| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | ditch i. | hendek | ||
|
I have never seen a cow by a ditch, looking for fish. Hendek kenarında balık arayan bir inek hiç görmedim. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | ditch f. | hendek kazmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | ditch i. | kanal | ||
|
They didn't put a fence around the damn ditch. Lanet olası kanalın etrafına çerçeve yapmamışlar. More Sentences |
||||
| Genel | ditch f. | sepetlemek | ||
|
Let's ditch them. Onları sepetleyelim. More Sentences |
||||
| Genel | ditch f. | kurtulmak | ||
|
Sami ditched the stolen car. Sami çalıntı arabadan kurtuldu. More Sentences |
||||
| Genel | ditch f. | başından savmak | ||
|
Why did you ditch me? Neden beni başından savdın? More Sentences |
||||
| Genel | ditch f. | caymak | ||
|
I ditched all plans to buy a house and went traveling. Ev alma planlarımdan cayarak seyahate çıktım. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | ditch i. | hendek | ||
|
I have never seen a cow by a ditch, looking for fish. Hendek kenarında balık arayan bir inek hiç görmedim. More Sentences |
||||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | ditch f. | (uçağı) suya indirmek | ||
|
The pilots had no choice but to ditch the plane. Pilotların uçağı suya indirmekten başka çaresi kalmamıştı. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | ditch i. | hendek | ||
|
I have never seen a cow by a ditch, looking for fish. Hendek kenarında balık arayan bir inek hiç görmedim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | ditch i. | ark | ||
| Genel | ditch i. | içinden su akıtmak için açılan oluk | ||
| Genel | ditch i. | yağmur suyunun oluşturduğu kanal | ||
| Genel | ditch i. | suyolu | ||
| Genel | ditch i. | kuzey denizi | ||
| Genel | ditch f. | hendekle çevirmek | ||
| Genel | ditch f. | hendeğe atmak | ||
| Genel | ditch f. | okulu kırmak | ||
| Genel | ditch f. | dersi asmak | ||
| Genel | ditch f. | hendeğe yuvarlamak | ||
| Genel | ditch f. | çukura atmak | ||
| Genel | ditch f. | denize iniş yapmak | ||
| Genel | ditch f. | toprak birikintisi ile çevrelemek | ||
| Genel | ditch f. | hendek ile kapatmak | ||
| Genel | ditch f. | hendek ile çevrelemek | ||
| Genel | ditch f. | terk etmek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | ditch i. | bowling kulvarının yan tarafında bulunan oluk | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | ditch i. | dar hendek | ||
| Teknik | ditch i. | drenaj kanalı | ||
| Teknik | ditch i. | şarampol | ||
| Teknik | ditch i. | sulama kanalı | ||
| Teknik | ditch i. | yol kenarı hendekleri | ||
| Trafik | ||||
| Trafik | ditch f. | (treni) raydan çıkarmak | ||
| Trafik | ditch f. | (arabayı) hendeğe sürmek | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | ditch f. | denize zorunlu inmek | ||
| Havacılık | ditch f. | mecburi iniş yapmak | ||
| Havacılık | ditch f. | uçağı denize indirmek | ||
| Petrol | ||||
| Petrol | ditch i. | (sondaj sıvısı çıkarılan) oluk | ||
| Petrol | ditch i. | (sondaj sıvısı çıkarılan) kanal | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | ditch i. | savunma hendeği | ||
| Argo | ||||
| Argo | ditch f. | saklamak | ||
| Argo | ditch f. | zula yapmak | ||
| Argo | ditch f. | zulalamak | ||
| Argo | ditch f. | bir kenara koymak | ||
| Argo | ditch f. | sıvışmak | ||
| Argo | ditch f. | paçayı sıyırmak | ||
| Argo | ditch f. | yakayı kurtarmak | ||
| Argo | ditch f. | dersi asmak | ||
| Argo | ditch f. | okuldan kaçmak | ||
| Argo | ditch f. | okulu kırmak | ||
| Argo | ditch f. | serserilik yapmak | ||