down - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

down

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"down" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
down zf. aşağıya doğru
down ed. aşağı
General
down f. alaşağı etmek
down f. yere sermek
down f. çökmek
down f. indirmek
down f. yere yıkmak
down f. çabucak içmek
down f. yıkmak
down f. düşürmek
down f. yuvarlamak
down f. devirmek
down f. aşağı indirmek
down f. yenmek
down f. aşağıya almak
down f. mideye indirmek
down i. hav
down i. kumul
down i. şansın ters dönmesi
down i. depresyon
down i. ince tüy
down i. kuş tüyü
down i. iniş
down i. bunalım
down i. kuştüyü
down i. tüy
down i. ayva tüyü
down i. ince kuş tüyü
down i. ülger
down i. garez
down i. nefret
down i. yumuşak tüy
down s. düşen
down s. meyus
down s. şehir merkezine giden
down s. kayıpta
down s. keyifsiz
down s. aşağıya yönelen
down s. neşesiz
down s. kapalı
down s. yıkılmış
down s. programlanmış
down s. bezgin
down s. çökmüş
down s. çarşı doğrultusunda olan
down s. üzgün
down s. morali bozuk
down zf. peşin olarak
down zf. hüzünle
down zf. güneye
down zf. azalarak
down zf. aşınmış bir şekilde
down zf. aşağıya
down zf. aşağıda
down zf. yüzükoyun
down zf. aşağıya doğru
down zf. altına
down zf. şehir merkezine
down zf. bunalımlı bir şekilde
down zf. londra'nın dışına
down zf. aşağı
down zf. geride
down zf. güneyde
down zf. güneye doğru
down ed. beri
down ed. aşağısında
down ed. boyunca
down ed. aşağısına doğru
down ed. altında
down ed. aşağısına
Phrasals
down kadeh yuvarlamak
down içki içmek
down içki yuvarlamak
Idioms
down saygı göstermek
down bir kişiyle iyi anlaşmak
down arkadaş olmak
down morali bozuk
Computer
down bozuk
down dikey
down düştü
Telecom
down aşağı
Sport
down top süren oyuncuyu yere indirmek

"down" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
break down f. bozulmak
calm down f. yatışmak
calm down f. sakinleşmek
close down f. kapatmak
come down f. inmek
crouch down f. çömelmek
cut down on f. kısmak
fall down f. çökmek
go down f. inmek
lie down f. yatmak
lie down f. uzanmak
nail down f. çivilemek
shut down f. kapatmak
shut down f. kapamak
sit down f. oturmak
slow down f. yavaşlatmak
slow down f. yavaşlamak
down payment i. kapora
down payment i. ön ödeme
broken down s. çökük
down and out s. bezgin
General
(anger) cool down f. öfkesi dinmek
(anger) cool down f. öfkesi yatışmak
(anger) simmer down f. öfkesi yatışmak
(anger) simmer down f. öfkesi dinmek
(battery) run down f. pil bitmek
(blood pressure) go down f. tansiyonu düşmek
(computer) to be down f. bilgisayar çökmek
(creditors) beat one's door down f. alacaklıları kapıya dayanmak
(creditors) beat one's door down f. alacaklılar kapıya dayanmak
(fire) die down f. yangın sönmek
(fog) to come down f. sis çökmek
(for food or liquid) go down the nasal passage f. genze kaçmak
(for food or liquid) go down the nasal passage f. genzine kaçmak
(for food or liquid) go down the wrong way f. genzine kaçmak
(for food or liquid) go down the wrong way f. genze kaçmak
(one's price) go down f. fiyatı düşmek
(someone's) life become upside-down f. dünyası kararmak
(the sun) go down f. güneş batmak
argue someone down f. bir tartışmada üstün çıkmak
argue someone down f. bir tartışmada birisini alt etmek
argue something down f. tartışarak bir faturanın vb. fiyatını düşürtmek
ask someone down f. birisini (daha aşağıda bir bölgede olan) evine davet etmek/çağırmak
back down f. dönmek
back down f. bir iddiadan vazgeçmek
back down f. savunulan iddadan vazgeçmek
back down f. sözünden dönmek
back down f. caymak
back down f. vazgeçmek
back down from f. vazgeçmek
back down from f. sözünden dönmek
back down from f. caymak
batten down the hatches f. gemiyi fırtınaya hazırlamak
