hang - Turkish English Dictionary
History

hang

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "hang" in Turkish English Dictionary : 45 result(s)

English Turkish
Common Usage
hang v. asmak
Irregular Verb
hang v. hung - hung
hang v. hanged/hung - hanged/hung
General
hang v. asılı durmak
hang v. duvar kağıdı kaplamak
hang v. idam etmek
hang v. sarkmak
hang v. bağlanmak
hang v. eğilmek
hang v. ertelemek
hang v. yapışmak
hang v. takmak
hang v. dayanmak
hang v. kaplamak
hang v. yapıştırmak
hang v. asmak
hang v. sallanmak
hang v. asılı olmak
hang v. batmak
hang v. bağlı olmak
hang v. adam asmak
hang v. ipe çekmek
hang v. sarkıtmak
hang v. sallandırmak
hang v. eğmek (başını)
hang v. asarak idam etmek
hang v. eğmek
hang v. asılmak
hang v. tutturmak
hang n. asılış
hang n. kullanılış tarzı
hang n. sarkma
hang n. döküm
hang n. anlam
hang n. mana
hang n. duruş
Law
hang asarak idam etmek
hang asmak
hang asmak suretiyle infaz etmek
Technical
hang asılmak
hang asılı durmak
Computer
hang asılı
Military
hang kapak takımını geride tutmak
Music
hang bir müzik aleti
hang kucağa yerleştirilip el yordamıyla çalınan bir perküsyon enstrümanı

Meanings of "hang" with other terms in English Turkish Dictionary : 433 result(s)

English Turkish
Irregular Verb
hang a horseshoe on the door v. kapıya at nalı asmak
General
hang over v. abanmak
hang poster v. poster asmak
hang about v. gezinmek
hang over v. üstüne gelmek
hang out v. asmak
hang back v. geri kalmak
hang on v. tutunmak
hang out v. takılmak
hang up v. elbise asmak
hang about v. beklemek
hang about v. aylak aylak dolaşmak
hang about v. sallanmak
get the hang of v. esasını kavramak
hang on somebody's lips v. ağzının içine bakmak
hang on v. asılı durmak
hang up in someone's ear v. telefonu suratına kapatmak
hang back v. geri durmak
hang down v. sarkmak
hang around v. gezinmek
hang around v. sallanmak
hang up v. sermek
hang over v. eğilmek
hang on somebody's words v. ağzı açık dinlemek
get the hang of v. kavramak
hang out v. vakit öldürmek
hang out the laundry v. çamaşır asmak
hang in the balance v. muallakta olmak
hang up v. asmak
hang on v. asmak
hang up on someone v. telefonu suratına kapatmak
hang down v. ağmak
hang on v. sallanmak
hang in the balance v. karara bağlanmamış olmak
hang up v. telefonu kapamak
hang in the balance v. nazik bir durumda olmak
hang up v. çamaşır asmak
hang someone in effigy v. protesto olarak sevilmeyen birinin kuklasını asmak
hang on v. germek
hang up on someone v. telefonu yüzüne kapatmak
hang up v. telefonu kapatmak
hang back v. sakınmak
hang in the air v. havada asılı kalmak
hang back v. gönülsüz olmak
hang down v. sallanmak
hang over v. sürmek
hang up v. için yanıp tutuşmak
hang back v. tereddüt etmek
hang on v. sarılmak
hang fire v. geri kalmak
hang on to v. sıkı tutunmak
get the hang of v. usulünü öğrenmek
hang on somebody's words v. ağzının içine bakmak
hang on v. takmak
hang together v. birlikte takılmak
hang out v. çamaşır asmak
hang on v. sıkı tutmak
hang over v. devam etmek
hang up in someone's ear v. telefonu yüzüne kapatmak
hang around v. beklemek
hang oneself v. kendini asmak
hang on v. bağlı olmak
hang back v. duraksamak
hang on to v. yapışmak
get the hang of v. havasına girmek
hang back v. çekinmek
hang on v. ısrar etmek
hang out v. sarkmak
