avail - Türkçe İngilizce Sözlük

avail

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

avail — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yarar sağlamak, fayda vermek, işe yaramak
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈveɪl/ – BrE /əˈveɪl/)
Terim Türü:
Fiil: avail (avails – availed – availing)
Bir çabanın veya aracın istenen sonucu üretmesi durumu. Eski Fransızca avaler üzerinden evrilen yapı, değer ve yarar fikrine bağlanır. Hukuk ve resmî dilde, sonuç doğuran girişimleri ifade eden fiil olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
benefit
Zıt Anlamlılar:
fail

"avail" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
avail f. yaramak
Genel
avail f. yararlanmak
I will, nonetheless, not be availing myself of the rule's provisions.
Yine de, kuralın hükümlerinden yararlanmayacağım.

More Sentences
avail i. avantaj
avail i. yarar
avail i. kar
avail i. fayda
avail f. faydalı olmak
avail f. işe yaramak
avail f. yararı olmak
avail f. yararlı olmak
avail f. fayda sağlamak
avail f. istifade etmek
avail f. yarar sağlamak
avail f. fayda vermek
Ticaret/Ekonomi
avail i. kalan miktar
avail i. kar
avail i. kazanç
avail i. safi hasılat
avail f. yararlı olmak
Siyasal
avail f. faydası olmak
avail f. yararı dokunmak
Medya
avail i. basın toplantısı
Reklam
avail i. boş reklam alanı
avail i. buraya bakarlar

"avail" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
avail oneself of f. değerlendirmek
avail oneself of f. yararlanmak
avail oneself of something f. yararlanmak
avail of f. yararlandırmak
avail oneself of the right to f. bir haktan yararlanmak
avail oneself of the right to f. bir haktan faydalanmak
avail oneself of f. -den faydalanmak
avail oneself of f. kendi yararına kullanmak
avail oneself of f. kendi çıkarına kullanmak
avail oneself of f. yarar sağlamak
avail oneself of the law f. yasadan yararlanmak
avail (oneself) of f. fırsatı değerlendirmek
avail (oneself) of f. yararlanmak
of no avail s. işe yaramaz
of no avail s. boşuna
İfadeler
no avail expr. faydası yok
no avail expr. boşuna
no avail expr. sonuçsuz
to little avail expr. çok etkisi olmamış
to little avail expr. pek yararı olmayan
of little avail expr. çok etkisi olmamış
to little avail expr. çabaları sonuçsuz kalan
of little avail expr. pek yararı olmayan
of little avail expr. pek işe yaramamış
of little avail expr. çabaları sonuçsuz kalan
to little avail expr. pek işe yaramamış
Konuşma Dili
no avail expr. beyhude
Deyim
avail against f. karşısında etkili olmak
avail against f. üstesinden gelmek
avail one's self of f. faydalanmak
avail one's self of f. çıkar sağlamak
avail one's self of f. yararlanmak
of no avail s. sonucu olmayan
to no avail s. başarısız
of no avail s. başarısız
of no avail s. sonuç getirmeyen
to no avail expr. sonucu olmayan
to no avail expr. sonuç getirmeyen
of no avail expr. nafile
to no avail expr. nafile
Resmi
re-avail f. yeniden fayda sağlamak
re-avail f. yeniden yararlı olmak
re-avail f. yeniden işe yaramak
Siyasal
avail oneself of a right f. bir haktan yararlanmak
avail oneself of an offer f. bir tekliften yararlanmak
Bilgisayar
avail memory i. kullanılabilir bellek