batten down the hatches f. zor bir duruma hazırlanmak
batter down f. yıkmak
batter down f. yumruklamak
batter something down f. yerle bir etmek için bir şeye vurmak
be always running somebody down f. bir kimseyi her yerde kötülemek
be bogged down in trivia f. ıvır zıvır içinde kaybolmak
be closed down f. kapatılmak
be down at the heels f. üstü başı dökülmek
be down for f. yazılmak
be down in the dumps f. canı sıkkın olmak
be down in the dumps f. çok neşesiz olmak
be down in the mouth f. kan ağlamak
be down on f. -e karşı olmak
be down on one's luck f. talihi yüz çevirmek
be down on one's uppers f. müşkül duruma düşmek
be down on somebody f. karşı olmak
be down on somebody f. kancayı takmak
be down to one number f. bir sayıyla kaçırmak
be down to one number f. bir numarayla kaybetmek
be down to one number f. altılıda beşte kalmak
be paralyzed from the waist down for the rest of one's life f. hayatının geri kalanı boyunca belden aşağısı felç olarak kalmak
be passed down by word of mouth f. dilden dile intikal etmek
be pulled down f. yıktırılmak
be raided down f. basılmak
be sent down f. yemek
be shut down f. kapatılmak
be swooped down f. basılmak
be tied down f. başı bağlı olmak
be turned down f. kısmak (ses)
be unable to settle down f. dikiş tutturamamak
be unable to slow down f. hızını alamamak
be upside down f. altüst olmak
be upside down f. alt üst olmak
be voted down f. oylanmak
be weighed down f. yüklü olmak (dert/keder)
be weighed down f. belini bükmek (bir görev/sorumluluk vb)
be weighed down with f. çok yüklü olmak (belirli bir şeyle)
be worn down f. kolunu kaldıracak hali olmamak
be worn down f. hali olmamak
bear down f. gayret etmek
bear down f. bastırmak
bear down f. ezmek
bear down f. yenmek
bear down f. güç kullanmak
bear down on f. -i çok etkilemek
bear down on f. -e ilerlemek
bear down on f. -e doğru gelmek
bear down on f. büyük çaba harcamak
bear down on f. üstüne gelmek
bear down on f. bir başka tekneye doğru yol almak
bear down on f. yaklaşmak
bear down on f. fazla bastırmak
bear down on f. -e doğru ilerlemek
bear down on f. sıkıştırmak (azarlayarak/ısrarla)
bear down on something f. bir şeyin üzerine bastırmak
bear down too hard f. bir şeyin üzerine sertçe bastırmak
bear down upon f. bir başka tekneye doğru yol almak
beat down f. sermek
beat down f. yere sermek
beat down f. bastırmak
beat down f. azaltmak
beat down f. indirmek
beat down f. düşürmek
beat down f. bardaktan boşanırcasına yağmak
beat down f. fiyat kırmak
bed down f. yatıp uyumak
bed down some place f. bir yerde uyumak
bed down some place f. gece uyuyacak bir yer bulmak
bed someone down f. birisini yatırmak
belt down f. yuvarlamak
belt down f. içmek
bend down f. eğilmek
bend down f. öne eğilmek
blow down f. istim boşaltmak
blow down f. yıkmak
blow down f. yere yatırmak
blow down f. devirmek
blow-down f. yıkmak (rakibi vb)
bog down f. çıkmaza sokmak
bog down f. batağa saplanmak
bog down f. açmaza sürüklenmek
bog down f. batağa sokmak
bog down f. açmaza girmek
bog down f. çamura gömülmek
bog down f. bataklığa gömülmek
bog down f. açmaza düşmek
bog down f. batağa batmak
bog down f. çıkmaza girmek
boil down f. suyunu çekmek
boil down f. kaynayarak suyunu çekmek
boil down f. özü kalana kadar kaynamak
boil down f. kısmak
boil down f. özetlemek
boil down f. kısaltmak
boil down f. kısa kesmek
boil down to f. demeye gelmek
boil down to f. indirgenmek
bolt down f. atıştırmak
bow down f. ezmek
bow down f. boyun eğmek
break down f. kendini kaybetmek
break down f. arıza yapmak
break down f. listelemek
break down f. analiz etmek
break down f. kırmak
break down f. parçalamak
break down f. vurup devirmek
break down f. arızalanmak
break down f. parçalanmak
break down f. ayrıntılı döküm yapmak
break down f. ruhen yıkılmak
break down f. yıkmak
