uyaran - Türkçe İngilizce Sözlük

uyaran

"uyaran" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
uyaran stimulus i.
The study shows that plants respond to auditory stimuli.
Çalışma, bitkilerin işitsel uyaranlara yanıt verdiğini gösteriyor.

More Sentences
uyaran stimulating s.
Melanotan II functions by stimulating the MC1-5 receptor.
Melanotan II, MC1-5 reseptörünü uyararak işlev görür.

More Sentences
Teknik
uyaran stimulus i.
The study shows that plants respond to auditory stimuli.
Çalışma, bitkilerin işitsel uyaranlara yanıt verdiğini gösteriyor.

More Sentences
Biyoloji
uyaran stimulating s.
Melanotan II functions by stimulating the MC1-5 receptor.
Melanotan II, MC1-5 reseptörünü uyararak işlev görür.

More Sentences
Dilbilim
uyaran stimulus i.
The study shows that plants respond to auditory stimuli.
Çalışma, bitkilerin işitsel uyaranlara yanıt verdiğini gösteriyor.

More Sentences
Genel
uyaran exhorter i.
uyaran admonisher i.
uyaran admonitioner i.
uyaran awakener i.
uyaran propellent i.
uyaran excitative s.
uyaran exciting s.
uyaran premonitory s.
uyaran cautionary s.
uyaran admonishing s.
uyaran excitant s.
uyaran excitative s.
uyaran excitatory s.
uyaran excitive s.
uyaran hypodermic s.
uyaran monitive s.
uyaran monitory s.
uyaran commonitive s.
uyaran inspiring s.
uyaran inspiriting s.
uyaran inducive s.
Elektrik
uyaran exciting s.
Medikal
uyaran hypo i.

