mud - Türkisch Englisch Wörterbuch

mud

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mud — Definition

Bedeutung:
çamur
Aussprache (IPA):
(AmE /mʌd/ – BrE /mʌd/)
Wortart:
İsim: mud (uncountable)
Synonyme:
sludge, mire
Antonyme:
dust

Bedeutungen von dem Begriff "mud" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 30 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
mud n. çamur
As the car passed, it spattered them with mud.
Araba geçerken üzerlerine çamur sıçrattı.

More Sentences
General
mud n. çamur
As the car passed, it spattered them with mud.
Araba geçerken üzerlerine çamur sıçrattı.

More Sentences
Technical
mud n. çamur
As the car passed, it spattered them with mud.
Araba geçerken üzerlerine çamur sıçrattı.

More Sentences
General
mud n. kötü söz veya iftira
mud n. çepel
mud n. güney afrika'da kullanılıp üç kileye eşdeğer olan bir hollandalı ölçü birimi
mud n. en kötü parça
mud n. en kötü kısım
mud n. en alçak yer
mud n. derinlikler
mud n. kinci suçlamalar
mud n. küfürlü açıklamalar
mud n. sondaj sıvısı
mud n. sondaj çamuru
mud n. iğrenilen şey
mud n. tiksinilen şey
mud v. çamurlamak
mud v. bulandırmak
mud v. çamur sürmek
mud v. çamurla sıvamak
mud v. çamura gömmek
mud v. çamura saklamak
mud v. çamurda oyuk açmak
mud v. (içine) çamur koymak
Technical
mud n. balçık
mud n. batak toprak
mud n. plastik astar gereci
Computer
mud n. genellikle internet üzerinden çalışıp birden fazla kullanıcının sanal gerçeklik rol üstlenme oyunlarına katılmasını sağlayan bir bilgisayar programı
Slang
mud n. kahve
mud n. afyon

