plough - Türkçe İngilizce Sözlük

plough

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

plough — Definition

Anlamı ve Tanımı:
saban, sürmek
Okunuş (IPA):
(AmE /plaʊ/ – BrE /plaʊ/)
Terim Türü:
İsim: plough (ploughs); Fiil: plough (ploughs – ploughed – ploughing)
Toprağı işlemek için kullanılan aracı ve bu işlemi tanımlayan Britanya İngilizcesi biçimidir. Eski İngilizce plōh kökünden gelmiştir. Tarım, tarih ve mecazi anlatımlarda yoğun emek gerektiren ilerlemeyi ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
till, cultivate
Zıt Anlamlılar:
neglect

"plough" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
plough f. sabanla sürmek
They ploughed nearly 50 acres of land.
Yaklaşık 50 dönümlük bir araziyi sabanla sürdüler.

More Sentences
plough f. pullukla sürmek
Genel
plough i. pulluk
He needed a plough for a depth of 45-75 cm.
45-75 cm derinlikte çalışabilecek bir pulluğa ihtiyacı vardı.

More Sentences
plough i. büyükayı
The plough is easy to spot in the night sky.
Büyükayı, gece gökyüzünde kolayca görülebilir.

More Sentences
plough i. saban
The old farmer still likes to use a plough to loosen the soil.
Yaşlı çiftçi, toprağı gevşetmek için hala saban kullanmayı tercih ediyor.

More Sentences
plough f. sürmek
Garden soil ought to be ploughed a few weeks before the planting.
Bahçe toprağı ekimden birkaç hafta önce sürülmelidir.

More Sentences
plough f. zar zor ilerlemek
We ploughed through the thick mud.
Çamurda bata çıka ilerledik.

More Sentences
plough f. güçlükle ilerlemek
Sophia had to plough through the thick snow at night.
Sophia, geceleri yoğun karda güçlükle ilerlemek zorunda kaldı.

More Sentences
plough f. büyükayı
The plough is easy to spot in the night sky.
Büyükayı, gece gökyüzünde kolayca görülebilir.

More Sentences
Teknik
plough i. saban
The old farmer still likes to use a plough to loosen the soil.
Yaşlı çiftçi, toprağı gevşetmek için hala saban kullanmayı tercih ediyor.

More Sentences
plough i. pulluk
He needed a plough for a depth of 45-75 cm.
45-75 cm derinlikte çalışabilecek bir pulluğa ihtiyacı vardı.

More Sentences
Gökbilim
plough i. büyükayı
The plough is easy to spot in the night sky.
Büyükayı, gece gökyüzünde kolayca görülebilir.

More Sentences
Tarım
plough i. saban
The old farmer still likes to use a plough to loosen the soil.
Yaşlı çiftçi, toprağı gevşetmek için hala saban kullanmayı tercih ediyor.

More Sentences
plough i. pulluk
He needed a plough for a depth of 45-75 cm.
45-75 cm derinlikte çalışabilecek bir pulluğa ihtiyacı vardı.

More Sentences
plough f. sabanla sürmek
They ploughed nearly 50 acres of land.
Yaklaşık 50 dönümlük bir araziyi sabanla sürdüler.