hang on v. dayanmak
hang by a thread v. risk altında olmak
hang down v. sarkıtmak
hang out v. sürtmek
hang behind v. geri kalmak
hang up v. kapamak
hang out v. oturmak
hang around v. aylak aylak dolaşmak
get the hang of v. anlamak
hang in the balance v. tehlikede olmak
hang out v. oyalanmak
hang down v. asılmak
let something hang down v. sarkıtmak
hang onto v. tutmaya çalışmak
hang on v. asılmak
hang on v. katlanmak
hang around v. oyalanmak
hang about v. dolanmak
hang about v. oyalanmak
let it all hang out v. boşlamak
let it all hang out v. koyvermek
let it all hang out v. kendini koyvermek
let it all hang out v. gevşemek
let it all hang out v. rahatlamak
hang on somebody's lips v. can kulağıyla dinlemek
hang on someone's every word v. can kulağıyla dinlemek
hang up v. ertelemek
hang out of (a window/balcony) v. dışarı sarkmak
hang on the wall v. duvara asmak
hang up high v. yükseğe asmak
hang from the ceiling v. tavandan sarkmak (lamba/ampul vb)
hang one's head v. başını eğmek
hang one's head v. başını öne eğmek
hang out a sign v. tabela asmak
hang banner v. pankart asmak
get the hang of v. -i anlamak
hang up v. -i çok beğenmek
hang up v. -e kafasını takmak
get the hang of v. -in esasını kavramak
get the hang of v. -in usulünü öğrenmek
get the hang of v. -in havasına girmek
hang up v. -e bayılmak
get the hang of v. -i kavramak
hang up v. -e tutulmak
hang around v. sürtmek
hang about v. sürtmek
hang on v. yapışmak
hang on v. tutmak
hang around v. başıboş gezerek oyalanmak
hang about v. başıboş gezerek oyalanmak
hang on v. beklemek
get into the hang of v. alışkanlık kazanmak
get into the hang of v. yapma alışkanlığı kazanmak
get the hang of v. işi kavramak
get the hang of v. nasıl yapılacağını öğrenmek
get into the hang of v. alışmak
get the hang of v. nasıl yapıldığını öğrenmek
get the hang of v. püf noktasını öğrenmek
let it all hang out v. kafa dağıtmak
hang up v. meşgule almak
hang out laundry v. çamaşır asmak
hang a picture on a wall v. duvara tablo asmak
hang clothes v. çamaşır asmak
hang a painting on a wall v. duvara tablo asmak
(one's belly) hang over one's trousers v. göbeği pantolonundan sarkmak
hang off v. beklemek
hang off v. birşey yapmadan beklemek
hang a notice v. ilan asmak
hang on tight v. sıkıca tutunmak
hang someone for something v. birini bir şey için asmak
hang down from something v. bir şeyden sarkmak
hang out of the window v. pencereden sarkmak
hang a banner v. afiş asmak
hang with the wrong people v. yanlış insanlarla takılmak
hang the laundry v. çamaşırları asmak
hang up v. telefon kapatmak
hang up v. telefon kapamak
hang curtains v. perde asmak
hang a picture v. resim asmak
hang a painting v. tablo asmak
hang around at home on sunday v. pazar günü evde takılmak
hang out together v. birlikte gezmek
hang out together v. birlikte takılmak
hang out a sign v. tabela asmak
hang-up n. takıntı
hang-man n. adamasmaca
hang-glider n. planörle uçan kimse
hang in there! interj. dişini sık
Phrasals
hang about oyalanmak
hang about sağda solda oyalanmak
hang around amaçsızca ortalarda dolanmak
hang around sağda solda oyalanmak
hang around oyalanmak
hang about amaçsızca ortalarda dolanmak
hang back oyalanmak
hang on to sımsıkı tutmak
hang back ağır olmak
hang back askıya almak
hang back ilerleyememek
hang back geciktirmek