"uyaran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kendi kendini uyaran self-stimulation i.
uyaran kimse alerter i.
kullanan kişinin mastürbasyon sırasında erojen bölgelerini uyaran ve biçimsel olarak genellikle hayali bir partnerin erotik uzvuna benzetilen seks oyuncağı masturbator i.
belirli bir uyaran sonucu ortaya çıkan engramların oluşturduğu şablon meaning i.
güneş ışığının uyaran olduğu fototaksis heliotaxis i.
uyaran kimse monisher i.
uyaran madde impulsive i.
istenen sonucu veren uyaran positive stimulus i.
pozitif uyaran positive stimulus i.
önceden uyaran kimse premonitor i.
aşırı uyaran vermek superstimulate f.
kalbi uyaran cardiac s.
sinir hücrelerini uyaran innervational s.
yardımcı uyaran costimulatory s.
yardımcı uyaran co-stimulatory s.
cinsel olarak uyaran titillating s.
zihni aşırı uyaran heady s.
duyusal uyaran işlevi gören sensitive [obsolete] s.
uyaran bir tavırla warningly zf.
Teknik
dıştan uyaran separate exciter i.
Boyacılık
düz kasları uyaran ve sindirim salgılarını artıran indigoa ilacından elde edilen parlak mavi boyarmadde cerulein i.
Havacılık
irtifa belirli düzeyin altına düştüğünde yolcu uçağı pilotunu uyaran bir cihaz groundprox i.
Medikal
vücutta hareket fonksiyonlarını uyaran ilaç excitomotor i.
tükürük salgısını uyaran ilaç sialogogue i.
osteoklastları uyaran faktör osteoclast-activating factors i.
dış uyaran external stimulus i.
ağrılı uyaran painful stimulant i.
uyaran yoksunluğu sensory deprivation i.
salgı uyaran madde secretagogue i.
provoke eden uyaran provocative stimulus i.
merkezi sinir sistemini uyaran bir ilaç pemoline i.
mitoza uyaran madde mitogen i.
uyaran açısından zengin ortam stimulus-rich environment i.
hisleri uyaran veya canlandıran bir madde aesthesiogen i.
hisleri uyaran veya canlandıran madde esthesiogen i.
t hücreleri tarafından salınan çok çeşitli kan hücresi türlerinin çoğaltılmasını uyaran bir sitokin interleukin-3 i.
yaşamı uyarılmaya ve hastalığı ise uyaran eksikliğine dayandıran bir tıp teorisi stimulism i.
vücudun stres reaksiyonlarını uyaran bir ilaç grubu sympathomimetics i.
hiper-uyaran hyperstimulating s.
kalbi uyaran cardiacal [obsolete] s.
bağırsakları uyaran deobstruent s.
her bir gözün retinasında farklı noktaları uyaran disparate s.
sinir dokusunu uyaran neuroactive zf.
sinir sistemini uyaran neuroexcitatory zf.
Psikoloji
uyaran-karşılık ruhbilimi stimulus-response psychology i.
ön uyaran aracılıklı inhibisyon prepulse inhibition i.
hedef uyaran target stimulus i.
uyarıcının bir parçasına verilen yanıtın daha karmaşık bir uyaran bütününe de verilmesi redintegration i.
pekiştirici uyaran reinforcing stimulus i.
cinsel arzunun dış uyaran olmadan ortaya çıkması autoerotism i.
erotik uyaran ve davranışları inceleyen disiplin erotology i.
bir uyarıcıyı algılama yetisinin araya giren başka bir uyaran sebebiyle azalması forward masking i.
bir uyarıcıyı algılama yetisinin araya giren başka bir uyaran sebebiyle azalması masking i.
koşulsuz uyaran unconditioned stimulus (ucs) i.
yanıt olasılığını artıran pekiştirici uyaran positive reinforcing stimulus i.
yanıt olasılığını artıran pekiştirici uyaran positive reinforcer i.
ön uyaran prepulse s.
(psikolojik deneylerde) iki uyaran arası interstimulus s.
uyaran sonucu sürekli yapılan (hareket, davranış) respondent s.
Fizyoloji
uyaran yoğunluğu değiştirilmeden süresi uzatıldığında daha fazla motor nöronun aktive olmasından ötürü refleks yoğunluğunun artması recruitment i.
doğum sonrası meme bezlerinin büyümesini ve süt üretimini uyaran, ön hipofizden salgılanan gonadotropik hormon lactogenic hormone i.
karmaşık refleks davranışını başlatan uyaran releaser i.
hipotalamusta üretilen ve damar yoluyla ön hipofizi uyaran çeşitli hormonlar releasing factor i.
nöronlar tarafından salgılanan, diğer nöronlardaki, bezlerdeki veya kaslardaki faaliyeti uyaran veya durduran kimyasallar neurotransmitters i.
uyaran şey excitant i.
hipotalamusta üretilip toplardamarla ön hipofiz bezine taşınarak ön hipofiz hormonlarının salınımını uyaran hormon hypothalamic releasing hormone i.
hipotalamusta üretilip toplardamarla ön hipofiz bezine taşınarak ön hipofiz hormonlarının salınımını uyaran hormon hypothalamic releasing factor i.
pankreasın insülin salgılamasını uyaran gastrointestinal hormon incretin i.
salgı uyaran madde secretagog i.
canlının hissedebileceği minimum uyaran düzeyi sensory threshold i.
cinsel yönden uyaran arousing s.
refleks sinir sistemini uyaran excito-motory s.
Eczacılık
tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan ve pankreastan insülin salınımını uyaran oral hipoglisemik bir ilaç nateglinide i.
beyni uyaran, uyuşukluk veya hiperaktivite tedavisinde kullanılan ilaçlar amphetamines i.
merkezi sinir sistemi uyaran ilaç analeptic i.
bağırsakları hafifçe uyaran aperient s.
Kimya
tat alma organını uyaran kimyasal tastant i.
Biyoloji
dış uyaran external stimulus i.
duyusal uyaran sensory stimulus i.
uyaran tepki modelleri/biçimleri stimulus-response patterns i.
karşı cinsi uyaran salgı pheromone i.
sempatik ve duyusal sinir hücrelerinin büyümesini uyaran bir protein nerve growth factor i.
(hücresel otomatlar) diğer kalıpları uyaran kalıp gun i.
organizmada belirli bir süre içindeki toplam iç ve dış uyaran situation i.
Biyokimya
otonom sinir sistemindeki beta reseptörleri uyaran bir ajan beta-agonist i.
virüs bulaşmış hücrenin yüzeyindeki antijenleri tanıyıp B hücrelerini ve öldürücü t hücrelerini uyaran lenfokinleri salgılayan CD4 reseptörlü t hücresi helper cell i.
istenen yanıt sonrasında organizmaya verilen uyaran reward i.
adrenal korteksi uyaran corticotrophic s.
Zooloji
yumurta sarısı oluşumunu uyaran vitellogenic s.
Botanik
uyaran ile geçici olarak uyarılan (bitki hareketi) allassotonic s.
Dilbilim
uyaran tepki stimulus response i.
uyaran-tepki kuramı s-r theory i.
uyaran-tepki stimulus-response i.
Kısaltma
sempatik ve duyusal sinir hücrelerinin büyümesini uyaran bir protein ngf (nerve growth factor) i.
Engineering
farklı duyular için uyaran ve bilgi sunan immersive s.