sperm - Türkçe İngilizce Sözlük

sperm

sperm — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sperm
Okunuş (IPA):
(AmE /spɜːrm/ – BrE /spɜːm/)
Terim Türü:
İsim: sperm (uncountable)
Bu terim, erkek üreme hücresini tanımlar. Yunanca sperma kökünden gelir. Biyoloji ve tıp bağlamında teknik addır

"sperm" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sperm i. döl
Genel
sperm i. sperm
So human dignity must be protected from the time the male sperm is united with the female egg.
Dolayısıyla insan onuru, erkek sperminin kadın yumurtasıyla birleştiği andan itibaren korunmalıdır.

More Sentences
sperm i. meni
They took a sperm sample from him.
Ondan meni örneği aldılar.

More Sentences
Medikal
sperm i. sperm hücresi
The egg and sperm fuse as one cell.
Yumurta hücresi ve sperm hücresi birleşerek tek hücre haline gelir.

More Sentences
Genel
sperm i. bel
sperm i. balina yağı
sperm i. tohum
Teknik
sperm i. ispermeçet
sperm i. ispermeçet mumu
Biyoloji
sperm i. atmık
sperm i. sperma
Deniz Biyolojisi
sperm i. atmık
sperm i. ersuyu
Eski Kullanım
sperm i. çekirdek
sperm i. kaynak
sperm i. asıl
sperm i. öz
sperm i. kök
sperm i. orijin

"sperm" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sperm sperm i.
So human dignity must be protected from the time the male sperm is united with the female egg.
Dolayısıyla insan onuru, erkek sperminin kadın yumurtasıyla birleştiği andan itibaren korunmalıdır.

More Sentences
sperm semen i.
The semen should be stored in coolers.
Spermler soğutucularda saklanmalıdır.

More Sentences
sperm seed i.
His wife was unprepared to receive his seed.
Karısı onun spermlerini içine almaya hazır değildi.

More Sentences
sperm seminal s.
The vet collected some seminal fluid as the sample.
Veteriner örnek olarak bir miktar sperm sıvısı topladı.

More Sentences
Argo
sperm come i.
Put your come into the sample box and deliver it to the doctor.
Sperminizi numune kutusuna koyarak doktora teslim ediniz.

More Sentences
İngiliz Argosu
sperm spunk i.
Only one spunk fertilizes an egg.
Bir yumurtayı sadece bir sperm döller.

More Sentences
Genel
sperm cum i.
sperm ejaculate i.
sperm seminal fluid i.
sperm spermo- ök.
sperm sperm- ök.
Medikal
sperm sperma i.
Argo
sperm chism i.
sperm cum i.
sperm jism i.
sperm jizz i.
sperm cumshot i.
sperm gizzum i.
sperm gubb i.
sperm jissom i.
sperm juice i.
sperm jizzum i.
sperm milk i.
sperm skeet (skeet) i.
sperm cream i.
sperm scum i.
sperm spoof [australia/new zealand] i.
sperm sprog [australia] i.
İngiliz Argosu
sperm man gravy i.
sperm man-fat i.
sperm love piss i.
sperm baby batter i.
sperm spaff i.
sperm snot i.
sperm sex wee i.
sperm harry (monk) (rhyming slang on spunk) i.
sperm baby gravy i.
sperm wad i.
sperm sticky love piss i.
sperm spoof i.
sperm gism i.
sperm cock snot i.
sperm little swimmers i.
sperm manmuck i.
sperm throat yogurt i.
sperm love custard i.
Modern Argo
sperm albino custard i.

