dump - Türkçe İngilizce Sözlük

dump

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dump — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dökmek, boşaltmak, çöplük, terk etmek (argo)
Okunuş (IPA):
(AmE /dʌmp/ – BrE /dʌmp/)
Terim Türü:
İsim: dump (dumps); Fiil: dump (dumps – dumped – dumping)
Bir şeyi bir yere kaba biçimde bırakıp dökmeyi; veri/çıktıyı topluca aktarmayı; argo olarak ilişkiyi bitirip terk etmeyi anlatan fiildir ve isim olarak çöplük/atık döküm alanını ifade etmektedir. Muhtemelen ifade edici bir “bırakıp atma” kökünden gelişmiştir; modern bilişimde dump, “memory dump” gibi kalıplarla teknik bir operasyon terimi hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
discard, jettison
Zıt Anlamlılar:
keep, retain

"dump" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dump i. çöplük
This site used to be a nuclear waste dump.
Bu alan eskiden nükleer atık çöplüğüydü.

More Sentences
Genel
dump i. cephanelik
A fire wrecked an ammunition dump just outside the city.
Şehrin hemen dışındaki bir cephanelik yangında mahvoldu.

More Sentences
dump i. kopyalama
He rebooted the computer after the memory dump.
Bellektekileri kopyaladıktan sonra bilgisayarı yeniden başlatmış.

More Sentences
dump f. çöp dökmek
It wasn't Tom who dumped garbage in your front yard.
Ön bahçenize çöp döken kişi Tom değildi.

More Sentences
dump f. boşaltmak
If we must dump it in Denmark, as the current rules state, it will cost a very, very great deal.
Eğer mevcut kurallara göre Danimarka'ya boşaltmamız gerekiyorsa, bu çok ama çok pahalıya mal olacaktır.

More Sentences
dump f. atmak
Kristen always dumps her purse and jacket on the floor.
Kristen her zaman çantasını ve ceketini yere atıyor.

More Sentences
dump f. terk etmek (sevgiliyi)
Have you heard that Jill dumped Henry?
Duydunuz mu, Jill Henry'yi terk etmiş?

More Sentences
dump f. çöpe atmak
I'm on a diet, so I dumped all the junk food in the house.
Diyet yapıyorum, bu yüzden evdeki tüm abur cuburları çöpe attım.

More Sentences
dump f. (istenmeyen bir şeyi) itelemek
The company dumped surplus goods on Middle East countries.
Şirket ihtiyaç fazlası malları Orta Doğu ülkelerine itelemiş.

More Sentences
dump f. aktarmak
I dumped my camera's memory card on a portable hard drive.
Fotoğraf makinemin hafıza kartını taşınabilir bir sabit diske aktardım.

More Sentences
Konuşma Dili
dump i. çöplük
This site used to be a nuclear waste dump.
Bu alan eskiden nükleer atık çöplüğüydü.

More Sentences
dump f. boşaltmak
If we must dump it in Denmark, as the current rules state, it will cost a very, very great deal.
Eğer mevcut kurallara göre Danimarka'ya boşaltmamız gerekiyorsa, bu çok ama çok pahalıya mal olacaktır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
dump f. boşaltmak
If we must dump it in Denmark, as the current rules state, it will cost a very, very great deal.
Eğer mevcut kurallara göre Danimarka'ya boşaltmamız gerekiyorsa, bu çok ama çok pahalıya mal olacaktır.

More Sentences
Bilgisayar
dump i. döküm
The cooperation includes exchange of information and mapping of munitions dump sites.
Bu işbirliği bilgi alışverişini ve mühimmat döküm alanlarının haritalanmasını da içermektedir.

More Sentences
dump f. dökmek
They dumped truckloads of waste here.
Buraya kamyonlar dolusu atık dökmüşler.

