söylemek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

söylemek



"söylemek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 96 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
söylemek sing f.
söylemek tell f.
söylemek say f.
General
söylemek observe f.
söylemek pronounce f.
söylemek spell f.
söylemek talk f.
söylemek confide f.
söylemek propound f.
söylemek spit out f.
söylemek deliver f.
söylemek represent f.
söylemek aver f.
söylemek speak of f.
söylemek affirm f.
söylemek enunciate f.
söylemek word f.
söylemek spill f.
söylemek state f.
söylemek report f.
söylemek put f.
söylemek assert f.
söylemek utter f.
söylemek allege f.
söylemek call off f.
söylemek pass f.
söylemek give voice to f.
söylemek call f.
söylemek articulate f.
söylemek publish f.
söylemek bid f.
söylemek throw out f.
söylemek relate f.
söylemek couch f.
söylemek apprise f.
söylemek dictate f.
söylemek enounce f.
söylemek share f.
söylemek break f.
söylemek remark f.
söylemek blare f.
söylemek order f.
söylemek discourse f.
söylemek show f.
söylemek raise f.
söylemek bade f.
söylemek narrate f.
söylemek divulge f.
söylemek spiel f.
söylemek mouth f.
söylemek call out f.
söylemek impart to f.
söylemek spit f.
söylemek declare f.
söylemek drop f.
söylemek air f.
söylemek submit f.
söylemek confess f.
söylemek name f.
söylemek voice f.
söylemek sound f.
söylemek say f.
söylemek disclose f.
söylemek impart f.
söylemek fame f.
söylemek let on f.
söylemek mention f.
söylemek recite f.
söylemek apprize f.
söylemek put in possession f.
söylemek be acknown f.
söylemek be aknow f.
söylemek twitter f.
söylemek allow [dialect] f.
söylemek aread [obsolete] f.
söylemek areed [obsolete] f.
söylemek arreede [obsolete] f.
söylemek make f.
söylemek entreat f.
söylemek intreat f.
Phrasals
söylemek throw out f.
Colloquial
söylemek key in f.
söylemek lay on f.
söylemek be f.
Idioms
söylemek give the word f.
söylemek pass one's lips f.
söylemek pass someone's lips f.
Trade/Economic
söylemek address f.
Law
söylemek dictate f.
Technical
söylemek say f.
söylemek speak f.
söylemek impart f.
söylemek tell f.
söylemek mention f.
söylemek inform f.
söylemek disclose f.

"söylemek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
şarkı söylemek sing a song f.
şarkı söylemek sing f.
yalan söylemek lie f.
General
nasıl cevap vermesi gerektiğini önceden söylemek (birine) prime f.
gidip birine bir şey söylemek accost f.
bilmecenin cevabını söylemek riddle f.
selam söylemek give one's kind regards to f.
peşin söylemek tell in advance f.
ezbere söylemek rattle off f.
ilahi söylemek chant f.
romantik yalanlar söylemek tell romantic lies f.
yalan söylemek fib f.
pat diye söylemek snap f.
arkadan söylemek backbite f.
herkese söylemek air f.
kaçamaklı söz söylemek prevaricate f.
şaka söylemek joke f.
irticalen söylemek improvise f.
selamını söylemek remember somebody to somebody f.
ağzına geleni söylemek let fly f.
adını söylemek name f.
üstü kapalı söylemek intimate f.
çok yalan söylemek lie like a trooper f.
yeminle söylemek swear f.
pat diye söylemek plump f.
biri için iyi şeyler söylemek put in a good word for someone f.
fikrini söylemek commit oneself f.
tekrar tekrar söylemek ding f.
incitici söz söylemek gibe f.
ilahi söylemek hymn f.
monoton bir sesle söylemek intone f.
söyleyeceğini söylemek say one's say f.
yumuşak bir tavırla söylemek mince matters f.
alçak sesle şarkı söylemek croon f.
yanılmış olan birine bir şeyin gerçekten nasıl olduğunu söylemek put someone right about f.
açıkça söylemek profess f.
anlaşılmaz sözler söylemek babble f.
programının bittiğini söylemek (radyo spikeri) sign off f.
irticalen söylemek extemporise f.
cansız söylemek singsong f.