More Sentences
Genel
plough i. kar küreme
plough i. kürek
plough i. sınıfta kalma
plough i. sürülmüş arazi
plough i. tarıma elverişli ülke
plough f. saban ile sürmek
plough f. tarla sürmek
plough f. toprağı sürmek
plough f. çift sürmek
plough f. çizmek
plough f. yarıp geçmek
plough f. yarmak
plough f. sınıfta bırakmak
plough f. girişmek
plough f. toprak sürmek
plough f. yüzeyinde oyuk veya yarıklar açmak
plough f. yüzeyini çizgi çizgi yapmak
plough f. (yüzde) derin kırışıklıklar oluşturmak
plough f. hamile bırakmak
plough f. döllemek
plough f. sperm hücrelerini vermek
plough f. tohum ekmek
plough f. telkin etmek
plough f. bir fikri aşılamak
plough f. bereketlendirmek
plough f. verimli hale getirmek
plough f. kafasına sokmak
plough f. (su kütlesini) yarmak
plough f. (su kütlesinin) içinden geçmek
plough f. sabanın toprağı sürmesi gibi hareket etmek
plough f. istikrarla ve gayretle ilerlemek
plough f. yavaş ve zorlukla yürümek
plough f. itici gücün etkisiyle yapmak
plough f. itici gücün etkisiyle meydana getirmek
Teknik
plough i. kar küreme aygıtı
plough i. balast yayıcı
plough i. toprak veya balast taşıyan vagonları boşaltmada kullanılan bir araç
plough i. yol kenarını kazması veya düzlemesi için aracın yanına takılan makine
plough i. yiv açmak için kullanılan marangoz rendesi
plough i. kitabın kenarlarını keserek düzeltmek içi kullanılan bir araç
plough i. elektrikli tel veya ray ile temas kurmak için kullanılan bir araç
plough f. kar küremek
plough f. marangoz rendesinde oyuk açmak: (kitap veya kağıt kenarlarını) makine ile düzeltmek
plough f. (marangoz rendesinde) oyuk açma işlemi yapmak
İnşaat
plough i. v-sıyırıcı
Tarım
plough i. kar küreme
plough i. toprak sürme
plough f. çift sürmek
plough f. saban sürmek
plough f. tarlayı pullukla sürmek
plough f. tarlayı sabanla sürmek
plough f. toprağı pullukla sürmek
plough f. toprağı saban ile sürmek
plough f. toprağı sabanla sürmek
plough f. ekip biçmek
plough f. mısır ekip biçmek
plough f. (tahılı) eşit çimlenmesi için ters çevirmek
Eski Kullanım
plough i. eski ingiltere'nin çeşitli eyaletlerinde kullanılan arazi ölçü birimi
plough i. sekiz öküzün bir yılda sürebildiği alan
Argo
plough f. sikmek

