remark - Türkçe İngilizce Sözlük

remark

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

remark — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yorum, belirtmek
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈmɑːrk/ – BrE /rɪˈmɑːk/)
Terim Türü:
İsim: remark (remarks); Fiil: remark (remarks – remarked – remarking)
Dikkat çekici bir gözlemi ifade etmeyi tanımlar. Fransızca remarquer kökünden evrilmiştir. Sözlü ve yazılı anlatımda değerlendirme bildirir.
Eş Anlamlılar:
comment, observation
Zıt Anlamlılar:
silence

"remark" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
remark i. yorum
I think that remark was rather apposite.
Bu yorumun oldukça yerinde olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
remark i. görüş
I merely endorse the remarks and your support for raising those matters in terms of the overall agenda.
Ben sadece bu konuları genel gündem açısından gündeme getirme konusundaki görüşlerinizi ve desteğinizi onaylıyorum.

More Sentences
remark f. belirtmek
Please allow me to remark on how well-versed and well-informed he is on European affairs.
Lütfen kendisinin Avrupa meseleleri konusunda ne kadar bilgili ve donanımlı olduğunu belirtmeme izin verin.

More Sentences
Genel
remark i. söz
I would ask you to make this Parliament's position in respect of these remarks quite clear.
Bu sözlerle ilgili olarak Parlamentonun tutumunu açıkça ortaya koymanızı rica ediyorum.

More Sentences
remark f. söylemek
Your remark is irrelevant.
Söylediklerinizin konuyla ilgisi yok.

More Sentences
remark f. dikkat çekmek
Everyone remarked on his new hairstyle.
Herkes onun yeni saç stiline dikkat çekti.

More Sentences
remark f. fark etmek
Everyone remarked on his new hairstyle.
Herkes onun yeni saç stilini fark etti.

More Sentences
remark f. fark etmek
Everyone remarked on his new hairstyle.
Herkes onun yeni saç stilini fark etti.

More Sentences
remark f. yorum yapmak
My mother remarked on my new dress.
Annem yeni elbisem hakkında yorum yaptı.

More Sentences
Hukuk
remark i. görüş
I merely endorse the remarks and your support for raising those matters in terms of the overall agenda.
Ben sadece bu konuları genel gündem açısından gündeme getirme konusundaki görüşlerinizi ve desteğinizi onaylıyorum.

More Sentences
Bilgisayar
remark i. açıklama
We were surprised to see him finally make a valid remark.
Sonunda geçerli bir açıklamada bulunduğunu görünce şaşırdık.

More Sentences
Genel
remark i. işaret
remark i. dikkat etme
remark i. kelam
remark i. görme
remark i. laf
remark i. ihtar
remark i. uyarı
remark i. mülahaza
remark i. düşünce
remark f. dikkat etmek
remark f. düşüncesini söylemek
remark f. demek
remark f. yeniden işaretlemek
remark f. yeniden belirtmek
remark f. yeniden markalamak
remark f. yeniden etiketlemek
remark f. gözüne çarpmak
remark f. gözüne çarpmak
Hukuk
remark i. özel bir mütalaayı belirtmek üzere bir belgeye düşülmüş not
Teknik
remark i. not
İnşaat
remark i. geçici not
remark i. muvakkat şerh
Baskı Teknikleri
remark i. baskı öncesi aşamalarda plakanın kenarına oyulmuş küçük işaret veya çizim
Osmanlıca
remark i. meşruhat
remark i. mütalaa

"remark" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
an acid remark i. iğneleyici bir söz
a pertinent remark i. yerinde bir söz
sarcastic remark i. iğneli söz
witty remark i. nükte
witty remark i. nükteli söz
concluding remark i. son söz
concluding remark i. nihai mütalaa
inflammatory remark i. kışkırtıcı söz/laf/açıklama
an ugly remark i. çirkin bir ifade
chance remark i. laf arasında söylenen fakat duyan kişi üzerinde beklenmeyen etki yapan bir söz
preliminary remark i. ön açıklama
preliminary remark i. ön yorum
caustic remark i. ironik ve kinayeli söylem
caustic remark i. iğneli dil
remark [obsolete] i. ayırt edici özellik
remark [obsolete] i. dikkate değer şey
remark [obsolete] i. önem
remark [obsolete] i. sembol
remark [obsolete] i. nişan
remark [obsolete] i. ehemmiyet
side remark i. konuyu değiştren söz
funny remark i. esprili anlatım
funny remark i. kırıp geçiren yorum
address a remark to f. birine bir söz yöneltmek
pass a remark f. görüşlerini açıklamak
pass a remark f. fikir beyan etmek
pass a remark f. fikrini söyleyivermek
make a remark f. düşüncesini açıklamak
make a remark f. tefsirde/mütalaada/yorumda bulunmak
make a remark f. değerlendirme yapmak
make a remark f. yorum yapmak/getirmek
remark [obsolete] f. göstermek
remark [obsolete] f. işaret etmek
remark [obsolete] f. dikkat çekici şekilde belli etmek: ayırt edilir kılmak
Öbek Fiiller
remark upon someone f. biri hakkında yorumda bulunmak
remark on someone f. biri hakkında yorumda bulunmak
remark on (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında görüş belirtmek
remark on (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında yorumda bulunmak
remark on f. hakkında yorumda bulunmak
Deyim
cutting remark i. bel altı vuran yorum
cutting remark i. iğneleyici söz
cutting remark i. iğneli laf
snide remark i. alaycı yorum
snide remark i. art niyetli yorum
snide remark i. küçümseyici yorum
Konuşma
I didn't quite catch that last remark expr. (son) dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
Hukuk
cautionary remark i. takyidat şerhi