break down f. çökmek
break down f. yıkılmak
break down f. bölmek
break down f. bozmak
break down f. arıza meydana gelmek
break down f. kendini tutamayıp ağlamak
break down f. kendinden geçmek
break down in tears f. gözünden yaşlar boşalmak
break down into f. ayırmak
break down one's prejudices f. önyargılarını yıkmak
break down the lesson f. dersi kırmak
break down the lesson f. dersi asmak
break down the prejudices f. önyargıları yıkmak
break down the prejudices f. önyargıları kırmak
break something down f. parçalamak
breathe down somebody's neck f. başına dikilmek
bring down f. yıkmak
bring down f. azaltmak
bring down f. aşağı getirmek
bring down f. aşağıya indirmek
bring down f. yaralamak
bring down f. düşürmek
bring down f. vurup indirmek
bring down f. indirmek
bring down f. devirmek
bring down f. (yönetimi) düşürmek
bring down f. değerini düşürmek
bring down a gang f. çete çökertmek
bring down in ruins f. yerle bir etmek
bring down in ruins f. yıkmak
bring down one's price f. fiyatını düşürmek
bring down one's price f. fiyatını indirmek
bring down the cost f. maliyeti düşürmek
bring down the cost f. maliyet düşürmek
bring down the cost f. maliyeti azaltmak
bring down the cost f. maliyet azaltmak
bring down the fever f. ateş düşmek
bring down the fever f. ateşini düşürmek
bring down the house f. kırıp geçirmek
bring down the house f. çok alkış toplamak
bring down the house f. çok alkışlanmak
bring down the price f. fiyatı (aşağı) çekmek
bring down the price f. fiyatı aşağı çekmek
bring down the price f. fiyatı düşürmek
bring down the price f. fiyatı indirmek
bring down the prices f. fiyatları aşağı çekmek
bring down the prices f. fiyatları düşürmek
bring down the rate of inflation f. enflasyonu aşağı çekmek
bring the fever down f. ateşi düşürmek
bring the house down f. seyredenleri coşturmak
bring the house down f. kahkahadan kırıp geçirmek
bring the house down f. herkesi gülmekten kırıp geçirmek
bring the house down f. evi yıkmak
bring the swelling down f. şişliği indirmek
brush down f. üstünü fırçalamak
bucket down f. şakır şakır yağmak
bucket down f. bardaktan boşanırcasına yağmak
buckle down f. sıkı çalışmak
buckle down to something f. koyulmak
burn down f. yakıp kül etmek
burn down f. yanıp kül olmak
burn something down f. yakıp kül etmek
call down f. azarlamak
call down f. dilemek
call down curses upon somebody f. ah etmek
call down someone in front of everybody f. birisini herkesin önünde rezil etmek
call down someone in front of everybody f. birisini herkesin önünde azarlamak
call someone down for a final interview f. son bir görüşme için çağırmak
calm down f. sakin olmak
calm down f. rahatlamak
calm down f. mayna olmak
calm down f. durulmak
calm down f. dinginleşmek
calm down f. öfkesi yatışmak
calm down f. durgunlaşmak
calm down f. yatıştırmak
calm down f. sakinleşmek
calm down f. öfkesi dinmek
calm down the angry crowd f. öfkeli kalabalığı sakinleştirmek
calm somebody down f. sakinleştirmek
calm someone down f. birini ferahlatmak
careen down the road f. motorlu araç bir yandan bir yana hafifçe sallanarak ilerlemek
cascade down f. çağlamak
cascade down f. çağlayarak dökülmek
cast down f. keyfini kaçırmak
cast down f. devirmek
cast down f. canını sıkmak
cast down f. indirmek
cast down f. üzmek
cast somebody down f. kahretmek
cause (someone) to come down in the world f. sürüm sürüm süründürmek
change down f. vites küçültmek
chase someone down an alley f. çıkmaz sokağa sokmak
choke down f. kontrol etmek
choke down f. durdurmak
choke down f. tutmak
choke down f. mideye indirmek
choke down f. yutmak
choke down one's rage f. öfkesini bastırmak
choke-down f. (sinirini vb) kontrol altında tutmak
choke-down f. (sinirini vb) bastırmak
chop down f. ağacı kesmek
