belirlemek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

belirlemek



"belirlemek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
belirlemek specify f.
belirlemek determine f.
belirlemek designate f.
General
belirlemek slate f.
belirlemek dictate f.
belirlemek state f.
belirlemek determine f.
belirlemek limit f.
belirlemek identify f.
belirlemek settle f.
belirlemek assign f.
belirlemek condition f.
belirlemek set down f.
belirlemek dijudicate f.
belirlemek establish f.
belirlemek appoint f.
belirlemek define f.
belirlemek peg f.
belirlemek stake out f.
belirlemek ascertain f.
belirlemek detect f.
belirlemek fix f.
belirlemek decide f.
belirlemek single out f.
belirlemek adjust f.
belirlemek assess f.
belirlemek designate f.
belirlemek get a fix on f.
belirlemek addeem [obsolete] f.
belirlemek addoom [obsolete] f.
belirlemek affeer f.
belirlemek cast f.
belirlemek make f.
belirlemek bend f.
Phrasals
belirlemek pass on f.
Trade/Economic
belirlemek assign f.
Law
belirlemek designate f.
Technical
belirlemek set f.
belirlemek qualify f.
belirlemek indicate f.
Aeronautic
belirlemek quality f.
Marine Biology
belirlemek spot f.
Abbreviation
belirlemek appt f.
Slang
belirlemek make f.

"belirlemek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 238 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
detayları belirlemek specify the details f.
General
yerini belirlemek plot f.
fiyat belirlemek rate f.
kaderini belirlemek seal one's fate f.
geleceğini önceden belirlemek destine f.
fiyatını belirlemek set the price f.
koşu ya da yürüyüş hızını belirlemek pace f.
hatlarını belirlemek contour f.
kaderini belirlemek predestine for f.
yeniden belirlemek redetermine f.
limitlerini belirlemek delimit f.
geleceğini belirlemek predestine for f.
ayarını belirlemek assay f.
yazgısını önceden belirlemek predestine for f.
şartları belirlemek stipulate f.
limitlerini belirlemek limit f.
fiyatını belirlemek price f.
yerini belirlemek position f.
cinsiyetini belirlemek sex f.
kaderini belirlemek predestine f.
takvim belirlemek schedule f.
belirlemek (yazgı) seal f.
kazıklarla belirlemek stake f.
kazıklarla belirlemek stake out f.
miktarını belirlemek quantify f.
gündemi belirlemek set the agenda f.
yerini belirlemek pinpoint f.
tarih belirlemek determine a date f.
kazıklarla belirlemek stake off f.
amaç belirlemek set an objective f.
zamanını belirlemek date f.
yerini belirlemek place f.
kaderini belirlemek predestinate f.
geleceğini belirlemek predestine f.
yerini belirlemek (özellikle de uzaktan veya zor görülebilir olanları) spot f.
temposunu belirlemek time f.
önceden belirlemek predetermine f.
yerini belirlemek locate f.
fiyatını belirlemek valorise f.
kendi geleceğini belirlemek determine one's own future f.
geleceğini belirlemek determine one's future f.
geleceğini belirlemek shape one's future f.
çerçeveyi belirlemek determine the framework f.
çerçeveyi belirlemek set a framework f.
yönünü belirlemek determine the direction f.
aday belirlemek nominate f.
aday belirlemek determine a candidate f.
çerçevesini belirlemek set a framework f.
çerçevesini belirlemek determine a framework f.
politika belirlemek determine a policy f.
standart belirlemek set standard f.
yeni standart belirlemek set new standard f.
şeklinin nasıl olacağını önceden belirlemek preform f.
kriter belirlemek determine criteria f.
tarihini belirlemek date f.
kaderini önceden belirlemek destine f.
-e göre belirlemek determine according to f.
