başarısız - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

başarısız



"başarısız" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
başarısız unsuccessful s.
General
başarısız nonstarter i.
başarısız non-starter i.
başarısız unlucky s.
başarısız abortive s.
başarısız ineffective s.
başarısız unfortunate s.
başarısız ineffectual s.
başarısız unfruitful s.
başarısız fruitless s.
başarısız inefficacious s.
başarısız unavailing s.
başarısız unprosperous s.
başarısız disadventurous s.
başarısız aborsive s.
başarısız failing s.
başarısız empty-handed s.
başarısız unefectual s.
başarısız unprevailing s.
başarısız unsucceedable s.
başarısız manqué s.
başarısız busted s.
Phrases
başarısız without success expr.
Colloquial
başarısız busted flush i.
başarısız wipe-out i.
başarısız hamstrung s.
başarısız drippy s.
başarısız in the dumps expr.
başarısız can't get arrested expr.
başarısız no joy (from somebody) expr.
Idioms
başarısız to no avail s.
başarısız of no avail s.
Computer
başarısız failed s.
Literature
başarısız thriveless s.
Slang
başarısız clunker i.

"başarısız" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 365 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
başarısız olmak fail f.
General
başarısız olmak fall flat f.
başarısız olmak fall through f.
tamamen başarısız olmak get nowhere f.
başarısız olmak flunk f.
başarısız olmak come to grief f.
başarısız olmak strike out f.
başarısız olmak make sorry show f.
başarısız olacağı belli olmak foredoom f.
başarısız olmak collapse f.
başarısız kalmak naught f.
başarısız kalmak come to nothing f.
başarısız olmak fall by the wayside f.
başarısız olmak fail f.
başarısız olmak bite the dust f.
başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak hold a postmortem f.
başarısız olmak get nowhere f.
başarısız bir şekilde sona ermek (bir iş henüz başlanmışken) abort f.
(oyun/iş vb) başarısız olmak die a death f.
başarısız olmak miscarry f.
başarısız olarak görmek write off f.
başarısız olmak crash and burn f.
başarısız olmak flop f.
başarısız olmak founder f.
başarısız olmak fail utterly f.
(oyun/iş vb) başarısız olmak die the death f.
birinin başarısız olmasına neden olmak cause someone to fail f.
bir şeyde başarısız olmak fail at something f.
(bir sözleşmeye) devam etmede başarısız olmak (abd) ankle f.
başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmek (şahin, doğan vs.) canceleer f.
başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmek (şahin, doğan vs.) cancelier f.
(at yarışında) başarısız atlardan kazanç elde edecek şekilde bahis koymak make a book f.
(at yarışında) başarısız atlardan kazanç elde edecek şekilde bahis koymak make book f.
başarısız olmak unbeseem f.
beklenenden başarısız olmak underachieve f.
başarısız olmasına neden olmak beguile [obsolete] f.
hazırlıksızlık nedeniyle başarısız olmak halfcock f.
hazırlıksızlık nedeniyle başarısız olmak half-cock f.
başarısız olmak fall in [australia/new zealand] f.
başarısız şekilde yeltenmek misassay f.
başarısız girişim parapraxis i.
başarısız kimse washout i.
iyi niyetli fakat başarısız toplumsal reformcu dogooder i.
başarısız film veya tiyatro oyunu turkey i.
hayatta başarısız olmuş joke i.
başarısız olma flunk i.
başarısız kimse deadhead i.
başarısız kimse nonachiever i.
başarısız kimse loser i.
başarısız not f i.
başarısız kişi unsuccessful person i.
başarısız kimse dud i.
başarısız olma failure i.
beklenenden daha başarısız olma underachievement i.
başarısız sonuç poor result i.
başarısız sonuç failure i.
başarısız olma unravelling (br) i.
başarısız olma unraveling (us) i.
başarısız evlilik failed marriage i.
başarısız evlilik disastrous marriage i.
başarısız evlilik unsuccessful marriage i.
iyi niyetli fakat başarısız toplumsal reformcu do-gooder i.
başarısız kişi no-hoper i.
başarısız insan nonstarter i.
başarısız insan failure i.
başarısız insan loser i.
