couch - Türkçe İngilizce Sözlük

couch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

couch — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kanepe, ifade etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /kaʊtʃ/ – BrE /kaʊtʃ/)
Terim Türü:
İsim: couch (couches); Fiil: couch (couches – couched – couching)
Oturmak veya uzanmak için kullanılan mobilya ya da sözle anlatmak anlamına gelir. Fransızca coucher kökünden türeyen sözcük, yatırma ve yerleştirme anlamlarını taşır. Günlük ve mecazî dilde, rahatlama ve dolaylı anlatımı belirtir
Eş Anlamlılar:
sofa, phrase
Zıt Anlamlılar:
stand

"couch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
couch i. kanepe
The child spilt all the milk on the couch.
Çocuk bütün sütü kanepeye dökmüş.

More Sentences
couch i. sedir
Genel
couch i. kanepe
The child spilt all the milk on the couch.
Çocuk bütün sütü kanepeye dökmüş.

More Sentences
couch i. terapi koltuğu
The doctor said, 'Please lie on the couch.'
Doktor, 'Lütfen terapi koltuğuna uzanın' dedi.

More Sentences
couch i. ayrık otu
couch i. muayene sediri
couch i. astar boya
couch i. divan
couch i. in
couch i. yatak
couch i. hayvan ini
couch i. su samuru yuvası
couch f. çömelmek
couch f. ininde uyumak
couch f. mızrağı indirmek
couch f. yatırmak
couch f. kataraktı tedavi etmek
couch f. arpayı çimlenmeye bırakmak
couch f. yatmak
couch f. pusuya yatmak
couch f. ifade etmek
couch f. nakışlamak
couch f. çömelip beklemek
couch f. söylemek
couch f. indirmek
couch f. belirtmek
couch f. saklamak
couch f. korunaklı bir yere yerleştirmek
couch f. (belirli bir ortama veya arka plana) yerleştirmek
couch f. alçaltmak
couch f. yatağa yatmak
couch f. seks yapmak
couch s. (arma figürü) dik olmayan
couch s. (arma figürü) eğik
couch s. (arma figürü) yatık
Teknik
couch f. (ıslak kağıt tabakasını) keçeye bastırmak
couch f. (kağıt hamuru tabakasını) silindir makinesinin teline bastırıp keçeye göndermek
couch f. (kağıt tabakasının) suyunu sıkmak
Baskı Teknikleri
couch i. kağıt hamurunun bastırıldığı levha
Gıda
couch f. (arpayı) maltlaşması için çerçeveye yaymak
Mutfak
couch i. arpanın maltlaşması için üzerine yayıldığı çerçeve
Botanik
couch i. ayrık otu
couch f. (yapraklar) çürürken yığın halinde durmak
Sanat
couch i. ilk katman
Eski Kullanım
couch f. katmanlarda birikmek
couch f. (bina, bahçe inşasında) yatak oluşturmak