-e göre belirlemek specify according to f.
hedef belirlemek set a target f.
yerini belirlemek localize f.
vizyon belirlemek determine a vision f.
sorunu belirlemek detect the problem f.
sorunu belirlemek identify the problem f.
sorunu belirlemek determine the problem f.
sorunu belirlemek define the problem f.
standart belirlemek set standards for something f.
yol haritası belirlemek determine a road map f.
bir tarz belirlemek determine a style f.
bir stil belirlemek determine a style f.
yeniden fiyat belirlemek reprice f.
yol haritası belirlemek set a course for f.
strateji belirlemek set a course for f.
seviye belirlemek determine the level f.
seviye belirlemek specify the level f.
bir tarih belirlemek set a date f.
tarihini belirlemek determine the date of f.
maliyetleri belirlemek determine the costs f.
rota/yol belirlemek set a course f.
olarak belirlemek designate someone as f.
kaynağını belirlemek locate the source f.
standartları belirlemek set the standards f.
cinsiyetini belirlemek identify the gender f.
yerini tam olarak belirlemek pinpoint f.
fiyat belirlemek determine a price f.
fiyat belirlemek set a price f.
kariyer hedefleri belirlemek set career goals f.
limitlerini belirlemek delimitate f.
fiyatını belirlemek valorize f.
yerini belirlemek localise f.
ihtiyaç belirlemek determine a requirement f.
gereksinim belirlemek determine a requirement f.
gereksinim belirlemek determine a need f.
ihtiyaç belirlemek determine a need f.
önceden belirlemek destine f.
fazla belirlemek overdetermine f.
yeni bir görev belirlemek retask f.
güzergah belirlemek map out a route f.
güzergah belirlemek plot a route f.
maaş zamlarını belirlemek determine the pay raises f.
hedef belirlemek set a goal f.
hedefi belirlemek spot the target f.
sınır belirlemek set boundaries f.
limit belirlemek set boundaries f.
(hüküm) koymak/belirlemek establish f.
hatlarını farklı şekilde belirlemek recontour [rare] f.
yeniden hatlarını belirlemek recontour [rare] f.
farklı şekilde belirlemek redetermine f.
yeniden belirlemek reidentify f.
doğruluğu, niteliği ya da durumunu belirlemek için incelemek check into f.
dul kalan bir kadının payına düşen arazi hudutlarını belirlemek assign dower f.
sınır belirlemek form a border f.
kuralları belirlemek set up rules f.
değer belirlemek valuate f.
sınır belirlemek için kullanılan sığ hendek trig [dialect] i.
Phrasals
baskı fiyatını belirlemek için (metnin) uzunluğunu ölçmek cast up f.
net bir şekilde tanımlamak veya belirlemek narrow down f.
zar atarak belirlemek toss for f.
fiyat belirlemek assess at f.
bir alanı bir şey olarak belirlemek zone something as something f.
(biri için) güzergahı belirlemek chart something out (for someone or something) f.
(tarihi vb) belirlemek pin something down f.
yerini veya durumunu belirlemek account for f.
(tarihi vb) belirlemek nail something down f.
değerini belirlemek appraise something at something f.
değerini belirlemek assess at f.
değerini belirlemek assess something at something f.
(birinin veya bir şeyin bir yerde) olduğunu belirlemek place (someone or something) at (some place) f.
ile toplantı, etkinlik, görüşme tarihi belirlemek line up with f.
biri/bir grup ile toplantı, etkinlik, görüşme tarihi belirlemek line someone or something up with someone or something f.
(birini/bir şeyi bir şey) olarak belirlemek spot (someone or something) as (something) f.
birini bir şey olarak belirlemek spot someone as something f.
sınırlarını belirlemek stake out f.
kazık çakarak sınırlarını belirlemek/sınır oluşturmak stake out f.
sınırlarını belirlemek lay off f.
(birini) bir şey olarak belirlemek name (one) as f.