sonuçsuz/başarısız kurtarma çalışması futile rescue attempt i.
golf sahasında başarısız vuruşlarla kopan çimen parçası divot i.
kötü/başarısız vuruş mishit i.
başarısız insan non-starter i.
direktuvar sistemini yok etmek ve komünist düzeni kurmak için komplo düzenleyen fakat başarısız olan fransız politik provokatör babeuf i.
yırtıcı kuşların başarısız avdan sonra tekrar uçuşa geçmesi cancelier i.
sistemin başarısız olma veya sorun çıkarma olasılığı en yüksek parçası weakest link i.
başarısız kimse buster i.
başarısız kimse buster i.
başarısız (evlilik) unconsummated s.
hayal kırıklığı yaratacak kadar başarısız thwarted s.
başarısız olmuş empty-handed s.
başarısız (atış) hanging s.
başarısız olmaya eğilimli miscarriageable s.
başarısız olmuş bust s.
başarısız bir biçimde fruitlessly zf.
başarısız bir şekilde failingly zf.
başarısız bir biçimde ineffectively zf.
başarısız bir şekilde down the tube zf.
başarısız bir şekilde down the tubes zf.
başarısız bir şekilde unprosperously zf.
başarısız bir şekilde vainly zf.
başarısız bir şekilde wrong zf.
başarısız olan şey naught zm.
Phrasals
başarısız olmak flat out f.
başarısız olmak drop through f.
(bir şeyde) başarısız olmak/gümlemek flop as (something) f.
(bir şeyde) başarısız olmak/gümlemek flop as something f.
sonucu başarılı/başarısız olmak come out f.
başarısız gitmek go badly f.
başarısız olmak wipe out f.
(bir şeyi) yapmakta başarısız olmak, (bir şeyi) yapmayı başaramamak fail in (something) f.
(bir şeyde) başarısız olmak fail in (something) f.
başarısız olduğu için okuldan atılmak fail out f.
(bir konuda) başarısız olmak falter in (something) f.
bir konuda başarısız olmak falter in something f.
sınavda başarısız olmak dip out f.
başarısız olmak go under f.
birinin/bir şeyin başarısız olmasına neden olmak pull someone or something under f.
başarısız olmak wash out f.
başarısız olmak blow up f.
başarısız olmak melt down f.
(bir şeyde) başarısız olmak bomb out on (something) f.
başarısız olmak break off f.
-de başarısız olmak fail in f.
-de başarısız olmak falter in f.
başarısız olmak flame out f.
başarısız olmak go back on f.
Phrases
başarısız bir şekilde to little effect expr.
Proverb
karakterli insan başarısız olmaz you can't keep a good woman down
karakterli insan başarısız olmaz you can't keep a good man down
hazırlanmada başarısız olursanız başarısız olmaya hazırlanın he who fails to prepare prepares to fail
Colloquial
başarısız/fiyasko/hayal kırıklığı olmak fizzle f.
başarısız olmak brick f.
başarısız olmak go bung [australia/new zealand] f.
başarısız bir çabanın parçası olmak be on a loser f.
başarısız bir çaba içerisinde olmak be on a loser f.
başarısız bir çabanın parçası olmak be on to a loser f.
başarısız bir çaba içerisinde olmak be on to a loser f.
başarısız olmak become unglued f.
başarısız olmak flag f.
başarısız olmak flunk out f.
başarısız atış/şut brick i.
başarısız bir giriş yapma baptism of fire i.
başarısız girişim a mug's game i.
başarısız olmuş flushed down the tubes s.
1970'ler ve 80'lerde popüler olan acayip, düzen karşıtı, kültür karşıtı tarzı benimseyenler gibi davranmaya çalışan ve başarısız olan plastic punk s.
denedi ama başarısız oldu tried but failed expr.
şu ana kadar başarısız no joy expr.
(birinden) istediğini almakta/elde etmekte başarısız olma no joy (from somebody) expr.
(biri) tüm çabalarına rağmen hep başarısız oluyor (one) can't win for losing expr.
(biri) tüm çabalarına rağmen hep başarısız oluyor (one) can't win for trying expr.
başarılı olmak da var başarısız olmak da (you) win a few, (you) lose a few expr.
başarısız kimse also ran expr.
başarısız kimse also-ran expr.
başarısız kimse also ran expr.
başarısız kimse also-ran expr.
