reward - Türkçe İngilizce Sözlük

reward

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

reward — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ödül, ödüllendirmek
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈwɔːrd/ – BrE /rɪˈwɔːd/)
Terim Türü:
İsim: reward (rewards); Fiil: reward (rewards – rewarded – rewarding)
Bir davranış veya başarı karşılığında verilen karşılığı ya da bu eylemi tanımlayan kelimedir. Eski Fransızca rewarder kökünden evrilmiş ve geri verme fikrini taşır. Psikoloji, eğitim ve yönetim bağlamlarında motivasyon aracı olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
prize, recompense
Zıt Anlamlılar:
penalty

"reward" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
reward i. mükafat
Patience has its rewards.
Sabrın mükafatı vardır.

More Sentences
reward i. ödül
Henry received a reward for his acing his finals.
Henry finallerini verdiği için bir ödül aldı.

More Sentences
reward f. ödüllendirmek
My boss rewarded me with a one-week paid leave.
Patronum beni bir haftalık ücretli izinle ödüllendirdi.

More Sentences
Genel
reward i. ödül
Henry received a reward for his acing his finals.
Henry finallerini verdiği için bir ödül aldı.

More Sentences
reward i. (kaybolan için) ödül
The owners of the lost dog are offering a reward of 1000 pounds.
Kayıp köpeğin sahipleri başına 1000 pound ödül koyuyor.

More Sentences
reward f. ödüllendirmek
My boss rewarded me with a one-week paid leave.
Patronum beni bir haftalık ücretli izinle ödüllendirdi.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
reward i. mükafat
Patience has its rewards.
Sabrın mükafatı vardır.

More Sentences
reward i. ödül
Henry received a reward for his acing his finals.
Henry finallerini verdiği için bir ödül aldı.

More Sentences
Psikoloji
reward i. ödül
Henry received a reward for his acing his finals.
Henry finallerini verdiği için bir ödül aldı.

More Sentences
Genel
reward i. ecir
reward i. hizmet karşılığı kazanılan şey
reward i. caize
reward i. bedel
reward i. ücret
reward i. karşılık
reward i. ödüllendirme
reward i. fazladan gıda stoku
reward i. ekstra yiyecek
reward i. fazladan yemek
reward i. av
reward i. av köpeklerine verilen sakatat parçası
reward f. taltif etmek
reward f. ödül vermek
reward f. karşılığını vermek
reward f. mükafatlandırmak
Ticaret/Ekonomi
reward i. prim
reward i. hakediş
reward i. bonus
reward i. yevmiye
reward i. hizmet bedeli
reward i. ödül ödemesi
reward i. yardım karşılığında alınan ödül ücreti
reward i. kar
Psikoloji
reward i. pozitif pekiştirme
reward i. olumlu pekiştirme
reward i. istenen davranışın sergilenmesi karşılığında koşullu sunulan şey
Biyoloji
reward f. organizmaya (uyarıcı) vermek
reward f. istenen yanıt sonrasında organizmaya (uyarıcı) vermek
Biyokimya
reward i. istenen yanıt sonrasında organizmaya verilen uyaran

"reward" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 63 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
monetary reward i. para ödülü
punishment and reward i. ödül ve ceza
reward amount i. ödül miktarı
reward money i. ödül parası
extrinsic reward i. dışşal ödül
extrinsic reward i. dış kaynaklı ödül
give a reward to somebody f. mükafatlandırmak
get a reward f. mükafat almak
give a reward f. mükafatlandırmak
win a reward f. ödül kazanmak
reap reward f. ödül almak
receive reward f. ödül almak
get reward f. ödül almak
gain reward f. ödül almak
earn reward f. ödül almak
obtain reward f. ödül almak
reward oneself f. kendisini ödüllendirmek
reward oneself f. kendini ödüllendirmek
give a reward f. ödül vermek
worthy of reward s. ödül almayı hakeden
worthy of reward s. ödülü hakeden
Öbek Fiiller
reward someone for something f. birini bir şey için ödüllendirmek
reward someone with something f. birini bir şey ile ödüllendirmek
reward for f. için ödüllendirmek
reward (someone, something, or oneself) with (something) f. (birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) ödüllendirmek
reward with f. ile ödüllendirmek
reward (someone, something, or oneself) for (something) f. (birini/bir şeyi/kendini bir şey) için ödüllendirmek
Atasözü
virtue is its own reward erdemin kendi bir ödüldür
virtue is its own reward erdemin kendi bir ödüldür
virtue is her own reward erdemin kendisi bir ödüldür
virtue is its own reward erdemin kendisi bir ödüldür
virtue is her own reward erdemin kendi bir ödüldür
Deyim
go to one's reward f. ölmek
go to one's just reward f. ölmek
get one's just reward f. hak ettiği cezayı almak
get one's just reward f. hak ettiğini bulmak
get one's just reward f. layığını bulmak
go to reward f. ölmek
go to your reward f. ölmek
desert and reward seldom keep company expr. insan hak ettiğini her zaman alamaz
Konuşma
may the lord reward you expr. allah ne muradın varsa versin
may the lord reward you expr. allah gönlüne göre versin
I want my reward expr. ödülümü istiyorum
Ticaret/Ekonomi
ceo reward i. ceo ödülü
risk reward ratio i. risk kazanç oranı
cost-reward comparison i. maliyet ödül karşılaştırması
loyalty reward i. sadakat ödülü
effort-reward imbalance i. çaba-ödül dengesizliği
effort-reward mechanism i. çaba-ödül mekanizması
reward manager i. ücretlendirme ve yan haklar müdürü
reward manager i. ücret ve yan haklar müdürü
Hukuk
suitable reward i. uygun ikramiye
Maden
reward claim [australia] i. altın keşfeden madenciye verilen ödeme
Psikoloji
intrinsic reward i. içsel ödül
token reward i. token ödülü
reward system i. ödül sistemi
reward expectancy i. ödül beklentisi
reward theory of attraction i. ödülle çekim teorisi
arousal cost-reward model i. uyarılma maliyet-ödül modeli
reward dependence i. ödül bağımlılığı
reward seeking behavior i. ödül arayışı davranışı
Eğitim
reward system i. ödüllendirme sistemi
Askeri
reward training i. ödül eğitimi