More Sentences
Genel
dump i. tenzilat
dump i. ucuzluk
dump i. çöp yığını
dump i. çöp toplama bölgesi
dump i. çöp toplama alanı
dump i. atık alanı
dump i. mezbele
dump i. mezbelelik
dump i. düşük mod
dump i. moral bozukluğu
dump i. neşesizlik
dump i. keyifsizlik
dump i. çöp kamyonu
dump f. düşmek
dump f. indirmek
dump f. yığmak
dump f. döküm almak
dump f. damping yapmak
dump f. fiyat kırmak
Konuşma Dili
dump i. kaka yapma
dump i. sıçma
dump i. boşaltma
dump i. batakhane
dump i. ucuz/düşüp profilli işletme
dump f. kusmak
dump f. içi dışına çıkmak
dump f. midesinde ne var ne yok boşaltmak
dump f. kaka yapmak
dump f. sıçmak
dump f. şikayet etmek
dump f. sızlanmak
dump f. eleştirmek
Ticaret/Ekonomi
dump f. damping yapmak
dump f. toptan ucuza satmak
Teknik
dump i. atık yığını
dump i. küçük ve çok kalın sikke
dump i. eskiden abd kolonisi new south wales'te kullanılan ve üzerinde on beş peni yazan küçük bir gümüş para
dump f. (dizgi maddesini) dizgi teknesine veya basıma hazırlık masasına aktarmak
dump f. (kullanılmış materyali) dağıtım için kenara ayırmak
Otomotiv
dump i. damper
dump f. önü alçaltmak
Maden
dump i. düşük kaliteli cevher ve kayaların atıldığı set
dump i. atık olarak ayrılan düşük kaliteli malzeme
Jeoloji
dump i. atık
dump i. yığın
Askeri
dump i. dağıtılmak üzere belirli bir noktada toplanan mühimmat
dump i. cephane
Spor
dump f. (oyunu, maçı) bilerek kaybetmek
dump f. (oyunu, maçı) bırakmak
dump f. buz hokeyinde pakı rakibin bölgesinin dibine doğru vurmak
Futbol
dump i. topu kaleden uzaklaştırma
Voleybol
dump i. pasör plasesi
Müzik
dump i. 16. yüzyılda ve 17. yüzyılın başlarında çalınmış bir tür org veya lavta eseri
Kütüphanecilik
dump i. kitap sergileme rafı
Eski Kullanım
dump i. kısa ve tıknaz kimse
Argo
dump f. (sevgili vb.) terk etmek
dump f. sertçe vurmak
dump f. vurup devirmek
İngiliz Argosu
dump i. pis/döküntü yer
dump f. sıçmak