chop down f. devirmek
chop down f. keserek devirmek (ağaç)
chop down a tree f. ağaç kesmek
chow down f. oturup yemek
clamor down f. zorlamak
clamour down f. zorlamak
clamp down f. göz açtırmamak
clamp down f. aman vermemek
clamp down f. (yolsuzlukların) üzerine gitmek
clamp down f. sıkıştırmak
clean down f. yıkamak
climb down f. inmek
climb down f. aşağıdan almak
climb down f. tutunarak inmek
climb down f. aşağı inmek
climb down the tree f. ağaçtan inmek
close down f. kesmek
close down f. kapamak
close down f. kapatmak (işyerini)
close down f. kapanmak
close down f. kapanmak (işyeri)
close down f. kesilmek
close down f. kapamak (işyerini)
close down (a business) f. kepenk indirmek
close down (a business) f. kapısına kilit vurmak
come down f. düşmek (fiyat)
come down f. gelmek (geçmişten bugüne)
come down f. aşağı inmek
come down f. ucuzlamak
come down f. (fiyat) düşmek
come down f. gözden düşmek
come down f. yıkılmak
come down f. zorlamak
come down f. düşmek
come down f. geçmek
come down f. çökmek
come down f. üstelemek
come down a ladder f. merdivenden inmek
come down a ladder f. merdiven inmek
come down from heaven f. cennetten gelmek
come down in one's opinion f. birini eskisi kadar saymamak
come down in one's price f. kendi malının fiyatını düşürmek
come down in price f. bir şeyin fiyatı düşmek
come down in sheets f. bardaktan boşanırcasına yağmak
come down in the world f. biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek
come down in the world f. düşmek
come down on f. fırçalamak
come down on f. cezalandırmak
come down on f. fırça atmak
come down on f. sıkıştırmak
come down on f. üstüne gelmek
come down on f. saldırmak
come down on f. azarlamak
come down to f. indirgenmek
come down to f. kalmak (bir kişiden/bir zamandan)
come down to earth f. hayal kurmaktan vazgeçmek
come down to earth f. gerçekçi olmak
come down to the history of f. ...tarihine geçmek
come down with f. yakalanmak
come down with f. hastalığa yakalanmak
come down with f. yatağa düşmek
come down with a cold f. nezle olmak
come or bring down to the ground f. alana inmek
continue down the road f. yola devam etmek
cool down f. sakinleştirmek
cool down f. yatışmak
cool down f. soğumak
cool down f. gevşemek
cool down f. yatıştırmak
cool down f. sakinleşmek
cool somebody down f. sakinleştirmek
count down f. geriye doğru saymak
count down f. geriye saymak
count down f. saymak
count down f. geri saymak
count down from five f. beşten geriye saymak
crack down f. aşırı önlem almak
crack down f. sert önlemler almak
crack down on f. müsamaha etmekten vazgeçip sert davranmaya başlamak
crack down on f. son vermek için birşeyin üstüne gitmek
crouch down f. çömmek
crouch down f. sinmek
crouch down f. sığınmak
cry down f. kötülemek
cut down f. indirim yaptırmak
cut down f. kesmek
cut down f. kısaltmak
cut down f. ağaç kesmek
cut down f. kısıntı yapmak
cut down f. devirmek
cut down f. kesip düşürmek
cut down f. boydan boya kesmek
cut down f. masraf kısmak
cut down f. azalmak
cut down f. öldürmek
cut down f. azaltmak
cut down a piece of clothing into f. eski bir giysiden yeni bir şey yapmak
cut down a tree f. ağaç kesmek
cut down expenses on food f. boğazından kesmek
cut down grasses f. çayır biçmek
cut down on f. indirmek
cut down on f. -i azaltmak
cut down on f. azaltmak
cut down on cigarettes f. sigarayı azaltmak
cut down on expenses f. masraflarda kısıntıya gitmek
cut down on expenses f. masrafları kısmak
cut down on smoking f. sigarayı azaltmak
cut down one's scope f. kapsamını daraltmak
cut down to size f. küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek
cut someone down f. birini öldürmek
cut something down f. kesmek
cut something down f. devirmek
damp down f. ateşini azaltmak
damp down f. söndürmek
