call - Türkçe İngilizce Sözlük

call

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

call — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aramak, çağırmak, çağrı
Okunuş (IPA):
(AmE /kɔːl/ – BrE /kɔːl/)
Terim Türü:
Fiil: call (calls – called – calling); İsim: call (calls)
Telefonla aramayı, seslenmeyi veya çağrı eylemini ifade eden temel fiil/isimdir. Eski İngilizce ceallian “bağırmak/seslenmek” kökünden evrilerek modern iletişim teknolojisine uyarlanmış çok üretken bir kelime hâline gelmiştir

"call" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
call i. çağrı
Hundreds of demonstrators continued their call for justice.
Yüzlerce gösterici adalet çağrılarına devam etti.

More Sentences
call f. çağırmak
I saw him standing alone and called him over.
Tek başına durduğunu gördüm ve onu çağırdım.

More Sentences
call f. telefon açmak
Tom called Mary from the airport.
Tom Mary'ye havaalanından telefon açtı.

More Sentences
call f. telefon etmek
I called my father.
Babama telefon ettim.

More Sentences
call f. (telefonla) aramak
I'm busy at the moment. Can I call you tomorrow?
Şu anda meşgulüm. Seni yarın arayabilir miyim?

More Sentences
Genel
call i. ziyaret
Do you know a doctor who makes house calls?
Ev ziyareti yapan bir doktor tanıyor musunuz?

More Sentences
call i. talep
We will nevertheless put before the Court of Auditors Parliament's call for a specific external audit.
Yine de Parlamentonun özel bir dış denetim talebini Sayıştay'ın önüne koyacağız.

More Sentences
call i. ses
We could hear the call of the crows from the open window.
Açık pencereden kargaların sesini duyabiliyorduk.

More Sentences
call i. seslenme
I'm tired of hearing you call Tom an idiot.
Tom'a aptal diye seslenmeni duymaktan usandım.

More Sentences
call i. konuşma
It's impossible to make a long-distance call with this phone.
Bu telefonla bir şehirler arası konuşma yapmak imkansızdır.

More Sentences
call i. telefon konuşması
I'm still on a call.
Hâlâ telefonla konuşuyorum.

More Sentences
call i. telefon
Seven weeks later, I got a call from my family.
Yedi hafta sonra ailemden bir telefon aldım.

More Sentences
call i. davet
A few months ago I received a call from Mr Lemond.
Birkaç ay önce Bay Lemond'dan bir davet aldım.

More Sentences
call i. arama
He received a call from the police and stormed out.
Polisten bir arama gelince hışımla dışarı çıktı.

More Sentences
call i. karar
We could leave or stay another day. It's your call.
Gidebilir veya bir gün daha kalabiliriz. Karar sizin.

More Sentences
call i. çağrı
Hundreds of demonstrators continued their call for justice.
Yüzlerce gösterici adalet çağrılarına devam etti.

More Sentences
call i. telefon görüşmesi
Sami was making another call.
Sami başka bir telefon görüşmesi yapıyordu.

More Sentences
call i. telefon konuşması
I'm still on a call.
Hâlâ telefonla konuşuyorum.

More Sentences
call f. demek
His name is Michael, but his friends call him Mikey.
Adı Michael ama arkadaşları ona Mikey diyor.

More Sentences
call f. davet etmek
I call upon you, ladies and gentlemen, to support these efforts.
Bayanlar ve baylar, sizleri bu çabaları desteklemeye davet ediyorum.

More Sentences
call f. çağrıda bulunmak
We call on the rebels to lay down their arms and return to the negotiating table.
İsyancılara silahlarını bırakmaları ve müzakere masasına dönmeleri çağrısında bulunuyoruz.

More Sentences
call f. lakap takmak
Mary is calling her sister names.
Mary, kız kardeşine lakap takıyor.