Idioms
başaramamak, başarısız olmak have one's cake dough f.
başarısız olmak come to the ground f.
başarısız olmak split on a rock f.
başarısız olmak buy the rabbit f.
başarısız olmak become unstuck [uk/australia] f.
(bir işi) yapabilecekken başarısız olmak bring it weak f.
başarısız olmak buy the rabbit f.
başarısız olmak (one's) cake is dough f.
başarısız olmak come up dry [us] f.
başarısız olmak come to grief f.
birinin kötü veya başarısız bir taklidini yapmak ape someone f.
başarısız olmak draw a blank f.
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek throw good money after bad f.
başarısız olmak drop the ball f.
başarısız olmak run into the ground f.
başarısız olmak fall through f.
başarısız olmaya başlamak fray at the edges f.
başarısız olmak go down in flames f.
başarısız olmasına neden olmak load the dice against f.
başarısız olmak fall flat on its face f.
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek pour good money after bad f.
başarısız olmak fetch up nowhere f.
başarısız olduktan sonra farklı bir koz kullanmak fall back on something f.
başarısız olmaya başlamak fray around the edges f.
başarısız olmak hit the wall f.
başarısız olmak fall flat on one's face f.
başarısız olmak fall flat f.
başarısız olmak go to the wall f.
başarısız olmak fall on one's face f.
başarısız olmak make a botch of f.
bir işte (fena şekilde) başarısız olmak/başarısızlığa uğramak fall flat on one's/its face f.
birinin başarısız olmasına neden olmak put the skids under someone f.
başarısız olmak run into the sand f.
daha en başta başarısız olmak fall at the first hurdle f.
en başarısız sonucu almak take the biscuit f.
en başarısız sonucu almak take the cake f.
önündeki iki fırsatı da değerlendiremeyip başarısız olmak be caught between two stools f.
önündeki iki fırsatı da değerlendiremeyip başarısız olmak fall between two stools f.
tamamen başarısız olmak sink like a stone f.
(bir gösteride vb) başarısız olmak fallen flat on its face f.
(yatırım) başarısız olmak be in the dumps f.
başarısız olmak drop the ball f.
başarısız olmak come up dry [us] f.
başarısız olmaya başlamak fray around the edges f.
başarısız olmaya başlamak fray around the edges f.
başarısız olmaya başlamak fray at the edges f.
başarısız olmaya başlamak fray at the edges f.
başarısız olmaya başlamak fray at the seams f.
başarısız olmaya başlamak fray at the seams f.
başarısız olmaya başlamak fray around the seams f.
başarısız olmaya başlamak fray around the seams f.
başarısız ilerlemek run on empty f.
kötü/başarısız bir başlangıç yapmak get off to a false start f.
başarısız olacağı belli bir şeyi yapmaya çabalamak play a losing game f.
son anda/dakikada başarısız olmak fall at the final hurdle f.
son anda/dakikada başarısız olmak fall at the last hurdle f.
(birinin veya bir şeyin) başarısız olacağını tahmin etmek point the bone at (someone or something) [australia] f.
başarısız olmak go kablooey f.
başarısız olmak go off at half-cock f.
başarısız bir dönemde olmak have a lean patch f.
başarısız bir dönem geçirmek have a lean patch f.
ilk çare başarısız olursa devreye sokabileceği alternatif bir çaresi olmak have a second string to your bow f.
kullandığı veya yaptığı şey başarısız olursa alternatif bir/birden fazla yolu olmak have another string/more strings to your bow f.
başarısız olmak turn up (one's) toes f.
başarısız olacağı kesin bir şey yapmak be (batting) on a losing wicket [uk] f.
başarısız bir başlangıç yapmak be off to a false start f.
başarısız olma/sona erme tehlikesi olan bir durumda olmak be on the rocks f.
başarısız olacağı/bir yere varmayacağı belli bir durum için savaşmak be fighting a losing battle f.
başarısız olmaya mahkum bir mücadele vermek be fighting a losing battle f.
batmamak/başarısız olmamak için mücadele vermek be fighting for one's life f.
