| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | hang f. | asmak | ||
|
After three days, the deputies who had hanged the robber returned the town. Üç gün sonra, soyguncuyu asan şerif yardımcıları kasabaya geri döndü. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hang f. | takmak | ||
|
I tried hanging the door on my own, but I couldn't do it properly. Kapıyı kendi başıma takmayı denedim ama düzgün yapamadım. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | asılı olmak | ||
|
The dining room was hung with family photos. Yemek odasına aile fotoğrafları asılıydı. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | sarkıtmak | ||
|
She hung the cage from the eaves. Kafesi saçaktan sarkıttı. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | asmak | ||
|
After three days, the deputies who had hanged the robber returned the town. Üç gün sonra, soyguncuyu asan şerif yardımcıları kasabaya geri döndü. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | bağlı olmak | ||
|
On our success will hang the future of the European social model too. Avrupa sosyal modelinin geleceği de bizim başarımıza bağlı olacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | asılı durmak | ||
|
My graduation photograph was hanging on the wall. Mezuniyet fotoğrafım duvarda asılı duruyordu. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | dayanmak | ||
|
Hang in there, guys. Dayanın çocuklar. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | sallanmak | ||
|
When you hang from a gibbet for the sport of your own crows we shall have peace. Kendi kargalarınız eğlensin diye darağacında sallandığınızda sulha kavuşacağız. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | sarkmak | ||
|
The side mirrors of the old car hung from its sides. Eski arabanın yan aynaları yanlarından sarkıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | asılmak | ||
|
When you hang from a gibbet for the sport of your own crows we shall have peace. Kendi kargalarınızın eğlenmesi için darağacına asıldığınızda huzura ereceğiz. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | eğmek | ||
|
That is a total disgrace, about which we should hang our heads in shame. Bu, utanç içinde başımızı öne eğmemiz gereken koca bir rezalettir. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | sallanmak | ||
|
When you hang from a gibbet for the sport of your own crows we shall have peace. Kendi kargalarınız eğlensin diye darağacında sallandığınızda sulha kavuşacağız. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | (birileriyle) takılmak | ||
|
He’s hanging with Jeremy in the backyard. Jeremy ile arka bahçede takılıyorlar. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | kalmak | ||
|
Allow the other leg to hang free. Diğer bacağın serbest kalmasına izin verin. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | sergilenmek | ||
|
After his death, his paintings were hung in the museum. Ölümünden sonra tabloları müzede sergilendi. More Sentences |
||||
| Genel | hang f. | (vücuda) uymak | ||
|
The argument does not, then, hang together in this respect. O halde argümanlar bu açıdan birbirine uymuyor. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | hang f. | asmak | ||
|
After three days, the deputies who had hanged the robber returned the town. Üç gün sonra, soyguncuyu asan şerif yardımcıları kasabaya geri döndü. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | hang f. | asılı durmak | ||
|
My graduation photograph was hanging on the wall. Mezuniyet fotoğrafım duvarda asılı duruyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | hang f. | asılmak | ||
|
When you hang from a gibbet for the sport of your own crows we shall have peace. Kendi kargalarınızın eğlenmesi için darağacına asıldığınızda huzura ereceğiz. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | hang s. | asılı | ||
|
Now, just before the vote, there are still numerous posters hanging on the walls. Şimdi, oylamadan hemen önce, duvarlarda hala çok sayıda poster asılı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hang i. | sarkma | ||
| Genel | hang i. | kullanılış tarzı | ||
| Genel | hang i. | anlam | ||
| Genel | hang i. | duruş | ||
| Genel | hang i. | asılış | ||
| Genel | hang i. | mana | ||
| Genel | hang i. | döküm | ||
| Genel | hang i. | iğrenme ifadesi | ||
| Genel | hang i. | aşağı doğru meyil | ||
| Genel | hang i. | bir şeyin asılma şekli | ||
| Genel | hang i. | gevşeme | ||
| Genel | hang i. | asılı bırakma | ||
| Genel | hang i. | aşağı doğru kıvrıklık | ||
| Genel | hang i. | aşağı doğru düşüş | ||
| Genel | hang f. | duvar kağıdı kaplamak | ||
| Genel | hang f. | sallandırmak | ||
| Genel | hang f. | yapışmak | ||
| Genel | hang f. | ipe çekmek | ||
| Genel | hang f. | kaplamak | ||
| Genel | hang f. | eğilmek | ||
| Genel | hang f. | yapıştırmak | ||
| Genel | hang f. | adam asmak | ||
| Genel | hang f. | ertelemek | ||
| Genel | hang f. | bağlanmak | ||
| Genel | hang f. | eğmek (başını) | ||
| Genel | hang f. | idam etmek | ||
| Genel | hang f. | batmak | ||
| Genel | hang f. | asarak idam etmek | ||
| Genel | hang f. | tutturmak | ||
| Genel | hang f. | adalete teslim etmek | ||
| Genel | hang f. | ceza olarak kötü eylemlere maruz bırakmak | ||
| Genel | hang f. | serbestçe hareket edecek şekilde bir yere sabitlemek | ||