(birinin) bir şey olduğunu belirlemek name (one) as f.
sınırlarını belirlemek lay off f.
bulunacağı yeri belirlemek lay off f.
alanını belirlemek lay off f.
alan belirlemek lay off f.
sınır belirlemek lay off f.
bir şeyin değerini belirlemek put at f.
bir şeyin fiyatını belirlemek put at f.
yol çizmek/belirlemek chart out
Idioms
hedefi bir şey olarak belirlemek/seçmek target (someone or something) as (something) f.
hedefi bir şey olarak belirlemek/seçmek target someone or something as something f.
atmosferi belirlemek set the tone f.
fiyatını kendi belirlemek set one's own price f.
gün belirlemek name the day f.
gündemi belirlemek set the agenda f.
hızı kendi ayarlamak/belirlemek pace yourself f.
gidişatı belirlemek set the tone f.
havayı belirlemek set the tone f.
hızı kendine göre ayarlamak/belirlemek pace yourself f.
neyin doğru neyin yanlış olduğunu doğru olarak belirlemek lay one's finger f.
kaderini önceden belirlemek seal someone's fate f.
ortamı belirlemek set the tone f.
neyin doğru neyin yanlış olduğunu doğru olarak belirlemek put one's finger f.
kaderini belirlemek/çizmek seal the fate of somebody f.
sonucu belirlemek swing the balance f.
sonucu belirlemek tip the balance f.
tempoyu/hızı belirlemek set the pace f.
tarih belirlemek name the day f.
yazgısını önceden belirlemek seal someone's fate f.
(evlilik vb için) tarih belirlemek name the day f.
yolunu belirlemek find (one's) bearings f.
yönünü bulmak/belirlemek find (one's) bearings f.
rotasını bulmak/belirlemek find (one's) bearings f.
sorunun/meselenin kaynağını belirlemek determine the root of the problem f.
sorunun/meselenin nedenini belirlemek determine the root of the problem f.
(bir şeyi) belirlemek get a fix on (something) f.
Trade/Economic
faiz oranlarını belirlemek set interest rates f.
faiz oranlarını belirlemek set the interest rates f.
faiz oranlarını belirlemek determine the interest rates f.
fiyatı yeniden belirlemek reprice f.
koşulları belirlemek stipulate f.
paranın değerini yeniden belirlemek revalorise f.
paranın değerini yeniden belirlemek revalorize f.
yerel para üzerinden fiyat belirlemek quote in local currency f.
vergi miktarını belirlemek rate f.
fiyatları belirlemek veya piyasaları bölüştürmek gibi anti tekel yasalarına aykırı eylemler per se violations i.
her bir değişkenin etkilerini belirlemek amacıyla bu değişkenlerin ayarlanmasına olanak sağlayan özel bilgisayar yazılımları spreadsheets i.
işe uymayan adayları belirlemek amacıyla yapılan kısa mülakat screening interview i.
malın fiyatını belirlemek için önce ortalama üretim maliyetlerini hesaplayıp sonra buna önceden kararlaştırılan bir pay ekleme yöntemi cost-markup pricing i.
1950'lerde abd'de federal reserve bank'ın bankaların ödeyebilecekleri en yüksek faizi belirlemek üzere getirdiği kısıtlama regulation q i.
Law
yetkili mahkeme belirlemek lay a venue f.
yetkili mahkeme belirlemek lay the venue f.
tarih belirlemek date f.
bir arazinin sınırlarını belirlemek amacıyla yapılan inceleme gezintisi perambulation i.
Politics
ilkeleri belirlemek set out principles f.
tutum belirlemek take a stand f.
Insurance
anlaşmada ödenecek miktarı belirlemek adjust f.
Technical
radar ile konum belirlemek radiolocate f.
(mücevherin) ayarını belirlemek test [brit] f.
derecesini belirlemek calibrate f.
önceden belirlemek predetermine f.
yerini belirlemek localize f.
yerini belirlemek localise f.
sadece gemilerin konumunu belirlemek için hizmet veren bir radyo-telegrafik istasyon radiophare i.
eskiden geceleri zamanı ölçmek ya da enlem belirlemek için kullanılan bir usturlap nocturnal i.
besi suyundaki fosfat miktarını belirlemek için uygulanan deney vanado-molybdate test i.
siklonun yerini belirlemek için kullanılan bir barometrik cihazı barocyclonometer i.
denge yaylarının mukavemetini belirlemek için kullanılan bir cihaz vibrator i.