şaka söylemek sport f.
tekrar tekrar söylemek rub in f.
açıkça söylemek articulate f.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak up f.
düşünmeden söylemek blunder f.
dudak bükerek söylemek sniff f.
bir şeyi açıkça söylemek put something plainly f.
monoton bir melodiyle söylemek chant f.
esneyerek söylemek yawn f.
kesik kesik ve hızlı söylemek jerk out f.
tirat söylemek harangue f.
büyük söylemek boast f.
türkü söylemek sing a song f.
düşüncelerini açıkça söylemek put all the cards on the table f.
acı söylemek tell the painful truth bluntly f.
monoton bir sesle söylemek intonate f.
açıkça söylemek speak out f.
üstü kapalı söylemek hint f.
yalan söylemek knock about f.
yalan söylemek tell lies f.
monoton bir sesle söylemek singsong f.
noel ilahisi söylemek carol f.
üstü kapalı söylemek (kötü bir şeyi) insinuate f.
tane tane söylemek chop one's words f.
koroda şarkı söylemek choir f.
övgü dolu sözler söylemek speak well of f.
yanlış söylemek mispronounce f.
tiz bir sesle söylemek (çocuk sesi gibi) pipe f.
düşünmeden söylemek blurt something out f.
ağzıyla söylemek tell personally f.
pat diye söylemek blurt out f.
heyecanla söylemek sputter f.
yerinde söz söylemek strike the right note f.
düşüncelerini açıkça söylemek put the cards on the table f.
hazırlıksız söz söylemek extemporise f.
şaka söylemek jest f.
tam tersini söylemek say the exact opposite f.
açıkça söylemek make no secret of f.
kibarca söylemek mince matters f.
fikirlerini açıkça söylemek put the cards on the table f.
üstü kapalı söylemek allude f.
ağzına geleni söylemek swear unreservedly f.
birinin yüzüne karşı söylemek tell one to one's face f.
yanılmış olan birine bir şeyin gerçekten nasıl olduğunu söylemek set someone right about f.
hakkında fikrini söylemek comment on f.
kekeleyerek söylemek stammer out f.
açık söylemek speak openly f.
birer birer söylemek enumerate f.
cafcaflı bir şekilde söylemek spout f.
birine bir şeyi hiç sakınmadan söylemek tell something to someone straight f.
tekrar tekrar söylemek say over and over again f.
ninni söylemek sing a lullaby f.
resmi bir şekilde söylemek declaim f.
fikrini söylemek take a stand f.
ezberden söylemek repeat f.
düşünmeden söylemek blurt out f.
laf arasında söylemek interject f.
kulağına söylemek whisper in somebody's ear f.
tükürür gibi söylemek splutter f.
harflerini söylemek (kelimenin) spell f.
fikrini söylemek put one's two cents in f.
resmi eda ile söylemek pronounce f.
farklı bir biçimde yazmak veya söylemek (başka birinin yazdıklarını/söylediklerini) rehash f.
nutuk söylemek hold forth f.
aynı şeyi söylemek tell the same thing f.
söylemek (hitabet kurallarına göre) declaim f.
ağzına geleni söylemek rail f.
arada söz söylemek interject f.
doğru söylemek declare valid f.
ufak çapta bir yalan söylemek fudge f.
çabuk çabuk söylemek rattle off f.
önceden söylemek augur f.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak one's mind f.
uygun bir dille söylemek blazon f.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak out f.
yalan söylemek tell a fib f.
kendiliğinden söylemek volunteer f.
bağıra bağıra şarkı söylemek troll f.
pat diye söylemek spring f.
ismini söylemek name f.
yüksek sesle şarkı söylemek troll f.
tekrar tekrar söylemek din f.