More Sentences
call f. adlandırmak
Simply to call this fraud Nigerian fraud is unacceptable and an insult to the Nigerian population.
Bu dolandırıcılığı Nijerya dolandırıcılığı olarak adlandırmak kabul edilemez ve Nijerya halkına hakarettir.

More Sentences
call f. diye hitap etmek
What do we do when someone, with the provocation of our public in mind, wants to call his child Osama Bin Laden?
Birisi, halkımızı da kışkırtarak, çocuğuna Usame Bin Ladin diye hitap etmek isterse ne yapacağız?

More Sentences
call f. uğramak
He just called round to say hello.
Sadece merhaba demek için uğramıştı.

More Sentences
call f. seslenmek
He called me by name.
O bana ismimle seslendi.

More Sentences
call f. ad takmak
I called them fat pigs.
Onlara şişko domuzlar adını taktım.

More Sentences
call f. adlandırılmak
The fact is that, as yet, the Russian Federation cannot be called an entirely normal democracy.
Gerçek şu ki Rusya Federasyonu henüz tam anlamıyla normal bir demokrasi olarak adlandırılamaz.

More Sentences
call f. söylemek
I heard someone call my name from the other room.
Diğer odadan birinin adımı söylediğini duydum.

More Sentences
call f. ad koymak
We decided to call the kitten Skittles.
Yavru kediye Skittles adını koymaya karar verdik.

More Sentences
call f. çağırmak
I saw him standing alone and called him over.
Tek başına durduğunu gördüm ve onu çağırdım.

More Sentences
call f. (seçim/seferberlik) çağrısında bulunmak
A ceasefire needs to be called without delay so that the negotiating process can be re-relaunched.
Müzakere sürecinin yeniden başlatılabilmesi için gecikmeksizin ateşkes çağrısında bulunulmalıdır.

More Sentences
call f. (maçı/müsabakayı) iptal etmek
Maybe we should call the whole thing off.
Belki de her şeyi iptal etmeliyiz.

More Sentences
call f. talep etmek
We call for a vote on our motion.
Önergemizin oylanmasını talep ediyoruz.

More Sentences
call f. (zor/kolay) olduğunu düşünmek
We called the party a great success.
Partinin, büyük bir başarı olduğunu düşündük.

More Sentences
call f. küfür etmek
She called him bad names.
Ona küfürler etti.

