heady - Türkçe İngilizce Sözlük

heady

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"heady" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
heady s. düşüncesiz
heady s. uyanık
heady s. çarpıcı (esans/içki)
heady s. atak
heady s. kafa yapan
heady s. başa vuran
heady s. çarpan
heady s. sert (içki)
heady s. delişmen
heady s. açıkgöz
heady s. sert
heady s. kurnaz
heady s. kafa tutan
heady s. inatçı
heady s. dik kafalı
heady s. kuvvetli
heady s. düşüncesizce yapılan
heady s. (alkol) sarhoş edici
heady s. çarpıcı
heady s. neşelendirici
heady s. aceleci
heady s. baş ağrısı çeken
heady s. sağduyulu
heady s. akıllı
heady s. duyuları etkileyen
heady s. zihni aşırı uyaran
heady s. sersemletici
heady s. baş döndürücü
heady s. etkileyici
heady s. tesirli
heady s. ufuk açıcı
heady s. entelektüel
heady s. düşünsel

"heady" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
heady drink i. sert içki
heady moments i. baş döndürücü anlar
Deyim
be heady f. kafası güzel olmak
Basketbol
heady player i. rakibin hatalarından yararlanmasını bilen zeki oyuncu
Argo
be heady f. kafası iyi olmak
be heady f. kafası güzelleşmek
be heady f. kafası çok güzel olmak