çirkin sözler söylemek abuse f.
söz söylemek speak f.
kulak tırmalayıcı bir sesle söylemek veya konuşmak (törpü sesine benzeyen) rasp f.
yalan söylemek fabricate f.
fikrini söylemek state one's opinion f.
ağzına geleni söylemek give a piece of one's mind f.
çabuk söylemek patter f.
birine sırrını söylemek confide in someone f.
söylemek (şarkı) sing f.
tersini söylemek contradict f.
kim olduğunu söylemek identify f.
kesin bir dille söylemek dogmatize f.
titrek sesle şarkı söylemek veya konuşmak quaver f.
birine doğru söylemek be straight with f.
ağır söylemek use hard words f.
yalan söylemek tell a lie f.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatise f.
monoton bir sesle söylemek chant f.
bir şeyi etkili bir şekilde açıklamak/söylemek put something over f.
söylemek (gerçeği/sözü) speak f.
aynı şeyi tekrar tekrar söylemek ring the changes on f.
ne olduğunu söylemek identify f.
tane tane söylemek articulate f.
pat diye söylemek snap out f.
tane tane söylemek mouth f.
şarkı söylemek chant f.
doğaçtan söylemek extemporize f.
kimin olduğunu söylemek identify f.
gerçeği söylemek tell the truth f.
kızgınlıkla söylemek snort f.
ağzına geleni söylemek talk without thinking f.
şarkı söylemek descant f.
doğruyu söylemek to tell the truth f.
uzatarak söylemek dwell on f.
külliyen yalan söylemek lie through one's teeth f.
yaklaşıp bir şey söylemek accost f.
monoton bir sesle söylemek drone f.
ne düşündüğünü söylemek (bir konuda) commit oneself f.
önceden söylemek predict f.
nutuk söylemek address f.
söylemek (sırrını) confide to f.
küçümseyerek söylemek snort f.
düşüncesini söylemek remark f.
doğaçtan söylemek improvise f.
ağzına geleni söylemek swear like a trooper f.
fikrini söylemek opine f.
ağzında yuvarlayarak söylemek roll f.
şarkılar söylemek carol f.
hakkında kötü sözler söylemek malign f.
serenat söylemek serenade f.
köpek gibi kötü sözler söylemek call someone names f.
korkunç yalanlar söylemek lie in one's teeth f.
topluca söylemek chorus f.
birdenbire yüksek bir sesle söylemek ejaculate f.
yalan söylemek lie f.
iki anlama gelecek söz söylemek equivocate f.
üstü kapalı söylemek hint at f.
selam söylemek present one's compliments f.
dışarıdan yemek söylemek order food from outside f.
ağzına geleni söylemek call names f.
kulağına söylemek whisper f.
şarkı söylemek sing f.
yalan söylemek prevaricate f.
fikirlerini açıkça söylemek lay the cards on the table f.
yeminliyken yalan söylemek lie under oath f.
ince sesle söylemek pipe f.
ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söylemek tattle on f.
soluk soluğa söylemek gasp f.
herkese söylemek broadcast f.
söz söylemek comment f.
dokunaklı söz söylemek gibe f.
şaka olarak söylemek say something in jest f.
titrek sesle söylemek trill f.
şakayla karışık iğneli söz söylemek quip f.
pat diye söylemek chop f.
sırrı başkasına söylemek let on f.
ağzına geleni söylemek tell somebody one's mind f.
gelişgüzel şarkı söylemek tweedle f.
açıkça söylemek avow f.
zorla söylemek cough up f.
son sözü söylemek have the last word f.
en doğru olanı söylemek put one's finger on f.
kalın sesle söylemek roll out f.
ezbere bilip kusursuz söylemek (şiir veya rol) word perfect f.
