusur bulmak reflect upon v.
kusur bulmak criticize v.
kusur bulmak find fault with v.
kusur bulmak pick holes in v.
kusur bulmak pull apart v.
kusur bulmak cast reflection on somebody v.
daima kusur bulmak nag v.
kusur düzeltmek rectify a mistake v.
kusur düzeltmek put right a mistake v.
kusur işlemek make a mistake v.
kusur düzeltmek correct a mistake v.
kusur bulmak knock v.
kusur bulmak find mistake v.
kusur bulmak criticise v.
kusur bulmak rank v.
kusur aramak rank v.
kusur bulup duran kimse critic n.
edebiyatta kusur imperfection in literature n.
kusur bulan kimse momus n.
her şeye kusur bulan kimse faultfinder n.
algısal kusur perceptual deficit n.
kusur (karakterinde) fault n.
kusur bulma criticism n.
kusur bulma carping n.
kusur bulma reflection n.
kusur bulma nagging n.
adalette kusur lapse n.
kusur bulma reflexion n.
sözleşme öncesi kusur culpa in contrahendo n.
şekli kusur formal defect n.
kusur arama nitpicking n.
her şeye kusur bulma nitpicking n.
her şeye kusur bulan nitpicker n.
kusur düzeltme defect correction n.
kusur düzeltme fault correction n.
görünür kusur open defect n.
asli kusur genuine fault n.
kusur hoşgörüsü fault tolerance n.
kusur çözümlemesi fault analysis n.
kusur maskeleme fault masking n.
gizli kusur hidden defect n.
yaradılıştan var olan kusur inherent defect n.
doğuştan var olan kusur inherent defect n.
kusur bulma finding fault with n.
hafif kusur slight flaw n.
hafif kusur slight defect n.
her şeye kusur bulan kimse crab n.
mazur görülebilir kusur excusable default n.
ölümcül kusur fatal flaw n.
kusur bulma çabası captiousness n.
her şeye kusur bulan kimse caviler n.
her şeye kusur bulan kimse caviller n.
alaycı sorular sorarak, sataşarak ve kusur bularak sinir bozan kimse badgerer n.
devamlı kusur bulan kimse nagger n.
kusur bulan waspish adj.
göze batan veya tahammül edilmez (kusur, hata vb) gross adj.
kusur bulan uncharitable adj.
devamlı kusur bulan censorious adj.
kusur bulmaya çalışan exceptious adj.
kusur arayan waspish adj.
kusur etmiş in fault adj.
kusur bulunamaz irreproachable adj.
kusur bulmak amacıyla söylenen critical adj.
kusur bulmaya meyilli critical adj.
kusur arayan nitpicking adj.
her şeye kusur bulan nitpicking adj.
kusur bulan critical adj.
fazlasıyla kusur bulan overcritical adj.
kusur bulan faultfinding adj.
kendinde kusur bulan self-critical adj.
her şeye kusur bulan cavilous adj.
kusur bulma eğilimli cavilous adj.
sürekli kusur bulan nitpicky adj.
sürekli kusur bulan nit-picky adj.
devamlı kusur bularak censoriously adv.
kusur bularak carpingly adv.
kusur bulmaya çalışarak captiously adv.
sürekli kusur bularak cavilingly adv.
Phrasals
kusur bulmak pinch at v.
sürekli kusur bulmak pick at v.
kusur bulmak cavil at someone
Proverb
kişi kendinde herhangi bir kusur varken başkalarını aynı kusurla suçlamamalıdır people who live in glass houses shouldn't throw stones
bedava gelen şeyde kusur aranmaz don't look a gift horse in the mouth
Idioms
kusur bulmak give (someone or something) a black eye v.
önemsiz kusur mote in the eye n.
önemsiz kusur a mote in someone's eye n.
kusur bulma black eye n.
kendindekini görmeyip başkasına söylenen kusur/kabahat a beam in your eye n.
kadı kızında bile kusur olur the best of men are but men at best expr.