Informatics
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandboxing i.
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandbox effect i.
çok sayıda spam yapan siteler ile özgün içerikli siteler arasındaki farkı belirleyip orijinal içerikli siteleri üst sıralarda tutmak ve çöp diye tabir edilen siteleri ise belirlemek amacıyla google'ın oluşturduğu bir site eleme sistemi sandbox i.
Telecom
yer belirlemek locate f.
Mechanic
sistemin denge durumunu belirlemek için gerekli termodinamik değişkenlerin sayısı variance i.
Automotive
yön belirlemek navigate f.
Railway
özellikle demiryollarında bir seferin saatini yeniden belirlemek re-time f.
grup biletine yolcuların kimliklerini belirlemek üzere iliştirilen doküman contremarque i.
Aeronautic
yönü belirlemek için yerden iletilen bir sinyalin faz karşılaştırmasını kullanan bir hava navigasyon radyo sinyali vor (very high frequency omnidirectional radio range) kısalt.
Marine
rotayı belirlemek haul the tacks aboard f.
geminin denizdeki konumunu belirlemek amacıyla bir gök cismin yüksekliğini tespit etmek take an observation f.
rotayı belirlemek set the course f.
denizde bulunulan noktayı belirlemek amacıyla tespit edilen ve iki sabit nesneyi birleştiren çizgi transit i.
Medical
antijen verip hastanın fizyolojik özelliklerini belirlemek challenge f.
ceninde kafa boyutunu belirlemek için kullanılan, ölçüm aparatına sahip bir tür pens labidometer i.
ceninde kafa boyutunu belirlemek için kullanılan, ölçüm aparatına sahip bir tür pens labimeter i.
yenidoğanın boy ve kilosunu belirlemek için kullanılan bir alet baromacrometer i.
Geometry
eğrinin yay uzunluğunu belirlemek rectify f.
Physics
elektrik yükünü belirlemek için kullanılan aletin adı electroscope i.
Biology
(kan veya doku örneğinin) antijenik özelliklerini belirlemek type f.
(biyolojik numunenin) ne olduğunu belirlemek key f.
Biochemistry
bileşiğin kansere neden olma potansiyelini belirlemek üzere bakteriye maruz bırakıldığı test ames test i.
Astronomy
jüpiter'in uydularının konumunu belirlemek için kullanılan bir alet jovilabe i.
Breeding
genç boğaların ve düvelerin ringde dövüşmek ya da damızlık olarak kullanımda uygunluklarını belirlemek için yapılan test tentadero i.
genç boğaların ve düvelerin ringde dövüşmek ya da damızlık olarak kullanımda uygunluklarını belirlemek için yapılan test tienta i.
Social Sciences
on altı yaş altı çocukların kendi bedenleri üzerindeki tıbbi uygulama ve tedavilere onay verip veremeyeceğini belirlemek üzere ingiltere’de oluşturulmuş bir kanun gillick competence i.
Archaeology
karbon 12 ve karbon 14 izotoplarını kullanarak eski organik, jeolojik ve arkeolojik örneklerin yaşını belirlemek carbon-date f.
Military
top menzilini belirlemek için bir hedefin önüne ve arkasına ateş etmek bracket f.
askeri hizmette kullanılacak ekipman veya sistemin teknik uygunluğunu belirlemek için yetkili kurumca yapılan analiz technical evaluation i.
hedefi denk getirmeye uygun menzili belirlemek üzere eşit aralıklarla açılan ateş ladder i.
Sport
(bilardo vb.) belli bir noktaya doğru top ya da para atarak oyun sırasını belirlemek lag f.
(bilardo vb.) sıra belirlemek için açılışta yapılan kura atışı lag i.
en iyi milli takımları belirlemek için düzenlenen şampiyonalar national championships i.
Archaic
değerini belirlemek tax f.
test veya düello yoluyla hakikati belirlemek try f.