| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | arama | search i. | ||
|
They are organizing a search for the lost children. Kayıp çocuklar için bir arama çalışması düzenliyorlar. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | arama | exploration i. | ||
|
Exploration and operating license is issued by the General Directorate of Petroleum Affairs. Arama ve işletme ruhsatı Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | arama | searching i. | ||
|
Searching is an important and very common operation that computers do all the time. Arama, bilgisayarların her zaman yaptığı önemli ve çok yaygın bir işlemdir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | arama | research i. | ||
| Genel | ||||
| Genel | arama | pursuit i. | ||
|
She spent her life in pursuit of the truth. Hayatını gerçeği aramakla geçirdi. More Sentences |
||||
| Genel | arama | reconnaissance i. | ||
|
We were here on a reconnaissance mission. Biz bir arama görevi için buradaydık. More Sentences |
||||
| Genel | arama | call i. | ||
|
He received a call from the police and stormed out. Polisten bir arama gelince hışımla dışarı çıktı. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | arama | calling i. | ||
|
I signed up for the 2-year calling plan with the phone company. Telefon şirketinin 2 yıllık arama planına kaydoldum. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | arama | call i. | ||
|
He received a call from the police and stormed out. Polisten bir arama gelince hışımla dışarı çıktı. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | arama | dialing i. | ||
|
The dialing prefix for Bulgaria is +359. Bulgaristan için arama öneki +359'dur. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | arama | lookup i. | ||
|
You can also use the Lookup Wizard to find values in a foreign table. Yabancı tablodaki değerleri bulmak için Arama Sihirbazı'nı da kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Telekom | ||||
| Telekom | arama | call i. | ||
|
He received a call from the police and stormed out. Polisten bir arama gelince hışımla dışarı çıktı. More Sentences |
||||
| Kimya | ||||
| Kimya | arama | search i. | ||
|
They are organizing a search for the lost children. Kayıp çocuklar için bir arama çalışması düzenliyorlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | arama | seeking i. | ||
| Genel | arama | hunt i. | ||
| Genel | arama | ransacking i. | ||
| Genel | arama | quest i. | ||
| Genel | arama | frisk i. | ||
| Genel | arama | hunting i. | ||
| Genel | arama | prospecting i. | ||
| Genel | arama | research i. | ||
| Genel | arama | seek i. | ||
| Genel | arama | ringing i. | ||
| Genel | arama | discovery [obsolete] i. | ||
| Genel | arama | scrutation i. | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | arama | recon i. | ||
| Konuşma Dili | arama | tinkle [brit] i. | ||
| Reklam | ||||
| Reklam | arama | query i. | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | arama | dialling i. | ||
| Bilgisayar | arama | dial-in i. | ||
| Bilgisayar | arama | do not dial expr. | ||
| Telekom | ||||
| Telekom | arama | paging i. | ||