herşeyde kusur arayan carping
herşeyde kusur arayan pettifogging
herşeyde kusur arayan caviling
herşeyde kusur arayan quibbling
kusur bulmak pick holes in
kusur bulmak find fault with
görünmez kusur feet of clay
gizli kusur feet of clay
herşeyde kusur arayan cavilling
Slang
her şeyde kusur bulan bitchy
Trade/Economic
iki taraflı kusur klozu both to blame collision clause
gizli kusur latent defect
ihmal ve kusur dolayısıyla iflas negligent bankruptcy
görevin yapılmasında kusur delinquency
mallar yola çıkarıldığı anda mevcut olan kusur inherent vice
gizli kusur inherent vice
kusur ayıp gibi gerçeği gizleme concealment of fact
ağır kusur gross negligence
ağır kusur gross fault
aslında bulunan kusur inherent defect
ihmal ve kusur klozu negligence clause
müterafık kusur contributory negligence
karşı kusur contributory negligence
büyük kusur gross negligence
kusur harcı delinquency fee
resmi kusur formal defect
maddi kusur substance defect
kritik kusur critical flaw
mesleki kusur professional flaw
kusur bildirim süresi defect notification period
maddi kusur material defect
Law
(kusur veya hile sebebiyle) alınan ürünün satıcıya iadesi rehibition n.
(kusur veya hile sebebiyle) alınan ürünün satıcıya iadesiyle ilgili rehibitory adj.
araba ve hayvanların idare ve muhafazasında kusur negligence in the management and guarding of vehicles and animals
kusur sorumluluğu süresi defect liability period
gizli kusur concealed defect
müterafik kusur contributory negligence
ağır kusur gross fault
gizli kusur hidden defect
hafif kusur slight negligence
kusur atfetmek impeach
dolaylı kusur collateral negligence
nisbi kusur kuramı comparative fault
beraber bulunan kusur concurrent negligence
nisbi kusur kuramı proportionate fault
nisbi kusur kuramı comparative negligence
müterafık kusur concurrent negligence
kusur oluşturan culpable
müşterek kusur contributory negligence
gizli kusur invisible flaw
belirgin kusur patent defect
aleni kusur patent defect
gizli kusur latent defect
açık kusur patent defect
ağır kusur wilful default
karşı kusur contributory negligence
müterafık kusur ilkesi doctrine of comparative rectitude
affedilebilir kusur excusable neglect
mazur görülebilir kusur excusable neglect
belirgin kusur apparent defect
görünüşte kusur apparent defect
eşit kusur equal fault
hafif kusur slight fault
kusur sorumluluğu dönemi defect liability period
yararsızlaştırıcı kusur redhibitory defect
hafif kusur mere negligence
bir malın alıcısının kendisine kusurla olarak teslim edilen malın satışını iptal etmeyip kusur oranında fiyatında indirim yaptırmak için dava açması actio quanti minoris
Politics
ağır kusur gross negligence
idari kusur administrative misconduct
Insurance
gizli kusur inherent vice
gizli kusur invisible flaw
gizli kusur latent defect
gizli kusur hidden defect
Technical
kusur yakma scarfing
kritik kusur critical fault
iç kusur internal defect
kusur bulgulama fault detection
kusur tanısı fault diagnosis
kusur yerseme fault localization
kusur göstergesi fault indicator
görünür kusur open defect
karmaşık kusur complex defect
çift kabuklu kusur double skin
kusur dedektörü defect detector
kusur bulucu defect detector
kusur örtme özelliği healing power
kusur düzeltme defect correction
kusur sezme defect detection
kusur içerikliyarı iletken defect semiconductor
kusur sezici defect detector
dış kusur external defect
ana kusur major defect
Computer
kritik kusur critical fault
kusur maskeleme fault masking
kusur bulgulama fault detection
kusur tanısı fault diagnosis
kusur yersemesi fault localization
kusur maskelenmesi fault masking
kusur hoşgörüsü fault tolerance
kusur yerseme fault localization
kusur çözümlemesi fault analysis
kusur göstergesi fault indicator
Informatics
kusur tanısı fault diagnosis
Textile
yapısal kusur structural defect
Construction
strüktürel kusur structural failure
kusur listesi snagging list
kusur listesi snag list
çizgisel kusur dislocation
Railway
ray kusur saptama aleti rail defect detector
yüzeysel kusur surface defect
kusur toleransları distortion tolerances
Aeronautic
rastgele kusur chance failure
kusur kabul sayısı defect acceptance number
Psychology
temel kusur basic fault
Food Engineering
kusur referans çizelgesi defect reference chart
Statistics
kusur oranı defective fraction
kusur yüzdesine göre parti toleransı lot tolerance per cent defective
ortalama fazladan kusur sınırı average extra defectives limit
Latin
eşit kusur par delictum
eşit kusur in pari delicto
Archaic
acımasız ve kusur bulmaya yatkın eleştirmen censor n.