üstü kapalı söylemek insinuate f.
harflerini söylemek spell f.
ağzına geleni söylemek let fly at somebody f.
biri hakkında olumlu şeyler söylemek put in a good word (for someone) f.
son sözü söylemek have the final word f.
selamını söylemek send one's kindest regards f.
selam söylemek send one's kindest regards f.
haberleri söylemek break news f.
bir şeyin tonunda söylemek sing to the tune of something f.
bir şeyin nakaratında söylemek sing to the tune of something f.
yüzüne söylemek say it to one's face f.
yeminle söylemek swear up and down f.
sırrı söylemek divulge a secret f.
sırrı söylemek disclose the secret f.
sırrı söylemek tell a secret f.
çok söylemek talk too much f.
fısıldayarak söylemek say in whispers f.
fısıldayarak söylemek say in a whisper f.
nefes nefese söylemek pant f.
saatin kaç olduğunu söylemek tell the time f.
saati söylemek tell the time f.
doğrudan söylemek say explicitly f.
doğrudan söylemek say directly f.
doğrudan söylemek put it bluntly f.
yeniden söylemek say again f.
yeniden söylemek restate f.
tekrar söylemek reexpress f.
özetle söylemek put in a nutshell f.
açıkça söylemek make no bones about f.
açıkça söylemek make no bones of f.
yüksek sesle söylemek declaim f.
biri hakkında yalan söylemek lie about someone f.
o anda söylemek ad-lib f.
-e gidip söylemek confront with f.
bakarak söylemek sight-read f.
arada söylemek interject f.
derdini söylemek complain f.
tatlı söz söylemek compliment f.
yalan söylemek deceive f.
kızgın bir şekilde söylemek snap f.
ters bir şekilde söylemek snap f.
harflerini yanlış söylemek misspell f.
titreterek söylemek quaver f.
çay söylemek order tea f.
dışarıdan yemek söylemek order in f.
dan diye söylemek shoot from the hip f.
fikrini söylemek vermek pass an opinion on f.
herşeyi söylemek say everything f.
doğruyu söylemek tell the truth f.
son sözü söylemek get the final word f.
çekinmeden açıkça söylemek speak up f.
düşündüğünü dosdoğru söylemek tell straightforwardly f.
düşündüğünü dosdoğru söylemek talk straightforwardly f.
söylemek zorunda olmak have to say f.
söylemek zorunda olmak have to tell f.
düşündüğünü dosdoğru söylemek speak one's mind f.
acele ile söylemek splutter f.
bağırarak söylemek bark something out at someone f.
bağırarak söylemek bark something to someone f.
bağırarak söylemek bark something out to someone f.
bağırarak söylemek bark something at someone f.
yüzüne söylemek tell something to one's face f.
(şarkı vb) çok daha iyi söylemek sing much better than f.
kendine yalan söylemek lie to oneself f.
bir şeyi birine açık açık söylemek enunciate something to someone f.
pizza söylemek order pizza f.
homurdanarak söylemek grunt something out f.
ifadesiz bir şekilde söylemek/yapmak deadpan f.
dışarıdan eve yemek söylemek order a take away f.
beyaz yalan söylemek tell a white lie f.
caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek scat f.
peşinen söylemek tell in advance f.
tekrar tekrar söylemek/yapmak battologize f.
elde etmek içi yalan söylemek blag f.
sır söylemek tell a secret f.
girmesini söylemek order in f.
en yüksek sesten şarkı söylemek descant f.
irticalen söylemek extemporize f.
hazırlıksız söz söylemek extemporize f.
kesin olarak fikrini söylemek dogmatize f.
kesin bir dille söylemek dogmatise f.
doğaçtan söylemek extemporise f.
gerçek kimliğini söylemek reveal one's true identity f.
aşırı yalan söylemek outlie f.
üzülerek söylemek regret to tell f.
üzülerek söylemek regret to say f.
aklındakini söylemek speak someone's mind f.
milli marş söylemek sing national anthem f.
marş söylemek sing an anthem f.
tek tek söylemek name f.
yanlış bir şey söylemek say something wrong f.