batmamak/başarısız olmamak için mücadele vermek be fighting for your life f.
bitme/başarısız olma tehlikesi altında olmak be on the skids f.
başarısız olmak run into the buffers [uk] f.
başarısız olmak die a death [uk] f.
başarısız olmak die the death [uk] f.
başarısız olmak fall flat on your face f.
bir işte (fena şekilde) başarısız olmak/başarısızlığa uğramak fall flat on your face f.
başarısız olmak fall on face f.
başarısız deneme false start i.
başarısız olacağı başından belli olan şey a losing game i.
fiyasko/başarısız film box-office bomb i.
başarısız girişim a sinking ship i.
başarısız şirket a sinking ship i.
bir gruptaki en kötü/başarısız tip a bad/rotten apple i.
hep gölgede kalan/başarısız/etkisiz kimse always the bridesmaid, never the bride i.
başarısız oyuncu tinhorn gambler i.
kötü/başarısız bir başlangıç (yapmak) (make) a false start i.
kötü/başarısız bir girişimde (bulunmak) (make) a false start i.
başarısız olacağı/bir yere varmayacağı belli bir durum a losing battle i.
başarısız olmaya mahkum bir mücadele a losing battle i.
kullandığı veya yaptığı şey başarısız olursa alternatif bir yol another string to your bow [uk] i.
alay etmek için sonuncu gelen kişiye/en başarısız kişiye verilen ödül booby prize i.
başarısız olmuş in the dumper s.
başarısız olmuş into the dumper s.
önündeki iki fırsatı da değerlendiremeyip başarısız olmuş caught between two stools s.
başarısız olmak someone's sun is set expr.
başarısız olacağı kesin on a losing wicket expr.
bir şeyi başarmaya çok yaklaşıp sonunda başarısız olma so near and yet so far expr.
(biri) tüm çabalarına rağmen hep başarısız oluyor (one) can't do right for doing wrong [uk] expr.
başarısız olmuş by the board expr.
Speaking
başarısız olmaktan korkma don't be afraid to fail expr.
başarısız oldun you have failed expr.
Trade/Economic
başarısız olmak fall down f.
başarısız olmak fail f.
şirketler grubu içinde başarısız bir şirketi başka bir şirketin karlarıyla desteklemek cross-subsidize f.
şirketler grubu içinde başarısız bir şirketi başka bir şirketin karlarıyla desteklemek cross-subsidise f.
Law
başarısız olmak fail f.
Politics
başarısız devlet failed state i.
başarısız devlet failed state i.
başarısız suikast girişimi failed assassination attempt i.
başarısız darbe planı failed coup plot i.
başarısız suikast girişimi failed assassination plot i.
Technical
başarısız modu etki yönetimi failure mode effects management i.
başarısız ürün edsel i.
Computer
başarısız olma fail i.
başarısız paketler failed packages i.
başarısız rd failed rd i.
başarısız hatası fail on error i.
başarısız oturum açma failed failed logons i.
başarısız-güvenli önyükleme fail-safe boot i.
başarısız oturum açma failed logons i.
başarısız denetimi failure audit i.
başarısız istekler failed requests i.
denetim başarısız audit failure s.
alım başarısız oldu import failed expr.
alma başarısız receive failed expr.
alma başarısız oldu import failed expr.
alma işlemi başarısız import failed expr.
arama başarısız call failed expr.
arama başarısız search failure expr.
bağlantı başarısız connect failed expr.
başarısız oldu failed expr.
bağ başarısız oldu bind failed expr.
çağırma başarısız retrain failed expr.
denetim başarısız auditing failed expr.
eylem başarısız action failed expr.
getpath başarısız oldu getpath failed expr.
giriş işleminiz başarısız oldu! your signup failed! expr.
gönderme başarısız send failed expr.
güncelleştirme başarısız update failed expr.
geri çekme başarısız recall failed expr.
ecc başarısız ecc failed expr.
hata düzeltme girişimi başarısız error correction attempt failed expr.
eğitim başarısız oldu training failed expr.
işlev başarısız function failed expr.
işlem başarısız! operation failed! expr.
iletişim başarısız oldu dialog failed expr.
istek başarısız oldu request failed expr.