"sperm" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 134 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sperm bankası sperm bank i.
kazanan sperm that's the sperm that won i.
ejaküle edilen sperm spend i.
sperm gelmek (sperm) come f.
sperm hücrelerini vermek plough f.
sperm hücrelerini içine sokmak plow f.
sperm içeren seminary [obsolete] s.
sperm kaynaklı seminary [obsolete] s.
sperm türevi seminary [obsolete] s.
sperm dolu sperm-filled s.
sperm ile temas etmiş spunky [uk] s.
sperm lekeli spunky [uk] s.
sperm ile ilgili spunky [uk] s.
sperm ile kirlenmiş spunky [uk] s.
Medikal
sperm sayısının azalması oligospermia i.
sperm sayısı sperm count i.
sperm tüneli vas deferens i.
sperm üretimi sperm production i.
sperm-ovum etkileşimi sperm-ovum interactions i.
sperm hücresi sperm i.
sperm hücresi spermatozoon i.
sperm hücresi spermatozoan i.
sperm hücresi sperm cell i.
intrasitoplazmik sperm injeksiyonu intracytoplasmic sperm injection i.
intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu intracytoplasmic sperm injection (icsi) i.
sperm parametreleri semen parameters i.
sperm parametreleri sperm parameters i.
sperm yüzdürme sperm swim-up i.
sperm sayımı sperm count i.
testiküler sperm ekstraksiyonu testicular sperm extraction (tese) i.
epididimal sperm aspirasyonu epididymal sperm aspiration (esa) i.
mikroskopik epididimal sperm aspirasyonu microscopic epididymal sperm aspiration (mesa) i.
mikroskopik testiküler sperm ekstraksiyonu microscopic testicular sperm extraction i.
sperm dna hasarı sperm dna damage i.
sperm bankası bank i.
sperm kanalının ve meni keseciklerinin iltihabı vasovesiculitis i.
erken biyolojik preformasyon teorisi destekçilerine göre sperm hücresinde mevcut olduğuna inanılan tam gelişmiş minyatür birey homunculus i.
tek yumurtaya çok sayıda sperm girmesi polyspermy i.
sperm kanalını bağlamak vasectomize f.
sperm kanalını bağlamak vasectomise f.
sperm kanalı anlamı veren ön ek vaso- ök.
Anatomi
sperm kanalının seminal vezikülden gelen açıklığının ucundaki genişlemiş kısmı ampulla i.
testisten epididime sperm taşıyan kısa kanallardan her biri vas efferens i.
erkeklerde sperm oluşumu sağlayan tüp yapı seminiferous tubule i.
erkeklerde sperm oluşumu sağlayan tüp yapı seminiferous tubules i.
sperm kanalı anlamında kullanılan ön ek vas- ök.
Psikoloji
sperm kanalı vas deferens i.
Fizyoloji
sperm kesesi spermatotheca i.
sperm çıkarma spermatism i.
sperm hücreleri ile ilişkili spermatozoal s.
sperm hücreleri ile ilişkili spermatozoic s.
sperm hücrelerine ait spermatozoic s.
sperm üreten spermatophorous s.
sperm üreten spermatogenous s.
sperm hücrelerine ait spermatozoan s.
sperm hücreleri ile ilişkili spermatozoan s.
sperm hücrelerine ait spermatozoal s.
Patoloji
sperm hücrelerinin cansız veya hareketsiz olması necrospermia i.
menide sperm bulunmaması azoospermia i.
kanlı sperm hemospermia i.
Eczacılık
dışarıdan sürülen doğum kontrol ürünlerinde yaygın olarak kullanılan bir sperm öldürücü madde nonoxynol-9 i.
Parazitbilim
sperm öldürücü spermicide i.
sperm öldürücü spermatocide i.
sperm öldürücü spermatozoicide i.
Biyoloji
bitkilerde tohumları olmayan sperm oluşturan organ antheridium i.
sperm kanalı seminal duct i.
sperm yer değiştirmesi sperm displacement i.
