| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | slip f. | kaymak | ||
|
The blade slipped and cut the curtain. Bıçak kaydı ve perdeyi kesti. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | slip f. | sürçmek | ||
| Genel | ||||
| Genel | slip i. | sürçme | ||
|
It's a slip of the pen. Bu bir kalem sürçmesi. More Sentences |
||||
| Genel | slip i. | hata | ||
|
He knew he made some slips lately, but he's trying. Son dönemde bazı hatalar yaptığının farkındaydı ama çabalıyordu işte. More Sentences |
||||
| Genel | slip i. | düşüş | ||
|
There is a considerable slip in car prices. Araba fiyatlarında çarpıcı bir düşüş söz konusu. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | sıkıştırmak | ||
|
Tina slipped a note into my hand and left. Tina elime bir not sıkıştırdı ve gitti. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | gizlice vermek | ||
|
He slipped the bouncer a twenty to get in the club. Kulübe girmek için fedaiye gizlice yirmilik verdi. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | ayağı kaymak | ||
|
She slipped. Ayağı kaydı. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | tutuşturmak | ||
|
Tom slipped Mary a note. Tom Mary'nin eline bir not tutuşturdu. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | kaçmak | ||
|
They are sharks that slip through the net. Onlar ağdan kaçan köpekbalıklarıdır. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | geçirmek | ||
|
Tom slipped a coat over Mary's shoulders. Tom, Mary'nin omuzlarına bir palto geçirdi. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | düşmek (değer) | ||
|
This will enable us to prevent the percentage of women Members in the European Parliament slipping even further. Bu sayede Avrupa Parlamentosundaki kadın üye oranının daha da düşmesini engelleyebileceğiz. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | kaçırmak | ||
|
I think I can't let this opportunity slip by. Sanırım bu fırsatı kaçıramam. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | kötüye gitmek (durum) | ||
|
That's the third time I've beaten you. You must be slipping! Bu seni üçüncü yenişim. Kötüye gidiyorsun besbelli! More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | akıp gitmek | ||
|
She noticed that precious time was slipping away. Değerli zamanın akıp gittiğini fark etti. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | ağzından kaçırmak | ||
|
Tom talked too much and let the secret slip. Tom çok konuştu ve sırrı ağzından kaçırdı. More Sentences |
||||
| Genel | slip f. | ayağı kaymak | ||
|
She slipped. Ayağı kaydı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | slip i. | çamur | ||
|
Slip can be clay-colored, or you can just add colorants. Çamur kil renginde olabilir ya da sadece renklendirici ekleyebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | slip i. | kayma | ||
|
He experienced a couple of unfortunate slips on ice. Buz üzerinde birkaç talihsiz kayma yaşadı. More Sentences |
||||
| Teknik | slip i. | kombinezon | ||
|
She wore a silk slip under her dress. Elbisesinin altına ipek bir kombinezon giymişti. More Sentences |
||||
| Teknik | slip f. | kaymak | ||
|
The blade slipped and cut the curtain. Bıçak kaydı ve perdeyi kesti. More Sentences |
||||
| Teknik | slip f. | kaydırmak | ||
|
I slipped an ice cube down her shirt. Gömleğinden aşağı bir buz küpü kaydırdım. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | slip i. | kombinezon | ||
|
She wore a silk slip under her dress. Elbisesinin altına ipek bir kombinezon giymişti. More Sentences |
||||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | slip i. | kayma | ||
|
He experienced a couple of unfortunate slips on ice. Buz üzerinde birkaç talihsiz kayma yaşadı. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | slip f. | kaymak | ||
|
The blade slipped and cut the curtain. Bıçak kaydı ve perdeyi kesti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | slip i. | aksilik | ||
| Genel | slip i. | toprak kayması | ||
| Genel | slip i. | çelik | ||
| Genel | slip i. | yanlışlık | ||
| Genel | slip i. | külot | ||
| Genel | slip i. | yastık kılıfı | ||
| Genel | slip i. | çelik (köklendirilmek üzere kesilen) | ||
| Genel | slip i. | çıta | ||
| Genel | slip i. | gaf | ||
| Genel | slip i. | dil sürçmesi | ||
| Genel | slip i. | tasma kayışı | ||
| Genel | slip i. | uzunca kağıt parçası | ||
| Genel | slip i. | falso | ||
| Genel | slip i. | kayış | ||
| Genel | slip i. | aşı kalemi (bitki) | ||
| Genel | slip i. | ufak yanlış | ||
| Genel | slip i. | evlat | ||
| Genel | slip i. | kaçırma | ||
| Genel | slip i. | astar | ||
| Genel | slip i. | dar geçit | ||
| Genel | slip i. | dağlık yol | ||
| Genel | slip i. | dar boğaz | ||
| Genel | slip i. | gizli kaçış | ||
| Genel | slip i. | firar | ||
| Genel | slip i. | sıvışma | ||
| Genel | slip i. | tabanları yağlama | ||
| Genel | slip i. | apar topar ayrılık | ||