More Sentences
call i. bağırış
call i. haykırma
call i. ziyaret etme
call i. kısa ziyaret
call i. bağırma
call i. lüzum
call i. sesleniş
call i. ötüş
call i. telefonda konuşma
call i. düdük
call i. ötme (kuş)
call i. av hayvanlarını çağırmakta kullanılan düdük
call i. ihtiyaç
call i. istem
call i. yem borusu
call i. çağırma
call i. celp
call i. telefon etme
call i. çağırış
call i. rağbet
call i. gereksinim
call i. çağrılma
call i. uyandırılma
call i. uyandırma
call i. feryat
call i. yoklama
call i. (resmi) davet
call i. provaya çağrı
call i. çekim
call i. cazibe
call i. uğrama (ziyaret)
call i. kısa ziyaret
call i. zil ile çağrı
call i. çekme
call i. cazibe
call i. albeni
call i. büyü (çekicilik)
call i. çekicilik
call i. istek
call i. rağbet
call i. bir işi kabul etme daveti
call i. gerek
call i. listeden isimleri okuyarak yapılan yoklama
call i. yoklama
call i. telefon çağrısı
call i. telefon etme
call i. telefon görüşmesi talebi
call i. ödeme isteği
call i. ödeme talebi
call i. kart isteme
call i. kartlarını gösterme
call i. önceki ile eşit pey sürme
call i. pas geçme
call f. anmak
call f. ilan etmek (toplantı/seçim/grev vb'nin yapılacağını)
call f. iddia etmek
call f. celp etmek
call f. ziyaret etmek
call f. telefonda konuşmak
call f. dava açmak
call f. yuvarlak bir sayıya çevirmek (bir miktarı)
call f. uyandırmak
call f. isim koymak
call f. düşünmek
call f. saymak
call f. haykırmak
call f. bağırmak
call f. isimlendirmek
call f. yoklama yapmak
call f. kendisine çekmek
call f. (dikkat) çekmek
call f. uyandırmak
call f. (bir listeden isimleri) yüksek sesle okumak
call f. resmen ilan etmek
call f. (seçim/seferberlik) duyurusunda bulunmak
call f. (mahkemeye/davaya) davet etmek
call f. (mahkemeye/davaya) getirtmek
call f. (mahkemeye) taşımak
call f. (mahkemeye) götürmek
call f. celp etmek
call f. işleme almak/koymak
call f. gündeme almak/getirmek
call f. (maçı/müsabakayı) tatil etmek
call f. (kredi/borç) ödenmesini talep etmek
call f. (kredi/borç) ödenmesini istemek
call f. istemek
call f. ibrazını istemek
call f. ibrazını talep etmek
call f. yerine koymak
call f. farz etmek
call f. zannetmek
call f. varsaymak
call f. saymak
call f. addetmek
call f. olarak düşünmek
call f. doğru tahmin etmek
call f. tahmini tutmak
call f. (kuş/böcek/hayvan) ötmek
call f. sövmek
call f. kötü sözler söylemek
Konuşma Dili
call i. tahmin
call i. öngörü
call f. uyarmak
call f. ikaz etmek
call f. açıklama istemek
call f. dikkatini çekmek
Ticaret/Ekonomi
call i. belirli bir tarihe kadar belirli bir fiyata sabit miktarda hisse senedi satın alma opsiyonu
Silah/Atıcılık
call i. boru sesi
Spor
call i. hakem kararı
call i. hakemin verdiği karar
İskambil
call f. kart istemek
call f. (karşıdaki oyuncunun) kartlarını görmek istemek
call f. eşit pey sürmek
call f. aynı ekipteki oyun arkadaşı ile işaretleşmek