hang on to sıkıca tutmak
hang out sürekli bir yere takılmak
hang out bir ortama takılmak
hang up on someone telefonu yüze kapamak
hang up on someone telefonu yüzüne kapamak
hang from something bir şeyden/yerden sarkmak
hang on dişini sıkmak
hang out with biriyle takılmak
hang up hatta kalmak
hang up beklemeye almak (telefonda)
hang back geri durmak/beklemek
hang up .... için can atmak
hang around çevresine asmak
hang on beklemeye almak (telefonda)
hang together (elbise/kıyafet) dağılmamak
hang together (elbise/kıyafet) parçalanmamak
Proverb
give them enough rope to hang themselves sen eline ipi ver o kendini asar
give him enough rope and he'll hang himself sen eline ipi ver o kendini asar
give him enough rope and he'll hang himself bırak kendi kuyusunu kazsın
give them enough rope to hang themselves bırak kendi kuyusunu kazsın
give someone enough rope and he'll hang himself bırak kendi kuyusunu kazsın
give somebody enough rope to hang themselves bırak kendi kuyusunu kazsın
give a dog a bad name and hang him adımız çıkmış bir kere ne yapsak nafile
give a dog a bad name and hang him adımız çıkmış dokuza inmez sekize
Colloquial
hang on (to) like grim death asılmak
hang up one's boots emekli olmak
hang up one's boots ununu eleyip eleğini asmak
hang up one's boots işten ayrılmak
hang on to your hat dikkat edin
hang on to your hat sıkı durun
hang on to your hat kemerlerinizi bağlayın
let it all hang out istediğin gibi davran
hang one on kafa çekmek
hang one on sarhoş olmak
let it all hang out kafana göre takıl
let it all hang out canının istediğini yap
let it all hang out keyfine bak
hang up kafasını takmış
hang up saplantı yapmış
hang up saplanıp kalmış
hang up saplantılı
hang on a minute bir dakika bekle
hang on a minute biraz bekle
hang on! dayan!
hang on! ha gayret!
so cold you could hang meat buz gibi
and hang the cost/expense masrafları düşünmeden
and hang the cost/expense fiyatını düşünmeden
hang on dur biraz
hang on there! orada dur işte!
hang on a mo (kısa süreliğine) bekle beni
hang on (to) like grim death sıkıca elinden tutmak
hang on to your hat! sıkı dur! (bak ne anlatacağım)
hang on a second bir saniye bekle
hang on a second bir saniye bekleyin
hang on a mo biraz bekle
hang on a mo bir dakika/saniye
hang on sık dişini
hang on dayan
hang on a sec bir saniye bekle
hang onto elde tutmak
hang onto muhafaza etmek
hang out at the mall alışveriş merkezinde takılmak
hang on a moment biraz bekle
hang on a moment bekle biraz
hang around with friends arkadaşlarla takılmak
hang out with friends arkadaşlarla takılmak
Idioms
(don't) care a hang v. azıcık bile umursamamak
(don't) care a hang v. hiç takmamak
hang a left (or right) v. sola (ya da sağa) dönmek
give a dog an ill name and hang him bir insanin adı çıkacağına canı çıksın.
give a dog bad name and hang him adamın adı çıkacağına canı çıksın
hang in there! sık dişini!
hang on there! sık dişini!
give a dog a bad name and hang him insanın adı çıkacağına canı çıksın
hang on someone's lips ağzının içine bakmak
hang fire askıda kalmak
hang on by one's eyelids pamuk ipliğiyle bağlı olmak
hang on someone's lips birinin ağzının içine bakmak
hang by a hair sallantıda kalmak
hang by a thread sallantıda kalmak
hang over one's head başına bela olmak
hang on to your hat! sıkı dur!