kurulum başarısız setup failed expr.
kur başarısız setup failed expr.
komut başarısız command failed expr.
kimlik denetimi başarısız authentication failed expr.
kayıt işleminiz başarısız oldu! your signup failed! expr.
kopyalama başarısız copy failed expr.
kur başarısız oldu setup failed expr.
komut başarısız oldu command failed expr.
oturum açma başarısız login failed expr.
sıfırlama başarısız initialization failure expr.
sınamalar başarısız oldu tests failed expr.
sıfırlama işlemi başarısız! initialization failed! expr.
sınama başarısız test failed expr.
tarama başarısız scan failed expr.
teslim başarısız delivery failed expr.
yükleme başarısız load failed expr.
uzaktan erişim başarısız oldu remote failed expr.
xa_open başarısız oldu xa_open failed expr.
yükleme başarısız oldu install failed expr.
xa_start başarısız oldu xa_start failed expr.
xa_close başarısız oldu xa_close failed expr.
yükleme başarısız oldu installation failed expr.
yükleme başarısız install failed expr.
xa_end başarısız oldu xa_end failed expr.
Telecom
birbirleriyle telefonla iletişim kurmaya çalışan iki kişi tarafından yapılan bir dizi başarısız çağrı telephone tag i.
Aeronautic
başarısız yaklaşma teşebbüsü baulked landing i.
Marine
tiramola etmekte başarısız olmak miss stays f.
tiramola etmekte başarısız olmuş (gemi) misstayed s.
Medical
başarısız bel cerrahisi sendromu failed back surgery syndrome i.
başarısız entübasyona bağlı ölüm death due to failed intubation i.
başarısız bel ameliyatı sendromu fail back surgery sydrome i.
Pathology
başarısız doğum indüksiyonu failed induction of labour i.
başarısız düşük teşebbüsü failed abortion attempt i.
başarısız tıbbi düşük failed medical abortion i.
başarısız doğum denemesi failed trial of labour i.
başarısız enstrümental doğum teşebbüsü failed instrumental induction of labour i.
başarısız veya zor entübasyon failed or difficult intubation i.
başarısız veya zor entübasyon fail or difficult intubation i.
başarısız tıbbi doğum indüksiyonu failed medical induction of labour i.
Education
(sınavda) başarısız olmak refer [brit] f.
başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek resit f.
son yarıyılında başarısız öğrenciler unsuccessful students in their final semesters i.
başarısız not unclassified degree i.
sınavda başarısız olma failure i.
başarısız not failure i.
History
james stuart liderliğindeki başarısız ayaklanma jacobite rebellion i.
Environment
başarısız ekim misplant i.
başarısız ağaçlandırma misplant i.
Military
başarısız sorti noneffective sortie i.
başarısız bir uçak gemisine inme girişimi bolter i.
Hunting
tüfek atış alanında başarısız olmak bolo f.
Sport
badmintonda başarısız sayı handout i.
badmintonda başarısız sayı down i.
(badminton) başarısız sayı hand-out i.
Basketball
fiziksel özellikleri sebebiyle kısa forvet ile uzun forvet pozisyonları arasında kalmış ve genellikle ikisinde de başarısız olan oyuncu. tweener i.
Baseball
başarısız olacak şekilde atış yapmak hang f.
başarısız olan (atış) hanging s.
Slang
başarısız olmak turn belly up f.
başarısız olmak tank f.
başarısız olmak go belly up f.
tamamen başarısız olmak go over like a lead balloon f.
(deniz harp okulunda) başarısız olduğu için istifasını istemek bilge f.
başarısız olmak be shot to pieces f.
-de başarısız olmak/gümlemek flop as f.
olarak başarısız olmak/gümlemek flop as f.
başarısız olma phail i.
çok zeki ancak sosyal ilişkilerde başarısız olan kimse nerd i.
tamamen başarısız olma going over like a lead balloon i.
başarısız kimse hacker i.
çok zeki ancak sosyal ilişkilerde başarısız olan kimse nurd [obsolete] i.
tüfek atış alanında başarısız asker bolo i.
sınavda başarısız olmak tube it [us] expr.
British Slang
başarısız olmak flop f.
çok başarısız/kötü piss poor expr.