"call" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
call center i. çağrı merkezi
call in f. yardım çağırmak
call on f. (sınıfta vb) çağırmak
call in f. (birini ) (bir yere) çağırmak
call up f. hatırlatmak
call up f. telefon etmek
call off f. iptal etmek
call out to f. seslenmek
call up f. anımsamak
call the meeting on short notice f. acil toplantıya çağırmak
call the meeting on short notice f. acil toplantıyı çağırmak
call the meeting at short notice f. acil toplantıyı çağırmak
call the meeting at short notice f. acil toplantıya çağırmak
Genel
telephone call i. telefon görüşmesi
call mark i. kütüphanelerde bir kitabın üzerindeki ait olduğu rafı gösteren damga
call on i. sesleniş
call center i. telefon operatör görevlisinin doğrudan müşteriye cevap vererek hizmet sunduğu arama merkezi
call on i. çığlık
call signal i. çağrı sesi
call on i. uğrama
call on i. deklare
bugle call i. boru işareti
obscene phone call i. taciz telefonu
person to person call i. davetli konuşma
urgent phone call i. acele telefon
call girl i. fahişe
wake up call service i. uyandırma servisi
call fire i. itfaiye çağırma
call house i. genelev
call on i. resmi çağrı
call on i. rağbet
call box i. telefon kulübesi
station to station call i. normal konuşma
call the witness i. tanık çağırmak
collect call i. ödemeli telefon konuşması
bugle call i. boru çalma
muster call i. çağrı
doctor on call i. nöbetçi doktor
call indicator i. çağırma göstergesi
station to station call i. santral aracılığıyla konuşma
call on i. bağırış
mayday call i. imdat işareti
auto call i. özdevimli çağırma
call on i. kısa ziyaret
local call i. şehir içi konuşma
roll call i. askerlik yoklaması
roll call i. yoklama
trunk call i. şehirlerarası telefon konuşması
nurse on call i. nöbetçi hemşire
person to person call i. ihbarlı konuşma
call on i. telefonla arama
call girl i. telekız
close call i. dar kurtulma
official call i. resmi görüşme
trunk call i. şehirlerarası konuşma
long distance call i. şehirlerarası konuşma
call sound i. çağrı sesi
call number i. kütüphanelerde kitapları sınıflandıran numara
call for i. yemek tarifinde istenen
toll call i. ücrete tabi konuşma
call beep i. çağrı sesi
call on i. hakem kararı
transfer a call i. telefon aktarma
trunk call i. uluslarası veya şehirlerarası telefon görüşmesi
call the witness i. tanığı çağırmak
long distance call i. şehirlerarası görüşme
call to prayer i. ezan
curtain call i. alkışlarla tekrar sahneye çağırma
phone call i. telefon konuşması
call on i. davet
call boy i. otel uşağı
formal call i. resmi ziyaret
courtesy call i. resmi ziyaret
personal call i. şehirlerarası ihbarlı konuşma
call number i. telefon numarası
trunk call i. şehirlerarası telefon
local call i. şehiriçi telefon konuşması
courtesy call i. nezaket ziyareti
reverse charge call i. ödemeli arama
collect call i. ödemeli arama
call time i. çağrı süresi
phone call i. telefon çağrısı
phone call i. telefonla arama
call charge i. arama ücreti
duration of call i. çağrı süresi
phone call i. telefon görüşmesi
bugle call i. borazan
bugle call i. boru sesi
last call i. son çağrı
unanswered call i. cevapsız çağrı
missed call i. cevapsız çağrı
missed call i. cevapsız arama
bomb call i. bomba ihbarı
hoax bomb call i. sahte bomba ihbarı
officer on call i. nöbetçi memur
call diverting i. arama yönlendirme
voice call i. sesli arama
call duration i. çağrı süresi
call for tenders i. ihaleye davet
call fee i. arama ücreti
call hold i. çağrı tutma
call transfer i. çağrı aktarımı
call restriction i. çağrı kısıtlama
sounds of the call to prayer i. ezan sesleri
call to prayer sounds i. ezan sesleri
emergency call i. acil arama
free call i. ücretsiz arama
bugle-call i. boru sesi
long-distance call i. milletlerarası konuşma
long-distance call i. şehirlerarası telefon konuşması
long-distance call i. şehirlerarası konuşma
call-up i. çağrı
roll-call i. sayım
person-to-person call i. şehirlerarası ihbarlı konuşma
reversed-charges call i. ödemeli konuşma
wake-up call i. uyandırma ikazı
wake-up call i. uyarı alarmı
station-to station call i. santral aracılığıyla şehirlerarası konuşma
emergency call i. imdat çağrısı
telephone call i. telefon konuşması
office call i. hizmet çağrısı
call-and-response duet i. aşık atışması
call-and-response i. aşık atışması
the call of nature i. tuvalet ihtiyacı
long-distance call i. şehirlerarası telefon görüşmesi
trunk call i. şehirlerarası telefon görüşmesi
roll call vote i. ad okuyarak yapılan oylama
roll call vote i. yoklama usulüyle yapılan oylama
roll call i. yoklama alma
roll call i. ismen sayma
click to call i. tek tuşla arama
call charge i. görüşme ücreti
call fee i. görüşme ücreti
call toll charge i. görüşme ücreti
call toll i. görüşme ücreti
call toll charge i. konuşma ücreti
call fee i. konuşma ücreti
call charge i. konuşma ücreti
call toll i. konuşma ücreti
fire call i. yangın ihbarı
incoming call i. gelen arama
collect call i. karşıdan ödemeli
collect call i. karşı taraf ödemeli
roll call i. öğrenci yoklaması
collect call i. karşı ödemeli
roll call i. asker yoklaması
call centre i. çağrı merkezi
church call i. ibadet borusu
church call i. ayin borusu
judgement call i. karar