"plough" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 149 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
primitive plough i. karasaban
the plough i. büyükayı
drill plough i. mibzerli pulluk
vineyard plough i. bağ pulluğu
snow plough i. kar temizleme makinesi
snow plough blade i. kar küreme bıçağı
snow plough i. kar küreği
follow the plough f. çiftçilik yapmak
plough through f. güçlükle ilerlemek
plough through f. zorla ilerlemek
harness to the plough f. çift koşmak
plough in f. sabanla gömmek
plough into a crowd f. kalabalığın arasına dalmak (araçla)
plough the field f. tarlayı sürmek
plough into f. (bir şeye) çarpmak
plough through f. düzenli tüketimini yapmak
plough through f. sebatla tüketmek
plough into f. bir şeyle coşkulu şekilde uğraşmak
plough the snow f. kar temizlemek
Öbek Fiiller
plough on f. devam etmek
plough on f. konunun üzerine gitmeye devam etmek
plough through something f. bir şeyde güçlükle ilerlemek
plough through (something) f. (bir şeyde) hızla/hevesle/kararlılıkla ilerlemek
plough ahead f. engellere veya zorluklara rağmen bir şeyi yapmaya devam etmek
Deyim
plough the sands f. havanda su dövmek
put one's hand to the plough f. azimle girişmek
plough a lonely furrow f. yalnız iş görmek
put one's hand to the plough f. gayretle girişmek
plough a lonely furrow f. kendi yolunu kendi çizmek
plough a lonely furrow f. kimseden yardım almadan hareket etmek
plough a lone furrow f. kendi yolunu kendi çizmek
plough a lone furrow f. yalnız iş görmek
plough a lone furrow f. kimseden yardım almadan hareket etmek
plough (one's) own furrow [uk] f. kendi işini kendi görmek
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi yalnız başına halletmek
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi kendi kendine halletmek
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi kendisi halletmek
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi tek başına yapmak
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi kendi kendine yapmak
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi yalnız başına yapmak
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi yardım almadan yapmak
plough (one's) own furrow [uk] f. bir şeyi tek başına halletmek
plough (one's) own furrow [uk] f. kendi işine bakmak
put your hand to the plough f. azimle girişmek
set your hand to the plough f. gayretle girişmek
put your hand to the plough f. işe/göreve atılmak
put your hand to the plough f. gayretle girişmek
set your hand to the plough f. işe/göreve atılmak
set your hand to the plough f. azimle girişmek
plough a lonely furrow f. kendine ayrı bir yol çizmek
plough the sand f. boşa kürek çekmek
plough your own furrow f. kendi yolundan gitmek
plough your own furrow f. kendine ayrı bir yol çizmek
plough a lonely furrow f. kendi çizdiği yolda ilerlemek
plough a lonely furrow f. başkalarının yapmadığını yapmak
plough a lonely furrow f. farklı bir ilgi alanı olmak
plough the sand f. havanda su dövmek
plough a lonely furrow f. diğerlerinden ayrı/farklı bir yolda yürümek/ilerlemek
plough your own furrow f. farklı bir ilgi alanı olmak
plough your own furrow f. başkalarının yapmadığını yapmak
plough your own furrow f. kendi çizdiği yolda ilerlemek
plough your own furrow f. diğerlerinden ayrı/farklı bir yolda yürümek/ilerlemek
plough a lonely furrow f. kendi yolundan gitmek
Ticaret/Ekonomi
plough back i. otofinansman
plough into f. (bir şeyi) bir işe yatırmak
plough back f. aynı işe yeniden yatırım yapmak
Hukuk
plough-bote i. kereste alma hakkı
Teknik
balanced plough i. terazili pulluk
plough main beam i. alet dolabı aydınlatma
snow plough i. kar küreyici
coal plough i. kömür pulluğu
blade snow plough i. bıçaklı kar küreyicisi
blade snow plough i. bıçaklı karküreyicisi
gang plough i. çok bıçaklı pulluk
lifting plough i. sökme makinesi
plough plane i. oluk rendesi
trench plough i. kanal hendek pulluğu
tractor plough i. traktör pulluğu
half snow-plough i. yarım kar sapanı
snow plough vehicle i. kar küreme aracı
İnşaat
snow-plough i. kar süpürücü
Otomotiv
snow plough i. kar küreme aracı
Trafik
snow plough i. kar bıçağı
Maden
shearer loaders and plough systems i. kesici yükleyiciler ve saban sistemleri
Tarım
plough share i. sapan demiri
motor plough i. motorlu pulluk
plough share i. saban demiri
half turn plough i. döner pulluk
rotary plough i. döner pulluk
vineyard plough i. bağ pulluğu
balanced plough i. terazili pulluk
swing plough i. tekerleksiz saban
mole plough i. mol pulluğu
trenching plough i. derin sürme pulluğu
drill plough i. mibzerli pulluk
plough share i. saban kulağı
mole plough i. drenaj pulluğu
drainage plough i. drenaj pulluğu
subsoil plough i. kirizma pulluğu
plough land i. işlenebilir toprak
plough land i. sürülebilir toprak
plough-beam i. pulluk oku
plough tail i. sabanın arka kısmı
plough-beam i. saban oku
mouldboard plough i. kulaklı pulluk
covering plough i. örtmeli pulluk
disc plough i. diskli pulluk
alternating spading plough i. alternatif belleme pulluğu
brabant plough i. braban pulluğu
vineyard plough with vine-sensing devices i. duyargalı bağ pulluğu
swing plough i. kaydırmalı pulluk
non-reversible disc plough i. sabit diskli pulluk
transverse axis reversible plough i. çapraz eksenli pulluk
stubble plough i. anız pulluğu
non-reversible mouldboard plough i. tahtavari sürüm yapan pulluk
uncovering plough i. örtmesiz pulluk
winch-pulled plough i. halatla çekilen pulluk
reversible disc plough i. döner diskli pulluk
reversible mouldboard plough i. döner kulaklı pulluk
no-plough cultivation i. pulluksuz toprak işleme
roll-over mouldboard plough i. tam döner kulaklı pulluk
non-reversible mouldboard plough i. sabit sürüm yapan pulluk
reversible mould-board plough i. döner kulaklı pulluk
furrow opener plough i. ark açma pulluğu
disc type stubble plough i. diskli anız pulluğu
animal drawn plough i. hayvan pulluğu
disc type tractor plough i. diskli traktör pulluğu
stubble plough i. kulaklı anız pulluğu
moldboard type tractor plough i. kulaklı traktör pulluğu
furrow plough i. karık açma pulluğu
lister plough i. çift bıçaklı saban
breaking plough i. uzun kulaklı pulluk
plough handle i. pulluk kolu
plough horse i. sabanı çeken at
plough monday i. eskiden kuzey ve doğu ingiltere'de çiftçilerle kutlanan bayram
to plough up the stubble of f. anız bozmak
harness to the plough f. çift koşmak
plough up f. pullukla altını üstüne getirmek
plough up f. pullukla toprağı aktarmak
cross-plough f. pullukla daha önce sürülen yerin üzerinden geçmek
cross-plough f. (araziyi) daha önce sürülen yerin üzerinden geçecek şekilde sürmek
Meteoroloji
plough wind i. süpürge rüzgar
Askeri
plough vehicle i. mayın pulluğu
mine plough i. mayın pulluğu
mine plough i. mayın temizleme pulluğu
plough-breaking i. sapan duruşu
plough-breaking i. kar sapanı
plough-turning i. kar sapanı dönüşü
fire plough i. ateş üretmek için ağaç yüzeye sürtülen çubuk