"dump" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
garbage dump i. çöplük
Genel
garbage dump i. çöp yığını
dump truck i. damperli kamyon
trash dump i. çöp yığını
end dump truck i. arkadan döker kamyon
dump body i. damper
garbage dump i. çürüklük
rubbish dump i. çöplük
beam dump i. ışın huzmesi emicisi
ammunition dump i. cephanelik
dump well i. kör kuyu
trash dump i. çöp toplama bölgesi
trash dump i. çöp toplama alanı
rubbish dump i. çöp toplama bölgesi
garbage dump i. çöp toplama alanı
rubbish dump i. atık alanı
trash dump i. atık alanı
garbage dump i. atık alanı
garbage dump i. çöp toplama bölgesi
rubbish dump i. çöp toplama alanı
trash dump i. çöplük
dump [dialect] [uk] i. bazı oyunlarda kullanılan küçük bir tezgah
dump [obsolete] i. kafa karışıklığı
dump [dialect] [uk] i. kalın ve şekilsiz nesne
dump [obsolete] i. dalıp gitme hali
dump [obsolete] i. şaşkınlık
dump load f. yük boşaltmak
dump one's load f. yük boşaltmak
dump the load f. yükü indirmek
dump load f. yük dökmek
take a dump f. (büyük) tuvaletini yapmak
take a dump f. kakasını yapmak
dump [obsolete] f. depresyona girmek
dump [obsolete] f. kederlenmek
dump [obsolete] f. morali bozuk ve üzgün olmak
dump [obsolete] f. düşünceye dalmak
dump [obsolete] f. üzülmek
Öbek Fiiller
dump on (someone or something) f. (birine) bir şey yüklemek/kitlemek (iş)
dump on (someone or something) f. (birine) dert yüklemek
dump on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) terk etmek
dump on (someone or something) f. (birinin/bir) şeyin üstüne kar yağmak
dump on (someone or something) f. (birinin) sırtına yüklemek (iş)
dump on (someone or something) f. (birine) ağır eleştiriler yöneltmek
dump on (someone or something) f. (bir şeyi) atmak/çöpe atmak
dump on (someone or something) f. dertleriyle (birinin) canını sıkmak/başını ağrıtmak
dump on (someone or something) f. (birinin) üstüne gitmek/haksız yere eleştirmek
dump on (someone or something) f. (bir yere) yığın halinde bırakmak
dump on (someone or something) f. (birine) yüklenmek
dump on f. (birine) yüklenmek
dump on f. (birine) iç dökmek
dump on f. yığın halinde atmak
dump on (someone or something) f. (birine) içini açmak
dump on (someone or something) f. (birine) iç dökmek
dump on f. yığın halinde bırakmak
dump on (someone or something) f. (birine) içini dökmek
dump on (someone or something) f. (bir yere) yığın halinde atmak
dump on f. (birine) içini açmak
dump on (someone or something) f. (bir yere) lapa lapa kar yağmak
dump on (someone or something) f. işi (birinin) üstüne yıkmak
dump on f. işi (birinin) üstüne yıkmak
dump on f. (birine) içini dökmek
dump something on someone f. dertleriyle birinin canını sıkmak/başını ağrıtmak
dump out f. araçtan atmak
dump out f. ıskartaya çıkarmak
dump on someone f. birine dert yüklemek
dump on someone f. birine yüklenmek
dump on someone f. birinin üstüne gitmek/varmak
dump on someone f. birine içini açmak
dump out f. dökmek
dump out f. içindeki her şeyi boşaltmak/dökmek
dump on someone/something f. birini/bir şeyi yersiz yere eleştirmek
dump out f. boşaltmak
dump on someone f. birine içini dökmek
dump on someone/something f. birinin/bir şeyin üstüne kar yağmak
dump something on someone f. birine içini açmak
dump on someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca/kıyasıya eleştirmek
dump something on someone f. birine dert yüklemek
dump out f. çıkarmak
dump out f. içini dışına çıkarmak
dump on someone f. dertleriyle birinin canını sıkmak/başını ağrıtmak
dump out f. çöpe atmak
dump something on someone f. birine içini dökmek
dump on someone/something f. birine/bir şeye yüklenmek
dump on someone/something f. birine/bir şeye haksızlık etmek
dump out f. atmak
dump on f. yermek
dump on f. küçümsemek
dump on f. kötü konuşmak
Konuşma Dili
brain dump i. bir anda çok miktarda bilgi yükleme/ aktarma
info dump i. kısa sürede çok miktarda bilgi yükleme/aktarma
brain dump i. düşüncelerini not alma/etme
toxic waste dump i. berbat kişi/yer
brain dump i. bilgi yüklemesi
info dump i. bilgi yağdırma
toxic waste dump i. rezalet kişi/yer/şey
brain dump i. aklındakileri yazarak kaydetme
info dump i. bir anda çok miktarda bilgi yükleme/aktarma
toxic waste dump i. zehir saçan kişi/yer/şey
toxic waste dump i. kabul edilemez kişi/yer/şey
toxic waste dump i. çekilmez kişi/yer/şey
brain dump i. aklındakileri yazma/not etme
toxic waste dump i. iğrenç kişi/şey
toxic waste dump i. çöplük gibi yer/şey
toxic waste dump i. tiksindirici kişi/yer/şey
brain dump i. bilgi yağdırma
info dump i. bilgi yüklemesi
toxic waste dump i. rezil kişi/yer
toxic waste dump i. kötü kişi/yer
brain dump i. kısa sürede çok miktarda bilgi yükleme/aktarma
let's dump (someone or something) expr. (birinden/bir şeyden) kurtulalım
let's dump (someone or something) expr. (birini/bir şeyi bir yere) bırakalım/atalım
let's dump (someone or something) expr. (birini/bir şeyi) bırakalım/terk edelim
dump it exclam. çöpe at
dump it exclam. at gitsin
Deyim
brain dump i. düşüncelerini/dertlerini deftere/yazıya dökme
brain dump i. kısa bir zaman diliminde büyük miktarda bilgi boca etme/aktarma
brain dump i. not defteri/günlük tutma
brain dump i. not defterine/ajandasına/günlüğüne yazma
do a dump on someone f. birini acımasızca/kıyasıya eleştirmek/yermek
dump all over someone f. (birine) yüklenmek
do a dump on someone f. (birine) yüklenmek
dump something in somebody's lap f. bir işi, sorumluluğu birinin kucağına atmak/bırakmak
dump (something) in (someone's) lap f. (bir şeyi birinin) başına yıkmak
dump (something) in (someone's) lap f. (bir işi, sorumluluğu birinin) üstüne atmak
dump something in somebody's lap f. bir şeyi birinin sırtına yüklemek
dump (something) in (someone's) lap f. (bir işi, sorumluluğu birinin) kucağına atmak/bırakmak
dump something in somebody's lap f. bir işi, sorumluluğu birinin üstüne atmak
dump something in somebody's lap f. bir şeyi birinin başına yıkmak
dump (something) in (someone's) lap f. (bir şeyi birinin) sırtına yüklemek
dump all over someone/something f. birini/bir şeyi mahvetmek
dump all over someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca yermek
do a dump on someone/something f. sinirini, stresini birinden/bir şeyden çıkarmak
dump on someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca/kıyasıya eleştirmek
dump on someone/something f. birinin/bir şeyin canına okumak
dump all over someone/something f. birini/bir şeyi harap etmek
do a dump on someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca/kıyasıya eleştirmek
dump on someone/something f. birine/bir şeye yüklenmek
do a dump on someone/something f. birini/bir şeyi mahvetmek
do a dump on someone/something f. birine/bir şeye yüklenmek
dump all over someone/something f. birine/bir şeye yüklenmek
dump all over someone/something f. birinin/bir şeyin canına okumak
do a dump on someone/something f. birinin/bir şeyin canına okumak
dump all over someone/something f. sinirini, stresini birinden/bir şeyden çıkarmak
dump on someone/something f. birini/bir şeyi harap etmek
do a dump on someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca yermek
do a dump on someone/something f. birini/bir şeyi harap etmek
dump on someone/something f. birini/bir şeyi mahvetmek
dump on someone/something f. sinirini, stresini birinden/bir şeyden çıkarmak
dump on someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca yermek
dump all over someone/something f. birini/bir şeyi acımasızca/kıyasıya eleştirmek