hog - Türkçe İngilizce Sözlük

hog

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hog — Definition

Anlamı ve Tanımı:
domuz, obur kişi
Okunuş (IPA):
(AmE /hɑːg/ – BrE /hɒg/)
Terim Türü:
İsim; Fiil: hog (hogs – hogged – hogging)
Hayvan adı olarak domuzu, mecazda ise açgözlü kişiyi anlatan sözcüktür. Eski İngilizce hog, hayvansal çağrışımı mecaza taşır.
Eş Anlamlılar:
pig
Zıt Anlamlılar:
ascetic

"hog" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 70 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hog i. obur
He was such a hog that he finished the whole apple pie.
O kadar oburdu ki elmalı turtanın tamamını yedi.

More Sentences
hog i. yaban domuzu
The pygmy hog is about the size of a cat's.
Cüce yaban domuzu kedi boyutundadır.

More Sentences
Argo
hog i. trafik canavarı
The traffic police were finally able to stop the hog.
Trafik polisi nihayet trafik canavarını durdurmayı başardı.

More Sentences
Genel
hog i. açgözlü tip
hog i. hınzır
hog i. bencil kimse
hog i. büyük domuz
hog i. domuz
hog i. yonga makinesi
hog i. aşırıya kaçan kullanıcı
hog i.
hog f. açgözlü davranmak
hog f. payından fazlasını almak
hog f. yelesini kısa kesmek
hog f. kamburlaştırmak
hog f. domuzluk etmek
hog f. orta şeritte seyretmek
hog f. (atık odunu) makineyle parçalamak
hog f. olması gerekenden daha uzun saklamak
hog f. olması gerekenden daha uzun kullanmak
hog f. açgözlü bir şekilde tüketmek
hog f. (kaba malzemeyi) parçalarına ayırmak
hog f. (kaba malzemeyi) parçalamak
hog f. domuz gibi davranmak
hog f. açgözlü davranmak
hog f. uçlardan ziyade merkezi daha yüksek olmak
hog f. (hakkından fazlasını) üzerinde toplamak
hog f. (yolu vb.) işgal etmek
hog N. obur kişi
Sanayi
hog f. (makine atölyesinde) son işleme uygun boyuta küçültmek için (metal çubuk veya levhayı) derince kesmek
hog f. (odunu) parçalamak
Teknik
hog i. yonga makinesi
hog i. kağıt yapımında hamuru karıştırmak için kullanılan karıştırıcı
Bilgisayar
hog i. aşırı miktarda kaynak (bellek veya disk) kullanan program
hog i. çalıştırması uzun süren program
İnşaat
hog i. sapmayı azaltıp görünümü iyileştirmek için kullanılan kavisli kiriş veya payanda eğrisi
Otomotiv
hog i. büyük otomobil
Denizcilik
hog i. geminin altını temizlemek için kullanılan sert fırça
hog i. geminin payandasının kamburlaşma miktarı
hog f. (gemi omurgası) kamburlaşmak
hog f. (geminin) alt kısmını fırça ile temizlemek
Veterinerlik
hog i. kısırlaştırılmamış erkek domuz
Zooloji
hog i. domuzgiller familyasından olan çeşitli hayvanlara verilen ad
hog i. cinsel olgunluğa erişmeden kısırlaştırılmış erkek domuz
hog i. evcilleştirilmiş yavru hayvan (öküz)
Tarım
hog f. (hasat edilmemiş ekinleri) domuz yemine dönüştürerek kullanmak
Spor
hog i. saha çizgisini geçemeyen körling taşı
hog f. (körling taşını) saha çizgisini geçmeyecek şekilde oynamak
Argo
hog i. büyük araba
hog i. modifiye araba
hog i. ayı gibi araba
hog i. polis
hog i. aynasız
hog i. keş
hog i. bağımlı
hog i. müptela
hog i. fensiklidin
hog i. pcp
hog i. veterinerlikte kullanılan bir sakinleştirici
hog i. melek tozu
hog i. kristal
hog i. barış hapı
hog i. süpergrass
hog i. hap
hog i. kavgacı mahkum
hog i. ağır uyuşturucu bağımlısı
hog i. yüksek dozlara ihtiyaç duyan uyuşturucu bağımlısı
hog i. büyük motosiklet
hog i. harley-davidson motosiklet
hog i. lokomotif