(fr) şarkı söylemek chante f.
üzülerek söylemek be sorry to tell f.
üzülerek söylemek be sorry to say f.
fiyatından fazla rakam söylemek overprice f.
iyi şarkı söylemek sing well f.
kötü söz söylemek swear f.
kötü söz söylemek curse f.
kötü söz söylemek use bad language f.
kötü söz söylemek use bad words f.
kötü söz söylemek say bad words f.
aksini söylemek say the opposite f.
üstüne basa basa söylemek emphasize f.
ön yargılı fikrini söylemek angle f.
hiç çekinmeden düşündüğünü söylemek animadvert (about/on/upon) f.
doğaçlama okumak/söylemek ad-lib f.
doğaçlama okumak/söylemek ad-lib f.
iş işten geçtikten sonra fikrini söylemek second-guess f.
gidip birine bir şey söylemek accoast [obsolete] f.
yaklaşıp bir şey söylemek accoast [obsolete] f.
laf söylemek talk f.
kötü sözler söylemek call f.
söylemek fiilinin geçmiş zamandaki hali tauld [scottish] f.
söylemek fiilinin geçmiş zamandaki hali tauld [scottish] f.
söylemek fiilinin geçmiş zamandaki hali tauld [scottish] f.
çabucak söylemek rap out f.
tekrar açıkça söylemek reavow f.
tek tek söylemek recite f.
yeniden söylemek re-articulate f.
sivri bir dille söylemek tang f.
farklı şekilde söylemek reframe f.
birilerine yaptığı şeyin yanlış olduğunu söylemek admonish f.
(şarkıyı) nağmeli söylemek relish [obsolete] f.
(birinin) selamını söylemek remember f.
bir haberi ilk olarak söylemek news f.
hazırlıksız söz söylemek temporize f.
hazırlıksız söz söylemek temporise f.
monoton bir sesle söylemek thrum f.
tekrar tekrar söylemek thrum f.
duygusal şarkı söylemek torch f.
aşk şarkısı söylemek torch f.
şarkının bölümlerini arka arkaya söylemek trawl f.
coşkuyla şarkı söylemek trawl f.
titreyerek konuşmak/söylemek tremble f.
resmi bir şekilde söylemek exhibit an essay f.
(kandırılan kimseye) gerçeği söylemek undeceive f.
(kandırılan kimseye) gerçeği söylemek unfool f.
bağırarak söylemek yelloch f.
üstü kapalı söylemek enounce f.
net bir şekilde söylemek enunciate f.
zorla söylemek unload f.
kandırmak amacıyla söylemek veya yapmak pull f.
şaka yollu söylemek bejape f.
kendini yırtarcasına şarkı söylemek belt f.
(bir şey veya kimse hakkında) şarkı söylemek besing f.
(bir şeye veya kimseye) şarkı söylemek besing f.
yalan söylemek fable f.
şaka yoluyla söylemek joke f.
gönüllü olarak söylemek volunteer f.
doğruyu söylemek gerekirse as a matter of fact zf.
gerçeği söylemek gerekirse indeed zf.
açık söylemek gerekirse frankly zf.
doğrusunu söylemek gerekirse truthfully zf.
gerçeği söylemek gerekirse to be truthful zf.
basitçe söylemek gerekirse simply zf.
doğrusunu söylemek gerekirse indeed zf.
doğrusunu söylemek gerekirse actually zf.
Phrasals
öne çıkmasını söylemek call forth f.
hızlı ve yüksek sesle söylemek rattle out f.
hızlı ve yüksek sesle söylemek rattle down f.
dışarıdan birşey söylemek (sipariş vermek) send out for f.
uyduruk bir tarzda yapmak/söylemek throw away f.
laf arasında söylemek throw in f.
üstü kapalı söylemek hint at f.
