frisk - Türkçe İngilizce Sözlük

frisk

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

frisk — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /frɪsk/ – BrE /frɪsk/)
Terim Türü:
Fiil: frisk (frisks – frisked – frisking)
Neşeli ve enerjik hareketleri veya güvenlik amaçlı yapılan beden aramasını tanımlar ve bağlama göre olumlu ya da resmî ton taşır. İskandinav kökenli friskr ile ilişkilendirilen anlamı, canlılık fikrinden prosedürel aramaya evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
romp, search
Zıt Anlamlılar:
stagnate

"frisk" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
frisk f. koşuşmak
The calves are frisking around the land.
Buzağılar arazide sağa sola koşuşuyor.

More Sentences
frisk f. üstünü aramak
Everyone will be frisked before entering the hall.
Salona girmeden önce herkesin üstü aranacaktır.

More Sentences
frisk i. neşe
frisk i. oyun
frisk i. arama
frisk f. kuyruk sallamak
frisk f. sıçramak
frisk f. sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde)
frisk f. oynamak
frisk f. oynatmak
frisk f. aramak
frisk f. oynaşmak
frisk f. zıplamak
frisk f. üst araması yapmak
frisk f. üzerini aramak
frisk f. canlıca hareket etmek
frisk s. oynak
Askeri
frisk i. silah araması