"hog" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
road hog i. yolu işgal eden sürücü
hog nosed skunk i. domuz burunlu kokarca
sea hog i. domuzbalığı
wart hog i. afrikadomuzu
hog nosed badger i. domuz burunlu porsuk
ground hog day i. 2 şubat
road hog i. saygısız ve bencil sürücü
road hog i. yolun ortasından giden sürücü
road hog i. trafiği karıştıran sürücü
road hog i. şeridinden gitmeyen sürücü
road hog i. yolun ortasından giden şoför
road hog i. kötü şoför
broadleaved hog-fennel i. padişah otu
hog-wash i. artık
hog-wash i. saçma
hog-wash i. saçmalık
hog-hunting i. domuz avı
sea hog i. yunusbalığı
hog oiler i. domuz yağlayıcı
sewer hog i. hamstead, londra'nın kanalizasyonlarında yaşadığına dair bir şehir efsanesi olan vahşi bir domuz
whole hog i. bir şeyin tamamı
whole hog i. bir şeyin hepsi
whole-hog i. bir şeyin tamamı
whole-hog i. bir şeyin hepsi
hog's-back i. kamburu andıran kemerli sırt
hog scraper i. domuz leşindeki kılları sıyırmaya yarayan keskin kenarlı bir alet
go the whole hog f. esaslı bir şekilde yapmak
go the whole hog f. bir işi tam yapmak
go hog wild f. rahatsıza bağlamak
go the whole hog f. hiçbir şeyi atlamadan yapmak
go the whole hog f. bir işi tamamıyla yapmak
go hog wild f. delirmek
go hog wild f. çılgınca davranmak
go hog wild f. çılgınlaşmak
hog tie f. elini kolunu bağlamak
hog the road f. yolu kapamak
hog-tie f. elini kolunu bağlamak
hog the headlines f. manşetlerden düşmemek
hog the headlines f. manşetlerden inmemek
hog-tie f. arka ayaklarını ve ön ayaklarını birbirine bağlayarak çaresiz bırakmak (hayvan)
hog-tie f. sekte vurmak
hog-tie f. çaresiz bırakmak (birini)
hog-tie f. hareketi veya eylemi engellemek
hog wild s. serkeş
hog nosed s. domuz burunlu
hog-wild s. çılgın
whole hog s. kısıtlama olmaksızın adanmış
whole-hog s. çekincesiz
whole-hog s. tamamen kendini adamış (kimse)
whole-hog s. kısıtlamasız
hog-wild s. aşırı hevesli ve çoğu zaman aşırı veya ölçüsüz
hog-wild s. aptal
hog-wild s. kontrolsüz ve düzensiz
hog-wild s. çılgın
whole hog zf. koşulsuz
whole hog zf. tamamen
whole-hog zf. büsbütün
whole-hog zf. tamamen
high on the hog [us] zf. varlıklı
high on the hog [us] zf. lüks içinde
high on the hog [us] zf. bir eli yağda bir eli balda
high on the hog [us] zf. zengin
Öbek Fiiller
hog out (on something) f. (bir şeyi) hapır hupur yemek
hog out (on something) f. (bir şeyi) aç gözlü bir şekilde yemek
hog out (on something) f. (bir yiyeceğe) gömülmek
hog out (on something) f. (bir şeyi) ayı gibi yemek
hog out (on something) f. (bir şeyi) görgüsüzce yemek
Atasözü
what can you expect from a hog but a grunt? huylu huyundan vazgeçmez
what can you expect from a hog but a grunt? can çıkar huy çıkmaz
what can you expect from a hog but a grunt huylu huyundan vazgeçmez
what can you expect from a hog but a grunt can çıkar huy çıkmaz
what can you expect from a hog but a grunt? can çıkmadıkça huy çıkmaz
even a blind hog finds an acorn every now and then bozuk/durmuş saat bile günde iki defa/kere doğruyu gösterir
Konuşma Dili
ball hog i. top eline/ayağına yapışan oyuncu
ball hog i. pas vermeyen oyuncu
ball hog i. bencil oyuncu
hog on ice i. tutsak olmamasına rağmen içinde bulunduğu durumdan dolayı eli kolu bağlı kimse
hog in armour i. içi rahat olmayan kimse
hog on ice i. sağlam gibi görünüp aslında yalpalayarak/beceriksizce hareket eden kimse