Bedeutungen, die der Begriff "mud" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
stick in the mud n. uyuşuk
mud bath n. çamur banyosu
splash of mud n. zifos
mud flat n. (gelgitle oluşan) çamur alanı
mud pie n. çamur
mud lake n. çamur gölü
cesspool/cesspit mud n. foseptik çamuru
mud puddle n. çamur birikintisi
mud stain n. çamur lekesi
mud pie n. çamur pasta
mud-brick n. kerpiç
therapeutic mud n. şifalı çamur
mud soap n. çamur sabunu
mud cabin n. kerpiç kulübe
mud running n. çamur koşusu
mud boat n. çamur teknesi
mud boat n. çamurun başka bir yere taşınması için kullanılan büyük deniz aracı
mud boat n. bataklık teknesi
mud room n. vestiyer
mud lark n. (kömür, demir, ip aramak için) çamuru kazan kimse
mud brick n. kerpiç
mud room n. evde ıslak ve çamurlu kıyafetlerin veya ayakkabıların çıkarıldığı bir bölüm
mud brick n. pişmiş topraktan yapılan tuğla
mud boat n. bataklıklarda üzerinde kütük taşınan geniş ve alçak bir kızak
turn into mud v. çamurlaşmak
spatter with mud v. çamur sıçratmak
throw mud at somebody v. çamur atmak
smear with mud v. çamurlamak
splash with mud v. çamur sıçratmak
sling mud at v. çamur atmak
soil with mud v. çamurlamak
throw mud v. çamur atmak
throw mud at v. çamur atmak
get covered with mud v. çamura bulanmak
throw mud at v. kara çalmak
throw mud at v. birine çamur atmak
throw mud at v. karalamak
wallow in mud v. çamurda yuvarlanmak
wallow in mud v. çamura bulanmak
play in the mud v. çamur içinde oynamak
mud-wrestle v. çamurda güreşmek
clear as mud adj. anlaşılmaz
as mud adj. anlaşılmaz
mud-free adj. çamursuz
mud-beplastered adj. çamurla kaplanmış
mud-caked adj. çamurla kaplanmış
mud-caked adj. tozla kaplanmış
mud-caked adj. pislikle kaplanmış
Phrasals
track something (mud etc) into some place v. bir yere çamurlu ayakkabılarıyla girmek
track something (mud etc) in v. bir yere çamurlu ayakkabılarıyla girmek
Colloquial
here's mud in your eye n. haydi şerefe!
mud duck n. çirkin/suratsız/gudubet kimse
mud duck n. gudubet kadın
mud duck n. çirkin/tipsiz kadın
mud map [australia] n. gelişigüzel çizilen harita
mud map [australia] n. sopayla yere çizilen harita
sling mud at v. aşağılamak
fling mud at v. çamur atmak
fling mud at v. aşağılamak
fling mud at v. birisine herkesin arasında kötü davranmak
fling mud at v. birine hakaret etmek
sling mud at v. çamur atmak
sling mud at v. birisine herkesin arasında kötü davranmak
sling mud at v. birine hakaret etmek
push someone in the mud v. birini çamura itmek
fling/sling/throw mud v. bok atmak
fling/sling/throw mud (at somebody) v. (birine) bok atmak
fling/sling/throw mud v. kara çalmak
fling/sling/throw mud (at somebody) v. (birine) çamur atmak
fling/sling/throw mud v. çamur atmak
fling/sling/throw mud (at somebody) v. (birinin) itibarına leke sürmek
fling/sling/throw mud v. leke sürmek
fling/sling/throw mud (at somebody) v. (birine) kara çalmak
mud out v. enkaz temizlemek
mud out v. çamur yüzünden yapamamak/devam edememek
mud out v. yıkıntı/döküntü temizlemek
mud out v. çamurla kaplanmak
mud out v. çamur temizlemek
mud out v. çamurla kapanmak
mud out v. çamur yüzünden iptal etmek
mud out v. macun çekmek
mud out v. sıva yapmak
here's mud in your eye! expr. şerefe!
someone's name is mud expr. adı çamura batmış
someone's name is mud expr. adı kirlenmiş
covered in mud expr. her tarafı çamur içinde
Idioms
stick-in-the-mud n. mıymıntı
stick-in-the-mud n. uyuşuk tip
stick-in-the-mud n. örümcek kafalı
stick-in-the-mud n. ağırkanlı kişi
stick-in-the-mud n. gerici
a sea of mud n. çamur deryası
a stick-in-the-mud n. eğlenceden/yeni şeylerden anlamayan kimse
a stick-in-the-mud n. sıkıcı kimse
a stick-in-the-mud n. örümcek kafalı kimse
a stick-in-the-mud n. eğlenceden/yeniliklerden hoşlanmayan kimse
a stick-in-the-mud n. geri/eski kafalı kimse
a stick-in-the-mud n. uyuz/uyuşuk tip
an old stick in the mud n. mıymıntı
an old stick in the mud n. uyuz/uyuşuk tip
an old stick in the mud n. eski/geri kafalı kimse
an old stick in the mud n. sıkıcı tip
an old stick in the mud n. örümcek kafalı kimse
an old stick in the mud n. mıymıntı
an old stick in the mud n. örümcek kafalı kimse
an old stick in the mud n. eski/geri kafalı kimse
an old stick in the mud n. sıkıcı tip
an old stick in the mud n. uyuz/uyuşuk tip
sling mud at v. çamur atmak
throw mud at v. çamur atmak
drag through the mud v. yerden yere vurmak
drag through the mud v. ağır biçimde eleştirmek
sling mud at somebody v. (birisine) çamur atmak
throw mud at somebody v. (birisine) çamur atmak
drag somebody's name through the mud v. adını lekelemek
drag somebody's name through the mud v. haysiyetini iki paralık etmek
drag somebody's name through the mud v. adına leke sürmek
one's name is mud v. hapı yutmak
one's name is mud v. başı belada olmak
one's name is mud v. adı lekelenmek
one's name is mud v. ayvayı yemek
sling mud at someone v. birine çamur atmak
throw mud at somebody v. birine çamur atmak
drag someone or something through the mud v. birinin/bir şeyin şerefini veya itibarını iki paralık etmek
drag someone or something through the mud v. birinin/bir şeyin itibarını zedeleyecek şeyler söylemek veya yapmak
drag someone or something through the mud v. birinin/bir şeyin adına leke sürmek
drag someone or something through the mud v. birine/bir şeye zarar verici ithamlarda bulunmak
drag someone or something through the mud v. birine/bir şeye zarar verecek şeyler söylemek/yapmak
drag someone or something through the mud v. birine/bir şeye çamur atmak
drag someone or something through the mud v. birine/bir şeye suç atmak
one's name is mud v. (birinin) adı çıkmak
one's name is mud v. (birinin) adına leke sürülmek
one's name is mud v. (birinin) ismi karalanmak
one's name is mud v. (biri) rezil olmak
one's name is mud v. (birinin) itibarı zedelenmek
be as clear as mud v. karmaşık olmak
be as clear as mud v. anlaması zor/güç olmak
be as clear as mud v. belirsiz olmak
be as clear as mud v. bulanık olmak
be as clear as mud v. anlaşılmaz olmak
be dragged through the mud v. yerden yere vurulmak
be dragged through the mud v. ağır biçimde eleştirilmek
be dragged through the mud v. çamur atılmak
be dragged through the mud v. adına leke sürülmek
be dragged through the mud v. herkesin önünde küçük düşürülmek
drag someone's name in the mud v. adını lekelemek
drag someone's name in the mud v. adına leke sürmek
drag someone's name in the mud v. haysiyetini iki paralık etmek
drag (one's) name through the mud v. (birinin) adına leke sürmek
drag (one's) name through the mud v. (birine) çamur atmak