iki kutup çekirdeği ve bir sperm çekirdeğini içeren füzyon triple fusion i.
tohumsuz bitkilerde, mantarlarda ve alglerde sperm üreten bir organ antheridial i.
sperm hücresi sex cell i.
sperm hücresi reproductive cell i.
yumurta ve sperm gametes i.
yenidoğanın sperm ve tohum birleşiminden meydana geldiğine inanan kimse seminist i.
tohum-sperm analojisine inanan kimse seminist i.
numunelerin çok düşük sıcaklıkta saklandığı sperm bankası cryobank i.
sperm hücresi spermule i.
sperm hücresinin protoplazması spermoplasma i.
sperm hücresinin çekirdeği spermococcus i.
sperm yıkama sperm washing i.
sperm morulası sperm morula i.
ana sperm hücresi spermatocyte i.
sperm veya yumurtanın döllenme sırasında karşı cinsin çekirdeğiyle birleşen haploid çekirdeği pronucleus i.
yumurtayı döllemek için aktifleşmek (sperm) capaciate f.
sperm üretmek spermatize [obsolete] f.
sperm dökmek spermatize [obsolete] f.
sperm hücresi bırakmak spermatize [obsolete] f.
sperm üreten semeniferous s.
sperm barındıran semeniferous s.
sperm taşıyan semeniferous s.
sperm üreten seminifical s.
sperm üreten seminific s.
sperm salgılayan seminifical s.
sperm salgılayan seminific s.
sperm hücrelerini öldürebilen spermatocidal s.
sperm hücrelerini öldürmek için kullanılan spermicidal s.
sperm hücresine benzeyen spermatoid s.
sperm hücrelerini öldürebilen spermicidal s.
sperm ile ilişkili spermous s.
sperm hücrelerini öldürmek için kullanılan spermatocidal s.
sperm anlamına gelen ön ek spermat- ök.
sperm anlamına gelen ön ek spermato- ök.
sperm hücresi anlamına gelen ön ek spermat- ök.
sperm hücresi anlamına gelen ön ek spermato- ök.
sperm ile ilişki anlamı katan bir son ek -spermous snk.
sperm anlamına gelen son ek -sperm snk.
Biyokimya
ön hipofiz bezinden salgılanarak yumurtalık foliküllerinin gelişmesini ve testislerde sperm üretilmesini sağlayan bir hormon follicle-stimulating hormone i.
Deniz Biyolojisi
sperm ve yumurtanın birleşmesi fertilization i.
canlı doğuranların erkeklerinin dişilerinin içine sperm koymakta kullandığı uzun bir görünüme sahip gonopodia i.
sperm ve yumurtanın birleşmesi fertilisation i.
Zooloji
hayvanda sperm hücresinin çekirdek ile flagellum arasında kalan kısmı neckpiece i.
hayvanda sperm hücresinin çekirdek ile flagellum arasında kalan kısmı middle piece i.
(bazı erkek hayvanlarda) sperm kanalı spermaduct i.
(bazı erkek hayvanlarda) sperm kanalı spermiduct i.
Botanik
belirli yosun ve ciğerotu türlerinde bulunan, tohumsuz sperm oluşturan organa sahip gametofor antheridiophore i.
tek bir sperm hücresi bulunan bitki monosperm i.
tek bir sperm hücresinden üreyen bitki monosperm i.
Arıcılık
sperm kesesi seminal pump i.
sperm pompası sperm pump i.
sperm pompası seminal pump i.
sperm pompası spermathecal pump i.
sperm kesesi spermatheca i.
Argo
vajinadan sızan sperm creampie i.
(sperm) boşalma wad i.
(sperm) boşalma load i.
kurumuş sperm crud i.
(sperm) boşalmak blow (one's) wad f.
(sperm) gelmek blow (one's) wad f.
(sperm) boşalmak blow (one's) load f.
(sperm) attırmak blow (one's) load f.
(sperm) attırmak blow (one's) wad f.
(sperm) gelmek blow (one's) load f.
İngiliz Argosu
sperm yalayan felcher i.
sperm yalamak felch f.
Modern Argo
boşalma var sperm yok all juice no seeds expr.