hog on ice i. sağlam havası yaratıp aslında zayıf olan kimse
hog on ice [us] i. güvenilmez kimse
hog on ice i. özgüvenli görünüp aslında güvensiz/tedirgin olan kimse
hog in armour i. huzursuz kimse
hog on ice [us] i. kaypak kimse
hog on ice i. bağımsızlık havalarında olup aslında kontrolü sağlayamayan kimse
hog in armour i. tedirgin kimse
hog on ice i. sağlam/özgüvenli görünmeye çalışmasına rağmen çaresiz kimse
hog in armour i. endişeli kimse
hog on ice [us] i. sağlam olmayan kimse
puck hog i. (buz hokeyinde) pas vermek istemeyen oyuncu
live high off the hog f. para içinde yüzmek
live high off the hog f. lüks içinde yaşamak
live high on the hog f. para içinde yüzmek
live high on the hog f. lüks içinde yaşamak
go hog-wild [us] f. delirmek
go hog-wild [us] f. çılgınlaşmak
go hog-wild [us] f. zıvanadan çıkmak
go hog-wild [us] f. çılgınca davranmak
go hog-wild [us] f. kontrolden çıkmak
go hog-wild [us] f. kudurmak
go hog-wild [us] f. rahatsıza bağlamak
hog (something) f. (bir şeyi) bencilce kullanmak
hog (something) f. (bir şeyde) açgözlü davranmak
hog (something) f. (bir şeyde) payına düşenden fazlasını almak/kullanmak
hog (something) f. (bir şeyi) işgal etmek
hog (something) f. (bir şeyin) hepsini kullanmak/kendine almak
Deyim
road hog i. trafik canavarı
road hog i. trafik magandası
a road hog i. saygısız ve bencil sürücü
a road hog i. trafik magandası
hog in armor [old-fashioned] i. süslü/züppe/gösterişçi kişi
a road hog i. trafik canavarı
a road hog i. emniyetsiz/kuralsız araç kullanan sürücü
a road hog i. tehlikeli araç kullanan sürücü
hog something to death f. berbat etmek
live high on the hog f. bir eli yağda bir eli balda olmak
live high on the hog f. şatafatlı bir hayat sürmek
live high on the hog f. çok zengin olmak
live high off the hog f. çok zengin olmak
live high on the hog f. para içinde yüzmek
live high on the hog f. çok rahat bir yaşam sürmek
live high off the hog f. para içinde yüzmek
live high off the hog f. har vurup harman savurmak
live high off the hog f. çok rahat bir yaşam sürmek
live high on the hog f. har vurup harman savurmak
live high off the hog f. şatafatlı bir hayat sürmek
go the whole hog f. tamamını yapmak
go the whole hog f. elinden geleni yapmak
go the whole hog f. bir işi tam yapmak
eat high on the hog f. çok rahat bir yaşam sürmek
eat high on the hog f. lüks içinde yaşamak
eat high on the hog f. bir eli yağda bir eli balda olmak
be in hog heaven f. sevinçten havalara uçmak
go hog wild f. kontrolden çıkmak
go hog wild f. zıvanadan çıkmak
know as much about something as a hog knows about sunday f. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
know as much about as a hog knows about sunday f. (bir konu hakkında) hiçbir bilgisi olmamak
sweat like a hog f. çok terlemek
sweat like a hog f. kan ter içinde kalmak
sweat like a hog f. terden sırılsıklam olmak
sweat like a hog f. aşırı terlemek
cut a fat hog f. yiyemeyeceğin lokmayı ağzına almak
cut a fat hog f. yiyemeyeceğin lokmayı ısırmak
eat high off the hog f. bolluk/varlık içinde yaşamak
eat high off the hog f. yüksek standartta hayat yaşamak
eat high off the hog f. maddi durumu iyi olmak
eat high off the hog f. her şeyin en iyisine sahip olmak
eat high off the hog f. kral gibi yaşamak
cut a fat hog f. boyunu aşan işlere kalkışmak
cut a fat hog f. boyundan büyük işlere kalkışmak