damp down f. zayıflatmak
damp down f. köreltmek
damp the fire down f. küllemek
dash down f. acele ile yazmak
dash down f. karalamak
die down f. gücü azalmak
die down f. körelmek (film)
die down f. sönmek
die down f. yatışmak
die down f. azalmak
die down f. solmak
die down f. sönmek (ateş)
die down f. bitmek
die down f. kaybolmak
die down f. körelmek (ateş)
die down f. kesilmek
die down f. alev azalmak
dig down deep f. derinlere inmek
dig down  f. kendi parasını ödemek
dig down  f. elini cebine atmak
dig down  f. sökülmek
dim down f. kararmak
dim down f. sönmek
dim down f. loşlaşmak
divide down the middle f. ikiye bölmek
do down f. kötülemek
do down f. aldatmak
do down f. dolandırmak
down sails f. mayna etmek
drag down f. yıkmak
drag down f. alçaltmak
drag down f. perişan etmek
drain down f. boşaltmak
draw down f. indirmek
dress down f. tımar etmek
dress down f. paylamak
dress down f. azarlamak
dress down f. kaşağılamak
dress down f. şiddetli azarlamak
dress down the waiter for bringing cold soup f. soğuk çorba getirdiği için garsonu haşlamak
dress somebody down f. fırça çekmek
dribble down f. süzülmek
dribble down f. damlalar akmak
dribble down f. su sızmak
drink down f. devirmek
drop down f. düşmek
drop down f. yıkılmak
drop down below a certain level f. belli bir seviyenin altına düşmek
drop down from one's hands f. elinden düşürmek
dwindle down f. gitgide azalmak
dwindle down f. gittikçe ufalmak
dwindle down f. gittikçe küçülmek
efforts to go down the drain f. emekleri boşa gitmek
face down f. karşısındakini sindirmek
fade something down f. sesi kısmak
fall down f. eğilmek
fall down f. kötü gitmek
fall down f. saygıyla eğilmek
fall down f. geri çevirmek
fall down f. başarısızlığa uğramak
fall down f. aşağı düşmek
fall down f. reddetmek
fall down f. yıkılmak
fall down f. düşmek
fall down f. aşağıya düşmek
fall down an elevator shaft f. asansör boşluğuna düşmek
fall down an open elevator shaft f. asansör boşluğuna düşmek
fall down in a fit f. fenalık geçirerek yere düşmek
fall down into one's knees f. dizlerinin üzerine düşmek
fall down stairs f. merdivenden yuvarlanmak
fall down the elevator shaft f. asansör boşluğuna düşmek
fall down the stairs f. merdivenlerden düşmek
fasten down f. sağlamlaştırmak
feel down f. morali iyi olmamak
feel down f. morali bozuk olmak
feel down f. keyifsiz olmak
feel down f. üzgün olmak
feel down f. keyifsiz hissetmek
feel down f. üzgün hissetmek
feel down f. moralsiz hissetmek
fine down f. yontmak
fine down f. aşınmak
fine down f. arıtmak
fine down f. inceltmek
fine down f. incelmek
fine down f. sivriltmek
flag down f. el sallayarak bir vasıtayı durdurmak
flag down f. bayrak sallayarak birini durdurmak
flag down f. el sallayarak birini durdurmak
flag down f. bayrak salayarak birini bir vasıtayı durdurmak
flag down a taxi f. taksi çevirmek
flag down a taxi cab f. geçen taksiye binmek
fling down the gauntlet f. meydan okumak
fling down the glove f. meydan okumak
flop down on f. üstüne çökmek
flow down f. aşağı doğru akmak
flush something down the toilet f. bir şeyi tuvalete atıp sifonu çekmek
fold down f. bükmek
fold down f. katlamak
fold down f. kıvırmak
frown down f. kaş çatmak
frown down f. kaşlarını çatmak
frown down f. kaşını çatmak
gear down f. vitesi azaltmak
gear down f. vitesi küçültmek
gear down f. yavaşlamak
gear down f. frene basmak
gear down f. hızını kesmek
gear down f. yavaşlatmak
gear down f. hızını azaltmak
get a dressing down f. azar yemek
get a dressing down f. azar işitmek
get a dressing-down f. azar işitmek
get a dressing-down f. zılgıtı yemek
get bogged down in f. bir yerde saplanıp kalmak
get down f. birinin davranışlarından morali bozulmak
get down f. yere yıkmak
get down f. devirmek
get down f. (birşeyi) aşağıya indirmek