| Genel | slip i. | kontrolden çıkma | ||
| Genel | slip i. | kaos | ||
| Genel | slip i. | kargaşa | ||
| Genel | slip i. | curcuna | ||
| Genel | slip i. | aksilik | ||
| Genel | slip i. | aniden gelişen felaket | ||
| Genel | slip i. | azalma | ||
| Genel | slip i. | değer yitimi | ||
| Genel | slip i. | seviye düşüşü | ||
| Genel | slip i. | standart düşüşü | ||
| Genel | slip i. | mayo | ||
| Genel | slip i. | dengesizlik | ||
| Genel | slip i. | kaymaya meyil | ||
| Genel | slip i. | yana kayma | ||
| Genel | slip i. | şerit | ||
| Genel | slip i. | bant | ||
| Genel | slip i. | not kağıdı | ||
| Genel | slip i. | genç ve zarif kimse | ||
| Genel | slip i. | ilkel tür | ||
| Genel | slip i. | küçük ve ince tür | ||
| Genel | slip i. | dar alan | ||
| Genel | slip i. | dar bölüm | ||
| Genel | slip i. | dar boşluk | ||
| Genel | slip i. | küçücük şey | ||
| Genel | slip f. | atlatmak | ||
| Genel | slip f. | eline tutuşturmak | ||
| Genel | slip f. | hata yapmak | ||
| Genel | slip f. | gerilemek | ||
| Genel | slip f. | sürçmek | ||
| Genel | slip f. | sıyırmak | ||
| Genel | slip f. | salıvermek | ||
| Genel | slip f. | kaybetmek | ||
| Genel | slip f. | yanılmak | ||
| Genel | slip f. | çıkarmak | ||
| Genel | slip f. | serbest bırakmak | ||
| Genel | slip f. | çözülmek | ||
| Genel | slip f. | belli etmeden bir yere koymak | ||
| Genel | slip f. | (hayvan) bağlı olduğu şeyden kurtulmak | ||
| Genel | slip f. | akmak | ||
| Genel | slip f. | hızlıca üstünü giyinmek | ||
| Genel | slip f. | kıyafeti kolayca çıkarıp atmak | ||
| Genel | slip f. | dökmek | ||
| Genel | slip f. | (kıyafeti) alelacele üzerine geçirmek | ||
| Genel | slip f. | kazara söylemek | ||
| Genel | slip f. | yerini değiştirmek | ||
| Genel | slip f. | oynatmak | ||
| Genel | slip f. | sarsmak | ||
| Genel | slip f. | avcunda saklamak | ||
| Genel | slip f. | (hızlıca geri çekilerek) yumruktan kurtulmak | ||
| Genel | slip f. | not yazmak | ||
| Genel | slip f. | (kütüphaneye iade sırasında) kitap kartını iade etmek | ||
| Genel | slip f. | çamurlaştırmak | ||
| Genel | slip f. | kızak haline getirmek | ||
| Genel | slip f. | çamurla kaplamak | ||
| Genel | slip f. | kombinezonla astarlamak | ||
| Genel | slip f. | üstten okumak | ||
| Genel | slip f. | üstünkörü çalışmak | ||
| Genel | slip f. | dikkate almamak | ||
| Genel | slip f. | yüzeysel okumak | ||
| Genel | slip f. | takmamak | ||
| Genel | slip f. | göz ucu ile bakmak | ||
| Genel | slip f. | (düğümü) çözmek | ||
| Genel | slip f. | (köpek, kuş) avı kovalaması için serbest bırakmak | ||
| Genel | slip f. | (köpek, kuş) avın üzerine salmak | ||
| Genel | slip f. | (av köpeklerini) ava çıkarmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | slip i. | fırın içi çökmesi | ||
| Teknik | slip i. | motor kayması | ||
| Teknik | slip i. | sekme | ||
| Teknik | slip f. | (kristal) belirli düzlem boyunca iç kaymaya uğramak | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | slip i. | kadın iç gömleği | ||
| Tekstil | slip f. | (tığa ip dolamadan) sık iğne yapmak | ||
| Tekstil | slip f. | (tığa ip dolamadan) sık iğne yaparak dikmek | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | slip f. | (aşırı eğim alan uçak) yana kaymak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | slip i. | gemi kızağı | ||
| Denizcilik | slip i. | heyelan | ||
| Denizcilik | slip i. | iki uzun iskele arasındaki yanaşma yeri | ||
| Denizcilik | slip i. | inşaat kızağı | ||
| Denizcilik | slip i. | kızak | ||
| Denizcilik | slip i. | onarım kızağı | ||
| Denizcilik | slip i. | tersane veya marinalarda tekne ve gemilerin sudan çıkartılıp suya indirilebilecekleri suni eğim | ||
| Denizcilik | slip i. | üzerinde gemi inşa etmek üzere üretilmiş meyilli platform | ||
| Denizcilik | slip i. | gemiyi karaya çektikleri kızak | ||
| Denizcilik | slip f. | çapayı göndermek | ||
| Denizcilik | slip f. | çapayı suya indirmek | ||
| Denizcilik | slip f. | (çapadan) ayırmak | ||
| Denizcilik | slip f. | (çapa halatından) düşmek | ||
| Veterinerlik | ||||
| Veterinerlik | slip f. | (yavruyu) erken doğurmak | ||
| Veterinerlik | slip f. | (yavrusunu) düşürmek | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | slip f. | (domates) kabuğunu soymak | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | slip f. | (bitkiyi) küçük küçük kırpmak | ||
| Botanik | slip f. | (bitkiyi) küçük parçalara ayırmak | ||
| Spor | ||||
| Spor | slip f. | (rakip darbesinden kaçmak için) hızlıca yana kaymak | ||
| Spor | slip f. | (rakip darbesinden kaçmak için) yana doğru hamle yapmak | ||
| Spor | slip f. | (iniş yapan paraşütü) kaydırmak | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | slip f. | ihmal etmek | ||
| Eski Kullanım | slip f. | küçümsemek | ||
| Eski Kullanım | slip f. | önemsememek | ||
| Eski Kullanım | slip f. | tepeden bakmak | ||
| Türkçe | İngilizce | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | slip | briefs i. |