| Genel | hang f. | oltayla balık tutmak | ||
| Genel | hang f. | yumruk atmak | ||
| Genel | hang f. | tamamen boşlamak | ||
| Genel | hang f. | sallanarak durmak | ||
| Genel | hang f. | düşecekmiş gibi durmak | ||
| Genel | hang f. | asılı, ekli veya eğimli şeyleri desteklemek | ||
| Genel | hang f. | destek almak için tutunmak | ||
| Genel | hang f. | takip etmek | ||
| Genel | hang f. | külfetli olmak | ||
| Genel | hang f. | ağırlığıyla ezmek | ||
| Genel | hang f. | kararsız olmak | ||
| Genel | hang f. | emin olmamak | ||
| Genel | hang f. | muallakta kalmak | ||
| Genel | hang f. | gecikmek | ||
| Genel | hang f. | iki şeyin arasında kalmak | ||
| Genel | hang f. | dikkat kesilmek | ||
| Genel | hang f. | boş gezmek | ||
| Genel | hang f. | oyalanmak | ||
| Genel | hang f. | yükü aşağıdaki taraf boşluk bırakacak şekilde bir tarafa sıkıştırmak | ||
| Genel | hang f. | (top) beklenmedik şekilde geri tepmek | ||
| Genel | hang f. | (atılan top) istendiği gibi düşmemek | ||
| Genel | hang f. | (yarış atı) maksimum hızının altında koşmak | ||
| Genel | hang f. | yetişmek | ||
| Genel | hang f. | (oyun, yarış) berabere kalmak | ||
| Genel | hang f. | etrafına bir şeyler asarak dekore etmek | ||
| Genel | hang f. | asılarak ölmek | ||
| Genel | hang f. | sımsıkı tutunmak | ||
| Genel | hang f. | düşmek | ||
| Genel | hang f. | inmek | ||
| Genel | hang f. | düşürmek | ||
| Genel | hang f. | yavaşça geçmek | ||
| Genel | hang f. | ısrar etmek | ||
| Genel | hang f. | yapışmak | ||
| Genel | hang f. | sıkıca tutmak | ||
| Genel | hang f. | adalete teslim etmek | ||
| Genel | hang f. | cezalandırmak için kötülük yapmak | ||
| Genel | hang f. | yaftalamak | ||
| Genel | hang f. | hücum etmek | ||
| Genel | hang f. | ikinci dereceden alakalı olmak | ||
| Genel | hang f. | devam ettirmek | ||
| Genel | hang f. | sürdürmek | ||
| Genel | hang f. | sürüncemede kalmak | ||
| Genel | hang f. | (oyunda veya yarışta) yakalamak | ||
| Genel | hang f. | durumu eşitlemek | ||
| Genel | hang f. | yavaşça infilak etmek | ||
| Genel | hang f. | duvara (duvar kağıdı) yapıştırmak | ||
| Genel | hang f. | askıda bırakmak | ||
| Genel | hang f. | sebat etmek | ||
| Genel | hang f. | tam oturmak | ||
| Genel | hang f. | beyzbol topuna düzgün falso verememek | ||
| Genel | hang f. | (arabayla, bisikletle) dönmek | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | hang f. | hung - hung | ||
| Irregular Verb | hang f. | hanged/hung - hanged/hung | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | hang i. | yapış biçimi | ||
| Konuşma Dili | hang i. | kullanma yöntemi | ||
| Konuşma Dili | hang i. | önem | ||
| Konuşma Dili | hang i. | değer | ||
| Konuşma Dili | hang i. | asgari düzeyde ilgi | ||
| Konuşma Dili | hang i. | kavrama | ||
| Konuşma Dili | hang i. | kavrayış | ||
| Konuşma Dili | hang f. | bir yere dönüş yapmak | ||
| Konuşma Dili | hang f. | birine lakap takmak | ||
| Konuşma Dili | hang f. | birisinin düşüncesine takılıp kalmak | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | hang f. | asarak idam etmek | ||
| Hukuk | hang f. | asmak suretiyle infaz etmek | ||
| Hukuk | hang f. | oy birliğiyle karar alamayarak jüriyi çıkmaza sokmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | hang f. | duvara yapıştırmak | ||
| Teknik | hang f. | asılı kalacak şekilde monte etmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | hang i. | giriş araçlarından gelen yanıtın kesilmesi | ||
| Bilgisayar | hang f. | giriş aygıtlarının çalışmaması için (bilgisayar sistemini) durdurmak | ||
| Bilgisayar | hang f. | giriş araçlarına yanıt vermeyi durdurmak | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | hang f. | eteğin ucunu giyildiğinde düzgün ve uygun bir yükseklikte duracak şekilde ayarlamak | ||
| Tekstil | hang f. | kumaşla kaplamak | ||
| Tekstil | hang f. | (kıyafet) dökülmek | ||
| Trafik | ||||
| Trafik | hang f. | araba kullanırken dönüş yapmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | hang i. | çalım | ||
| Denizcilik | hang i. | rüzgarın değişmesiyle rotayı kaybetme | ||
| Denizcilik | hang i. | yana yatma | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | hang f. | (av etini) dinlendirmek | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | hang f. | kapak takımını geride tutmak | ||
| Askeri | hang f. | rötar yapmak | ||
| Askeri | hang f. | ertelenmek | ||
| Spor | ||||
| Spor | hang i. | cimnastikte paralel çubukta asılı kalma hareketi | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | hang f. | başarısız olacak şekilde atış yapmak | ||
| Satranç | ||||
| Satranç | hang f. | (taşı) askıda bırakmak | ||
| Satranç | hang f. | rakip taşın yemesine açık hale getirmek | ||
| Sanat | ||||
| Sanat | hang f. | sergilemek | ||
| Sanat | hang f. | (resmi) galeride sergilemek | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | hang i. | bir müzik aleti | ||
| Müzik | hang i. | kucağa yerleştirilip el yordamıyla çalınan bir perküsyon enstrümanı | ||
| Müzik | hang i. | idyofon | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | hang f. | (paragrafı) asılı girinti ile dizayn etmek | ||
| Argo | ||||
| Argo | hang i. | küfür | ||
| Argo | hang i. | ehemmiyet | ||
| Argo | hang f. | lanetlenmek | ||
| Argo | hang f. | sövmek | ||
| Argo | hang f. | lanet etmek | ||