"couch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 87 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
couch grass i. ayrık otu
couch grass i. ayrıkotu
backless couch i. arkasız kanepe
studio couch i. kanepe
studio couch i. çekyat
corner couch i. köşe kanepe
couch bed i. çek yat
couch bed i. çekyat
foldout couch i. çekyat
couch upholstery i. koltuk döşemesi
pullout couch i. çekyat
covered couch i. kapaklı çöp kutusu
sleep on the couch f. divanda uyumak
sleep on the couch f. kanepede uyumak
couch a spear f. saldırı konumunu alçaltmak
couch malt f. maltı zemine yaymak
couch [obsolete] f. üstünü kaplamak
couch [obsolete] f. kakmak
Öbek Fiiller
couch in f. belli bir şekilde ifade etmek
couch (something) in (something) f. (bir şeyi düşünüp tasarlayarak/temkinli biçimde) ifade etmek
couch (something) in (something) f. (bir şeyi bir şekilde) aktarmak/iletmek
couch (something) in (something) f. (bir şeyi incelikli bir şekilde) söylemek/belirtmek
couch (something) in (something) f. (bir şeyi belli bir şekilde) ifade etmek
Konuşma Dili
casting couch i. (mecaz) rolü kapmanın yolunun yönetmenin yatağından geçmesi
casting couch i. yönetmen/yapımcının odasındaki (rol vereceği kadınlarla üzerinde seviştiği ima edilen) kanepe
fall asleep on the couch f. kanepede uyuyakalmak
couch surf f. art arda farklı evlerde (koltukta, kanepede) yatarak misafir olmak
couch surf f. fazla hareket gerektirmeyen boş zaman aktiviteleri yapmak
couch surf f. otel yerine çeşitli evlerde misafir kalarak gezmek
Deyim
the casting couch i. bir filmde rol almak için yönetmenin/yapımcının yatağına girme
a couch potato i. televizyon karşında uzun saatlerini abur cubur yiyerek geçiren kişi
couch-turkey i. psikiyatrist
couch-doctor i. psikanalist
couch-doctor i. psikiyatrist
couch-turkey i. psikiyatrist
couch-turkey i. divan doktoru
couch-doctor i. psikanalist
couch-doctor i. psikiyatrist
couch-turkey i. psikanalist
couch-turkey i. psikanalist
couch-doctor i. divan doktoru
a couch potato i. miskin
a couch potato i. televizyon bağımlısı
a couch potato i. televizyon karşısında yan gelip yatan kimse
a couch potato i. tembel
crash on the couch f. kanepede sızıp kalmak
crash on the couch f. kanepede sızmak
on the couch s. psikiyatrik ya da psikanalitik tedavi gören
on the couch s. divana yatan
on the couch s. divanda
Mobilya
fainting couch i. tek tarafta kolu olan
fainting couch i. arkası ayak ucuna doğru sıfırlanan uzanma koltuğu
fainting couch i. tek kollu uzanma koltuğu
winnipeg couch [canada] i. kolları ve sırt kısmı olmayan ve çift kişilik yatak haline gelen bir tür kanepe
Havacılık
contour couch i. çevre desteği
contour couch i. destek sistemi
Medikal
examination couch i. hasta muayene masası
patient examination couch i. hasta muayene masası
examination couch i. muayene masası
Botanik
couch grass i. tarla ayrığı
couch-grass i. ayrık otu
couch grass i. ayrıkotu
onion couch i. yüksek çayır yulafı
onion couch i. avrasya'da yol kenarlarında, otlaklarda ve çayırlarda yetişen yulafa benzer kaba çok yıllık bir ot
couch grass (cynodon dactylon) i. köpek dişi ayrığı
couch grass (agropyron repens) i. hızlı yayılan bir yabani ot
couch grass (alopecurus myosuroides) i. tilkikuyruğu
couch grass (agrostis alba) i. ak tavusotu
indian couch grass (cynodon dactylon) i. köpek dişi ayrığı
couch grass (cynodon dactylon) i. bermuda çimi
indian couch grass (cynodon dactylon) i. bermuda çimi
couch grass [australia] i. bermuda çimi
couch grass i. ak tavusotu
couch grass i. tarla tilkikuyruğu
Matbaa
couch pit i. elek altı kuyusu
couch pit i. elek altı havuzu
couch pit thickener i. gauç büte teksiflendirici
couch roll i. gauç valsi
suction couch roll i. emici sifon valsi
Argo
couch potato i. televizyon bağımlısı
couch potato i. televizyon karşında uzun saatlerini abur cubur yiyerek geçiren kişi
couch potato i. tembel
couch potato i. miskin
couch potato i. hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip
couch surfing i. otel yerine tanıdıkların evinde kalma
İngiliz Argosu
couch commando i. evde televizyon kumandasının tek hakimi olan kimse
couch commander i. evde televizyon kumandasının tek hakimi olan kimse