çekinmeden söylemek speak out f.
dolaylı yoldan söylemek hint at f.
tekrar tekrar söylemek trot out f.
bir konu hakkındaki fikirlerini söylemek throw around f.
olduğunu söylemek/demek describe (someone or something) as (something) f.
olduğunu söylemek/demek describe someone or something as something f.
fikrini söylemek throw around f.
(birine) kötü bir haberi vermek/söylemek break (something) to (someone) f.
(birine) kötü bir haberi vermek/söylemek break something to someone f.
(birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak broach (something) with (someone) f.
(birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak broach something with someone f.
(birine) bir şeyi söylemek( birine) bir fikri açmak broach something to someone f.
ne yapacağını bir bir söylemek lead someone by something f.
(birine bir şeyi) anlatmak/söylemek/açıklamak/göstermek run by f.
bir şey yaptığını söylemek confess to something f.
(birisine bir şey) söylemek convey (something) from (someone or something) f.
(birisine bir şey) söylemek convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f.
(selam, saygılar) söylemek convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) f.
(birisine bir şey) söylemek convey (something) to (someone or something) f.
(selam vb.ni) söylemek convey (something) to (someone or something) f.
düşüncesini açıkça söylemek come out f.
(bir konu hakkında) gerçeği söylemek come clean about (something) f.
iğneleyici söz söylemek needle (one) about (something) f.
iğneleyici söz söylemek needle someone about someone or something f.
açık açık söylemek give out f.
açık ve net söylemek lay down something f.
açık ve net söylemek lay something down f.
ağzına geleni söylemek mouth off f.
böğürerek/bağırarak söylemek roar something out f.
bağırarak söylemek boom something out f.
birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek order someone out of some place f.
bir şeyi inleyerek söylemek moan out something f.
bağırarak söylemek scream something out f.
birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek order someone out f.
birine bir yere girmesini söylemek/emretmek order someone in something f.
birine bir yere girmesini söylemek/emretmek order someone into something f.
birine bir şeyler söylemek talk at someone f.
birine bir yerden/bir şeyden inmesini söylemek/emretmek order someone off (of something) f.
birine bir yerden/bir şeyden inmesini söylemek/emretmek command someone to get off something f.
biri hakkında bir şey söylemek say something about someone f.
birine ağzına geleni söylemek read someone out f.
böğürerek/bağırarak söylemek bellow something out loudly f.
bir şeyi bağırarak dile getirmek/söylemek holler something out f.
dışarından yemek söylemek order something in f.
hızlı hızlı bir şeyler söylemek rattle off something f.
hızlı hızlı bir şeyler söylemek rattle something off f.
hızla/bir çırpıda söylemek rattle off something f.
hızla/bir çırpıda söylemek rattle something off f.
hıçkırarak söylemek/anlatmak sob something out f.
nefes nefese (soluk soluğa) söylemek pant something out f.
tıslayarak/dişlerinin arasından söylemek hiss something out f.
(şarkıyı) birlikte söylemek sing along f.
(bir şarkıyı vb.) yüksek sesle ve coşkuyla söylemek belt something out f.
yüksek sesle söylemek boom something out f.
(bir şarkıyı vb.) yüksek sesle ve coşkuyla söylemek belt out something f.
(şarkıyı) birlikte söylemek sing together f.
(şarkıyı) birine/biri için söylemek sing to someone f.
monoton bir sesle konuşmak/söylemek drone out f.
tek düze bir sesle konuşmak/söylemek drone out f.
kalın ve yüksek bir sesle söylemek/bildirmek drone (something) out f.
kalın ve monoton bir sesle söylemek/bildirmek drone (something) out f.
bir şeyleri arka arkaya söylemek fire off f.
bir şeyi belli bir tutumla söylemek frame something in something f.
birine bir şeyi söylemek disclose something to someone f.
birine bir şeyi açıkça söylemek/göstermek disclose something to someone f.
birine veya bir şeye kötü söz söylemek curse at someone or something f.