hang on someone's every word can kulağıyla dinlemek
hang up one's hat ununu eleyip eleğini asmak
hang on someone's lips kulak kesilmek
hang on the lips of can kulağı ile dinlemek
let something go hang ipin ucunu bırakmak
hang on ucunu bırakmamak
hang on sürdürmek
hang on peşini bırakmamak
hang on güçlüklere karşın devam ermek
hang on sonuna kadar dayanmak
hang on telefonda beklemek
hang one's head suçlu hissetmek
hang one's head utanç duymak
hang one's head utanmış görünmek
hang one's head üzülmek
hang one's head başını önüne eğmek
a place to hang one's hat başını sokacak ev
hang it canı cehenneme
hang on to your hat sıkı dur!
hang it allah kahretsin
hang it lanet olsun
hang on ertelemek
hang the flags out ağzı kulaklarına varmak
hang on sürüncemede bırakmak
hang the flags out zevkten dört köşe olmak
hang on bekletmek
hang on yavaş ilerlemek
hang on one's words tüm dikkatini vererek dinlemek
hang on one's words can kulağıyla dinlemek
hang on one's words ağzının içine bakarak dinlemek
have somewhere to hang one's hat başını sokacak bir yeri olmak
have somewhere to hang up one's hat başını sokacak bir evi olmak
have somewhere to hang one's hat başını sokacak bir evi olmak
have somewhere to hang up one's hat başını sokacak bir yeri olmak
so cold you could hang meat çok soğuk
hang someone out to dry pestilini çıkarmak
hang someone out to dry azarlamak
hang someone out to dry cezalandırmak
hang on to your seats koltuklarınıza sıkı sıkı tutunun/yapışın
hang in the balance sürüncemede kalmak
hang in the balance muallakta olmak
hang up one's boots spor hayatı bitmek
hang up one's boots (sakatlık vb yüzünden) sporu bırakmak
hang on by fingernails dişiyle tırnağıyla tutunmak
hang on by fingernails zar zor dayanmak
hang on by fingernails ucu ucuna dayanmak
hang out one's shingle özel muayenehanesini açmak
hang out one's shingle kendi işini kurmak
hang out one's shingle kendi iş yerini açmak
hang out one's shingle (kendi) tabelasını asmak
hang out one's shingle kendi ofisini açmak
hang somebody out to dry dımdızlak bırakmak
hang someone out to dry dımdızlak bırakmak
hang somebody out to dry yalnız bırakmak
hang somebody out to dry ortada bırakmak
hang someone out to dry yalnız bırakmak
hang someone out to dry ortada bırakmak
hang someone out to dry yarı yolda bırakmak
hang somebody out to dry yarı yolda bırakmak
hang up one's spurs ununu eleyip eleğini asmak
hang a few on iki tek atmak
hang a few on birkaç içki içmek
hang a few on birkaç bira içmek
hang/hold fire ertelemek
hang/hold fire askıya almak
hang/hold fire beklemeye geçmek
hang ten sörf tahtası üzerinde durmak/tutunmak
hang five sörf tahtası üzerinde durmak/tutunmak
hang on by one's fingertips dişiyle tırnağıyla tutunmak
hang on by one's fingertips ucu ucuna dayanmak
hang on by one's fingertips zar zor dayanmak
have the hang of something püf noktasını öğrenmek
teach someone the hang of something birine bir şeyin püf noktasını öğretmek
hang by a thread topun ağzında olmak
hang around with someone birisiyle vakit geçirmek
hang by a thread tehlike altında olmak
hang around with someone birisiyle takılmak
hang someone by the neck birini asmak
hang someone by the neck birini asarak öldürmek
hang one's hat on something bir şeye bel bağlamak
hang one's hat on something bir şeye inanmak
hang one's head in shame utançla başını eğmek
hang it up bir şeyi bırakmak
hang on for dear life sıkıca tutunmak
hang on for dear life sımsıkı tutunmak
hang on like grim death (brit) bir şeye sımsıkı tutunmak
hang on like grim death (brit) bir şeyi sıkıca tutmak
