exciting - Türkçe İngilizce Sözlük

exciting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

exciting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
heyecan verici, sürükleyici, coşturucu
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈsaɪtɪŋ/ – BrE /ɪkˈsaɪtɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Heyecan, merak veya adrenalin uyandıran şeyi niteleyen sözcüktür; olumlu bir değerlendirme tonuyla sık kullanılır. Excite fiilinin -ing biçimiyle sıfatlaşmıştır; modern kullanımda exciting, bir işin/olayın “enerji ve beklenti ürettiğini” göstererek anlatıda canlılık ve ilerleme hissi oluşturur.
Eş Anlamlılar:
thrilling, stimulating, exhilarating
Zıt Anlamlılar:
boring, dull, monotonous

"exciting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
exciting s. heyecanlı
I should like to express my thanks for a long and exciting debate, and I should like to make a couple of comments.
Uzun ve heyecanlı bir tartışma için teşekkürlerimi ifade etmek ve birkaç yorum yapmak istiyorum.

More Sentences
exciting s. heyecan verici
I am sure you receive lots of exciting job offers.
Eminim çok sayıda heyecan verici iş teklifi alıyorsunuzdur.

More Sentences
Genel
exciting s. heyecan verici
I am sure you receive lots of exciting job offers.
Eminim çok sayıda heyecan verici iş teklifi alıyorsunuzdur.

More Sentences
Elektrik
exciting s. heyecan verici
I am sure you receive lots of exciting job offers.
Eminim çok sayıda heyecan verici iş teklifi alıyorsunuzdur.

More Sentences
exciting s. heyecanlı
I should like to express my thanks for a long and exciting debate, and I should like to make a couple of comments.
Uzun ve heyecanlı bir tartışma için teşekkürlerimi ifade etmek ve birkaç yorum yapmak istiyorum.

More Sentences
Genel
exciting i. tehyiç
exciting i. heyecanlandırma
exciting s. uyarıcı
exciting s. heyecanlandırıcı
exciting s. uyaran
exciting s. coşturucu
exciting s. ilginç
exciting s. heyecanlandıran
exciting s. sürükleyici
Elektrik
exciting s. uyaran
exciting s. uyarıcı

"exciting" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
exciting book i. heyecanlı kitap
sound exciting f. kulağa heyecanlı gelmek
very exciting s. çok heyecanlı
Konuşma Dili
one of the most exciting things that's happened to me i. başıma gelen en heyecan verici şeylerden biri
Deyim
exciting as watching paint dry expr. hiç heyecan vermeyen
as exciting as watching the paint dry expr. hiç heyecan vermeyen
exciting as watching paint dry expr. çok sıkıcı
as exciting as watching paint dry expr. iç bayıltıcı
as exciting as watching the paint dry expr. iç bayıltıcı
as exciting as watching the paint dry expr. çok sıkıcı
as exciting as watching paint dry expr. çok sıkıcı
Konuşma
what an exciting experience! expr. ne heyecanlı bir deneyim!
why don't we do something exciting? expr. neden heyecanlı bir şeyler yapmıyoruz?
that must be exciting expr. heyecanlı olmalı
it was an exciting day expr. heyecanlı bir gündü
Teknik
exciting current i. uyarma akımı
exciting power i. uyarma kuvveti
exciting voltage i. uyarma gerilimi
exciting coil i. muayene bobini
exciting current i. uyarı akımı
self-exciting s. kendiliğinden çalışan
Elektrik
exciting coil i. ikaz bobini
exciting winding i. ikaz sargısı
exciting circuit i. ikaz devresi
exciting power i. uyarma kuvveti
exciting voltage i. uyarma gerilimi
exciting current i. uyarma akımı
exciting coil i. muayene bobini
Otomotiv
exciting current i. ikaz akımı
exciting winding i. ikaz sargısı
Denizcilik
wave-exciting fluid force i. tekneyi etkileyen dalga kuvveti
wave-exciting force i. tekneyi etkileyen dalga kuvveti
Medikal
exciting potential i. uyarma potansiyeli
Patoloji
exciting causes i. aniden hastalık yapan etmenler