(birinin veya bir şeyin bir yerde) olduğunu söylemek place (someone or something) at (some place) f.
bağırarak söylemek yell out f.
haykırarak söylemek yell out f.
yüksek sesle söylemek yell out f.
(birine bir şeyi) bağırarak söylemek yell something out (at someone or something) f.
(birine bir şeyi) haykırarak söylemek yell something out (at someone or something) f.
arayıp işe gelemeyecek kadar hasta olduğunu söylemek bang something in f.
bir şeyi söylemek/anlatmak give with something f.
(birine) kaba bir şekilde söylemek bark at (someone) f.
listedekileri birer birer söylemek/saymak list off f.
birinin/bir şeyin listesini tek tek söylemek list someone or something off f.
(birine/bir gruba) açmak/söylemek reveal to (someone or something) f.
-e doğruyu söylemek square with f.
birine doğruyu söylemek square with someone f.
(birine biriyle/bir şeyle) ilgili ne düşündüğünü söylemek express (oneself) to (someone) on (someone or something) f.
birine bir şeyle ilgili ne düşündüğünü söylemek express (oneself) to someone on something f.
zar zor söylemek gasp out f.
zorlukla söylemek gasp out f.
nefes nefese bir şey söylemek gasp out f.
güçlükle söylemek gasp out f.
soluk soluğa bir şey söylemek gasp out f.
zar zor bir şey söylemek gasp something out f.
zorlukla bir şey söylemek gasp something out f.
nefes nefese bir şey söylemek gasp something out f.
güçlükle bir şey söylemek gasp something out f.
soluk soluğa bir şey söylemek gasp something out f.
kandırmak amacıyla yapmak/söylemek pull about f.
kısık bir sesle ters bir şekilde söylemek rasp out f.
hırıltılı bir sesle bir şeyler söylemek rasp out f.
homurdanarak söylemek snarl out f.
ters bir şekilde söylemek snarl out f.
sinirli bir şekilde söylemek snarl out f.
bir şeyi homurdanarak söylemek snarl something out f.
bir şeyi ters bir şekilde söylemek snarl something out f.
bir şeyi sinirli bir şekilde söylemek snarl something out f.
hızlı hızlı söylemek spiel off f.
bir şeyi hızlı hızlı söylemek spiel something off f.
bir şeyi birden söylemek/söyleyivermek spout something out f.
hızlıca söylemek spurt out f.
doğaçtan söylemek vamp up f.
aynı şeyi farklı biçimde yazmak/söylemek/sunmak warm over f.
bir şeyi söylemek make with something f.
(birine bir şeyi) söylemek run (something) by (one) f.
(bir şeyi) yanlış söylemek stumble over (something) f.
Phrases
aceleyle söylemek veya yapmak rattle through f.
tam olarak söylemek/belirtmek gerekirse to be (more) exact expr.
açık söylemek gerekirse to be truthful expr.
açık söylemek gerekirse to put it bluntly expr.
açık söylemek gerekirse frankly speaking expr.
açık söylemek gerekirse to be quite frank expr.
açık söylemek gerekirse in all honesty expr.
açık söylemek gerekirse to be honest expr.
açık söylemek gerekirse to be frank expr.
açıkça söylemek gerekirse tell openly expr.
açıkça söylemek gerekirse not to put too fine a point on it expr.
aslını söylemek gerekirse strictly speaking expr.
aslını söylemek gerekirse properly speaking expr.
aslını söylemek gerekirse to be precise expr.
basitçe söylemek gerekirse simply put expr.
basitçe söylemek gerekirse to put it all in simple terms expr.
doğrusunu söylemek gerekirse to speak honestly expr.
daha net olarak söylemek gerekirse to put a finer point on it expr.
dürüstçe söylemek gerekirse to speak honestly expr.
daha doğrusunu söylemek gerekirse to be more precise expr.