hang on like grim death (brit) bir şeyi sımsıkı tutmak
hang onto yapışmak
hang on to tutunmak
hang onto tutunmak
hang on to yapışmak
hang out with somebody biriyle takılmak
hang out one's shingle kendi muayenehanesini açmak
hang over someone's head (sınav vb) birini endişelendirmek
hang tough (bir şeyden) taviz vermemek
hang tough bir adım geri atmamak
hang up one's boots kramponlarını asmak
hang up one's hat işini bırakmak
hang up one's hat işten çıkmak
hang on by a hair pamuk ipliğine bağlı olmak
hang on by a thread pamuk ipliğine bağlı olmak
hang on someone's coattails birinin başarısından/çevresinden/statüsünden nemalanmak
hang tough on something bir konuda inatçı olmak
hang tough on something dediğim dedik demek
hang tough on something dediğinde ısrarcı olmak
get a hang-up about something bir şey hakkında bir takıntısı/ saplantısı olmak
get a hang-up about something bir şeye kafasını takmak
get a hang-up about something bir şeyi kafaya takmak
hang up on somebody telefonu birinin suratına kapatmak
hang up on somebody telefonu birinin yüzüne kapatmak
hang on somebody's every word kulağını dört açıp dinlemek
give a dog a bad name and hang him adın çıkacağına canın çıksın
hang out a sign/banner bir işe başlamak
Informal
hang it all! kahretsin!
hang it all! lanet olsun!
Speaking
hang on bir dakika
can you hang up? (telefonu) kapatır mısın?
you'll get the hang of it endişelenme üstesinden gelirsin/kaparsın/öğrenirsin
hang loose! sakin ol!
hang loose! rahat ol!
why don't you hang out with your friends? neden arkadaşlarınla takılmıyorsun?
hang out the washing çamaşır asmak
hang in there! dayan!
hang in there! kendini bırakma!
hang in there! metin ol!
would you like me to hang your coat? ceketinizi asmamı ister misiniz?
the people I hang out with benim takıldığım insanlar
hang on to something bir şeylere tutunun
hang on to something bir şeylere tutun
hang on a while bir dakika hatta bekler misiniz?
Slang
hang out on one's own tek tabanca takılmak
hang out with beraber takılmak
hang out with ile takılmak
hang with ile takılmak
hang with beraber takılmak
hang on a tick bir düşüneyim
hang one on sarhoş olmak
hang a huey u dönüşü yapmak
hang a louie sola dönmek
hang a huey u yapmak
hang a ralph sağa dönmek
hang a left sola dönmek
hang a right sağa dönmek
hang the blame on me birini suçlamak
hang the blame on me bir şeyden birini sorumlu tutmak
hang the blame on me suçu birine yüklemek
Technical
hang up takılıp durma
hang up takılı kalma
hang gliding bracket yelken kanat dirseği
Computer
un hang askıdan al
hang up kapat
hang uphang up kapat
hang up now şimdi kapat
hang up bağlantıyı kes
hang up takılı kalma
hang up takılıp durma
hang-up bilgisayarın bilinmeyen bir sebepten durması
Construction
wall-hang washbasin duvar lavabosu
wall-hang washbasin asma lavabo
Automotive
hang a left sola dönmek
hang on unit takılabilir aygıt
hang it out arkayı kaydırmak
hang a right sağa dönmek
Military
hang fire geç ateş alma
hang fire test ateş alma denemesi
Sport
hang gliding uçma sporu
hang-glider askılı planör
hang-gliding yelkenkanat sporu
hang-glider yelken kanat
hang-glider delta kanat
hang-gliding deltakanat sporu
hang-gliding delta kanat ile uçma
hang-gliding yelken kanat ile uçma
hang ten sörfte sörfçünün sörf tahtasının ucuna doğru yaptığı manevra hareketi
Basketball
hang time şut veya smaç için sıçramış oyuncunun havada kalma süresi
British Slang
hang-up sorun
hang-up problem
hang-up sıkıntı
tab-hang kulak misafiri olmak
tab-hang kulak kabartmak
tab-hang gizlice dinlemek